Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4857 E. 2020/2978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muafiyet↗ denetime elverişlilik↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede muafiyet oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim kaybı olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle ihbar tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda hasar gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya incelendiğinde, zarara sebep olan dolu yağışı ardından iki kez ekspertiz incelemesi yapılmıştır. Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında hasar yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir. Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş dosyasından yapılan 07/09/2015 tarihli tespitte ise zarar oranının 1. üründe %50, ikinci üründe %40’ına tekabül edeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise dolu yağışı nedeniyle ürünün miktar ve kalitesinde zarar oluştuğu, ancak kesin zarar miktarını dosyada mevcut belgelerle tespit etmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan ve ilk derece mahkemesince de benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise üründe %90 oranında verim kaybı olduğu belirtilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da dahil olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim kaybı oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen hasar oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3174 E. 2024/1660 K.
Ortak:muafiyet · denetime elverişlilik · kâr kaybı · ihbar · hasar · dahili dava
İncelediğiniz karardaAlınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDairemizin 17.06.2020 tarih, 2019/4857 E., ve 2020/2978 K. sayılı kararıyla alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı, İlk Derece Mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi …
… 24 K. sayılı kararıyla; ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dolaylı zarar · birim fiyat · delil tespiti · keşif · tanıma · teminat kapsamı · kazanılmış hak · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
… dayandığını, dava konusu uyuşmazlığı ilişkin hiçbir görüş içermediğini, bilirkişi raporunda genel şartlar ve tarife talimatlar hükümleri dikkate alınmadığını, dolu «hasarının» «tanımı», devlet destekli bitkisel ürün sigortaları tarife ve talimatlarında, "dolu tanelerinin ürüne doğrudan çarpması" şeklinde tanımlandığını, yapılan ekspertiz incelemesinde, dolu tanelerinin ürünlere doğrudan çarpmadığı sadece yaprakların %5'inde bir dolu etkisi görüldüğü tespit edildiğini, üründe herhangi bir dolu hasarı tespit edilmediği için, hasar dosyası reddedildiğini, sigortalının itirazı üzerine yapılan 22.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz çalışmasında, yine aynı şekilde tespit yapıldığını, sadece yapraklarda dolu hasarının izlerine rastlandığını, üründe herhangi bir zarar emaresi tespit edilmediğini, bununla birlikte, yapraklarda hastalık ve kurumaların oluştuğu, bu nedenle de açık kalan kavun ürünlerinde güneş yanıklarının ve renk farklılıklarının oluştuğu gözlemlendiğini, devlet destekli bitkisel ürün sigortalarında, güneş yanıkları, renk farklılıkları ve fungal hastalıklar, «teminat kapsamı» dışında yer aldığını, tespit raporunda bahsedilen üründeki zarar dolu zararı değil, yapraklardaki fungal hastalıklardan kaynaklı çürüme ile güneş yanıklarından dolayı oluşan zararlar olduğunu, bu zararların dolu zararı ile karıştırılmaması gerektiğini, sigortalı alanda, yaprakların küçük bir bölümünde meydana gelen dolu hasarından sonra, meyvelerin yapraklarının açılması neticesinde, meyvede oluşan güneş yanıkları ve buna bağlı gelişen diğer fungal hastalıklar, «dolaylı zarar» sayıldığından, genel şartlar gereği teminat kapsamı dışında sayıldığını, tespit bilirkişisinin olmayan dolu hasarının, kavun meyvesi üzerinde berelenme ve yaralanm …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili ürünlerin dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasıyla hasar bedelinin poliçe «teminatı kapsamında» tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Bitkisel ürün sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4929 E. 2019/6233 K.
Ortak:hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında «hasar» yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca davalı tarafçadosyaya sunulan, dava konusu taşınmazlarda yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlarda, zararın dolu yağışından kaynaklanmadığı, ürünlerdeki «hasarın» zararlı böceklerden kaynaklandığı belirtilmiş olup raporların düzenlendiği sırada alınan ve dosyaya CD içerisinde sunulan olay sonrasına ait görüntülerde ağaç yapraklarında herhangi bir yırtılmanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, tanık beyanları, «delil tespit» dosyası, «ibraz» edilen CD içerisindeki görüntüler, meteoroloji verileri, ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazlarda yer alan davacıya ait ürünlerdeki zararın «sebebinin», tereddüte mahal vermeyecek şekilde somut olarak belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dain-i mürtehin · delil tespiti · muvafakat · sigorta poliçesi · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, tanık beyanları, «delil tespit» dosyası, «ibraz» edilen CD içerisindeki görüntüler, meteoroloji verileri, ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazlarda yer alan davacıya ait ürünlerdeki zararın «sebebinin», tereddüte mahal vermeyecek şekilde somut olarak belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece «delil tespit» dosyasında bulunan bilirkişi raporundaki kanaatlerden hareketle düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının ürünlerinde oluşan zararın dolu yağışından kaynaklandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15553 E. 2017/2790 K.
Ortak:muafiyet · ihbar · hasar · eksik inceleme · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında «hasar» yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «ispat külfetinin» davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer «deliller değerlendirilerek» %45 oranıda «hasarın» ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki «muafiyet» oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, davacı taşınmazındaki ürünün %45 hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · delil değerlendirmesi · delil tespiti · ispat külfeti · illiyet bağı · ibraz · teminat
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu «hasarın» «teminat» dışı halden kaynaklandığının «ispat külfeti» mahkemenin kabulünün aksine davalı Sigorta Şirketi'ndedir.
Bu durumda, mahkemece «ispat külfetinin» davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer «deliller değerlendirilerek» %45 oranıda «hasarın» ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki «muafiyet» oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Gerek davacının yaptırdığı «delil tespiti» raporuna, gerekse de ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4987 E. 2019/1827 K.
Ortak:muafiyet · hasar · Sigorta
İncelediğiniz kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında «hasar» yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · yasal faiz · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/576 E. 2012/1368 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında «hasar» yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan «hasar» oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Ancak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı ürünün poliçe tanzimi öncesinde hasarlı olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.136 TL’nın 20.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2–Dava, dolu «sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11523 E. 2018/3536 K.
Ortak:muafiyet · kâr kaybı · ihbar · hasar · Sigorta
İncelediğiniz kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre sigorta bedeli üzerinden «muafiyet» tutarının indirilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda oluşan zarar tutarı üzerinden muafiyet tutarı hesaplanarak indirim yapılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · harç ikmali · hasar ihbarı · harcın ikmali · eksik harç · harcın tamamlanması · belirsiz alacak davası · ek mehil
Benzer bu karardaMahkemece, kabulüne karar verilen miktar için «harcın ikmali» hususunda davacıya «mehil» verilmediği gibi davacı tarafından da «eksik harç ikmal» edilmemiş olmasına rağmen «harcı tamamlattırılmayan» kısım için davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davacı, dava dilekçesinde alacağın belirlenmesi ve şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin «belirsiz alacak davası» açmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4857 E. , 2020/2978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27/03/2018 tarih ve 2015/344 E. - 2018/124 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11/06/2019 tarih ve 2018/2038 E. - 2019/1172 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 09.05.2015-09.10.2015 dönemi için davalı tarafından sigortalanan tarlasına ekili kavunların 03/04.08.2015 tarihinde yağan dolu nedeniyle zarar gördüğünü, Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yapılan iki ekspertiz incelemesi sonucunda da dolu yağışının sadece yapraklarda hafif bir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe hasar oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede muafiyet oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim kaybı olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle ihbar tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda hasar gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya incelendiğinde, zarara sebep olan dolu yağışı ardından iki kez ekspertiz incelemesi yapılmıştır. Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında hasar yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir. Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş dosyasından yapılan 07/09/2015 tarihli tespitte ise zarar oranının 1. üründe %50, ikinci üründe %40’ına tekabül edeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise dolu yağışı nedeniyle ürünün miktar ve kalitesinde zarar oluştuğu, ancak kesin zarar miktarını dosyada mevcut belgelerle tespit etmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine alınan ve ilk derece mahkemesince de benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise üründe %90 oranında verim kaybı olduğu belirtilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da dahil olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim kaybı oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen hasar oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587604700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz