Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8219 E. 2013/22360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı kasaya ilişkin tanıtım kartının bulunmadığı, davacının şubede kayıtlı tasarruf hesabının bulunduğu ama en son işlem tarihinin 1993 yılında olup öncesi hareketlerin bulunmadığı, kasa tetkikinde gri 126 nolu kasanın olmayıp 121 numarada bittiği, davacının mal beyanında belirttiği ziynet eşyalarını açıklamadığı ve kiralandığı tarihten bu yana hiç açılıp yoklanmayan, araştırma yapılmayan kasanın seneler sonra açılması için müracaat edilmesinin hayatın olağan akışı içinde makul olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı bankaya devredilen emniyet sandığı ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge ibraz etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir. Ayrıca davalının, davacının kasa kiraladığına açık bir karşı çıkması da söz konusu değildir. Kasa ücretini ödeyen davacının 27 yıl sonra kasada bulunan eşyalarını istemesi davanın reddine gerekçe olmayacağı gibi, mal beyanında bulunulmaması da sadece Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde sonuçlar husule getireceğinden iş bu davanın reddine gerekçe yapılamaz. Bu nedenlerle mahkemece davacının kiralık kasasının bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken anılan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10281 E. 2016/4402 K.
Ortak:ibraz · i̇i̇k 72/son · Tazminat
İncelediğiniz kararda… savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı kasaya ilişkin tanıtım kartının bulunmadığı, davacının şubede kayıtlı tasarruf hesabının bulunduğu ama en «son» işlem tarihinin 1993 yılında olup öncesi hareketlerin bulunmadığı, kasa tetkikinde gri 126 nolu kasanın olmayıp 121 numarada bittiği, davacının mal beyanında belir …
Davacı, davalı bankaya devredilen emniyet sandığı ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge «ibraz» etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, ... tarafından kiralık kasa müşterilerinin fotoğraflı tanıtma ve takip kartı ile takip edildiği, davacıda bu kartın olmadığı, aksi halde kasa sözleşmesinde imza örneği formunun tanzim edildiği, davacının anılan «formda» imzasının olmadığı, «son» işlem tarihinin ...
Dairemizin 05/12/2013 tarih, 2013/8219 Esas, 2013/22360 Karar sayılı bozma ilamında; “ Davacı, davalı bankaya devredilen ... ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge «ibraz» etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · ba formu · kazanılmış hak · dava sebebi
Benzer bu karardaYargıtay’ın bozma ilamına uyulması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına «usuli kazanılmış hak» doğar.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, ... tarafından kiralık kasa müşterilerinin fotoğraflı tanıtma ve takip kartı ile takip edildiği, davacıda bu kartın olmadığı, aksi halde kasa sözleşmesinde imza örneği formunun tanzim edildiği, davacının anılan «formda» imzasının olmadığı, «son» işlem tarihinin ...
Mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma «sebebi» sayılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2781 E. 2019/8 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · ihtarname · maddi tazminat · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… kanıtlanamadığı için davacının var olduğunu iddia ettiği ziynet eşyalarının kasada olduğunun kabulü gerekeceği, bu ziynet eşyalarının güncel değerine davacı lehine «maddi tazminat» olarak hükmetmek gerektiği, ziynet eşyalarının kaybından dolayı duyulan üzüntü nedeniyle davacının aşırı zenginleşmesine ve davalının maddi «değer kaybına» uğramayacağı uygun bir miktara davacı lehine manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 68.835,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bankanın «ihtarnameyi» tebellüğ tarihinde «temerrüde» düştüğünün kabulü ile, davaya konu eşyaların değerinin bu tarih itibariyle hesaplanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih itibariyle hesaplanan değere hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben göndermiş olduğu 16.03.2004 tarihli «ihtarname» ile kiralık kasaya konulmuş olan eşyayı talep etmiş ve anılan ihtarname muhatap bankaya 22.03.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir.
-
Kiralık kasa sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6303 E. 2022/3577 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · ihtar · tebligat
Benzer bu kararda… in 8.1. maddesinde, ‘’ Banka, … gibi haller sebebiyle kasanın nakledilmesinin gerekmesi.… kasayı boşaltmasının noter marifetiyle bildirilmesine rağmen müşterinin bu «tebligatı» aldığı yahut almış sayılacağı tarihten itibaren 15 gün içinde şubeye gelerek kasayı boşaltmaması hallerinde müşteri hazır olmaksızın kasayı açmaya ve muhteviyatını ayrı bir yerde emanete almaya yetkilidir. ‘’ düzenlemesi yer almasına rağmen, davacılara gönderilen noter «ihtarının» üzerinden bir hafta geçmesi üzerine kasa açılmıştır.
Dava, kiralık kasa sözleşmesinden («saklama sözleşmesinden») kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4860 E. 2017/2909 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · takipsizlik kararı · kusur · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ilingirin yanlışlıkla müştekinin de kasasını delerek açması üzerine tutanakla içerisinde birşey olmadığının tespit edildiği, kasanın bankaca yanlışlıkla açıldığı ve «hizmet kusuru» bulunduğu için «takipsizlik» kararı verildiği, davacının şahsi ziynet eşyalarının kasaya daha önce konulmuş olduğu izleniminin edinildiği, ancak kiralık kasaya daha önce konulmuş eşyaların, davacı tarafından alınarak kasanın boşaltılmasının mümkün olduğu, kiralık kasanın noter ve banka yetkilileri huzurunda açılmadan önce davacı dışındaki kötü niyetli kişilerce de bir şekilde boşaltılmış olabileceği, 07.05.2007 tarihinde kasanın sehven değil, boş olduğunun tespiti için bilinçli olarak da açılmış olabileceği gibi kiralık kasanın, 07.05.2007 tarihli tespit sırasında «görevlilerin» bir anlık ihmali ve bir boşluk sırasında boşaltılmasının da ihtimal dahilinde olduğu, bunun kanıtlanmasının mümkün olmadığı, davalıya atfedilecek bir kusur bulunma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3314 E. 2014/10385 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · kişilik haklarına saldırı · ağır kusur · kişilik hakları · hırsızlık · tacir · maddi tazminat · kusur
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre; davalı bankanın kuruluş faaliyetleri özel izne tabi olan ve özel usullerle denetlenen, yeterliliği ve uzmanlığı kabul edilmiş olan tüzel kişi «tacir» olduğu, kendisine «özen borcu» yüklenmiş olup buna uygun hareket etmesi gerektiği, bankaların kiralık kasa faaliyetlerinde ve işlemlerinde kasanın içinde bulunduğu binanın korunması ve kasadaki eşyanın muhafazası ile ilgili bütün mesleki hatalarının «ağır kusuru» olarak kabul edilmesi gerekeceği, meydana gelen «hırsızlık» olayında davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı yani kusurun tamamının davalı bankada olduğu, dolayısıyla davacının uğradığı maddi zararlarının tamamından da davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının uğradığı toplam maddi zararının 152.562,40 TL olduğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin bu bedel üzerinden kabulüne ve fazlaya ilişkin istemin reddine; davacı taraf her ne kadar manevi tazminat da talep etmiş ise de, dava konusu olay nedeni ile davalı bankanın davacının «kişilik haklarına saldırdığına» yönelik herhangi bir eyleminin bulunduğunun yasal ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3782 E. 2013/22046 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · teminat kapsamı · maddi tazminat · sigorta poliçesi · teminat · temsil
Benzer bu karardaAncak mahkemece, davacı tarafın nakit 9.000.00 TL para dışındaki taleplerinin değeri, sigorta genel şartlarına göre belirlenmediği gibi, iddia edilen dava konusu zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olup olmadığı ile davalı şirketin bunlardan sorumlu bulunup bulunmadığı da tartışılmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta poliçesine» dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı tarafça kasa içerisinde 9.000.00 TL nakit para olduğu iddia edilmiş, davalı «temsilcisince» de bu miktar üzerinden dava kabul edilmiş ancak, bilirkişi raporunda belirlenen kasa mevcudundan hareketle mahkemece, bakiye 11.000.00 TL için de kabul kararı verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8219 E. , 2013/22360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2007/515-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1976 yılında evlendiğinde takılan altın ve ziynet eşyaları ile ailesinden intikal eden eşyaları Emniyet Sandığı ... Şubesin'den 25.06.1976 tarihinde kiraladığı 126 nolu kasaya koyduğunu, 1983 yılında Emniyet Sandığı'nın kapatılarak Ziraat Bankası'na bağlandığını, kiralık kasaların da önce Ziraat Bankası ... Şubesi'ne, sonra da ... Şubesi'ne devredildiğini, müvekkilinin yıllık kasa kiralarını muntazam bankaya ödediğini, 2003 yılında banka görevlilerince kasa dairesinde yapılan inceleme de müvekkiline ait kasanın bulunamadığını ve durumun tutanak ile tespit olunduğunu, söz konusu kasada müvekkilinin 80.000 TL değerinde ziynet eşyasının bulunduğunu, kasa kaybı nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek 80.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın 11.09.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kasa kiralamasına rağmen 11.09.2003 tarihine kadar hiç bir müracaatta bulunmadığını, sahiplerince hiç açılmayan, aranmayan bir kasanın zaman zaman ücret gönderilerek 27 yıl sonra açılmak istenmesinin kasanın varlığı ve içeriğinin şüpheli olduğuna işaret ettiğini, müvekkilinin bir kusurunun söz konusu olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı kasaya ilişkin tanıtım kartının bulunmadığı, davacının şubede kayıtlı tasarruf hesabının bulunduğu ama en son işlem tarihinin 1993 yılında olup öncesi hareketlerin bulunmadığı, kasa tetkikinde gri 126 nolu kasanın olmayıp 121 numarada bittiği, davacının mal beyanında belirttiği ziynet eşyalarını açıklamadığı ve kiralandığı tarihten bu yana hiç açılıp yoklanmayan, araştırma yapılmayan kasanın seneler sonra açılması için müracaat edilmesinin hayatın olağan akışı içinde makul olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı bankaya devredilen emniyet sandığı ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge ibraz etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir. Ayrıca davalının, davacının kasa kiraladığına açık bir karşı çıkması da söz konusu değildir. Kasa ücretini ödeyen davacının 27 yıl sonra kasada bulunan eşyalarını istemesi davanın reddine gerekçe olmayacağı gibi, mal beyanında bulunulmaması da sadece Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde sonuçlar husule getireceğinden iş bu davanın reddine gerekçe yapılamaz. Bu nedenlerle mahkemece davacının kiralık kasasının bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken anılan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569636900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz