Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10056 E. 2012/14274 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak vasfı↗ kambiyo senedi vasfı↗ zayi nedeniyle iptal↗ kıymetli evrak↗ maddi hata↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ zayi↗ garantörlük↗ kamu düzeni↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre davada Şırnak ve Silopi'deki banka şubelerinden verilen çekler yönünden çeklerin keşide edildiği hesabın bulunduğu yer mahkemelerinin kamu düzeni ile ilgili kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş, Garanti Bankası Cizre Şubesi'nden verilen iki adet çek yönünden de davaya konu çeklerin dava dilekçesindeki açıklamalara göre kambiyo senedi vasfı taşımadıklarından bahisle dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere ve davacı şirket ticaret ünvanının karar başlığında eksik ve hatalı yazılması ile dava dilekçesinde Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'nden verilme 00391859 sayılı çekin numarasının yargılama sırasında davacı vekilince 3024858 sayılı çek olarak düzeltilmesine, mahkemece de düzeltilmiş çek yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmış olmasına karşılık hükmün 2. bendinde yetkisizlik kararına konu çekin (Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'ne ait) 00391859 nolu çek olarak yazılmasının maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı vekilinin "dava konusu çeklerin müvekkili şirket ile satım işleri sonucunda sonradan çıkacak borç miktarına göre doldurulmak üzere müşterilerden boş çek alındığına" şeklindeki dava dilekçesindeki beyanı, mahkemece zayii nedeniyle iptali istenen çeklerin nihai olarak boş çek vasfında ve bu nedenle kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı şeklinde nitelendirilmek suretiyle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yazılı 8022863 ve 133097 sayılı çekler yönünden dava reddedilmiş ise de, dava dilekçesinde yapılan söz konusu açıklamanın dava konusu çeklerin zayii esnasında da kıymetli evrak vasfına haiz bulunmadıklarına yönelik açık bir ikrar olarak kabulü mümkün olmadığından anılan çekler bakımından yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5512 E. 2011/16118 K.
Ortak:kambiyo senedi · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda… ia ve tüm dosya kapsamına göre davada Şırnak ve Silopi'deki banka şubelerinden verilen çekler yönünden çeklerin keşide edildiği hesabın bulunduğu yer mahkemelerinin «kamu düzeni» ile ilgili «kesin» yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı vermiş, Garanti Bankası Cizre Şubesi'nden verilen iki adet «çek» yönünden de davaya konu çeklerin dava dilekçesindeki açıklamalara göre «kambiyo senedi vasfı» taşımadıklarından bahisle dava reddedilmiştir.
… ılması ile dava dilekçesinde Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'nden verilme 00391859 sayılı çekin numarasının yargılama sırasında davacı vekilince 3024858 sayılı «çek» olarak düzeltilmesine, mahkemece de düzeltilmiş çek yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmış olmasına karşılık hükmün 2. bendinde «yetkisizlik» kararına konu çekin (Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'ne ait) 00391859 nolu çek olarak yazılmasının «maddi hata» niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gereki …
2-) Davacı vekilinin "dava konusu çeklerin müvekkili şirket ile satım işleri sonucunda sonradan çıkacak borç miktarına göre doldurulmak üzere müşterilerden boş «çek» alındığına" şeklindeki dava dilekçesindeki beyanı, mahkemece «zayii nedeniyle iptali» istenen çeklerin nihai olarak boş çek vasfında ve bu nedenle «kambiyo senedi» niteliğinde bulunmadığı şeklinde nitelendirilmek suretiyle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yazılı 8022863 ve 133097 sayılı çekler yönünden dava reddedilmiş ise de, dava dilekçesinde yapılan söz konusu açıklamanın dava konusu çeklerin zayii esnasında da «kıymetli evrak vasfına» haiz bulunmadıklarına yönelik açık bir «ikrar» olarak kabulü mümkün olmadığından anılan çekler bakımından yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu bakımdan davacı yararına bozulması g …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; senet iptaline ilişkin taleplerin ödeme yerindeki mahkemece değerlendirilmesinin gerektiği, dava konusu «bononun» en «son» «tahsil cirosu» ile Zeytinburnu Akbank şubesine verildiği, «ödeme yerinin» Zeytinburnu olduğu gerekçesi ile mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın «görevli» Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Rızası dışında «kambiyo senedi» elinden çıkmış olan «hamilin» iptal davasını TTK'nun 669. maddesi hükmü uyarınca ödeme yerinde bulunan «görevli» mahkemede açması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · ödeme yeri · ödemeden men kararı · ifa yeri · protesto · eş rızası · ifa · hamil
Benzer bu karardaEsasen, mahkemece de bu tespit isabetli şekilde yapıldığı halde, dava konusu senedin alacaklısı tarafından «tahsil cirosu» ile davacı Bankanın Zeytinburnu şubesine verildiği, Silopi Akbank Şubesinin tahsil amaçlı olarak gerekli «protestoyu» çektiği, sonrasında Silopi Akbank Şubesi tarafından «bononun» Silopi’de bulunan Aras Kargoya verilmesi anında kaybolduğu, senet borçlusu...’in adresi itibariyle «ödeme yerinin» Cizre olduğu iddia edildiğine göre, davanın «ifa yeri» mahkemesinde açılmasında bir isabetsizlik olmadığından, mahkemece işin esasına girilerek elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, senedin ödeme mahalline gönderilmesine aracı olan banka şubesi yerinin ödeme yeri gibi düşünülerek, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; senet iptaline ilişkin taleplerin ödeme yerindeki mahkemece değerlendirilmesinin gerektiği, dava konusu «bononun» en «son» «tahsil cirosu» ile Zeytinburnu Akbank şubesine verildiği, «ödeme yerinin» Zeytinburnu olduğu gerekçesi ile mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın «görevli» Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, tahsil için «ibraz» edilen «bononun» «rıza» dışında elden çıktığı iddiasına dayalı «ödemeden men» ve senedin iptali istemine ilişkindir.
Rızası dışında «kambiyo senedi» elinden çıkmış olan «hamilin» iptal davasını TTK'nun 669. maddesi hükmü uyarınca ödeme yerinde bulunan «görevli» mahkemede açması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5868 E. 2010/12188 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… ia ve tüm dosya kapsamına göre davada Şırnak ve Silopi'deki banka şubelerinden verilen çekler yönünden çeklerin keşide edildiği hesabın bulunduğu yer mahkemelerinin «kamu düzeni» ile ilgili «kesin» yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı vermiş, Garanti Bankası Cizre Şubesi'nden verilen iki adet «çek» yönünden de davaya konu çeklerin dava dilekçesindeki açıklamalara göre «kambiyo senedi vasfı» taşımadıklarından bahisle dava reddedilmiştir.
… ılması ile dava dilekçesinde Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'nden verilme 00391859 sayılı çekin numarasının yargılama sırasında davacı vekilince 3024858 sayılı «çek» olarak düzeltilmesine, mahkemece de düzeltilmiş çek yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmış olmasına karşılık hükmün 2. bendinde «yetkisizlik» kararına konu çekin (Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'ne ait) 00391859 nolu çek olarak yazılmasının «maddi hata» niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gereki …
Benzer bu karardaMahkemece davalının ikametgahı mahkemesi olan Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olması nedeniyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, Silopi'den Irak'a yük taşınacağı bu sebeple «ifa yerinin» Silopi olduğu kanaatiyle «yetkisizlik itirazının» reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · yetki belgesi · mahrum kalınan kâr · ilk itiraz · makul süre
Benzer bu karardaŞti hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, taşıt sözleşmesinin 8. maddesine göre davalının sözleşmeyi tek taraflı ihbarla «fesih» yetkisi bulunmasına rağmen davalının davacılara davalı ...Ş.’nin C-2 «yetki» belgesinden çıkarılması için «makul süre» olan 30 günlük süre vermediği, C-2 «yetki belgesi» iptal edilmeden taşıt tankerlerinin karayolu taşımasında kullanılamayacağı, davacıların 30 günlük süre zarfında 7.600 TL. zararlarının oluştuğu gerekçesiyle davalı …
Davalı vekili süresi içinde «yetki ilk itirazında» bulunmuş ve Adana Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece davalının ikametgahı mahkemesi olan Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olması nedeniyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, Silopi'den Irak'a yük taşınacağı bu sebeple «ifa yerinin» Silopi olduğu kanaatiyle «yetkisizlik itirazının» reddedilmesi doğru görülmemiştir.
1-Dava, taşıt «kira sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tazmini talebidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4809 E. 2014/8593 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · taşıtan · tazminat davası · kâr kaybı · taşıyıcı · sulh · maddi tazminat · kusur
Benzer bu kararda… acın 17/05/2007-18/07/2007 tarihleri arasında gümrükte bekletilmesinin davacı ve şoförünün kusurlu davranışından kaynaklandığı ve bu durumda davalıya izafe edilecek «kusur» bulunmadığından davacı tarafın bu dönem için tazminat isteyemeyeceği, ancak aracın iadesine karar verildiği 18/07/2007 tarihi ile aracın fiilen «teslim» alındığı 30/04/2008 tarihleri arasında geçen 9,5 aylık dönemde araç yükünün boşaltılmaması nedeniyle, aracın davalının kusuruyla gümrükte beklediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu dönem için oluşan zararın toplamı üzerinden davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 500,00 TL araç tazminatının, 26.585,00 TL «kazanç kaybı» tazminatının davalıdan tahsiline, manevi tazminat bakımından şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, bu talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «taşıyıcı» tarafından «taşıtan» aleyhine açılan «tazminat davası» olup, davacı, davalı tarafından yüklenen benzinin Habur Gümrüğünde eksik ve kaçak olduğunun tespit edilmesi üzerine aracın 16.05.2007 tarihinde zapt altına alındığını ve 18.07.2007 tarihinde mahkeme kararı ile aracın iadesine karar verildiğini, fakat davalı firmanın araçta bulunan yükle ilgili hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle aracın 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kaldığını, bu nedenle de zarara uğradığını iddia ederek dava açmış, davalı ise hiçbir «kusuru» bulunmadığını, tüm kusurun davacının şoföründe olduğunu beyan etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınarak, yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.Mahkemece itibar edilen 29.07.2012 tarihli raporda da şoför hakkında açılan ceza davasının sonucunun ne olduğuna dair dosyada hiçbir bilgi mevcut olmadığından, bu konuda bir değerlendirme yapılamadığını, fakat aracın mahkeme kararı ile «teslimine» karar verildiği tarih ile aracın fiilen teslim edildiği 30.04.2008 tarihleri arasındaki dönem için davalının yükü boşaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunu bildirmiş …
Bu durumda, mahkemece ilgili Gümrük Müdürülüğü'nden mahkeme kararına rağmen, aracın şoföre veya sahibine 30.04.2008 tarihine kadar neden «teslim» edilemediğinin sorulup tespiti ile bundan sonra dosya içerisinde bulunan tüm deliller, Silopi Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararları da değerlendirilmek suretiyle, evvelemirde aracın Gümrükte 16.07.2007 tarihinde zapt edilme nedeni üzerinde durularak, bu konuda «kusurun» kimde olduğu, bundan sonra «sulh» ceza mahkemesi kararı ile aracın iadesine karar verilmesine rağmen, davacının aracının 30.04.2008 tarihine kadar Gümrükte kalmasında davalının kusuru bulunup bulunmadığı hususları üzerinde duran, tarafların iddia ve savunmalarını değerlendiren bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, Silopi Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.07.2007 tarihli kararı ile aracın şoföre iadesine karar verilmesine rağmen, 30.04.2008 tarihine kadar aracın neden şoföre «teslim» edilemediği, dava dilekçesi ekindeki 30.04.2008 tarihli tutanağa göre, bu petrolün davalı «taşıtan» tarafından yurt dışı edilebilmesi veya üzerinde tasarrufta bulunabilmesinin mümkün olup olmadığı hususu da Gümrük İdaresi'nden sorularak değerlendirilmemiş veya bu …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5029 E. 2013/20939 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · icra takibine itiraz · olumsuz oy · def'i · işlemiş faiz · asıl alacak · taşıyan · hasar
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma nedeniyle oluşan «hasar» bedelinin , 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca, «taşıyandan» rücuan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davalı vekili, davanın «zamanaşımına» uğradığını savunmuş, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 6.867,51 TL «asıl alacak» ve 1.032,22 TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına asıl alacak miktarı olan 6.867,51 TL'ye takip tarihinden itibaren «avans faiz» yürütülmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu icra dosyası dosya içine getirtilmek suretiyle davalının zaman aşımı «def»'i değerlendirildikten sonra bir karar vermek gerekirken «zamanaşımı def»'i değerlendirilmeden uyuşmazlığın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ir'den Silopi'ye taşınmak üzere ...'ın sevk ve idaresindeki 06 AV 1162 plakalı araca tam ve hasarsız olarak yüklendiği, ancak emtianın taşıma sırasında hasalandığı, «hasar» miktarının 6.867,51 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/22630 E.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10056 E. , 2012/14274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
... olarak görülen davada Cizre Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2012 tarih ve 2012/76-2012/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili hem esastan red hem de yetkisizlik kararları yönünden temyiz istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Vakıfbank'ın Şırnak Şubesi'nden verilme 1 adet, Halkbank'ın Şırnak Şubesi'nden verilme 1 adet, Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'nden verilme 2 adet, İng Bank'ın Şırnak Şubesi'nden verilme 1 adet, Garanti Bankası'nın Cizre Şubesi'nden verilme 2 adet olmak üzere toplam 7 adet hamile yazılı çekin yetkili hamil olan müvekkili elinde iken kaybolduğunu belirterek ziya nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre davada Şırnak ve Silopi'deki banka şubelerinden verilen çekler yönünden çeklerin keşide edildiği hesabın bulunduğu yer mahkemelerinin kamu düzeni ile ilgili kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş, Garanti Bankası Cizre Şubesi'nden verilen iki adet çek yönünden de davaya konu çeklerin dava dilekçesindeki açıklamalara göre kambiyo senedi vasfı taşımadıklarından bahisle dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere ve davacı şirket ticaret ünvanının karar başlığında eksik ve hatalı yazılması ile dava dilekçesinde Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'nden verilme 00391859 sayılı çekin numarasının yargılama sırasında davacı vekilince 3024858 sayılı çek olarak düzeltilmesine, mahkemece de düzeltilmiş çek yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmış olmasına karşılık hükmün 2. bendinde yetkisizlik kararına konu çekin (Türkiye İş Bankası'nın Silopi Şubesi'ne ait) 00391859 nolu çek olarak yazılmasının maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı vekilinin "dava konusu çeklerin müvekkili şirket ile satım işleri sonucunda sonradan çıkacak borç miktarına göre doldurulmak üzere müşterilerden boş çek alındığına" şeklindeki dava dilekçesindeki beyanı, mahkemece zayii nedeniyle iptali istenen çeklerin nihai olarak boş çek vasfında ve bu nedenle kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı şeklinde nitelendirilmek suretiyle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yazılı 8022863 ve 133097 sayılı çekler yönünden dava reddedilmiş ise de, dava dilekçesinde yapılan söz konusu açıklamanın dava konusu çeklerin zayii esnasında da kıymetli evrak vasfına haiz bulunmadıklarına yönelik açık bir ikrar olarak kabulü mümkün olmadığından anılan çekler bakımından yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062593100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz