Külli halefiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17755 E. 2015/1648 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ peşin karar harcı↗ dava şartı yokluğu↗ fer'i müdahil↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında fer’i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece fer’i müdahil ...'ye devredilen davalı banka harçtan muaf olduğu halde hükmün iki numaralı bendinde, karar ve ilam harcının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ile dört numaralı bendinde maktu ve peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14653 E. 2014/4632 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat
Benzer bu kararda1-Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz isteminde bulunmakta «hukuki menfaati» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18584 E. 2014/7621 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankası'ndan tahsilinin imkansız olduğunun öğrenildiği tarihten başlaması gereken süreye nazaran «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan ... hesabına aktarıldığı, ... hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
A.Ş.) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A....ye karşı açılan davanın kabulü ile 3.550,00 TL'nin 23/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişebilir oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı
Benzer bu karardaBankası'ndan tahsilinin imkansız olduğunun öğrenildiği tarihten başlaması gereken süreye nazaran «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan ... hesabına aktarıldığı, ... hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
A.Ş.) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6100 E. 2014/12545 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · derdestlik · olumsuz oy · ihbar
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» .... vekili temyiz etmiştir.
Bu itibarla mahkemece dava şartlarından olan «derdestlik» yönünden değerlendirme yapılıp bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile «ihbar olunan» .... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17755 E. , 2015/1648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2013/771-2014/666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davalı yanında fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 22.10.1999 tarihinde ... hesabına yatırdığı parasının iradesi dışında .... Off Shore Bank'a gönderilmesi için kendisinden talimat alındığını, ... ve diğer paravan şirketlerin yöneticisi hakkında yapılan yargılama sonunda verilen ceza mahkemesinin kararının hukuki sonuçlarının BK’nın 53. maddesi kapsamında değerlendirilerek, BK’nın 41, TTK’nın 321. ve 336. maddeleri dikkate alınarak ...'nin külli halefi olan ...'nin zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000.00 TL'nin 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bozma sonrası 10.03.2014 tarihinde alacağa avans faizi uygulanması şeklinde talebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin hukuki anlamda kesin hüküm ile mahkeme tarafından karşılandığını, dava şartı bulunmadığını, davanın 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkilince sadece havale talimatının yerine getirildiğini, davacı tarafın müvekkili banka nezdinde bir mevduatının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında fer’i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece fer’i müdahil ...'ye devredilen davalı banka harçtan muaf olduğu halde hükmün iki numaralı bendinde, karar ve ilam harcının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ile dört numaralı bendinde maktu ve peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer’i müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer’i müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hükmün iki numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine “davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından ödenen peşin harcın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılmasına, ayrıca hükmün beşinci bendinde yeralan “… Davacı tarafından yatırılan 18.40 TL maktu, 237.60 TL peşin harç toplamı 256.00 TL ile” nin hükümden çıkartılarak yerine “ 592.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” yazılmasına, hükmün belirtilen şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168912300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz