Külli halefiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14653 E. 2014/4632 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ hukuki menfaat↗ halefiyet↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan 'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off-shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz isteminde bulunmakta hukuki menfaati bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı banka vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Bankanın harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17755 E. 2015/1648 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · avans faizi
İncelediğiniz kararda… rim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yargılama gideri · dahili dava
Benzer bu kararda… ı banka harçtan muaf olduğu halde hükmün iki numaralı bendinde, karar ve ilam harcının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ile dört numaralı bendinde maktu ve «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18584 E. 2014/7621 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · avans faizi
İncelediğiniz kararda… rim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş …
Benzer bu karardaBankası'ndan tahsilinin imkansız olduğunun öğrenildiği tarihten başlaması gereken süreye nazaran «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan ... hesabına aktarıldığı, ... hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
A.Ş.) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A....ye karşı açılan davanın kabulü ile 3.550,00 TL'nin 23/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişebilir oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı
Benzer bu karardaBankası'ndan tahsilinin imkansız olduğunun öğrenildiği tarihten başlaması gereken süreye nazaran «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan ... hesabına aktarıldığı, ... hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
A.Ş.) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6100 E. 2014/12545 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet
İncelediğiniz kararda… rim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş …
Benzer bu kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · derdestlik · olumsuz oy · ihbar
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» .... vekili temyiz etmiştir.
Bu itibarla mahkemece dava şartlarından olan «derdestlik» yönünden değerlendirme yapılıp bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile «ihbar olunan» .... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14653 E. , 2014/4632 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 02/05/2013 tarih ve 2011/743-2013/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankaya devrinden önce vadeli para yatırdığını, güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak parasının off shore hesaba yönlendirildiğini ileri sürerek, 10.000,00 TL'nin vade bitim tarihi olan 25.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili il arasında hiç bir organik bağ bulunmadığını, müvkkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının iradesinin sakatlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, dava zamanaşımının dolduğunu, off shore hesapların fon kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan 'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off-shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz isteminde bulunmakta hukuki menfaati bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı banka vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Bankanın harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasındaki harca ilişkin 2 numaralı bendin tamamen çıkarılmasına, yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 5 numaralı bendi silinerek, yerine "Davacı tarafça yapılan toplam 464,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 148,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin yazılmak suretiyle kararın temyiz eden davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ve davacı'ya iadesine, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345328600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz