Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11933 E. 2014/19460 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma↗ teminat kapsamı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin teminatların tanımı başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve hasar halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Mahkemece, Balıkesir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerede, "...en yakın meteoroloji istasyonu olup olmadığınız, en yakın meteoroloji istasyonu iseniz 06/08/2011 günü esen rüzgarın fırtına olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, rüzgarın yüksekliği ve hızının ne olduğu " sorulmuş ise de, İstasyon Müdürlüğü tarafından verilen cevapta rüzgarın saniyedeki hızının 13.3(kuvvetli rüzgar) olduğu belirtilmekle yetinilerek, sorulan hususların tamamına açık bir şekilde yanıt verilmemiş, ayrıca Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Balıkesir Bölge Müdürlüğü tarafından davacının talebi üzerine verilen 24.10.2011 tarihli yazıda da
Bandırma Meteoroloji İstasyonu verileri esas alınarak rüzgarın şiddeti( 66/6 km/sa) ve bofor değeri(fırtına) olarak belirtilmiştir. Bu itibarla, hasarın meydana geldiği mevkiiye en yakın meteoroloji istasyonunun hangisi olduğu, 10 metre yükseklikteki rüzgarın hızı ve türünün ne olduğu konularında tereddüt bulunmakta olup, anılan hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde aydınlatılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5230 E. 2017/7423 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı, hortum boyutunda bir rüzgar olmadığını, «hasarın» fırtınadan kaynaklı olduğunu ve fırtına hasarının poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · bildirim yükümlülüğü · özel dava şartı · sigorta teminatı · sigorta ettiren · münhasırlık · sigorta sözleşmesi · riziko
Benzer bu karardaAynı Kanunu’n 1423. maddesinde de sigortacı ve «acentesinin» sigortalıyı «aydınlatma yükümlülüğü» düzenlenmiş olup, buna göre sigortacı ve acentesi «sigorta sözleşmesinin» kurulmasından önce sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı «bildirim yükümlülüklerini» «sigorta ettirene» yazılı olarak bildirir.
Sigortanın kapsamı başlığını «taşıyan» 1409. madde hükmü uyarınca da, «sigortacı sözleşmede» öngörülen «rizikonun» gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
Sözleşmede öngörülen «rizikolardan» herhangi birinin veya bazılarının «sigorta teminatı» dışında kaldığını «ispat yükü» sigortacıya aittir.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, «sigorta ettiren» sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/300 E. 2023/560 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11933 E. , 2014/19460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SUSURLUK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/11/2013
NUMARASI 2011/291-2013/292
Taraflar arasında görülen davada Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2011/291-2013/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, muhtelif yerlerde bulunan elma fidanlarının davalı tarafça sigortalandığını, teminat kapsamına "dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, depremden ileri gelen kalite kaybı, sel ve su baskını'" gibi doğal afetlerin girdiğini, 06/08/2011 tarihinde elma fidanlarının bulunduğu mevkiilerde meydana gelen fırtınada fidanların hasar gördüğünü, davalının meydana gelen olayın fırtına değil, kuvvetli rüzgar kapsamında kaldığı ve bu sebeple teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile hasar bedelini ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 28.082,00 TL alacağının zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin teminatların tanımı başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve hasar halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Mahkemece, Balıkesir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerede, "...en yakın meteoroloji istasyonu olup olmadığınız, en yakın meteoroloji istasyonu iseniz 06/08/2011 günü esen rüzgarın fırtına olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, rüzgarın yüksekliği ve hızının ne olduğu " sorulmuş ise de, İstasyon Müdürlüğü tarafından verilen cevapta rüzgarın saniyedeki hızının 13.3(kuvvetli rüzgar) olduğu belirtilmekle yetinilerek, sorulan hususların tamamına açık bir şekilde yanıt verilmemiş, ayrıca Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Balıkesir Bölge Müdürlüğü tarafından davacının talebi üzerine verilen 24.10.2011 tarihli yazıda da
Bandırma Meteoroloji İstasyonu verileri esas alınarak rüzgarın şiddeti( 66/6 km/sa) ve bofor değeri(fırtına) olarak belirtilmiştir. Bu itibarla, hasarın meydana geldiği mevkiiye en yakın meteoroloji istasyonunun hangisi olduğu, 10 metre yükseklikteki rüzgarın hızı ve türünün ne olduğu konularında tereddüt bulunmakta olup, anılan hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde aydınlatılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102142600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz