6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/300 E. 2023/560 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı özel dava şartı bozma sonrası karar sigorta teminatı keşif usuli kazanılmış hak teminat kapsamı münhasırlık riziko kazanılmış hak ispat yükü sigorta poliçesi hasar eksik inceleme dahili dava teminat i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, Sera Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış ve fırtınanın poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamına alındığı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda olay yerinde meydana gelen meteorolojik hadisenin rüzgar kuvvetinin 8 bofor fırtına (17,2-20.7 m/sn veya 62-74 km/saat) kuvvetinde olduğu tespit edilmesine karşın poliçe kapsamında olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamında olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tazminat yönünden inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5230 E. 2017/7423 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11933 E. 2014/19460 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2 E. 2020/4799 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/314 E. 2018/5983 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/300 E.  ,  2023/560 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki sigorta poliçesine dayalı alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait seraların davalı nezdinde sigorta örtüsü altına alındığını, 12.12.2013 tarihinde meydana gelen hava olayları nedeniyle hasar görmesine rağmen eksper raporunda fırtına hasarı olduğu ve teminat kapsamı dışında kaldığının belirtilmesi nedeniyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.04.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 840.480,25 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçede hangi teminatların verildiğinin açıkça yazılı olduğunu, davacı tarafın hortum hasarı olduğu iddiasıyla hasar ihbarında bulunduğunu ancak yapılan ekspertiz çalışmaları sonucu hortum hasarına ilişkin bulgulara rastlanılmadığını, hasarın teminat kapsamında yer almayan fırtınadan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemenin 17.02.2016 tarih, 2014/743 E. ve 2016/104 K. sayılı kararı ile dava konusu serada meydana gelen hasarın kuvvetli rüzgar nedeniyle oluştuğu ve sigorta poliçesinde kuvvetli rüzgar teminatı bulunmadığından hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 20.12.2017 tarihli, 2016/5230 E. ve 2017/7423 K. sayılı kararı ile davacı hortum hasarından söz ederken, davalının fırtınanın sebep olduğu hasarın teminat dışı olduğunu savunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hasara kuvvetli rüzgarın sebep olduğunun ifade edildiği, sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamına alındığı, meteoroloji verilerine göre ise 12.12.2013 tarihinde bölgede ölçülen maximum rüzgar hızının 12.7 m/s olduğu, saniyedeki hızı 10.8-17.1 mt arasındaki rüzgarların kuvvetli rüzgar, 17,2mt ve daha fazla olan rüzgarların fırtına olarak değerlendirildiği, Mahkemece, poliçede yer alan fırtına ve hortum klozunun incelenmediği, bu klozun meteoroloji verileri ile birlikte değerlendirilerek hasara sebep olan rüzgarın kuvvetli rüzgar mı fırtına mı olduğunun tespitinin gerektiği, poliçede ve genel şartlarda teminata dahil hasarlar ve teminat dışı hasarların sayıldığı ancak fırtına ve kuvvetli rüzgar hasarının açıkça iki başlık altında yer almadığı davacının, teminata dahil olan ve olmayan hasarlar konusunda sigortacı tarafından yeterince aydınlatılmadığını da ileri sürdüğü, Mahkemece, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu, 1423 üncü ve 1425 inci madde hükümleri de dikkate alınarak poliçe kapsamı ile birlikte fırtına ve hortum klozunun değerlendirilmesi ayrıca poliçenin kapsamına alınmayan teminat dışı hallerin tek tek, açıkça ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde genel ya da özel şartlar altında sayılmasının gerekli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması ve 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesi uyarınca ispat yükünün davalı sigortacıda olduğunun gözetilmesi gerekirken, poliçe hükümleri, ilgili kloz ve genel şartlar yeterince değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 15.10.2019 tarih, 2018/112 E. ve 2019/696 K. sayılı kararı ile 22.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre 12.12.2013 tarihinde meteorolojik verilere göre fırtına ve kuvvetli fırtına meydana geldiği, fırtına riskinin sigorta teminatı kapsamında kaldığı, poliçede yer alan klozlarda fırtına ve hortum hasarına yer verilmesi karşısında fırtına riskinin de teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 05.11.2020 tarihli, 2020/2 E. ve 2020/4799 K. Sayılı kararı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, gerekirse mahallinde keşif yapılarak Aksu Boztepe Tigem Otomatik Meteoroloji İstasyonu ve Antalya Havalimanı Meteoroloji Gözlem İstasyonundan hangisinin riziko tarihinde sigortalı seraların bulunduğu mahallin atmosfer koşulları bakımından esas alınması gerektiği, hasarın değerlendirilmesi bakımından hangi istasyonun verilerinin cari olduğu tespit edilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.03.2021 tarihli heyet raporuna göre hasarın olay tarihinde meydana gelen rüzgarın kuvvetinin 8 bofor fırtına (17,2-20.7 m/sn veya 62-74 km/saat) kuvvetinde olması nedeniyle poliçedeki dolu, hortum, yangın, heyelan, deprem, taşıt çarpması, kar ve dolu ağırlığı, sel ve su baskını kapsamında olmayan fırtına nedeniyle poliçe teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyulan bozma ilamlarının davacı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, aydınatma yükümlülüğünün davalı tarafından yerine getirildiğinin ispatlanamadığını, bozma sonrası alınan raporun yetersiz olduğunu, raporda belirtilen rüzgar hızının sigorta poliçe kapsamında olduğunu, bilirkişi raporunda zarar tespiti yapılmamasının bozmaya aykırı olduğunu, davalının hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığını ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığı, hasarın miktarı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 1425 inci maddesi

3. Değerlendirme

Dava, Sera Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış ve fırtınanın poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin ilk bozma ilamı ile dosyada mevcut sigorta poliçesi incelendiğinde, hortumun teminat kapsamına dahil olduğu ayrıca poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin kloz bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre yağmur, kar, dolu ile beraber olsun olmasın münhasıran fırtına (10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarlar) veya fırtına sırasında rüzgarın sürüklediği ve attığı şeylerin çarpması ve hortum etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamına alındığı belirtilmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda olay yerinde meydana gelen meteorolojik hadisenin rüzgar kuvvetinin 8 bofor fırtına (17,2-20.7 m/sn veya 62-74 km/saat) kuvvetinde olduğu tespit edilmesine karşın poliçe kapsamında olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi poliçenin son sayfasında fırtına ve hortum hasarına ilişkin klozun bulunduğu ve 10 mt. yükseklikte 62 km/saatten daha yüksek hızla esen rüzgarların etkisiyle sigortalı serada ve içindeki üründe doğrudan meydana gelecek zararların teminat kapsamında olduğu dikkate alındığında davaya konu zararın poliçede belirtilen şiddetteki fırtına nedeniyle oluştuğu ve poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda tazminat yönünden inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912138100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.