Tazminat | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6100 E. 2014/12545 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ ihbar olunan↗ derdestlik↗ olumsuz oy↗ dolandırıcılık↗ ihbar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, .... tarafından devir alınmasından sonra Y.. A.Ş. yöneticileri hakkında "Bankaya Vasıta Kılmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan hükmolunan cezaların onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan Y.. A.Ş'nin külli halefi olduğu, davacının yatırdığı paranın aynı banka şubesinde bulunan off-shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevduat faizi ve ana paraya 22.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan .... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tazminat istemine ilişkin olup davacı, davalı Y.. Bank A.Ş'nin çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının Y.. S. Off Shore Ltd'ye gönderdiğini, bu nedenle davalının kusurlu olduğunu belirterek bankaya yatırdığı paranın tahsilini talep etmiş olup mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmişse de Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/425 Esas sayılı dosyası ile davacının O.. T.A.Ş. (Y..Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.)'nde aralarında bulunduğu davalılara karşı açtığı davanın 02.07.2004 tarih ve 2004/333 sayılı kararla reddedildiği, ancak tebliğ işlemleri yapılmadığı için kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartları içerisinde sayılmıştır. Bu itibarla mahkemece dava şartlarından olan derdestlik yönünden değerlendirme yapılıp bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile ihbar olunan .... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13771 E. 2016/9799 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · ihbar olunan · derdestlik · ihbar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Kararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» .... vekili temyiz etmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile «ihbar olunan» .... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ..dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil vekili, «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · harç · husumet · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
Bank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14653 E. 2014/4632 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet
İncelediğiniz kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Benzer bu kararda… rim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · avans faizi
Benzer bu kararda… rim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumd hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı karşı açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın 25.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş …
1-Davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz isteminde bulunmakta «hukuki menfaati» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7850 E. 2014/14419 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · dolandırıcılık
İncelediğiniz kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17755 E. 2015/1648 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yargılama gideri · dahili dava · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK’nın 114/1-ı maddesine göre dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/17396-5303 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, fer’i müdahil ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...’nin külli halefi olduğu ve yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan Off-Shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığından Off-Shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığının sabit olduğu, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile dava konusu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.000,00 TL alacağın 22.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ı banka harçtan muaf olduğu halde hükmün iki numaralı bendinde, karar ve ilam harcının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ile dört numaralı bendinde maktu ve «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9141 E. 2014/55 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · dolandırıcılık · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevdua …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı....) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A.Ş.'nin ve ....'in yöneticisi olan.... .... hakkında... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak sureti ile «dolandırıcılık» suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hüküm Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığı ile... hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak sureti ile «dolandırdıkları», bu suretle topladıkları paraları ....
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · hisse devir sözleşmesi · yetki · avans faizi · zamanaşımı · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki», «zamanaşımı», «kesin» hüküm ve «husumet itirazlarının» reddi gerektiği, ...
… 'nın 53. maddesi gereğince; ceza mahkemesinin vakıa tespiti mahkemeleri için bağlayıcı olduğu, davalı banka yöneticilerinin bankayı aracı kılmak sureti ile davacıya «dolandırdıklarının» ve oluşan zarardan bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 8.800 TL'nin 27.09.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… nun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının .... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
A.Ş. (sonraki unvanı....) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6100 E. , 2014/12545 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2013 tarih ve 2012/187-2013/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.1999 ve 01.12.1999 tarihlerinde tasarruflarını değerlendirmek üzere Y.. A.Ş'nin Ankara Şubesi'ne gittiğini, banka çalışanlarınnı kasıtlı yönlendirmesi ile parasının kağıt üzerinde Kıbrıs'ta kurulu off shore bankasına gönderildiğini, bankanın Fona devredilmesinden sonra müvekkilinin parasının garanti kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle ödenmediğini, banka yöneticilerinin "Bankayı Vasıta Kılmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, Kıbrıs'ta Y.. S.. O.. Shore Bank Ltd. aleyhine açılan davanın kabul edilmesini müteakip ilgili banka hakkında aciz vesikası anlamındaki yemin varakasının düzenlendiğini, havale talimatı adı altında düzenlenen belgelerin usulüne uygun olmadığını, o..
shore bankasının bankacılık yapma yetkisinin bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ika ettiği haksız fiil zararından şirketin de sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek 997,00 TL'nin 15.11.1999 tarihinden, 22.12.1999 tarihine kadar %85 faizi ile bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faizi ile 9.400,00 TL'nin 01.09.1999 tarihinden, 22.12.1999 tarihine kadar %100 faizi ile bu tarihten itibaren ise dönemsel olarak işleyecek ticari faizi ile 400,00 TL'nin de 01.12.1999 tarihinden, 22.12.1999 tarihine kadar %86 faizi ile bu tarihten itibaren ise dönemsel olarak işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında 997,00 TL'lik talebin sehven yapıldığını belirtmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, Y.. A.Ş. ile Y.. S.. […]. Bank Ltd'nin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kesin hüküm bulunduğunu, müvekkilinin sadece verilen talimat doğrultusunda havale işlemini gerçekleştirdiğini, davacının daha fazla faiz getirisi elde edebilmek amacıyla kendi özgür iradesi ile parasını Y.. S.. O.. S. Bank Ltd'ye yatırdığını, müteaddit defa off shore işlemi tesis ederek uygulamayı benimsediğini, en fazla vadesiz mevduat faizi verilebileceğini, 997,00 TL üzerinden açılan bir hesabın bulunmadığını, 9.400,00 TL üzerinden açılan hesaptan da 943,56 TL faizinin tahsil edilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan .... vekili, davalının sadece havale işlemi yaptığını, havale talimatlarının davacı tarafından imzalandığını, davacının parasını yüksek faiz getirisi için off shore hesabına değerlendirmeyi tercih ettiğini, yüksek faiz getirisini elde ederken uygulamaya hiç bir itirazı bulunmayan davacının sonradan tamamen 3. kişi konumundaki davalıya dava açmasının iyiniyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, .... tarafından devir alınmasından sonra Y.. A.Ş. yöneticileri hakkında "Bankaya Vasıta Kılmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan hükmolunan cezaların onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan Y.. A.Ş'nin külli halefi olduğu, davacının yatırdığı paranın aynı banka şubesinde bulunan off-shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurtdışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off-shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800,00 TL ana para, 2.944,51 TL 22.12.1999 tarihine kadar işlemiş mevduat faizi ve ana paraya 22.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan .... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tazminat istemine ilişkin olup davacı, davalı Y.. Bank A.Ş'nin çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının Y.. S. Off Shore Ltd'ye gönderdiğini, bu nedenle davalının kusurlu olduğunu belirterek bankaya yatırdığı paranın tahsilini talep etmiş olup mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmişse de Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/425 Esas sayılı dosyası ile davacının O.. T.A.Ş. (Y..Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.)'nde aralarında bulunduğu davalılara karşı açtığı davanın 02.07.2004 tarih ve 2004/333 sayılı kararla reddedildiği, ancak tebliğ işlemleri yapılmadığı için kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartları içerisinde sayılmıştır.
Bu itibarla mahkemece dava şartlarından olan derdestlik yönünden değerlendirme yapılıp bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile ihbar olunan .... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile ihbar olunan .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün anılan taraflar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile ihbar olunan .... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ing Bank A.Ş'ye iadesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101923800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz