Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3782 E. 2013/22046 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin karar harcı↗ teminat kapsamı↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça kasa içerisinde 9.000.00 TL nakit para olduğu iddia edilmiş, davalı temsilcisince de bu miktar üzerinden dava kabul edilmiş ancak, bilirkişi raporunda belirlenen kasa mevcudundan hareketle mahkemece, bakiye 11.000.00 TL için de kabul kararı verilmiştir. Oysa davacı tarafça kasa içinde 2.500.00 € kasaya emanet olarak bırakılan para ile bir kısım ziynet eşyalarının da bulunduğu ve bunların da çalındığından bahisle tamamının tazmini talep edilmiştir. Ancak mahkemece, davacı tarafın nakit 9.000.00 TL para dışındaki taleplerinin değeri, sigorta genel şartlarına göre belirlenmediği gibi, iddia edilen dava konusu zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı ile davalı şirketin bunlardan sorumlu bulunup bulunmadığı da tartışılmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2781 E. 2019/8 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «sigorta poliçesine» dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kanıtlanamadığı için davacının var olduğunu iddia ettiği ziynet eşyalarının kasada olduğunun kabulü gerekeceği, bu ziynet eşyalarının güncel değerine davacı lehine «maddi tazminat» olarak hükmetmek gerektiği, ziynet eşyalarının kaybından dolayı duyulan üzüntü nedeniyle davacının aşırı zenginleşmesine ve davalının maddi «değer kaybına» uğramayacağı uygun bir miktara davacı lehine manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 68.835,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · ihtarname · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… kanıtlanamadığı için davacının var olduğunu iddia ettiği ziynet eşyalarının kasada olduğunun kabulü gerekeceği, bu ziynet eşyalarının güncel değerine davacı lehine «maddi tazminat» olarak hükmetmek gerektiği, ziynet eşyalarının kaybından dolayı duyulan üzüntü nedeniyle davacının aşırı zenginleşmesine ve davalının maddi «değer kaybına» uğramayacağı uygun bir miktara davacı lehine manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 68.835,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bankanın «ihtarnameyi» tebellüğ tarihinde «temerrüde» düştüğünün kabulü ile, davaya konu eşyaların değerinin bu tarih itibariyle hesaplanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih itibariyle hesaplanan değere hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben göndermiş olduğu 16.03.2004 tarihli «ihtarname» ile kiralık kasaya konulmuş olan eşyayı talep etmiş ve anılan ihtarname muhatap bankaya 22.03.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11182 E. 2015/7983 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · harç
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davanın reddine, 25,20 TL «başvuru harcının» davacıdan tahsiline karar verilmiş, ancak davacı tarafından 20.09.2013 tarihinde yatırılan 1.277,40 TL «harç» nazara alınmamış olup, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5839 E. 2011/17169 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · kötüniyet tazminatı · yemin · kötü niyet tazminatı · mahsup · kötü niyet · kötüniyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda davacının «kasa açığı» olduğuna dair 16.06.2003-24.07.2003 tarihli tutanaklardan, davalının davacıya olan borcuna karşı kasa açıklarının «mahsup» edildiğine dair açıklık bulunmadığı gibi takibin bu tutanaklardan yaklaşık 1 yıl sonra yapılmış olması karşısında davacının alacaklı olmadığını bilerek takip yaptığının ve icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamaması nedeniyle haksız ve «kötü niyet tazminat» koşulları bulunmadığından bu konuda davalının isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından bozmadan önce sunulan «yemin» metni gereğince davalı şirket yetkilisine dosya içerisinde yer alan en «son» tarihli şirket yöneticisine yemin yöneltildiğini, davacı tarafa borçlarının bulunmadığını bildirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davacı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmetmiş ise de kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3782 E. , 2013/22046 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2012 tarih ve 2013/312-2012/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin aracılık yaptığı dava dışı Allianz Sigorta A.Ş. nezdinde Kasa Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkiline ait işyerindeki kasanın 15.04.2011 tarihinde bilinmeyen kişilerce açılarak içerisinde bulunan 9.000.00 TL nakit para, 2.500.00 €, bir adet beşi bir yerde, altı adet reşat altını ve iki adet gram altının alındığını, sigorta poliçesinin en az on yıldır devam ettiğini ancak, dava dışı sigorta şirketince 2007 yılında kasanın bulunduğu işyerlerindeki tüm kapı ve pencerelerin önlerinde demir parmaklık ve kepenk olması şartı getirildiği halde, bu hususun davalı şirketçe müvekkiline bildirilmemesi nedeniyle müvekkilince bu eksiklik tamamlanmadığından sigorta şirketince müvekkilinin zararının giderilmediğini, bu konuda davalı şirketinin kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik teminat altına alınan sigorta değeri olan 20.000.00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacı tarafın sigorta acentesi olarak, dava dışı sigorta şirketince getirilen zorunluluğu davacıya bildirmeyi unuttuklarını, poliçe ile davacı sigortalıya TL dışında teminat verilmediğini, davanın 9.000.00 TL'lik kısmını kabul ettiklerini, bakiye zararın resmi belge ile ispatlanması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça 2002 yılından bu yana düzenli olarak davalı şirket aracılığıyla dava dışı sigorta şirketi nezdinde kasa hırsızlık sigorta poliçesinin düzenlendiği, 2007 yılında anılan sigorta şirketince rizikonun gerçekleşmesi halinde teminat bedelinin ödenmesi için sigortalı işyerinin tamamında demir parmaklık ve kepenk bulunması zorunluluğunun getirildiği, ancak davalı şirketçe bu hususun davacı tarafa zamanında bildirilmediği, bu nedenle davalı şirketin davacının zararından sorumlu olduğu, hırsızlığa konu kasa mevcudiyetinin sigorta poliçesinde yazılı bedelden fazla olduğu, davacı tarafça sigorta bedeli kadar talepte bulunulduğu, davalı tarafça 9.000.00 TL'lik bölüm yönünden davanın kabul edildiği, kalan 11.000.00 TL’lik kısım yönünden ise iddianın ispat edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.000.00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça kasa içerisinde 9.000.00 TL nakit para olduğu iddia edilmiş, davalı temsilcisince de bu miktar üzerinden dava kabul edilmiş ancak, bilirkişi raporunda belirlenen kasa mevcudundan hareketle mahkemece, bakiye 11.000.00 TL için de kabul kararı verilmiştir. Oysa davacı tarafça kasa içinde 2.500.00 € kasaya emanet olarak bırakılan para ile bir kısım ziynet eşyalarının da bulunduğu ve bunların da çalındığından bahisle tamamının tazmini talep edilmiştir. Ancak mahkemece, davacı tarafın nakit 9.000.00 TL para dışındaki taleplerinin değeri, sigorta genel şartlarına göre belirlenmediği gibi, iddia edilen dava konusu zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı ile davalı şirketin bunlardan sorumlu bulunup bulunmadığı da tartışılmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568683400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz