Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/314 E. 2018/5983 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıkla ispat yasağı↗ tanık delili↗ dain-i mürtehin↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ oy yasağı↗ muvafakat↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigorta poliçesinde ... Bankası'nın daini mürtehin olarak açılan davaya muvafakat verdiği ... Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan hasarın poliçe teminatları içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; dava konusu serada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, zararın hortum nedeniyle meydana geldiği konusunda meteoroloji kayıtlarına ve tanıklara dayanmıştır. Meteoroloji İlçe Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, hortum hadisesinin meteoroloji gözlem alanı içinde oluşmadığı sürece tespit edilmesinin ve kayıt altına alınmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ancak davacı vekili iddiasının ispatı için tanık deliline de dayanmış ve gösterdiği tanıklar mahkemece dinlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240. ve devamı maddelerinde düzenlenen tanıklık, üçüncü kişilerin (davanın tarafları dışındaki kişilerin), dava ile ilgili bir vakıa hakkında, dava dışında bizzat edinmiş oldukları bilgiyi mahkemeye bildirmeleridir. Belirli miktarları aşan taleplerle ilgili olarak öngörülmüş olan tanıkla ispat yasağı hukuki işlemlere ilişkin olup, maddi vakıalar tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Hortumun meydana gelip gelmediği, maddi vakıa niteliğinde bir husus olup tanıkla ispatı mümkündür. Dinlenen davacı tanıkları zararın hortum nedeniyle meydana geldiğini belirterek davacı iddiasını doğrulamışlardır. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Davacı tanık beyanları aynı anlatımları içerir ve birbiriyle tutarlı olup, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının, rizikonun hortum nedeniyle gerçekleştiği yönündeki iddiasını ispat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda rizikonun hortum sonucunda meydana geldiğinin kabulü ile zarar miktarının belirlenmesi yönünde inceleme yapılması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararınn davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5230 E. 2017/7423 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece; dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Benzer bu karardaDosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Sigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, «hasarın» fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · bildirim yükümlülüğü · özel dava şartı · sigorta teminatı · sigorta ettiren · münhasırlık · sigorta sözleşmesi · acentelik
Benzer bu karardaAynı Kanunu’n 1423. maddesinde de sigortacı ve «acentesinin» sigortalıyı «aydınlatma yükümlülüğü» düzenlenmiş olup, buna göre sigortacı ve acentesi «sigorta sözleşmesinin» kurulmasından önce sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı «bildirim yükümlülüklerini» «sigorta ettirene» yazılı olarak bildirir.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, «sigorta ettiren» sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur.
Sigortanın kapsamı başlığını «taşıyan» 1409. madde hükmü uyarınca da, «sigortacı sözleşmede» öngörülen «rizikonun» gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
Sözleşmede öngörülen «rizikolardan» herhangi birinin veya bazılarının «sigorta teminatı» dışında kaldığını «ispat yükü» sigortacıya aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/300 E. 2023/560 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece; dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Benzer bu karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11933 E. 2014/19460 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece; dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Benzer bu karardaMahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu karardaPoliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2 E. 2020/4799 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece; dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · belirsiz alacak davası · sigorta teminatı · keşif · alacak davası · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2017/2729/2019/1230
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2729 E. 2019/1230 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7314 E. 2013/23063 K.
Ortak:dain-i mürtehin · riziko · muvafakat · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaBankası'nın «daini mürtehin» olarak açılan davaya «muvafakat» verdiği ...
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, çekişmenin «rizikonun» «teminat» içinde kalıp kalmadığı noktasında toplandığı, 10 metre yükseklik ve 62 km/saat veya daha fazla kuvvette esen rüzgar için poliçede teminat verildiği, sigortalı yerde 06.10.2009, 14.10.2009 ve 15.10.2009 tarihlerinde rüzgarın lokal hızının 60-65 km hıza ulaştığı, zararın belirlendiği, davalı «temerrütünün» 29.10.2009 tarihinde gerçekleştiği, «ıslah» tarihi esas alındığında ıslah edilen tutarın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», 10.000 TL'nin 29.10.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlığın dayanağını oluşturan «sigorta poliçesinde» 677 Sayılı Yahyalı Tarım Kredi Kooperatifi "Dain ve Mürtehin" olarak gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · rehin · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ıslah
Benzer bu karardaBu durumda, anılan Tarım Kredi Kooperatifi'nin «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, çekişmenin «rizikonun» «teminat» içinde kalıp kalmadığı noktasında toplandığı, 10 metre yükseklik ve 62 km/saat veya daha fazla kuvvette esen rüzgar için poliçede teminat verildiği, sigortalı yerde 06.10.2009, 14.10.2009 ve 15.10.2009 tarihlerinde rüzgarın lokal hızının 60-65 km hıza ulaştığı, zararın belirlendiği, davalı «temerrütünün» 29.10.2009 tarihinde gerçekleştiği, «ıslah» tarihi esas alındığında ıslah edilen tutarın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», 10.000 TL'nin 29.10.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı kooperatiften alınmış, açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının («husumet») varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek ve anılan po …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/314 E. , 2018/5983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/199-2015/511 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının ... Beldesi Köy içi mevkiinde bulunan seralarını 27.04.2013-27.04.2014 tarihlerini kapsayacak şekilde sigorta ettirdiğini, sera ve ürünlerinin 2013 yılında Ekim ayında meydana gelen hortum nedeniyle hasar gördüğünü, davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, ancak serada teminat kapsamında yer almayan şiddetli rüzgardan kaynaklanan bir hasarın oluştuğu ve ilgili tarihte ihbar nedeni olan hortum sonucu hasarın meydana gelmediği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, meydana gelen hasarın hortum nedeniyle ortaya çıktığının uzman bilirkişilerce tespit edilebileceğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu poliçede dain-i mürtehin bulunduğunu bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını seranın teminat dahilinde yer almayan şiddetli rüzgarın etkisiyle zarar gördüğünün tespit edildiğini, savunarak öncelikle davanın usul aksi taktirde esas yönünden reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigorta poliçesinde ... Bankası'nın daini mürtehin olarak açılan davaya muvafakat verdiği ... Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan hasarın poliçe teminatları içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; dava konusu serada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, zararın hortum nedeniyle meydana geldiği konusunda meteoroloji kayıtlarına ve tanıklara dayanmıştır. Meteoroloji İlçe Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, hortum hadisesinin meteoroloji gözlem alanı içinde oluşmadığı sürece tespit edilmesinin ve kayıt altına alınmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ancak davacı vekili iddiasının ispatı için tanık deliline de dayanmış ve gösterdiği tanıklar mahkemece dinlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240.
ve devamı maddelerinde düzenlenen tanıklık, üçüncü kişilerin (davanın tarafları dışındaki kişilerin), dava ile ilgili bir vakıa hakkında, dava dışında bizzat edinmiş oldukları bilgiyi mahkemeye bildirmeleridir. Belirli miktarları aşan taleplerle ilgili olarak öngörülmüş olan tanıkla ispat yasağı hukuki işlemlere ilişkin olup, maddi vakıalar tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Hortumun meydana gelip gelmediği, maddi vakıa niteliğinde bir husus olup tanıkla ispatı mümkündür. Dinlenen davacı tanıkları zararın hortum nedeniyle meydana geldiğini belirterek davacı iddiasını doğrulamışlardır. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır.
Davacı tanık beyanları aynı anlatımları içerir ve birbiriyle tutarlı olup, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının, rizikonun hortum nedeniyle gerçekleştiği yönündeki iddiasını ispat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda rizikonun hortum sonucunda meydana geldiğinin kabulü ile zarar miktarının belirlenmesi yönünde inceleme yapılması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararınn davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462226800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz