Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11523 E. 2018/3536 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ harç ikmali↗ hasar ihbarı↗ harcın ikmali↗ eksik harç↗ harcın tamamlanması↗ belirsiz alacak davası↗ ek mehil↗ muafiyet↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ alacak davası↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ harç↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle hasar oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bitkisel sigorta poliçesine dayalı alacak davası olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine göre sigorta bedeli üzerinden muafiyet tutarının indirilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda oluşan zarar tutarı üzerinden muafiyet tutarı hesaplanarak indirim yapılmıştır. Mahkemece muafiyet indiriminin taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümleri dikkate alınarak sigorta bedeli üzerinden yapılması ve tazminatın buna göre belirlenmesi gerektiğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekili, hasar ihbarı üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim kaybı tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve prim iadesi yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davacı, dava dilekçesinde alacağın belirlenmesi ve şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin belirsiz alacak davası açmıştır. Mahkemece, kabulüne karar verilen miktar için harcın ikmali hususunda davacıya mehil verilmediği gibi davacı tarafından da eksik harç ikmal edilmemiş olmasına rağmen harcı tamamlattırılmayan kısım için davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3008 E. 2014/10029 K.
Ortak:prim iadesi · hasar ihbarı · muafiyet · ek prim · kâr kaybı · ihbar · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Ancak, davalı tarafından düzenlenen poliçede fırtına «hasarı» için % 20 oranında «muafiyet tenzili» öngörülmüş ise de, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda bu oran gözetilerek hesaplama yapılmadığı gibi, mahkemece de bir değerlendirme yapılmış değildir.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili
Benzer bu karardaAncak, davalı tarafından düzenlenen poliçede fırtına «hasarı» için % 20 oranında «muafiyet tenzili» öngörülmüş ise de, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda bu oran gözetilerek hesaplama yapılmadığı gibi, mahkemece de bir değerlendirme yapılmış değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14763 E. 2015/308 K.
Ortak:prim iadesi · hasar ihbarı · muafiyet · ek prim · kâr kaybı · ihbar · sigorta poliçesi · yasal faiz
İncelediğiniz kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ıslah» edilen miktar yönünden iki yıllık «zamanaşımının» dolduğu, zararın sigorta kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.840,00 TL'nin 03/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen kısım yönünden davanın zaman aşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ıslah» edilen miktar yönünden iki yıllık «zamanaşımının» dolduğu, zararın sigorta kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.840,00 TL'nin 03/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen kısım yönünden davanın zaman aşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafından düzenlenen poliçede fırtına «hasarı» için % 20 oranında «muafiyet tenzili» ve %80 oranında müşterek sigorta öngörülmüş ise de, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda bu oranlar gözetilerek hesaplama yapılmadığı gibi, mahkemece de bir değerlendirme yapılmış değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10953 E. 2014/17948 K.
Ortak:prim iadesi · hasar ihbarı · ek prim · kâr kaybı · ihbar · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, davalı vekili «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zararın «sigorta poliçesi» kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 26.687,08 TL'nin («prim iadesi» düşüldükten sonra) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının beyan ettiği «prim iade» tutarı tazminattan «mahsup» edilmiş ise de; davacının, kendisine prim iadesi yapılmadığına yönelik beyanı karşısında mahkemece davalı Sigorta Şirketinden prim iadesi yapıldığına ilişkin deliller sorulmadan ve bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan prim iadesi yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup
Benzer bu karardaMahkemece, davalının beyan ettiği «prim iade» tutarı tazminattan «mahsup» edilmiş ise de; davacının, kendisine prim iadesi yapılmadığına yönelik beyanı karşısında mahkemece davalı Sigorta Şirketinden prim iadesi yapıldığına ilişkin deliller sorulmadan ve bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan prim iadesi yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5635 E. 2014/12546 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · sigorta sözleşmesi · ek prim · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · Sigorta
İncelediğiniz kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre sigorta bedeli üzerinden «muafiyet» tutarının indirilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda oluşan zarar tutarı üzerinden muafiyet tutarı hesaplanarak indirim yapılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Yine Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde fırtınanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11075 E. 2014/17230 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · sigorta sözleşmesi · ek prim · sigorta poliçesi · Sigorta
İncelediğiniz karardaAncak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre sigorta bedeli üzerinden «muafiyet» tutarının indirilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda oluşan zarar tutarı üzerinden muafiyet tutarı hesaplanarak indirim yapılmıştır.
3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · ıslah · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4857 E. 2020/2978 K.
Ortak:muafiyet · kâr kaybı · ihbar · hasar · Sigorta
İncelediğiniz kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre sigorta bedeli üzerinden «muafiyet» tutarının indirilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda oluşan zarar tutarı üzerinden muafiyet tutarı hesaplanarak indirim yapılmıştır.
Benzer bu kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme · dahili dava · kesin hüküm
Benzer bu karardaAlınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş dosyasından yapılan 07/09/2015 tarihli tespitte ise zarar oranının 1. üründe %50, ikinci üründe %40’ına tekabül edeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise dolu yağışı nedeniyle ürünün miktar ve kalitesinde zarar oluştuğu, ancak «kesin» zarar miktarını dosyada mevcut belgelerle tespit etmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
… kte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11523 E. , 2018/3536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2015 tarih ve 2012/31-2015/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, kayısı ağaçlarının olduğunu, davalı şirket tarafından sigortalandığını, dolu nedeniyle hasar gördüğünü, hasar ile ilgili tespit yapıldığını, davalının hasara ilişkin ödeme yapmadığını iddia ederek ürün kaybından doğan zararın tespit edilmesine, tespit edilen zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ürünlerinde oluşan hasar nedeniyle hesaplanan 13.204,00 TL’nin davacıya ödendiğini, sigortalının poliçesinin zeyil edilmiş olduğunu, bunun neticesinde sigortalıya prim iadesinin gerçekleştiğini, prim borcunun ve iade edilen prim tutarının tazminat bedelinden düşürülmesi gerektiğini, hasar ihbarı neticesinde yapılmış ekspertiz incelemesinde de belirlenen hasar oranları doğrultusunda tazminat tutarının sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle hasar oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bitkisel sigorta poliçesine dayalı alacak davası olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine göre sigorta bedeli üzerinden muafiyet tutarının indirilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda oluşan zarar tutarı üzerinden muafiyet tutarı hesaplanarak indirim yapılmıştır. Mahkemece muafiyet indiriminin taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümleri dikkate alınarak sigorta bedeli üzerinden yapılması ve tazminatın buna göre belirlenmesi gerektiğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekili, hasar ihbarı üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim kaybı tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve prim iadesi yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, prim iadesi yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davacı, dava dilekçesinde alacağın belirlenmesi ve şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin belirsiz alacak davası açmıştır. Mahkemece, kabulüne karar verilen miktar için harcın ikmali hususunda davacıya mehil verilmediği gibi davacı tarafından da eksik harç ikmal edilmemiş olmasına rağmen harcı tamamlattırılmayan kısım için davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423785200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz