Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4987 E. 2019/1827 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muafiyet tenzili↗ aaüt↗ muafiyet↗ yasal faiz↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, 24.02.2009 tarihinde dolu yağışı nedeniyle meydana gelen zararın davalı yanca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk hasarda örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı muafiyet tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir. Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında hasar meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak muafiyet tenzili yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1925 E. 2022/4543 K.
Ortak:muafiyet tenzili · muafiyet · yasal faiz · hasar · karar verilmesine yer olmadığına · Sigorta
İncelediğiniz karardaOysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 2017/4987 esas, 2019/1827 karar ve 05.03.2019 tarihli ikinci bozma ilamında “.... ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış,....” denilmek suretiyle kararın bozulmasına karşın mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma kararında ayrıntılı olarak gösterilen şekilde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan plastik örtüde meydana gelen hasarın % 60 üzerinden hesaplanması gerekirken % 100 hasar olmuş gibi hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi doğru görülme …
… davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bakiye 9.850,46 TL'nın ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDairemizin 2017/4987 esas, 2019/1827 karar ve 05.03.2019 tarihli ikinci bozma ilamında “.... ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış,....” denilmek suretiyle kararın bozulmasına karşın mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma kararında ayrıntılı olarak gösterilen şekilde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan plastik örtüde meydana gelen hasarın % 60 üzerinden hesaplanması gerekirken % 100 hasar olmuş gibi hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi doğru görülme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4857 E. 2020/2978 K.
Ortak:muafiyet · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Benzer bu kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında «hasar» yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · kâr kaybı · ihbar · eksik inceleme · dahili dava · kesin hüküm
Benzer bu karardaAlınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş dosyasından yapılan 07/09/2015 tarihli tespitte ise zarar oranının 1. üründe %50, ikinci üründe %40’ına tekabül edeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise dolu yağışı nedeniyle ürünün miktar ve kalitesinde zarar oluştuğu, ancak «kesin» zarar miktarını dosyada mevcut belgelerle tespit etmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine alınan ve ilk derece mahkemesince de benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu belirtilmiştir.
-
Bitkisel ürün sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4929 E. 2019/6233 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca davalı tarafçadosyaya sunulan, dava konusu taşınmazlarda yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlarda, zararın dolu yağışından kaynaklanmadığı, ürünlerdeki «hasarın» zararlı böceklerden kaynaklandığı belirtilmiş olup raporların düzenlendiği sırada alınan ve dosyaya CD içerisinde sunulan olay sonrasına ait görüntülerde ağaç yapraklarında herhangi bir yırtılmanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dain-i mürtehin · delil tespiti · muvafakat · sigorta poliçesi · dava sebebi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, tanık beyanları, «delil tespit» dosyası, «ibraz» edilen CD içerisindeki görüntüler, meteoroloji verileri, ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazlarda yer alan davacıya ait ürünlerdeki zararın «sebebinin», tereddüte mahal vermeyecek şekilde somut olarak belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece «delil tespit» dosyasında bulunan bilirkişi raporundaki kanaatlerden hareketle düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının ürünlerinde oluşan zararın dolu yağışından kaynaklandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/576 E. 2012/1368 K.
Ortak:yasal faiz · hasar
İncelediğiniz kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı ürünün poliçe tanzimi öncesinde hasarlı olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.136 TL’nın 20.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan «hasar» oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Ancak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2–Dava, dolu «sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6542 E. 2010/12790 K.
Ortak:muafiyet · hasar · vekalet ücreti · temsil · Sigorta
İncelediğiniz kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Benzer bu karardaDavalı ... şirketinin kendisini vekille «temsil» ettirmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 04.06.2005 tarihinde davacıya ait buğday ekili arazide dolu yağışı nedeniyle meydana gelen zararın 48.743,20TL olduğu, poliçe gereği «muafiyet» sonrası davacının net zararının 28.879,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 28.879,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
… miş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... şirketinin talebi üzerine dava dışı Tarım Sigortaları Vakfı Genel Müdürlüğü’nde «görevli» ziraat mühendisleri marifetiyle hazırlanan “bitkisel ürün sigortaları «hasar ihbarı» ve raporu” ibareli belgenin «hakem» bilirkişi raporu mahiyetinde olmaması ve bu belge ile hüküm kurulmasının mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tem …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · vekalet ücreti takdiri · hakem kararı · ihbar · sigorta poliçesi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… miş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... şirketinin talebi üzerine dava dışı Tarım Sigortaları Vakfı Genel Müdürlüğü’nde «görevli» ziraat mühendisleri marifetiyle hazırlanan “bitkisel ürün sigortaları «hasar ihbarı» ve raporu” ibareli belgenin «hakem» bilirkişi raporu mahiyetinde olmaması ve bu belge ile hüküm kurulmasının mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tem …
2-Ancak, dava dolu «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketinin kendisini vekille «temsil» ettirmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4987 E. , 2019/1827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Anamur 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/04/2017 tarih ve 2015/380-2017/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dolu riskine karşı sigortaladığı serada 2009 yılı Şubat ayında meydana gelen dolu felaketi sonrası hasar meydana geldiğini, tazmin talebinin davalı tarafından reddedilmesi üzerine müvekkilinin ürünlerin daha fazla zarar görmemesi için kendi imkânları ile serasını yaptırdığını, poliçede dolu riskinin teminat altına alınmış olduğunu ileri sürerek 33.448 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe ve genel şartlar uyarınca tazminatın hasar dosyasının kesinleşmesinden 30 gün içinde ödenmesi gerektiğini, ihbardan sonra incelemenin yapılarak 30.06.2009 tarihinde hasar dosyasının kesinleştirildiğini, tespit edilen 36.348 TL tutarındaki hasar bedelinden müşterek sigorta ve muafiyet bedelleri düşülünce bulunan 21.224 TL'nin 06.07.2009 tarihinde daini mürtehine ödendiğini, talep edilen örtü hasarının daha önce de tazmin edilmesine rağmen yenilenmeyip aynı hasarın bu davada da istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, 24.02.2009 tarihinde dolu yağışı nedeniyle meydana gelen zararın davalı yanca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk hasarda örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı muafiyet tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir. Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında hasar meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak muafiyet tenzili yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492176100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz