Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5230 E. 2017/7423 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aydınlatma yükümlülüğü↗ sigorta acenteliği↗ bildirim yükümlülüğü↗ özel dava şartı↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ teminat kapsamı↗ münhasırlık↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ acentelik↗ ispat yükü↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketine ... Sigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen hasarın kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve sigorta poliçesinde kuvvetli rüzgar teminatı bulunmadığından hasarın teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı hava değişikliği nedeniyle seralarının zarar gördüğünü iddia etmiştir. Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, hasarın fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmede, meteoroloji verleri dikkate alındığında rüzgarın hızı itibariyle kuvvetli rüzgar sayılması gerektiği, bunun da teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun 1425. madde hükmüne göre, sigorta poliçesi tarafların hakları temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve özel şartları içerir ve kolay okunacak biçimde düzenlenir. Aynı Kanunu’n 1423. maddesinde de sigortacı ve acentesinin sigortalıyı aydınlatma yükümlülüğü düzenlenmiş olup, buna göre sigortacı ve acentesi sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. Sigortanın kapsamı başlığını taşıyan 1409. madde hükmü uyarınca da, sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı hortum hasarından söz ederken, davalı fırtınanın sebep olduğunu hasarın teminat dışı olduğunu savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hasara kuvvetli rüzgarın sebep olduğu ifade edilmiştir. Dosyada mevcut sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu, ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre,yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına (10mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararlar teminat kapsamına alınmıştır. Meteoroloji verilerine göre ise, 12.12.2013 tarihinde bölgede ölçülen ... rüzgar hızının 12.7 m/s olduğu, saniyedeki hızı 10.8-17.1 mt arasındaki rüzgarlar kuvvetli rüzgar, 17,2mt ve daha fazla olan rüzgarlar ise fırtına olarak değerlendirilmiştir. Mahkemece, poliçede yer alan fırtına ve hortum klozu incelenmemiştir. Oysa, bu klozun meteoroloji verileri ile birlikte değerlendirilerek hasara sebep olan rüzgarın kuvvetli rüzgar mı fırtına mı olduğunun tespiti gereklidir. Ayrıca, poliçede ve genel şartlarda teminata dahil hasarlar ve teminat dışı hasarlar sayılmış, ancak fırtına ve kuvvetli rüzgar hasarı açıkça iki başlık altında da yer almamıştır. Davacı, teminata dahil olan ve olmayan hasarlar konusundan sigortacı tarafından yeterince aydınlatılmadığını da ileri sürmektedir.
Bu durumda, mahkemece yukarıda ifade edilen mevzuat hükümleri de dikkate alınarak, poliçe kapsamı ile birlikte fırtına ve hortum klozunun değerlendirilmesi, ayrıca, poliçenin kapsamına alınmayan teminat dışı hallerin tek tek, açıkça ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde genel ya da özel şartlar altında sayılmasının gerekli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması ve 1409. madde uyarınca ispat yükünün davalı sigortacı üzerinde olduğunun gözetilmesi gerekirken, poliçe hükümleri, ilgili kloz ve genel şartlar yeterince değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/300 E. 2023/560 K.
Ortak:özel dava şartı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · münhasırlık · riziko · ispat yükü · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaSigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sözleşmede öngörülen «rizikolardan» herhangi birinin veya bazılarının «sigorta teminatı» dışında kaldığını «ispat yükü» sigortacıya aittir.
Dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11933 E. 2014/19460 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaSigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, «hasarın» fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu karardaPoliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/314 E. 2018/5983 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat
İncelediğiniz karardaDosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Sigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, «hasarın» fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece; dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıkla ispat yasağı · tanık delili · dain-i mürtehin · oy yasağı · muvafakat
Benzer bu karardaBankası'nın «daini mürtehin» olarak açılan davaya «muvafakat» verdiği ...
Belirli miktarları aşan taleplerle ilgili olarak öngörülmüş olan «tanıkla ispat yasağı» hukuki işlemlere ilişkin olup, maddi vakıalar tanık «dahil» her türlü delille ispat edilebilir.
Ancak davacı vekili iddiasının ispatı için «tanık deliline» de dayanmış ve gösterdiği tanıklar mahkemece dinlenmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2 E. 2020/4799 K.
Ortak:sigorta teminatı · teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaSigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, «hasarın» fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · belirsiz alacak davası · keşif · alacak davası · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5230 E. , 2017/7423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2014/743-2016/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin maliki bulunduğu seralarını sigorta ettirdiğini, 12/12/2013 tarihinde meydana gelen hava değişikliği nedeniyle seraların hasar gördüğünü, düzenlenen eksper raporunda fırtına hasarı olduğu ve teminat kapsamı dışında kaldığının ifade edildiğini, bu hususta poliçe düzenlenirken bilgilendirme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 15.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; poliçe üzerinde açık bir şekilde hangi teminatları olduğu bilgisinin yer aldığını, davacı tarafın hortum hasarı olduğu iddiasıyla hasar ihbarında bulunduğunu ancak yapılan ekspertiz çalışmaları sonucu hortum hasarına ilişkin bulgulara rastlanılmadığını, yaşanılan hasarın teminat kapsamında yer almayan fırtınadan kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketine ... Sigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen hasarın kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve sigorta poliçesinde kuvvetli rüzgar teminatı bulunmadığından hasarın teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı hava değişikliği nedeniyle seralarının zarar gördüğünü iddia etmiştir. Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, hasarın fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmede, meteoroloji verleri dikkate alındığında rüzgarın hızı itibariyle kuvvetli rüzgar sayılması gerektiği, bunun da teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun 1425. madde hükmüne göre, sigorta poliçesi tarafların hakları temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve özel şartları içerir ve kolay okunacak biçimde düzenlenir. Aynı Kanunu’n 1423. maddesinde de sigortacı ve acentesinin sigortalıyı aydınlatma yükümlülüğü düzenlenmiş olup, buna göre sigortacı ve acentesi sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. Sigortanın kapsamı başlığını taşıyan 1409. madde hükmü uyarınca da, sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı hortum hasarından söz ederken, davalı fırtınanın sebep olduğunu hasarın teminat dışı olduğunu savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hasara kuvvetli rüzgarın sebep olduğu ifade edilmiştir. Dosyada mevcut sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu, ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre,yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına (10mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararlar teminat kapsamına alınmıştır.
Meteoroloji verilerine göre ise, 12.12.2013 tarihinde bölgede ölçülen ... rüzgar hızının 12.7 m/s olduğu, saniyedeki hızı 10.8-17.1 mt arasındaki rüzgarlar kuvvetli rüzgar, 17,2mt ve daha fazla olan rüzgarlar ise fırtına olarak değerlendirilmiştir. Mahkemece, poliçede yer alan fırtına ve hortum klozu incelenmemiştir. Oysa, bu klozun meteoroloji verileri ile birlikte değerlendirilerek hasara sebep olan rüzgarın kuvvetli rüzgar mı fırtına mı olduğunun tespiti gereklidir. Ayrıca, poliçede ve genel şartlarda teminata dahil hasarlar ve teminat dışı hasarlar sayılmış, ancak fırtına ve kuvvetli rüzgar hasarı açıkça iki başlık altında da yer almamıştır. Davacı, teminata dahil olan ve olmayan hasarlar konusundan sigortacı tarafından yeterince aydınlatılmadığını da ileri sürmektedir.
Bu durumda, mahkemece yukarıda ifade edilen mevzuat hükümleri de dikkate alınarak, poliçe kapsamı ile birlikte fırtına ve hortum klozunun değerlendirilmesi, ayrıca, poliçenin kapsamına alınmayan teminat dışı hallerin tek tek, açıkça ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde genel ya da özel şartlar altında sayılmasının gerekli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması ve 1409. madde uyarınca ispat yükünün davalı sigortacı üzerinde olduğunun gözetilmesi gerekirken, poliçe hükümleri, ilgili kloz ve genel şartlar yeterince değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/391954300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz