Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/576 E. 2012/1368 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı ürünün poliçe tanzimi öncesinde hasarlı olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.136 TL’nın 20.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Dava, dolu sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan hasar oranı üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı yanın hasar miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının gerçek zararı tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6542 E. 2010/12790 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda2–Dava, dolu «sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan «hasar» oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Ancak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… miş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... şirketinin talebi üzerine dava dışı Tarım Sigortaları Vakfı Genel Müdürlüğü’nde «görevli» ziraat mühendisleri marifetiyle hazırlanan “bitkisel ürün sigortaları «hasar ihbarı» ve raporu” ibareli belgenin «hakem» bilirkişi raporu mahiyetinde olmaması ve bu belge ile hüküm kurulmasının mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tem …
2-Ancak, dava dolu «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · vekalet ücreti takdiri · muafiyet · hakem kararı · ihbar · vekalet ücreti · temsil · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… miş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... şirketinin talebi üzerine dava dışı Tarım Sigortaları Vakfı Genel Müdürlüğü’nde «görevli» ziraat mühendisleri marifetiyle hazırlanan “bitkisel ürün sigortaları «hasar ihbarı» ve raporu” ibareli belgenin «hakem» bilirkişi raporu mahiyetinde olmaması ve bu belge ile hüküm kurulmasının mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tem …
Davalı ... şirketinin kendisini vekille «temsil» ettirmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 04.06.2005 tarihinde davacıya ait buğday ekili arazide dolu yağışı nedeniyle meydana gelen zararın 48.743,20TL olduğu, poliçe gereği «muafiyet» sonrası davacının net zararının 28.879,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 28.879,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sözleşmenin geçersizliği tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12061 E. 2011/317 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4857 E. 2020/2978 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan «hasar» oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Ancak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında «hasar» yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · denetime elverişlilik · kâr kaybı · ihbar · eksik inceleme · dahili dava · kesin hüküm
Benzer bu kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş dosyasından yapılan 07/09/2015 tarihli tespitte ise zarar oranının 1. üründe %50, ikinci üründe %40’ına tekabül edeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise dolu yağışı nedeniyle ürünün miktar ve kalitesinde zarar oluştuğu, ancak «kesin» zarar miktarını dosyada mevcut belgelerle tespit etmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine alınan ve ilk derece mahkemesince de benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu belirtilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4987 E. 2019/1827 K.
Ortak:yasal faiz · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı ürünün poliçe tanzimi öncesinde hasarlı olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.136 TL’nın 20.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan «hasar» oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Ancak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · muafiyet · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/576 E. , 2012/1368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2009 tarih ve 2004/817-2009/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ile davalı şirket arasında dolu sigortası poliçesi düzenlendiğini, sigorta örtüsü altına alınan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, hasar bedeli olan 19.040 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı ürünün poliçe tanzimi öncesinde hasarlı olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.136 TL’nın 20.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Dava, dolu sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan hasar oranı üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı yanın hasar miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının gerçek zararı tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1010937400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz