Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10281 E. 2016/4402 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil değerlendirmesi↗ usuli kazanılmış hak↗ ba formu↗ kazanılmış hak↗ dava sebebi↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, ... tarafından kiralık kasa müşterilerinin fotoğraflı tanıtma ve takip kartı ile takip edildiği, davacıda bu kartın olmadığı, aksi halde kasa sözleşmesinde imza örneği formunun tanzim edildiği, davacının anılan formda imzasının olmadığı, son işlem tarihinin ... Şubesi'nin kapatılarak ... Şubesi'ne devri tarihi olan 23.10.1993 tarihi olduğu, öncesine ait hareketin olmadığı, yine kasa tetkikinde gri ... nolu kasanın olmayıp, kasaların ... numarada sona erdiği, ... tarafından genel duyuru yapılıp kasaların tamamının boş olarak bildirildiği ve hesapların kapatılması için müşterilere çağrı yapıldığı, fiziken kapalı kasaların noter huzurunda 2003 yılında açıldığı ve çıkan kıymet var ise tespit olunduğu, numaranın ...'de bittiği, diğer ... nolu kasanın ellerindeki anahtar ile açılmadığı, müşteri elindeki anahtar ile kendi ellerindeki anahtarın birbirine benzemediği, mal beyanında bulunulmamasının bir delil olarak değerlendirilebileceği, bu yekün ziynetin bu ana kadar sorgu sual edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilip yeniden yargılama yapılarak, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 05/12/2013 tarih, 2013/8219 Esas, 2013/22360 Karar sayılı bozma ilamında; “ Davacı, davalı bankaya devredilen ... ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge ibraz etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir. Ayrıca davalının, davacının kasa kiraladığına açık bir karşı çıkması da söz konusu değildir. Kasa ücretini ödeyen davacının 27 yıl sonra kasada bulunan eşyalarını istemesi davanın reddine gerekçe olmayacağı gibi, mal beyanında bulunulmaması da sadece Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde sonuçlar husule getireceğinden iş bu davanın reddine gerekçe yapılamaz. Bu nedenlerle mahkemece davacının kiralık kasasının bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken anılan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ancak bozma ilamında da açıkca belirtildiği gibi davalı bankanın davacının kasa kiraladığına açık bir karşı çıkmasının olmadığı gözardı edilmiş, kasa ücretini ödeyen davacının 27 yıl sonra kasada bulunan eşyalarını istemesinin ve kasa içerisinde bulunduğu iddia olunan malların mal beyanında belirtilmemesi hususlarının davanın reddine gerekçe yapılamayacağı belirtilmiş olmasına rağmen, aynı noktalara değinilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın bozma ilamına uyulması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi yükümlülüğü meydana gelir. Mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma sebebi sayılır.
Bu itibarla, mahkemece Dairemizin bozma ilamında davacının kiralık kasasının bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği hususuna işaret olunduğu halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8219 E. 2013/22360 K.
Ortak:ibraz · i̇i̇k 72/son · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, ... tarafından kiralık kasa müşterilerinin fotoğraflı tanıtma ve takip kartı ile takip edildiği, davacıda bu kartın olmadığı, aksi halde kasa sözleşmesinde imza örneği formunun tanzim edildiği, davacının anılan «formda» imzasının olmadığı, «son» işlem tarihinin ...
Dairemizin 05/12/2013 tarih, 2013/8219 Esas, 2013/22360 Karar sayılı bozma ilamında; “ Davacı, davalı bankaya devredilen ... ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge «ibraz» etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir.
Benzer bu kararda… savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı kasaya ilişkin tanıtım kartının bulunmadığı, davacının şubede kayıtlı tasarruf hesabının bulunduğu ama en «son» işlem tarihinin 1993 yılında olup öncesi hareketlerin bulunmadığı, kasa tetkikinde gri 126 nolu kasanın olmayıp 121 numarada bittiği, davacının mal beyanında belir …
Davacı, davalı bankaya devredilen emniyet sandığı ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge «ibraz» etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17535 E. 2015/3717 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · taraf ehliyeti · maddi tazminat · kusur
Benzer bu kararda… iyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... «maddi tazminat» talebine yönelik davada aktif taraf «ehliyetine» sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekç …
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu eksikliğe ilişkin davacının «bilirkişi raporuna itirazları» da ayrıntılarıyla karşılanmamış, karar gerekçesinde açıklanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5042 E. 2023/6971 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu kiralık kasa içerisinde olduğu iddia olunan kıymetli eşyaların kaybolmasında davalı bankanın «kusuru» ve sorumluluğu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4860 E. 2017/2909 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · takipsizlik kararı · kusur · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ilingirin yanlışlıkla müştekinin de kasasını delerek açması üzerine tutanakla içerisinde birşey olmadığının tespit edildiği, kasanın bankaca yanlışlıkla açıldığı ve «hizmet kusuru» bulunduğu için «takipsizlik» kararı verildiği, davacının şahsi ziynet eşyalarının kasaya daha önce konulmuş olduğu izleniminin edinildiği, ancak kiralık kasaya daha önce konulmuş eşyaların, davacı tarafından alınarak kasanın boşaltılmasının mümkün olduğu, kiralık kasanın noter ve banka yetkilileri huzurunda açılmadan önce davacı dışındaki kötü niyetli kişilerce de bir şekilde boşaltılmış olabileceği, 07.05.2007 tarihinde kasanın sehven değil, boş olduğunun tespiti için bilinçli olarak da açılmış olabileceği gibi kiralık kasanın, 07.05.2007 tarihli tespit sırasında «görevlilerin» bir anlık ihmali ve bir boşluk sırasında boşaltılmasının da ihtimal dahilinde olduğu, bunun kanıtlanmasının mümkün olmadığı, davalıya atfedilecek bir kusur bulunma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10281 E. , 2016/4402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2015 tarih ve 2014/146-2015/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1976 yılında evlendiğinde takılan altın ve ziynet eşyaları ile ailesinden intikal eden eşyaları ...
Şubesin'den 25.06.1976 tarihinde kiraladığı ... nolu kasaya koyduğunu, 1983 yılında ...'nın kapatılarak ...'na bağlandığını, kiralık kasaların da önce ... ... Şubesi'ne, sonra da ... Şubesi'ne devredildiğini, müvekkilinin yıllık kasa kiralarını muntazam bankaya ödediğini, 2003 yılında banka görevlilerince kasa dairesinde yapılan inceleme de müvekkiline ait kasanın bulunamadığını ve durumun tutanak ile tespit olunduğunu, söz konusu kasada müvekkilinin 80.000 TL değerinde ziynet eşyasının bulunduğunu, kasa kaybı nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek 80.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın 11.09.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, ... tarafından kiralık kasa müşterilerinin fotoğraflı tanıtma ve takip kartı ile takip edildiği, davacıda bu kartın olmadığı, aksi halde kasa sözleşmesinde imza örneği formunun tanzim edildiği, davacının anılan formda imzasının olmadığı, son işlem tarihinin ... Şubesi'nin kapatılarak ... Şubesi'ne devri tarihi olan 23.10.1993 tarihi olduğu, öncesine ait hareketin olmadığı, yine kasa tetkikinde gri ... nolu kasanın olmayıp, kasaların ... numarada sona erdiği, ... tarafından genel duyuru yapılıp kasaların tamamının boş olarak bildirildiği ve hesapların kapatılması için müşterilere çağrı yapıldığı, fiziken kapalı kasaların noter huzurunda 2003 yılında açıldığı ve çıkan kıymet var ise tespit olunduğu, numaranın ...'de bittiği, diğer ...
nolu kasanın ellerindeki anahtar ile açılmadığı, müşteri elindeki anahtar ile kendi ellerindeki anahtarın birbirine benzemediği, mal beyanında bulunulmamasının bir delil olarak değerlendirilebileceği, bu yekün ziynetin bu ana kadar sorgu sual edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilip yeniden yargılama yapılarak, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 05/12/2013 tarih, 2013/8219 Esas, 2013/22360 Karar sayılı bozma ilamında; “ Davacı, davalı bankaya devredilen ... ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge ibraz etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir. Ayrıca davalının, davacının kasa kiraladığına açık bir karşı çıkması da söz konusu değildir. Kasa ücretini ödeyen davacının 27 yıl sonra kasada bulunan eşyalarını istemesi davanın reddine gerekçe olmayacağı gibi, mal beyanında bulunulmaması da sadece Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde sonuçlar husule getireceğinden iş bu davanın reddine gerekçe yapılamaz. Bu nedenlerle mahkemece davacının kiralık kasasının bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken anılan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ancak bozma ilamında da açıkca belirtildiği gibi davalı bankanın davacının kasa kiraladığına açık bir karşı çıkmasının olmadığı gözardı edilmiş, kasa ücretini ödeyen davacının 27 yıl sonra kasada bulunan eşyalarını istemesinin ve kasa içerisinde bulunduğu iddia olunan malların mal beyanında belirtilmemesi hususlarının davanın reddine gerekçe yapılamayacağı belirtilmiş olmasına rağmen, aynı noktalara değinilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın bozma ilamına uyulması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi yükümlülüğü meydana gelir. Mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma sebebi sayılır.
Bu itibarla, mahkemece Dairemizin bozma ilamında davacının kiralık kasasının bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği hususuna işaret olunduğu halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220232700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz