Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3174 E. 2024/1660 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolaylı zarar↗ birim fiyat↗ delil tespiti↗ keşif↗ tanıma↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ denetime elverişlilik↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından tarafından duruşma istemsiz olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dileklerinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.05.2015-09.10.2015 dönemi için davalı tarafından sigortalanan tarlasına ekili kavunların 03-04.08.2015 tarihinde yağan dolu nedeniyle zarar gördüğünü, Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D. İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan iki ekspertiz incelemesi sonucunda da dolu yağışının sadece yapraklarda hafif bir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe hasar oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2015/344 E., 2018/124 K. sayılı kararıyla; ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede muafiyet oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim kaybı olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle ihbar tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli ve 2018/2038 E., 2019/1172 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.06.2020 tarih, 2019/4857 E., ve 2020/2978 K. sayılı kararıyla alınan ekspertiz raporları da dahil olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim kaybı oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen hasar oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da denetime elverişli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dolu yağışı sonucu kavun bitkisinin yapraklarının delinmesi sebebiyle yaprakların gelişiminin yavaşlayacağı ve duracağı, yeterince gelişemeyen yaprakların kavun meyvesini Güneş ışığından koruyamayacağı, kavun meyvesinin doğrudan Güneş ışığına maruz kalmasıyla üzerinde Güneş yanıkları oluşacağı, bu durumun kavun meyvesinin pazar değerini düşüreceği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı delil tespiti dosyasında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 hasar oranı olduğunun belirtildiği, sigorta poliçesinde 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, birim fiyatının 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 muafiyet oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin ihbar tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Gölhisar bölgesinde kavun bitkisi mayıs başı gibi dikildiğini, dolu olayının ağustos ayında gerçekleştiğini, bu dönemde hem hasatlık kavunlar hem de ikinci hasat dönemi için oluşan kavunlar tarlada oluşmaya başladığını, dolunun hem birinci hasadı hem ikinci hasadı vurduğunu, bu durumun bilirkişi raporunda gözardı edildiğini, tespit dosyasındaki fotoğraflar incelendiğinde ve görüntülenen kavunlar dikkatlice incelendiğinde hem olgun olanların hem de çok küçük kavunların tarlada olduğu net bir biçimde görüleceğini, kaldı ki müvekkilinin tespitten sonra tarlayı sürdüğünü ve bir ürün satmadığını, davaya konu poliçeye tabi tarlada hem birinci hasadın hem ikinci hasadın yapılacağı olgunlaşmamış kavunların bulunduğu göz önüne alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu bilimsellikten uzak olup, tahmini hesaplamalara dayandığını, dava konusu uyuşmazlığı ilişkin hiçbir görüş içermediğini, bilirkişi raporunda genel şartlar ve tarife talimatlar hükümleri dikkate alınmadığını, dolu hasarının tanımı, devlet destekli bitkisel ürün sigortaları tarife ve talimatlarında, "dolu tanelerinin ürüne doğrudan çarpması" şeklinde tanımlandığını, yapılan ekspertiz incelemesinde, dolu tanelerinin ürünlere doğrudan çarpmadığı sadece yaprakların %5'inde bir dolu etkisi görüldüğü tespit edildiğini, üründe herhangi bir dolu hasarı tespit edilmediği için, hasar dosyası reddedildiğini, sigortalının itirazı üzerine yapılan 22.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz çalışmasında, yine aynı şekilde tespit yapıldığını, sadece yapraklarda dolu hasarının izlerine rastlandığını, üründe herhangi bir zarar emaresi tespit edilmediğini, bununla birlikte, yapraklarda hastalık ve kurumaların oluştuğu, bu nedenle de açık kalan kavun ürünlerinde güneş yanıklarının ve renk farklılıklarının oluştuğu gözlemlendiğini, devlet destekli bitkisel ürün sigortalarında, güneş yanıkları, renk farklılıkları ve fungal hastalıklar, teminat kapsamı dışında yer aldığını, tespit raporunda bahsedilen üründeki zarar dolu zararı değil, yapraklardaki fungal hastalıklardan kaynaklı çürüme ile güneş yanıklarından dolayı oluşan zararlar olduğunu, bu zararların dolu zararı ile karıştırılmaması gerektiğini, sigortalı alanda, yaprakların küçük bir bölümünde meydana gelen dolu hasarından sonra, meyvelerin yapraklarının açılması neticesinde, meyvede oluşan güneş yanıkları ve buna bağlı gelişen diğer fungal hastalıklar, dolaylı zarar sayıldığından, genel şartlar gereği teminat kapsamı dışında sayıldığını, tespit bilirkişisinin olmayan dolu hasarının, kavun meyvesi üzerinde berelenme ve yaralanmalar oluşturduğunu iddia etmesi tamamen hatalı olduğunu raporda bahsedilen fungal hastalıklar ve güneş yanıkları da zaten teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili ürünlerin dolu yağışı sonucunda hasar gördüğü iddiasıyla hasar bedelinin poliçe teminatı kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4857 E. 2020/2978 K.
Ortak:muafiyet · denetime elverişlilik · kâr kaybı · ihbar · hasar · dahili dava
İncelediğiniz karardaDairemizin 17.06.2020 tarih, 2019/4857 E., ve 2020/2978 K. sayılı kararıyla alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı, İlk Derece Mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi …
… 24 K. sayılı kararıyla; ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAlınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaGölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş dosyasından yapılan 07/09/2015 tarihli tespitte ise zarar oranının 1. üründe %50, ikinci üründe %40’ına tekabül edeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise dolu yağışı nedeniyle ürünün miktar ve kalitesinde zarar oluştuğu, ancak «kesin» zarar miktarını dosyada mevcut belgelerle tespit etmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
… kte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Bitkisel ürün sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13961 E. 2018/5329 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar
İncelediğiniz kararda… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL «hasar» oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… ir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe «hasar» oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki «muafiyet» ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; meydana gelen dolu yağışı nedeniyle davacıların taşınmazlarında ekili üründe %30 oranında zarar meydana geldiği, oluşan zarardan «muafiyet» oranı ve davacılara ödenen miktar düşüldükten sonra davacıların bakiye 6.902,...
TL'nin tespit tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...’den tahsiline, diğer davalıya karşı açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
1- Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davaya konu poliçeler üzerinde ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · dain-i mürtehin · rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · rehin
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen Bankanın «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Bankası A.Ş. «dain mürtehin» olarak gösterilmiştir.
Buna göre, mahkemece talep hakkına sahip dava dışı bankadan alınmış, açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekir.
Somut olayda davacıların aktif taraf sıfatının («husumet») varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu husus hakkında usulü eksiklik tamamlanmadan, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek ve anılan poliçelere dayalı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre; «sigorta sözleşmelerinde» sigorta bedelini alma ve zararı tazmin ettirme hakkı lehine sözleşme yapılan kişiye ait olup, somut olayda davacı ...’ün davaya konu bitkisel ürün «sigorta poliçelerinde» «sigorta ettiren» veya sigortalı konumunda olmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4987 E. 2019/1827 K.
Ortak:muafiyet · yasal faiz · hasar
İncelediğiniz kararda… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL «hasar» oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… ir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe «hasar» oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki «muafiyet» ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
4 benzer karar daha
-
Bitkisel ürün sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4929 E. 2019/6233 K.
Ortak:delil tespiti · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL «hasar» oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… ir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe «hasar» oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki «muafiyet» ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDava, bitkisel ürün «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece «delil tespit» dosyasında bulunan bilirkişi raporundaki kanaatlerden hareketle düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının ürünlerinde oluşan zararın dolu yağışından kaynaklandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca davalı tarafçadosyaya sunulan, dava konusu taşınmazlarda yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlarda, zararın dolu yağışından kaynaklanmadığı, ürünlerdeki «hasarın» zararlı böceklerden kaynaklandığı belirtilmiş olup raporların düzenlendiği sırada alınan ve dosyaya CD içerisinde sunulan olay sonrasına ait görüntülerde ağaç yapraklarında herhangi bir yırtılmanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dain-i mürtehin · muvafakat · dava sebebi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, tanık beyanları, «delil tespit» dosyası, «ibraz» edilen CD içerisindeki görüntüler, meteoroloji verileri, ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazlarda yer alan davacıya ait ürünlerdeki zararın «sebebinin», tereddüte mahal vermeyecek şekilde somut olarak belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «dain mürtehinin» davaya dair «muvafakatinin» dosya arasına alındığı, dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15553 E. 2017/2790 K.
Ortak:delil tespiti · muafiyet · ihbar · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz kararda… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
… ir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe «hasar» oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki «muafiyet» ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… 24 K. sayılı kararıyla; ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigorta poliçesi hükümleri uyarınca aşırı yağıştan kaynaklanan «hasarlar» «teminat» dışı olup dolu hasarı teminata dahildir.
Bu «hasarın» «teminat» dışı halden kaynaklandığının «ispat külfeti» mahkemenin kabulünün aksine davalı Sigorta Şirketi'ndedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · delil değerlendirmesi · ispat külfeti · illiyet bağı · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «ispat külfetinin» davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer «deliller değerlendirilerek» %45 oranıda «hasarın» ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki «muafiyet» oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu «hasarın» «teminat» dışı halden kaynaklandığının «ispat külfeti» mahkemenin kabulünün aksine davalı Sigorta Şirketi'ndedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/576 E. 2012/1368 K.
Ortak:sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… eği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı «delil tespiti» dosyasında yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 «hasar» oranı olduğunun belirtildiği, «sigorta poliçesinde» 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, «birim fiyatının» 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 «muafiyet» oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin «ihbar» tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL «hasar» oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… ir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe «hasar» oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki «muafiyet» ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı ürünün poliçe tanzimi öncesinde hasarlı olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.136 TL’nın 20.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2–Dava, dolu «sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan «hasar» oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaAncak, davalı yanın «hasar» miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının «gerçek zararı» tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15514 E. 2013/12759 K.
Ortak:teminat kapsamı · kâr kaybı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… dayandığını, dava konusu uyuşmazlığı ilişkin hiçbir görüş içermediğini, bilirkişi raporunda genel şartlar ve tarife talimatlar hükümleri dikkate alınmadığını, dolu «hasarının» «tanımı», devlet destekli bitkisel ürün sigortaları tarife ve talimatlarında, "dolu tanelerinin ürüne doğrudan çarpması" şeklinde tanımlandığını, yapılan ekspertiz incelemesinde, dolu tanelerinin ürünlere doğrudan çarpmadığı sadece yaprakların %5'inde bir dolu etkisi görüldüğü tespit edildiğini, üründe herhangi bir dolu hasarı tespit edilmediği için, hasar dosyası reddedildiğini, sigortalının itirazı üzerine yapılan 22.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz çalışmasında, yine aynı şekilde tespit yapıldığını, sadece yapraklarda dolu hasarının izlerine rastlandığını, üründe herhangi bir zarar emaresi tespit edilmediğini, bununla birlikte, yapraklarda hastalık ve kurumaların oluştuğu, bu nedenle de açık kalan kavun ürünlerinde güneş yanıklarının ve renk farklılıklarının oluştuğu gözlemlendiğini, devlet destekli bitkisel ürün sigortalarında, güneş yanıkları, renk farklılıkları ve fungal hastalıklar, «teminat kapsamı» dışında yer aldığını, tespit raporunda bahsedilen üründeki zarar dolu zararı değil, yapraklardaki fungal hastalıklardan kaynaklı çürüme ile güneş yanıklarından dolayı oluşan zararlar olduğunu, bu zararların dolu zararı ile karıştırılmaması gerektiğini, sigortalı alanda, yaprakların küçük bir bölümünde meydana gelen dolu hasarından sonra, meyvelerin yapraklarının açılması neticesinde, meyvede oluşan güneş yanıkları ve buna bağlı gelişen diğer fungal hastalıklar, «dolaylı zarar» sayıldığından, genel şartlar gereği teminat kapsamı dışında sayıldığını, tespit bilirkişisinin olmayan dolu hasarının, kavun meyvesi üzerinde berelenme ve yaralanm …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili ürünlerin dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasıyla hasar bedelinin poliçe «teminatı kapsamında» tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizin 17.06.2020 tarih, 2019/4857 E., ve 2020/2978 K. sayılı kararıyla alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı, İlk Derece Mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi …
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu, «tanık beyanı» ve dosya kapsamına göre, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem ve kalite «kaybı» gibi «sigorta poliçesi» kapsamındaki olaylar nedeniyle herhangi bir «hasar» oluşmadığı, meydana gelen verim kaybının güneş yanığı, hatalı gübreleme ve hastalıktan dolayı meydana gelen kurumadan kaynaklandığı, poliçe anlamında bir kalite kaybının mevcudiyeti için dolu yağışının zarara neden olması gerektiği, oluşan zararın «teminat kapsamı» dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, her iki davalı yönünden zararın «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile aynı «sebebe» dayalı olarak davanın reddine karar verildiğine göre, davalılar yararına tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, her iki davalı yönünden zararın «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile aynı «sebebe» dayalı olarak davanın reddine karar verildiğine göre, davalılar yararına tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu, «tanık beyanı» ve dosya kapsamına göre, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem ve kalite «kaybı» gibi «sigorta poliçesi» kapsamındaki olaylar nedeniyle herhangi bir «hasar» oluşmadığı, meydana gelen verim kaybının güneş yanığı, hatalı gübreleme ve hastalıktan dolayı meydana gelen kurumadan kaynaklandığı, poliçe anlamında bir kalite kaybının mevcudiyeti için dolu yağışının zarara neden olması gerektiği, oluşan zararın «teminat kapsamı» dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3174 E. , 2024/1660 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/202 Esas, 2022/246 Karar
DAVA TARİHİ
,
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından tarafından duruşma istemsiz olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dileklerinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.05.2015-09.10.2015 dönemi için davalı tarafından sigortalanan tarlasına ekili kavunların 03-04.08.2015 tarihinde yağan dolu nedeniyle zarar gördüğünü, Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D. İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan iki ekspertiz incelemesi sonucunda da dolu yağışının sadece yapraklarda hafif bir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe hasar oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2015/344 E., 2018/124 K. sayılı kararıyla; ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede muafiyet oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim kaybı olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle ihbar tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli ve 2018/2038 E., 2019/1172 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.06.2020 tarih, 2019/4857 E., ve 2020/2978 K. sayılı kararıyla alınan ekspertiz raporları da dahil olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim kaybı oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen hasar oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da denetime elverişli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dolu yağışı sonucu kavun bitkisinin yapraklarının delinmesi sebebiyle yaprakların gelişiminin yavaşlayacağı ve duracağı, yeterince gelişemeyen yaprakların kavun meyvesini Güneş ışığından koruyamayacağı, kavun meyvesinin doğrudan Güneş ışığına maruz kalmasıyla üzerinde Güneş yanıkları oluşacağı, bu durumun kavun meyvesinin pazar değerini düşüreceği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı delil tespiti dosyasında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 hasar oranı olduğunun belirtildiği, sigorta poliçesinde 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, birim fiyatının 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 muafiyet oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin ihbar tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Gölhisar bölgesinde kavun bitkisi mayıs başı gibi dikildiğini, dolu olayının ağustos ayında gerçekleştiğini, bu dönemde hem hasatlık kavunlar hem de ikinci hasat dönemi için oluşan kavunlar tarlada oluşmaya başladığını, dolunun hem birinci hasadı hem ikinci hasadı vurduğunu, bu durumun bilirkişi raporunda gözardı edildiğini, tespit dosyasındaki fotoğraflar incelendiğinde ve görüntülenen kavunlar dikkatlice incelendiğinde hem olgun olanların hem de çok küçük kavunların tarlada olduğu net bir biçimde görüleceğini, kaldı ki müvekkilinin tespitten sonra tarlayı sürdüğünü ve bir ürün satmadığını, davaya konu poliçeye tabi tarlada hem birinci hasadın hem ikinci hasadın yapılacağı olgunlaşmamış kavunların bulunduğu göz önüne alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu bilimsellikten uzak olup, tahmini hesaplamalara dayandığını, dava konusu uyuşmazlığı ilişkin hiçbir görüş içermediğini, bilirkişi raporunda genel şartlar ve tarife talimatlar hükümleri dikkate alınmadığını, dolu hasarının tanımı, devlet destekli bitkisel ürün sigortaları tarife ve talimatlarında, "dolu tanelerinin ürüne doğrudan çarpması" şeklinde tanımlandığını, yapılan ekspertiz incelemesinde, dolu tanelerinin ürünlere doğrudan çarpmadığı sadece yaprakların %5'inde bir dolu etkisi görüldüğü tespit edildiğini, üründe herhangi bir dolu hasarı tespit edilmediği için, hasar dosyası reddedildiğini, sigortalının itirazı üzerine yapılan 22.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz çalışmasında, yine aynı şekilde tespit yapıldığını, sadece yapraklarda dolu hasarının izlerine rastlandığını, üründe herhangi bir zarar emaresi tespit edilmediğini, bununla birlikte, yapraklarda hastalık ve kurumaların oluştuğu, bu nedenle de açık kalan kavun ürünlerinde güneş yanıklarının ve renk farklılıklarının oluştuğu gözlemlendiğini, devlet destekli bitkisel ürün sigortalarında, güneş yanıkları, renk farklılıkları ve fungal hastalıklar, teminat kapsamı dışında yer aldığını, tespit raporunda bahsedilen üründeki zarar dolu zararı değil, yapraklardaki fungal hastalıklardan kaynaklı çürüme ile güneş yanıklarından dolayı oluşan zararlar olduğunu, bu zararların dolu zararı ile karıştırılmaması gerektiğini, sigortalı alanda, yaprakların küçük bir bölümünde meydana gelen dolu hasarından sonra, meyvelerin yapraklarının açılması neticesinde, meyvede oluşan güneş yanıkları ve buna bağlı gelişen diğer fungal hastalıklar, dolaylı zarar sayıldığından, genel şartlar gereği teminat kapsamı dışında sayıldığını, tespit bilirkişisinin olmayan dolu hasarının, kavun meyvesi üzerinde berelenme ve yaralanmalar oluşturduğunu iddia etmesi tamamen hatalı olduğunu raporda bahsedilen fungal hastalıklar ve güneş yanıkları da zaten teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili ürünlerin dolu yağışı sonucunda hasar gördüğü iddiasıyla hasar bedelinin poliçe teminatı kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046999600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz