Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13995 E. 2010/5861 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtecilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği emeklinin sağ olup olmadığını kontrol etme görevinin davalıda bulunduğu, yapılan ödemenin 15.891,87 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren davalı bankanın kısa vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıdan emekli aylığı almakta olan ...’in ölümünden sonra belirlenemeyen kişiler tarafından ATM kartı ile maaşının çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacakları ve somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının ATM kartı ile kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından çekilmiş olması ve hak sahibinin sağ olup olmadığının denetlenmesi açısından taraflar arasındaki sözleşmede ATM kartına 1 yıllık süre konulması ve bu tarihin güncellenmesi için hak sahibinden kimlik istenmesi gerektiğine ilişkin yüklenen yükümlülüğe davalının aykırı hareket etmiş bulunmasına ve bu nedenle davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermeden davacının zararına olacak şekilde hareket etmiş bulunmasına göre davalı banka da zarardan sorumlu ise de, bu sorumluluğun tamamının davalıya yüklenilmesi doğru değildir.
Zira, davacı da 12.10.1920 doğumlu olan hak sahibinin 14.11.2002 tarihinde öldüğü halde bu kişinin sağ olup olmadığını araştırmadan, elindeki teknik imkanlar gözöüne alındığında gelişen teknolojiye bağlı olarak nüfus ve diğer vatandaşlık bilgilerine çok kolay erişilebilmesinin mümkün bulunmasına rağmen kendi iç denetim görevini yerine getirmeyerek 4 yıla yakın bir süre bu kişi adına para göndermesinde müterafik kusurludur.
Bu itibarla, mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporda davacının meydana gelen zararda müterafik kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirmeye rağmen tüm sorumluluğun davalıda olduğuna ilişkin verilen karar doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12018 E. 2011/412 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15010 E. 2014/4187 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · müterafik kusur · icazet · kusur oranı · ticari faiz · denetime elverişlilik · protokol · kusur
Benzer bu karardaOysa, taraflar arasında yapılan 27.09.1984 tarihli ilk «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de, anılan protokolün ödemeler başlıklı 6'ncı maddesi “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, yine 7'nci maddesi “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair, yılda iki kez Mayıs ve Kasım aylarında muhtarlık ilmuhaberinin isteneceği” hükümlerini haiz olup, anılan açık hükümler karşısında davacı tarafından davalı bankanın ödeme şekline ilişkin olarak «icazetinin» bulunup bulunmadığı, bu ödeme türünü benimseyip benimsemediği, benimsemişse buna yönelik olarak kanıtların nelerden ibaret olduğunun mahkemece «denetime elverişli» bir şekilde tartışılmaması doğru görülmediği gibi davacının birinci protokol süresi içinde ATM kartı ile yapılan ödemelerden sonra emeklisi hesabına ödenmek üzere para yatırmasının davacı yönünden yalnızca «müterafik kusur» olarak değerlendirileceğinin dahi nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… olduğu, dava dışı sigortalı Ahmet Torun'un ölümünden sonra 04.09.1999-01.11.2004 tarihleri arasında 10.185,67 TL'lik çekim gerçekleştirildiği ancak, davacı tarafın «zamanaşımı» süresini göz önünde bulundurarak 8.718,60 TL olarak talepte bulunduğu ve talebin hesap hareketleri ile doğrulandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.718,60 TL'nin her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı Kurum’dan emekli aylığı almakta iken 04.09.1999 tarihinde ölen A..T..'un ölümünden sonra da 01.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4315 E. 2011/15943 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz karardaBankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları, hiçbir gerekçe ve bahane ile ya …
Benzer bu karardaBankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına, somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının «üçüncü kişiler» tarafından çekilmiş olmasına ve davalı bankanın ödeme yaparken gerekli dikkat ve özeni tam olarak göstermemiş bulunmasına göre, davalı bankanın da zarardan sorumlu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · illiyet bağı · üçüncü kişi · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaEmekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca «müterafik kusurun» mevcudiyetine ilişkin olarak «bilirkişi incelemesi» yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranılması ile davalının kimlik bilgilerini kontrol etmeden üçüncü kişilere kötü ödeme yapması arasında «illiyet bağı» bulunmadığından tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.072,23 TL' nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davacı kurumdan davalı banka aracılığıyla dul aylığı almakta olanın ölümünden sonra, belirlenemeyen «üçüncü kişiler» tarafından bankaya yatırılmış olan maaşların çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına, somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının «üçüncü kişiler» tarafından çekilmiş olmasına ve davalı bankanın ödeme yaparken gerekli dikkat ve özeni tam olarak göstermemiş bulunmasına göre, davalı bankanın da zarardan sorumlu …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10060 E. 2013/10259 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · yapılandırma protokolü · mirasçılık · yenileme · protokol · bilirkişi incelemesi · kusur · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Emsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3392 E. 2019/5454 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · yenileme · hamil · protokol · kusur
Benzer bu karardaDavalı bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesinin davalı banka yönünden «kusur» teşkil etmesi yanında davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin "«müterafik kusur»" niteliğinde olduğu ve tarafların zararların oluşumunda müterafik kusurlu bulundukları yönündeki Dairemizin yerleşik kararları (2017/3180 Esas-2019/7 Karar) uyarın …
… , billirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın emekli aylığı sahibinden muhtarlık belgesini almadığı, ATM kartının 1 yıl ile sınırlanmadığı ve ATM «hamilinin» kasım aylarında bankaya çağırılmadığı, ATM kartının 1 yılı aşacak şekilde kullanımını sağlamak suretiyle «protokollerde» üstlendiği yükümlülükleri ihlal ettiği, hak sahibinin ölümünden sonra dahi 21/08/1998 ile 18/08/2004 tarihleri arasında 72 ay süre ile kimliği belirsiz kişi yada k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13995 E. , 2010/5861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.05.2008 tarih ve 2007/72 - 2008/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun sigortalısı ...’in 14.11.2002 tarihinde vefat ettiği halde emekli aylıklarının 27.8.2006 tarihine kadar davalı tarafından verilen ATM kartı ile çekildiğinin anlaşıldığını, davalının taraflar arasında yapılan protokole aykırı davranarak zarara neden olduğunu ileri sürerek, 17.092,60 YTL’nın paranın hesaptan çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte emeklinin sağ olup olmadığını davacının takip etmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği emeklinin sağ olup olmadığını kontrol etme görevinin davalıda bulunduğu, yapılan ödemenin 15.891,87 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren davalı bankanın kısa vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıdan emekli aylığı almakta olan ...’in ölümünden sonra belirlenemeyen kişiler tarafından ATM kartı ile maaşının çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacakları ve somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının ATM kartı ile kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından çekilmiş olması ve hak sahibinin sağ olup olmadığının denetlenmesi açısından taraflar arasındaki sözleşmede ATM kartına 1 yıllık süre konulması ve bu tarihin güncellenmesi için hak sahibinden kimlik istenmesi gerektiğine ilişkin yüklenen yükümlülüğe davalının aykırı hareket etmiş bulunmasına ve bu nedenle davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermeden davacının zararına olacak şekilde hareket etmiş bulunmasına göre davalı banka da zarardan sorumlu ise de, bu sorumluluğun tamamının davalıya yüklenilmesi doğru değildir.
Zira, davacı da 12.10.1920 doğumlu olan hak sahibinin 14.11.2002 tarihinde öldüğü halde bu kişinin sağ olup olmadığını araştırmadan, elindeki teknik imkanlar gözöüne alındığında gelişen teknolojiye bağlı olarak nüfus ve diğer vatandaşlık bilgilerine çok kolay erişilebilmesinin mümkün bulunmasına rağmen kendi iç denetim görevini yerine getirmeyerek 4 yıla yakın bir süre bu kişi adına para göndermesinde müterafik kusurludur.
Bu itibarla, mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporda davacının meydana gelen zararda müterafik kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirmeye rağmen tüm sorumluluğun davalıda olduğuna ilişkin verilen karar doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 25.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018729400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz