Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15553 E. 2017/2790 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksper raporu↗ delil değerlendirmesi↗ delil tespiti↗ ispat külfeti↗ muafiyet↗ illiyet bağı↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir illiyet bağının kurulamadığı, davacı tarafından ilk hasar tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.ihbar yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya ibraz edemediği, ikinci ekspertiz raporu ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan kesin bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, davacı taşınmazındaki ürünün %45 hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini talep etmiştir. Gerek davacının yaptırdığı delil tespiti raporuna, gerekse de ... İl Tarım Müdürlüğü’nün yaptığı tespit sonucunda düzenlenen tutanağa göre hasar aşırı yağış ve doludan meydana gelmiştir. Sigorta poliçesi hükümleri uyarınca aşırı yağıştan kaynaklanan hasarlar teminat dışı olup dolu hasarı teminata dahildir. Dolu hasarında da %10 oranında muafiyet bulunmaktadır. Mahkemece, doludan kaynaklanan hasarın %10’dan fazla olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının taşınmazında %45 oranında hasarın bulunduğu ispatlanmıştır. Bu hasarın teminat dışı halden kaynaklandığının ispat külfeti mahkemenin kabulünün aksine davalı Sigorta Şirketi'ndedir. Bu durumda, mahkemece ispat külfetinin davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller değerlendirilerek %45 oranıda hasarın ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki muafiyet oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15621 E. 2013/14181 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaSigorta poliçesi hükümleri uyarınca aşırı yağıştan kaynaklanan «hasarlar» «teminat» dışı olup dolu hasarı teminata dahildir.
Bu «hasarın» «teminat» dışı halden kaynaklandığının «ispat külfeti» mahkemenin kabulünün aksine davalı Sigorta Şirketi'ndedir.
… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı, davacının iş yerinde meydana gelen «hasarın» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf, dava konusu hasarların izolasyon eksikliğinden kaynaklandığından, Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca, poliçe «teminatı» dışında olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 20/09/2008 tarihinde meydana gelen «hasarın» aşırı yağış sonucu meydana geldiği, 08/01/2009 tarihli hasarında, çatı izolasyonu yetersizliği nedeni ile meydana geldiği, 20/09/2008 tarihinde sigortalı işyerinde hasar oluşturan olay sonucu gerekli onarımların yapılmaması halinde, benzer nitelikte bir doğa olayı sonunda yine hasar meydana gelebileceğinin herkesçe öngörülebilir olduğu, davacının gerekli onarımı yaptırmadığı bu nedenle ikinci hasarın «teminat» dışı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ilk hasar sebebiyle meydana gelen zarar miktarı olan 9.831,47 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak, 20/09/2008 tarihli ilk «hasarın» aşırı yağıştan kaynaklandığı belirtilmişse de aynı raporun 6. sayfasının 4. paragrafında, ilk hasar sonrası izolasyon çalışmalarının yapıldığı, bu nedenle izolasyon eksikliği sebebiyle meydan gelen ikinci hasarın öngörülebilir olduğu bildirilerek aslında ilk hasarın da izolasyon eksikliğinden kaynaklandığı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4857 E. 2020/2978 K.
Ortak:muafiyet · ihbar · hasar · eksik inceleme · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «ispat külfetinin» davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer «deliller değerlendirilerek» %45 oranıda «hasarın» ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki «muafiyet» oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, davacı taşınmazındaki ürünün %45 hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Birinci ekspertiz raporunda yapraklardaki %5 oranında «hasar» yanında üründe riske bağlı hasar bulunmadığı, 21.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz raporunda ise yapraklarda doludan dolayı yırtılmalar, kuruma, hastalık ve renk değişikliği görülmesine rağmen üründe hasar meydana gelmediği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · kâr kaybı · dahili dava
Benzer bu karardaAlınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine alınan ve ilk derece mahkemesince de benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4181 E. 2024/1871 K.
Ortak:delil tespiti · ihbar · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, davacı taşınmazındaki ürünün %45 hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini talep etmiştir.
Gerek davacının yaptırdığı «delil tespiti» raporuna, gerekse de ...
Benzer bu karardaMahkemece 18.04.2018 tarih ve 2017/555 E., 2018/485 K. sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, davalı vekili temyiz etmiştir.
… ularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, «hasarın» doludan kaynaklandığının kabul edilemeyeceği, ekspertiz raporuna imzadan imtina eden davacı tarafından yeniden inceleme talep edilmediği,görüntü ve kayıtlar, meteo …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bitkisel ürün «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4987 E. 2019/1827 K.
Ortak:muafiyet · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece «ispat külfetinin» davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer «deliller değerlendirilerek» %45 oranıda «hasarın» ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki «muafiyet» oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, davacı taşınmazındaki ürünün %45 hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · yasal faiz · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
-
Bitkisel ürün sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4929 E. 2019/6233 K.
Ortak:delil tespiti · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «ispat külfetinin» davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer «deliller değerlendirilerek» %45 oranıda «hasarın» ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki «muafiyet» oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, davacı taşınmazındaki ürünün %45 hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, tanık beyanları, «delil tespit» dosyası, «ibraz» edilen CD içerisindeki görüntüler, meteoroloji verileri, ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazlarda yer alan davacıya ait ürünlerdeki zararın «sebebinin», tereddüte mahal vermeyecek şekilde somut olarak belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece «delil tespit» dosyasında bulunan bilirkişi raporundaki kanaatlerden hareketle düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının ürünlerinde oluşan zararın dolu yağışından kaynaklandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dain-i mürtehin · muvafakat · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, tanık beyanları, «delil tespit» dosyası, «ibraz» edilen CD içerisindeki görüntüler, meteoroloji verileri, ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazlarda yer alan davacıya ait ürünlerdeki zararın «sebebinin», tereddüte mahal vermeyecek şekilde somut olarak belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15553 E. , 2017/2790 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2015 tarih ve 2013/383-2015/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazındaki ürünün dolu yağışı riskine karşı sigortalandığını, dolu yağışı nedeniyle müvekkilinin 26.554,00 TL zarara uğradığını, davalının zararı karşılamadığını ileri sürerek 26.554,00 TL'nin davalıdan yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Devlet Destekli Ürün Sigortası Poliçesi'nin sigortalısı olduğunu, 24/05/2013 tarihinde meydana geldiği iddia edilen dolu olayı nedeni ile sigortalı ürünlerde meydana gelmiş zarar için hasar tespiti yapıldığını, dolu nedeni ile ürünlerde % 10 oranında zarar meydana geldiğinin belirlendiğini, hasarın muafiyet sınırının altında kalması nedeni ile sigortalıya herhangi bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir illiyet bağının kurulamadığı, davacı tarafından ilk hasar tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.ihbar yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya ibraz edemediği, ikinci ekspertiz raporu ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan kesin bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, davacı taşınmazındaki ürünün %45 hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini talep etmiştir. Gerek davacının yaptırdığı delil tespiti raporuna, gerekse de ... İl Tarım Müdürlüğü’nün yaptığı tespit sonucunda düzenlenen tutanağa göre hasar aşırı yağış ve doludan meydana gelmiştir. Sigorta poliçesi hükümleri uyarınca aşırı yağıştan kaynaklanan hasarlar teminat dışı olup dolu hasarı teminata dahildir. Dolu hasarında da %10 oranında muafiyet bulunmaktadır. Mahkemece, doludan kaynaklanan hasarın %10’dan fazla olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının taşınmazında %45 oranında hasarın bulunduğu ispatlanmıştır.
Bu hasarın teminat dışı halden kaynaklandığının ispat külfeti mahkemenin kabulünün aksine davalı Sigorta Şirketi'ndedir. Bu durumda, mahkemece ispat külfetinin davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller değerlendirilerek %45 oranıda hasarın ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki muafiyet oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359551100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz