Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2 E. 2020/4799 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ harcın tamamlanması↗ belirsiz alacak davası↗ bozma sonrası karar↗ sigorta teminatı↗ keşif↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ alacak davası↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera sigorta poliçesi ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle hasar oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin sigorta teminatı kapsamında kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Sera Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda önce birinci bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, daha sonra ise yeni bir bilirkişi heyetinden rapor almış, alınan ikinci rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, hasarın kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir. Her iki raporda değerlendirmeye esas alınan meteoroloji istasyonu birbirinden farklı olduğu gibi, ayrıca hasara ilişkin hesaplamalar da birbirinden farklıdır. Ortada birbiriyle çelişen iki rapor olduğu halde, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, ikinci raporun neden hükme esas alındığı somut olarak gerekçelerdirilmeden hüküm kurulmuştur. Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde keşif yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin riziko tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse hasarın değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/300 E. 2023/560 K.
Ortak:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · keşif · teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5230 E. 2017/7423 K.
Ortak:sigorta teminatı · teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, «hasarın» fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · bildirim yükümlülüğü · özel dava şartı · sigorta ettiren · münhasırlık · sigorta sözleşmesi · acentelik · ispat yükü
Benzer bu karardaAynı Kanunu’n 1423. maddesinde de sigortacı ve «acentesinin» sigortalıyı «aydınlatma yükümlülüğü» düzenlenmiş olup, buna göre sigortacı ve acentesi «sigorta sözleşmesinin» kurulmasından önce sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı «bildirim yükümlülüklerini» «sigorta ettirene» yazılı olarak bildirir.
… ifade edilen mevzuat hükümleri de dikkate alınarak, poliçe kapsamı ile birlikte fırtına ve hortum klozunun değerlendirilmesi, ayrıca, poliçenin kapsamına alınmayan «teminat» dışı hallerin tek tek, açıkça ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde genel ya da «özel şartlar» altında sayılmasının gerekli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması ve 1409. madde uyarınca «ispat yükünün» davalı sigortacı üzerinde olduğunun gözetilmesi gerekirken, poliçe hükümleri, ilgili kloz ve genel şartlar yeterince değerlendirilmeksizin «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, «sigorta ettiren» sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur.
Sigortanın kapsamı başlığını «taşıyan» 1409. madde hükmü uyarınca da, «sigortacı sözleşmede» öngörülen «rizikonun» gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11933 E. 2014/19460 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Her iki raporda değerlendirmeye esas alınan meteoroloji istasyonu birbirinden farklı olduğu gibi, ayrıca «hasara» ilişkin hesaplamalar da birbirinden farklıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu karardaPoliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/314 E. 2018/5983 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece; dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıkla ispat yasağı · tanık delili · dain-i mürtehin · oy yasağı · muvafakat · dahili dava
Benzer bu karardaBelirli miktarları aşan taleplerle ilgili olarak öngörülmüş olan «tanıkla ispat yasağı» hukuki işlemlere ilişkin olup, maddi vakıalar tanık «dahil» her türlü delille ispat edilebilir.
Bankası'nın «daini mürtehin» olarak açılan davaya «muvafakat» verdiği ...
Ancak davacı vekili iddiasının ispatı için «tanık deliline» de dayanmış ve gösterdiği tanıklar mahkemece dinlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1248 E. 2015/5866 K.
Ortak:riziko · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAçıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece poliçede belirtilen sigorta «rizikosunun» gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak «riziko» tarihinde sigortalı elma bahçelerinin bulundukları mahalde fırtına esip esmediği konusunda yapılan inceleme yetersizdir.
Aralarında meteorolog veya meteoroloji mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyete eklenerek, bahçelerin konumu da değerlendirilmek suretiyle, sigortalı meyve bahçelerinde rüzgarın fırtına düzeyinde bulunup bulunmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2 E. , 2020/4799 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 15.10.2019 tarih ve 2018/112-2019/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu seralarını sigorta ettirdiğini, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava değişikliği nedeniyle seraların hasar gördüğünü, düzenlenen eksper raporunda fırtına hasarı olduğu ve teminat kapsamı dışında kaldığının ifade edildiğini, bu hususta poliçe düzenlenirken bilgilendirme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 29.04.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 840.480,25 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, poliçe üzerinde açık bir şekilde hangi teminatları olduğu bilgisinin yer aldığını, davacı tarafın hortum hasarı olduğu iddiasıyla hasar ihbarında bulunduğunu ancak yapılan ekspertiz çalışmaları sonucu hortum hasarına ilişkin bulgulara rastlanılmadığını, yaşanılan hasarın teminat kapsamında yer almayan fırtınadan kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera sigorta poliçesi ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle hasar oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin sigorta teminatı kapsamında kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Sera Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda önce birinci bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, daha sonra ise yeni bir bilirkişi heyetinden rapor almış, alınan ikinci rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, hasarın kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir. Her iki raporda değerlendirmeye esas alınan meteoroloji istasyonu birbirinden farklı olduğu gibi, ayrıca hasara ilişkin hesaplamalar da birbirinden farklıdır.
Ortada birbiriyle çelişen iki rapor olduğu halde, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, ikinci raporun neden hükme esas alındığı somut olarak gerekçelerdirilmeden hüküm kurulmuştur. Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde keşif yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin riziko tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse hasarın değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612233600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz