Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15874 E. 2012/6912 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yasal faiz↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, davacının aracının davalı şirketin benzin yükünü taşıdığı sırada zapt altına alındığı, beş ay süre ile gümrükte beklediği, aracın gümrükte beklediği 10/01/2008-02/05/2008 tarihleri arasında davacının 18.799,20 TL zararının doğmuş olduğu, dava değerinin davacı vekili tarafından 18.799,20 TL arttırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 15.799,20 TL’nın 10/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı taraf, davalı şirkete ait benzin yükünün müvekkiline ait araç ile İskenderun Gümrük Müdürlüğü'nden Irak'a taşınması sırasında zapt edildiği, ardından Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararıyla aracın iadesine karar verilmesine rağmen davalı şirketin yükün yurtdışı edilmesine ilişkin olarak hiçbir işlem yapmadığı, bu nedenle aracın 5 ay gibi uzun bir süre Habur Gümrük Müdürlüğü'nde beklemesine neden olduğu iddiasıyla dava açmış olup, mahkemece davalının bu konudaki sorumluluğunun belirlenmesi bakımından araçtaki malın boşaltılması konusunda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti bakımından İskenderun ve Habur Gümrük Müdürlüğü'nden aracın mahkeme kararına rağmen boşaltılamamasının başka bir sebebi bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırma yapılmadan karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2839 E. 2013/20554 K.
Ortak:yasal faiz · Tazminat
İncelediğiniz kararda… dava değerinin davacı vekili tarafından 18.799,20 TL arttırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 15.799,20 TL’nın 10/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… li olduğu ve ayda 4 sefer taşıma yapılabildiği dikkate alınarak (15.000 TLx 0,084=1260x4=5.040), 5.040 TLx15 ay=75.600+21 günlük bedel (3.528,00) = 79.128,00 TL kâr «mahrumiyeti» sözkonusu olacağı, davacı araçtaki «hasar» nedeniyle 2.000,00 TL tazminat talep etmiş ise de araç hasarına ilişkin bir delil sunulmadığı, araç hasarı nedeniyle tazminat talebinin yerinde bulunmadığı, manevi tazminat talebinin de BK'nın 47. maddesindeki manevi tazminat şartlarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davanın kısmen kabulü ile davacının «kar mahrumiyeti» nedeniyle hak kazandığı 7.000,00 TL'nin dava tarihi olan 14/01/2009 tarihinden itibaren; 72.128,00 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 14/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası yargılama · bekleme ücreti · kar mahrumiyeti · bozma sonrası karar · kâr mahrumiyeti · taşıma sözleşmesi · muvafakat · içtihadı birleştirme kararı
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında «ıslah» edilen ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen ıslaha konu miktar için ıslah talebinin reddi gerekirken anılan «içtihadı birleştirme» kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
… ihraç edememesi nedeniyle uğradığı zarar konusunda davalı tarafça açılmış bir davanın bulunmadığı, davacı aracının Habur Gümrük Müdürlüğü'nde bekletilmesi nedeniyle «bekleme ücreti», fazla zarar için de «kar mahrumiyeti» talep edebileceği, davacı aracının 29/06/2007-21/10/2008 tarihleri arasında 15 ay 21 gün gümrükte bekletilmesi nedeniyle hakedeceği kâr mahrumiyeti bedelinin bilir …
… li olduğu ve ayda 4 sefer taşıma yapılabildiği dikkate alınarak (15.000 TLx 0,084=1260x4=5.040), 5.040 TLx15 ay=75.600+21 günlük bedel (3.528,00) = 79.128,00 TL kâr «mahrumiyeti» sözkonusu olacağı, davacı araçtaki «hasar» nedeniyle 2.000,00 TL tazminat talep etmiş ise de araç hasarına ilişkin bir delil sunulmadığı, araç hasarı nedeniyle tazminat talebinin yerinde bulunmadığı, manevi tazminat talebinin de BK'nın 47. maddesindeki manevi tazminat şartlarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davanın kısmen kabulü ile davacının «kar mahrumiyeti» nedeniyle hak kazandığı 7.000,00 TL'nin dava tarihi olan 14/01/2009 tarihinden itibaren; 72.128,00 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 14/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
… zma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davacıya ait aracın taşıma yapamadığı döneme ilişkin olarak taşıma bedelinin araşt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4809 E. 2014/8593 K.
Ortak:dava sebebi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… konusunda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti bakımından İskenderun ve Habur Gümrük Müdürlüğü'nden aracın mahkeme kararına rağmen boşaltılamamasının başka bir «sebebi» bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırma yapılmadan karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kab …
Benzer bu karardaAncak, davalı vekili, aracın gümrükte zapt edilme «sebebinin» idareden sorulmasını talep etmesine ve ayrıca şoförün yargılandığını belirtmesine rağmen bu konuda mahkemece hiçbir araştırma yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · taşıtan · tazminat davası · kâr kaybı · taşıyıcı · sulh · maddi tazminat · kusur
Benzer bu kararda… acın 17/05/2007-18/07/2007 tarihleri arasında gümrükte bekletilmesinin davacı ve şoförünün kusurlu davranışından kaynaklandığı ve bu durumda davalıya izafe edilecek «kusur» bulunmadığından davacı tarafın bu dönem için tazminat isteyemeyeceği, ancak aracın iadesine karar verildiği 18/07/2007 tarihi ile aracın fiilen «teslim» alındığı 30/04/2008 tarihleri arasında geçen 9,5 aylık dönemde araç yükünün boşaltılmaması nedeniyle, aracın davalının kusuruyla gümrükte beklediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu dönem için oluşan zararın toplamı üzerinden davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 500,00 TL araç tazminatının, 26.585,00 TL «kazanç kaybı» tazminatının davalıdan tahsiline, manevi tazminat bakımından şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, bu talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «taşıyıcı» tarafından «taşıtan» aleyhine açılan «tazminat davası» olup, davacı, davalı tarafından yüklenen benzinin Habur Gümrüğünde eksik ve kaçak olduğunun tespit edilmesi üzerine aracın 16.05.2007 tarihinde zapt altına alındığını ve 18.07.2007 tarihinde mahkeme kararı ile aracın iadesine karar verildiğini, fakat davalı firmanın araçta bulunan yükle ilgili hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle aracın 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kaldığını, bu nedenle de zarara uğradığını iddia ederek dava açmış, davalı ise hiçbir «kusuru» bulunmadığını, tüm kusurun davacının şoföründe olduğunu beyan etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınarak, yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.Mahkemece itibar edilen 29.07.2012 tarihli raporda da şoför hakkında açılan ceza davasının sonucunun ne olduğuna dair dosyada hiçbir bilgi mevcut olmadığından, bu konuda bir değerlendirme yapılamadığını, fakat aracın mahkeme kararı ile «teslimine» karar verildiği tarih ile aracın fiilen teslim edildiği 30.04.2008 tarihleri arasındaki dönem için davalının yükü boşaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunu bildirmiş …
Bu durumda, mahkemece ilgili Gümrük Müdürülüğü'nden mahkeme kararına rağmen, aracın şoföre veya sahibine 30.04.2008 tarihine kadar neden «teslim» edilemediğinin sorulup tespiti ile bundan sonra dosya içerisinde bulunan tüm deliller, Silopi Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararları da değerlendirilmek suretiyle, evvelemirde aracın Gümrükte 16.07.2007 tarihinde zapt edilme nedeni üzerinde durularak, bu konuda «kusurun» kimde olduğu, bundan sonra «sulh» ceza mahkemesi kararı ile aracın iadesine karar verilmesine rağmen, davacının aracının 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kalmasında davalının kusuru bulunup bulunmadığı hususları üzerinde duran, tarafların iddia ve savunmalarını değerlendiren bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, Silopi Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.07.2007 tarihli kararı ile aracın şoföre iadesine karar verilmesine rağmen, 30.04.2008 tarihine kadar aracın neden şoföre «teslim» edilemediği, dava dilekçesi ekindeki 30.04.2008 tarihli tutanağa göre, bu petrolün davalı «taşıtan» tarafından yurt dışı edilebilmesi veya üzerinde tasarrufta bulunabilmesinin mümkün olup olmadığı hususu da Gümrük İdaresi'nden sorularak değerlendirilmemiş veya bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12694 E. 2012/17700 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki belgesi · denetime elverişli rapor · makul süre · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · denetime elverişlilik · pasif husumet
Benzer bu kararda… nan bilirkişi kurulundan “geri getirilen malın araçtan ne kadar sürede boşaltılabileceği, boşaltılmasında hukuki ve fiili bir engel bulunup bulunmadığı” konularında «denetime elverişli rapor» alınıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken, davalı TPIC yönünden «pasif husumet yokluğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ltd şirketi aleyhine açılan dava atiye «terk» edildiğinden bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, davalı Helingaz San. ve Taşımacılık Ltd Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. arasındaki sözleşme nedeniyle malın taşıma araçlarına yüklenmesinden «teslim» yerine boşaltılmasına kadar her türlü sorumluluğun Hassa Nak.Ltd.Şti’ne ait olacağının kararlaştırılması karşısında davalı TPİC Ltd.Şti’nin sorumluluğunun bulunmadığı, benzinin Toros Gübre A.Ş.’den yüklenmesinden sonra benzin yükü araçta iken aracın satışının yapılması ve C-2 «yetki belgesi» olmayan araca yük yüklenmesi nedeniyle aracın sınır kapısından geç çıktığı ve yükün boşaltılamadığı anlaşıldığından davalı Helingaz Ltd.Şti’nin sorumluluğu bulunma …
Malın sahibi ve ihracatçısı olan TPIC’ın «makul sürede» malın araçtan boşaltılmasını sağlama yükümlülüğü söz konusudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15874 E. , 2012/6912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Silopi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2010 tarih ve 2009/49-2010/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete ait benzin yükünün İskenderun Gümrük Müdürlüğü’nden Irak’a götürmek için müvekkiline ait araç ile taşınması sırasında zapt altına alındığını, ardından Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararıyla aracın iadesine karar verilmesine rağmen davalı şirketin yükün yurtdışı edilmesine ilişkin olarak hiçbir işlem yapmadığını, bu nedenle aracın 5 ay gibi uzun bir süre Habur Gümrük Müdürlüğü’nde beklemesine neden olduğunu ileri sürerek, 9.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 12.000,00 TL’nın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, aracın C2 belgesinin geçersiz olmasının sonucunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, davacının aracının davalı şirketin benzin yükünü taşıdığı sırada zapt altına alındığı, beş ay süre ile gümrükte beklediği, aracın gümrükte beklediği 10/01/2008-02/05/2008 tarihleri arasında davacının 18.799,20 TL zararının doğmuş olduğu, dava değerinin davacı vekili tarafından 18.799,20 TL arttırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 15.799,20 TL’nın 10/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı taraf, davalı şirkete ait benzin yükünün müvekkiline ait araç ile İskenderun Gümrük Müdürlüğü'nden Irak'a taşınması sırasında zapt edildiği, ardından Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararıyla aracın iadesine karar verilmesine rağmen davalı şirketin yükün yurtdışı edilmesine ilişkin olarak hiçbir işlem yapmadığı, bu nedenle aracın 5 ay gibi uzun bir süre Habur Gümrük Müdürlüğü'nde beklemesine neden olduğu iddiasıyla dava açmış olup, mahkemece davalının bu konudaki sorumluluğunun belirlenmesi bakımından araçtaki malın boşaltılması konusunda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti bakımından İskenderun ve Habur Gümrük Müdürlüğü'nden aracın mahkeme kararına rağmen boşaltılamamasının başka bir sebebi bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırma yapılmadan karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057736000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz