Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/300 E. 2023/560 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ özel dava şartı↗ bozma sonrası karar↗ sigorta teminatı↗ keşif↗ usuli kazanılmış hak↗ teminat kapsamı↗ münhasırlık↗ riziko↗ kazanılmış hak↗ ispat yükü↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, Sera Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış ve fırtınanın poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamına alındığı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda olay yerinde meydana gelen meteorolojik hadisenin rüzgar kuvvetinin 8 bofor fırtına (17,2-20.7 m/sn veya 62-74 km/saat) kuvvetinde olduğu tespit edilmesine karşın poliçe kapsamında olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamında olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tazminat yönünden inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5230 E. 2017/7423 K.
Ortak:özel dava şartı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · münhasırlık · riziko · ispat yükü · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaSigorta Poliçesiyle sigortalanan davacıya ait serada 12/12/2013 tarihinde meydana gelen «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği ve «sigorta poliçesinde» kuvvetli rüzgar «teminatı» bulunmadığından hasarın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sözleşmede öngörülen «rizikolardan» herhangi birinin veya bazılarının «sigorta teminatı» dışında kaldığını «ispat yükü» sigortacıya aittir.
Dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu, ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · bildirim yükümlülüğü · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · acentelik · taşıyan · temerrüt
Benzer bu karardaAynı Kanunu’n 1423. maddesinde de sigortacı ve «acentesinin» sigortalıyı «aydınlatma yükümlülüğü» düzenlenmiş olup, buna göre sigortacı ve acentesi «sigorta sözleşmesinin» kurulmasından önce sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı «bildirim yükümlülüklerini» «sigorta ettirene» yazılı olarak bildirir.
Sigortanın kapsamı başlığını «taşıyan» 1409. madde hükmü uyarınca da, «sigortacı sözleşmede» öngörülen «rizikonun» gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun 1425. madde hükmüne göre, «sigorta poliçesi» tarafların hakları «temerrüde» ilişkin hükümler ile genel ve özel şartları içerir ve kolay okunacak biçimde düzenlenir.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, «sigorta ettiren» sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11933 E. 2014/19460 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, 06/08/2011 tarihinde Susurluk Merkez İstasyonu'ndan alınan verilerde 13,3 m/sn hızında "kuvvetli rüzgar" tespit edildiği, fırtınaya ise rastlanmadığı, davacı tarafın talep ettiği zararın fırtınadan değil kuvvetli rüzgardan kaynaklandığı, kuvvetli rüzgarın ise «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan sigorta badelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu karardaPoliçeye ekli Teknik Şartname'nin «teminatların» «tanımı» başlıklı 1. maddesinde fırtına 10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgar olarak tanımlanmış ve «hasar» halinde en yakın meteoroloji istasyonunun verilerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2 E. 2020/4799 K.
Ortak:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · keşif · teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, gerekirse mahallinde «keşif» yapılarak, iki meteroloji istasyonundan hangisinin «riziko» tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, kısaca söylenmesi gerekirse «hasarın» değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sonrası alınan ek raporda, Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu rüzgar verilerine göre, «hasarın» kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği, ikinci heyetten alınan raporda ise Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonu rüzgar verilerine göre hasarın fırtına/kuvvetli fırtına nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · alacak davası · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı ... şirketine sera «sigorta poliçesi» ile sigortalanan serada, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava koşulları nedeniyle «hasar» oluştuğu, itibar edilen 22.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre söz konusu tarihte meteorolojik verilere göre kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, poliçede yer alan klozlarda da fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu, davacıya ait serada meydana gelen hasar tutarının 840.480,252.-TL olduğu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, davacı vekilince Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sırasında 29.04.2019 tarihli dilekçe ile harcı da tamamlanmak suretiyle bedel arttırımına gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 840.480,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/314 E. 2018/5983 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat
İncelediğiniz karardaAncak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut «sigorta poliçesi» incelendiğinde, hortumun «teminat kapsamına» «dahil» olduğu ayrıca poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın «münhasıran» fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkis …
Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin «son» sayfasında fırtına ve hortum «hasarına» ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların «teminat kapsamında» olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece; dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Meteoroloji Müdürlüğü'nden olay tarihine ilişkin alınan bilgiler ve bilirkişi raporuna göre, güney yönünden esen maksimum rüzgar hızının 16,3 m/sn olması bu hızında kuvvetli rüzgar sınıfına girmesi, ayrıca konstrüksiyon ve plastik örtüsünün yetersiz olduğu anlaşılan dava konusu serada oluşan «hasarın» poliçe «teminatları» içinde yer almayan kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesinde» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıkla ispat yasağı · tanık delili · dain-i mürtehin · oy yasağı · muvafakat
Benzer bu karardaBankası'nın «daini mürtehin» olarak açılan davaya «muvafakat» verdiği ...
Belirli miktarları aşan taleplerle ilgili olarak öngörülmüş olan «tanıkla ispat yasağı» hukuki işlemlere ilişkin olup, maddi vakıalar tanık «dahil» her türlü delille ispat edilebilir.
Ancak davacı vekili iddiasının ispatı için «tanık deliline» de dayanmış ve gösterdiği tanıklar mahkemece dinlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/300 E. , 2023/560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki sigorta poliçesine dayalı alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait seraların davalı nezdinde sigorta örtüsü altına alındığını, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava olayları nedeniyle hasar görmesine rağmen eksper raporunda fırtına hasarı olduğu ve teminat kapsamı dışında kaldığının belirtilmesi nedeniyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.04.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 840.480,25 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçede hangi teminatların verildiğinin açıkça yazılı olduğunu, davacı tarafın hortum hasarı olduğu iddiasıyla hasar ihbarında bulunduğunu ancak yapılan ekspertiz çalışmaları sonucu hortum hasarına ilişkin bulgulara rastlanılmadığını, hasarın teminat kapsamında yer almayan fırtınadan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 17.02.2016 tarih, 2014/743 E. ve 2016/104 K. sayılı kararı ile dava konusu serada meydana gelen hasarın kuvvetli rüzgar nedeniyle oluştuğu ve sigorta poliçesinde kuvvetli rüzgar teminatı bulunmadığından hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 20.12.2017 tarihli, 2016/5230 E. ve 2017/7423 K. sayılı kararı ile davacı hortum hasarından söz ederken, davalının fırtınanın sebep olduğu hasarın teminat dışı olduğunu savunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hasara kuvvetli rüzgarın sebep olduğunun ifade edildiği, sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamına alındığı, meteoroloji verilerine göre ise 12.12.2013 tarihinde bölgede ölçülen maximum rüzgar hızının 12.7 m/s olduğu, saniyedeki hızı 10.8-17.1 mt arasındaki rüzgarların kuvvetli rüzgar, 17,2mt ve daha fazla olan rüzgarların fırtına olarak değerlendirildiği, Mahkemece, poliçede yer alan fırtına ve hortum klozunun incelenmediği, bu klozun meteoroloji verileri ile birlikte değerlendirilerek hasara sebep olan rüzgarın kuvvetli rüzgar mı fırtına mı olduğunun tespitinin gerektiği, poliçede ve genel şartlarda teminata dahil hasarlar ve teminat dışı hasarların sayıldığı ancak fırtına ve kuvvetli rüzgar hasarının açıkça iki başlık altında yer almadığı davacının, teminata dahil olan ve olmayan hasarlar konusunda sigortacı tarafından yeterince aydınlatılmadığını da ileri sürdüğü, Mahkemece, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu, 1423 üncü ve 1425 inci madde hükümleri de dikkate alınarak poliçe kapsamı ile birlikte fırtına ve hortum klozunun değerlendirilmesi ayrıca poliçenin kapsamına alınmayan teminat dışı hallerin tek tek, açıkça ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde genel ya da özel şartlar altında sayılmasının gerekli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması ve 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesi uyarınca ispat yükünün davalı sigortacıda olduğunun gözetilmesi gerekirken, poliçe hükümleri, ilgili kloz ve genel şartlar yeterince değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 15.10.2019 tarih, 2018/112 E. ve 2019/696 K. sayılı kararı ile 22.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre 12.12.2013 tarihinde meteorolojik verilere göre fırtına ve kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin sigorta teminatı kapsamında kaldığı, poliçede yer alan klozlarda fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 05.11.2020 tarihli, 2020/2 E. ve 2020/4799 K. Sayılı kararı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, gerekirse mahallinde keşif yapılarak Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu ve Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonundan hangisinin riziko tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, hasarın değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.03.2021 tarihli heyet raporuna göre hasarın olay tarihinde meydana gelen rüzgarın kuvvetinin 8 bofor fırtına (17,2-20.7 m/sn veya 62-74 km/saat) kuvvetinde olması nedeniyle poliçedeki dolu, hortum, yangın, heyelan, deprem, taşıt çarpması, kar ve dolu ağırlığı, sel ve su baskını kapsamında olmayan fırtına nedeniyle poliçe teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyulan bozma ilamlarının davacı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, aydınatma yükümlülüğünün davalı tarafından yerine getirildiğinin ispatlanamadığını, bozma sonrası alınan raporun yetersiz olduğunu, raporda belirtilen rüzgar hızının sigorta poliçe kapsamında olduğunu, bilirkişi raporunda zarar tespiti yapılmamasının bozmaya aykırı olduğunu, davalının hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığını ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığı, hasarın miktarı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1425 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dava, Sera Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış ve fırtınanın poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamına alındığı belirtilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda olay yerinde meydana gelen meteorolojik hadisenin rüzgar kuvvetinin 8 bofor fırtına (17,2-20.7 m/sn veya 62-74 km/saat) kuvvetinde olduğu tespit edilmesine karşın poliçe kapsamında olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamında olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda tazminat yönünden inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912138100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz