Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4635 E. 2013/22053 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ peşin karar harcı↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ yargılama gideri↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 22.12.2009 gün ve 2352-13144 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, davacı tarafça yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarılarak bu hesaptan yurtdışındaki bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delilin sunulamadığı, bu nedenle off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999-22.12.1999 tarihleri arasında işleyecek yıllık %97, bu tarihten itibaren ise değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının zararının Off Shore Bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacak olmasına göre davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece fer’i müdahil TMSF'ye devredilen davalı bankanın harçtan muaf olduğu unutularak hükmün ikinci fıkrasında harcın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesi ve dört numaralı bentte peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Külli halefiyet 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8412 E. 2014/776 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · peşin karar harcı · dolandırıcılık · yargılama gideri · dahili dava · avans faizi
İncelediğiniz kararda… aki bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delilin sunulamadığı, bu nedenle off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999-22.12.1999 tarihleri arasında işleyecek yıllık %97, bu tarihten itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… l TMSF'ye devredilen davalı bankanın harçtan muaf olduğu unutularak hükmün ikinci fıkrasında harcın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesi ve dört numaralı bentte «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7.
Benzer bu karardaCeza Dairesi’nin 22.12.2009 gün ve 2352-13144 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, sözleşmeden kaynaklı alacakların BK’nın 125. maddesi gereği 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olup, 5411 sayılı kanunun 62/1 maddesi hükmü gereği bir mevduat alacaklısının alacağının zamanaşıma uğraması ve böylece bankanın bu mevduata ilişkin borç ve sorumluluğunun kalkması için on yıllık zamanaşımı süresinin sessiz kalarak geçirilmiş olmasının ve Bankalar Kanunu’ndaki özel hükümlerin öngördüğü idari şartların yerine getirilmesinin gerektiği, buna göre bankalarda bulunan mevduat ve alacakların on yıl sonra zamanaşımına uğraması için bankaca gerçekleştirilecek «ilan» «tebligatının» zorunlu olduğu, davalılar hakkında ceza yargılamasının 2010 yılında kesinleştiği, «ceza zamanaşımı» ve BK’nın 125 maddesi hükmü uyarınca «uzamış ceza zamanaşımı» süresi nedeniyle zamanaşımı itirazının reddedildiği, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, davacı tarafça mevduatının kısmen «garanti» altında bulunduğu kamu ve özel ulusal bankalar yerine, devlet güvencesi olmayan off shore hesabında değerlendirmenin seçilmesi, BK’nın 44. maddesinde öngörülen şekilde riskin göze alınması ve oluşacak zarara razı olunarak zararın oluşması ve artmasına yardımcı olunması nedeniyle davacı tarafın %50 oranında müterafık kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.100,00 TL'nin 22.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece fer’i müdahil TMSF'ye devredilen davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan hükmün dördüncü bendinde harcın davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ve beşinci bendinde de «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davalı ve fer’i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uzamış ceza zamanaşımı · müterafik kusur · ceza zamanaşımı · garantörlük · tebligat · ilan · kusur · zamanaşımı
Benzer bu karardaCeza Dairesi’nin 22.12.2009 gün ve 2352-13144 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, sözleşmeden kaynaklı alacakların BK’nın 125. maddesi gereği 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olup, 5411 sayılı kanunun 62/1 maddesi hükmü gereği bir mevduat alacaklısının alacağının zamanaşıma uğraması ve böylece bankanın bu mevduata ilişkin borç ve sorumluluğunun kalkması için on yıllık zamanaşımı süresinin sessiz kalarak geçirilmiş olmasının ve Bankalar Kanunu’ndaki özel hükümlerin öngördüğü idari şartların yerine getirilmesinin gerektiği, buna göre bankalarda bulunan mevduat ve alacakların on yıl sonra zamanaşımına uğraması için bankaca gerçekleştirilecek «ilan» «tebligatının» zorunlu olduğu, davalılar hakkında ceza yargılamasının 2010 yılında kesinleştiği, «ceza zamanaşımı» ve BK’nın 125 maddesi hükmü uyarınca «uzamış ceza zamanaşımı» süresi nedeniyle zamanaşımı itirazının reddedildiği, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, davacı tarafça mevduatının kısmen «garanti» altında bulunduğu kamu ve özel ulusal bankalar yerine, devlet güvencesi olmayan off shore hesabında değerlendirmenin seçilmesi, BK’nın 44. maddesinde öngörülen şekilde riskin göze alınması ve oluşacak zarara razı olunarak zararın oluşması ve artmasına yardımcı olunması nedeniyle davacı tarafın %50 oranında müterafık kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.100,00 TL'nin 22.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bank A.Ş. yöneticisi ve çalışanlarının, bankayı vasıta kılarak bankanın mevduat sahiplerini «dolandırdıkları», kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğuna ve bu sebeple de davacının müterafık kusurundan bahsedilmesine imkan bulunmadığına göre, davacının «müterafık kusuru» bulunduğundan bahisle kabul edilen alacak miktarından indirim yapılması doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14047 E. 2015/764 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · dolandırıcılık · avans faizi
İncelediğiniz kararda… aki bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delilin sunulamadığı, bu nedenle off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999-22.12.1999 tarihleri arasında işleyecek yıllık %97, bu tarihten itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7.
Benzer bu kararda… i şartların yerine getirilmesinin gerektiği, buna göre bankalarda bulunan mevduat ve alacakların on yıl sonra zaman aşımına uğraması için bankaca gerçekleştirilecek «ilan» «tebligatının» zorunlu olduğu, davalılar hakkında ceza yargılamasının 2010 yılında kesinleştiği, «ceza zamanaşımı» ve BK’nın 125 maddesi hükmü uyarınca uzamış ceza zaman aşımı süresi nedeniyle zaman aşımı itirazının reddedildiği, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, davacı tarafça mevduatının kısmen «garanti» altında bulunduğu kamu ve özel ulusal bankalar yerine, devlet güvencesi olmayan off shore hesabında değerlendirmenin seçilmesi, BK’nın 44. maddesinde öngörülen şekilde riskin göze alınması ve oluşacak zarara razı olunarak zararın oluşması ve artmasına yardımcı olunması nedeniyle davacı tarafın %50 oranında müterafık kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.510,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %15 ve TCMB'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre....Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7.
Yine, davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının ...na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre... hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek ger …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · ceza zamanaşımı · garantörlük · haksız fiil · havale · tebligat · harç · ilan
Benzer bu kararda… i şartların yerine getirilmesinin gerektiği, buna göre bankalarda bulunan mevduat ve alacakların on yıl sonra zaman aşımına uğraması için bankaca gerçekleştirilecek «ilan» «tebligatının» zorunlu olduğu, davalılar hakkında ceza yargılamasının 2010 yılında kesinleştiği, «ceza zamanaşımı» ve BK’nın 125 maddesi hükmü uyarınca uzamış ceza zaman aşımı süresi nedeniyle zaman aşımı itirazının reddedildiği, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, davacı tarafça mevduatının kısmen «garanti» altında bulunduğu kamu ve özel ulusal bankalar yerine, devlet güvencesi olmayan off shore hesabında değerlendirmenin seçilmesi, BK’nın 44. maddesinde öngörülen şekilde riskin göze alınması ve oluşacak zarara razı olunarak zararın oluşması ve artmasına yardımcı olunması nedeniyle davacı tarafın %50 oranında müterafık kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.510,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %15 ve TCMB'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… poru doğrultusunda davacının %50 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; davacının hesap açma talimatı bulunduğu, ancak off-shore «havale» talimatı bulunmadığı bu nedenle davacılara «kusur» izafe edilemeyeceği nazara alınarak, davalı bankanın «güven kurumu» olduğu, en hafif kusurundan dahi sorumlu olacağı gözetilerek zararın tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş …
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı...'ye karşı iş bu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan....'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten...'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son»...'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken...'ye devredilen...'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen ..., gerekse bu banka …
Yine, davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının ...na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre... hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek ger …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14653 E. 2014/4632 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · avans faizi
İncelediğiniz kararda… aki bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delilin sunulamadığı, bu nedenle off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999-22.12.1999 tarihleri arasında işleyecek yıllık %97, bu tarihten itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat
Benzer bu kararda1-Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz isteminde bulunmakta «hukuki menfaati» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17755 E. 2015/1648 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · peşin karar harcı · yargılama gideri · dahili dava · avans faizi
İncelediğiniz kararda… aki bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delilin sunulamadığı, bu nedenle off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999-22.12.1999 tarihleri arasında işleyecek yıllık %97, bu tarihten itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… l TMSF'ye devredilen davalı bankanın harçtan muaf olduğu unutularak hükmün ikinci fıkrasında harcın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesi ve dört numaralı bentte «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ı banka harçtan muaf olduğu halde hükmün iki numaralı bendinde, karar ve ilam harcının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ile dört numaralı bendinde maktu ve «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6100 E. 2014/12545 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · dolandırıcılık
İncelediğiniz kararda… aki bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delilin sunulamadığı, bu nedenle off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999-22.12.1999 tarihleri arasında işleyecek yıllık %97, bu tarihten itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7.
Benzer bu kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · derdestlik · olumsuz oy · ihbar
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» .... vekili temyiz etmiştir.
Bu itibarla mahkemece dava şartlarından olan «derdestlik» yönünden değerlendirme yapılıp bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile «ihbar olunan» .... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11208 E. 2012/7221 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… , Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balk …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» ile davacının Yurt Security Off-Shore Ltd. hakkında yaptığı icra takibi sonucu aldığı aciz vesikası da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak açldığının nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4635 E. , 2013/22053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/159-2012/608 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Ankara şubesinde hesap açmaya giden müvekkilince, davalı banka çalışanlarının yanlış yönlendirmeleriyle 29.11.1999 tarihinde parasının kağıt üzerinde off-shore bankasına gönderildiğini, bu durumdan davalı bankaya TMSF tarafından el konulması üzerine müvekkilince haberdar olunduğunu, yatırılan paranın off shore hesabında bulunması nedeniyle garanti kapsamında olmadığından müvekkiline ödeme yapılmadığını, davalı banka yöneticilerinin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan dolayı yargılanıp ceza aldıklarını, Yargıtay denetiminden geçen bu kararın kesinleştiğini, müvekkilince Kıbrıs’ta Yurt Security Off Shore Bankası aleyhine açılan davanın kabul edildiğini ancak anılan banka hakkında yapılan icra takibinin sonuçsuz kalarak banka hakkında aciz vesikası verildiğini ileri sürerek 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar % 97 faizi ile, bu tarihten sonra değişen oranlar kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul (Şişli) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, haksız fiil zamanaşımının dolduğunu, müvekkili bankanın TMSF’ye devredildiğini, müvekkilince sadece havale talimatının yerine getirildiğini, davacı tarafından açılan ve reddedilen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/994 Esas sayılı davasının kesin hüküm oluşturduğunu, davacı tarafın müvekkili banka nezdinde bir mevduatının bulunmadığını, davacının da kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner ve diğerleri hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 22.12.2009 gün ve 2352-13144 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, davacı tarafça yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarılarak bu hesaptan yurtdışındaki bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delilin sunulamadığı, bu nedenle off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.000,00 TL alacağın 29.11.1999-22.12.1999 tarihleri arasında işleyecek yıllık %97, bu tarihten itibaren ise değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının zararının Off Shore Bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacak olmasına göre davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece fer’i müdahil TMSF'ye devredilen davalı bankanın harçtan muaf olduğu unutularak hükmün ikinci fıkrasında harcın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesi ve dört numaralı bentte peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “peşin alınan 44,55 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine” cümlesinin eklenmesine, ayrıca hüküm bölümünün dördüncü fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “406.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline” cümlesinin eklenmesine, hükmün belirtilen şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568479600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz