6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Külli halefiyet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14653 E. 2014/4632 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet hukuki menfaat halefiyet avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · HMK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan 'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off-shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

.../...

-2-

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz isteminde bulunmakta hukuki menfaati bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı banka vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Bankanın harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Külli halefiyet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17755 E. 2015/1648 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18584 E. 2014/7621 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat | İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6100 E. 2014/12545 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/14653 E.  ,  2014/4632 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 02/05/2013 tarih ve 2011/743-2013/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı bankaya devrinden önce vadeli para yatırdığını, güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak parasının off shore hesaba yönlendirildiğini ileri sürerek, 10.000,00 TL'nin vade bitim tarihi olan 25.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili il arasında hiç bir organik bağ bulunmadığını, müvkkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının iradesinin sakatlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili, dava zamanaşımının dolduğunu, off shore hesapların fon kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan 'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off-shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

.../...

-2-

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz isteminde bulunmakta hukuki menfaati bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı banka vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Bankanın harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasındaki harca ilişkin 2 numaralı bendin tamamen çıkarılmasına, yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 5 numaralı bendi silinerek, yerine "Davacı tarafça yapılan toplam 464,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 148,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin yazılmak suretiyle kararın temyiz eden davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ve davacı'ya iadesine, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345328600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.