Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9215 E. 2013/22881 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiktif işlem↗ adli tıp kurumu raporu↗ denetime elverişli bilirkişi raporu↗ mükerrerlik↗ denetime elverişlilik↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka çalışanı ...l'ın davalı bankanın servis yetkilisi olarak görev yaptığı, değişik zamanlarda mudilerin hesaplarından tediye fişi düzenlemek, banka müşterileri adına kredi açmak suretiyle banka paralarını usulsüz olarak temellük ettiği, davacının hesabından çekilen toplam tutarın (davacının hesaplarından çekilip sonradan yatırılan miktarlar düşüldükten sonra) 55.164 TL olduğu, davalı bankanın müşterilerince kendisine emanet edilen paraları korumak, kayıtlarını ayrıntılı bir şekilde yapmak ve gerekli iç denetimlerini yapmakla yükümlü olduğu, davalı bankanın bu yükümlülüklerine aykırı davrandığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle 55.164 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanı tarafından davacının hebasından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak inceleme yapıldığı ve buna göre karar verildiği belirtilmiş ise de, Dairemizin bozma ilamında açıklanan hususlar yeterince irdelenmemiş, bu yönde araştırma yapılmamış ve denetime olanak vermeyen bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmuştur.
Dairemiz bozmasında da belirlendiği üzere, taraflar arasındaki çekişme, davacının hesabından çekildiği iddia edilen paranın miktarı konusunda toplanmaktadır. Buna ilişkin olarak, davacıya ait hesap cüzdanının çalışanın çekmecesinde çıktığı, davacının bu nedenle çekilen paralardan haberdar olduğu, usulsüz işlemlerin ortaya çıkmasından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 TL senet alıp takibe geçtiği, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların mükerrer hesaplandığı, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiği, banka çalışanı tarafından hesaplardan fiktif işlemler yapıldığı, hesaba her girdi kaydı olan paranın davacı tarafından yatırılmadığı, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kullanmadığını, hesaba ne kadar para yatırdığını bilmediğini, ancak hesabında 89.000 TL olduğunu söylediği, buna rağmen 135.580 TL alacaklı olunduğuna ilişkin dava açıldığı, ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesabını takip etmemesinin, hesabına giren ve çıkan paralardan habersiz olduğunu söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki davacı taraf itirazlarının dikkate alınması gerektiği bozma ilamında belirlenmiş ve bu yönde bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekliliğine işaret edilmiştir. Ne var ki mahkemece bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporları bu itirazları karşılamaktan uzak olduğu gibi denetime de imkan vermemektedir.
Bu itibarla yukarıda ayrıntısına yer verilen davalı taraf itirazlarıyla birlikte öncelikle davacının davalı banka nezdinde bulunan hesapları ayrı ayrı belirlenerek bu hesapların ne zaman açıldığı ve hangi tarihlerde ne gibi işlem gördüğü açıklanmalı, davacının hesaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmeli, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığı da açıklanmalı, adli tıp kurumu raporu ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, zira bu para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bozma ilamındaki araştırma yükümlülüklerine uyulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/265 E. 2010/6224 K.
Ortak:fiktif işlem · mükerrerlik · denetime elverişlilik · cy/cy kaydı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… çıkmasından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 TL senet alıp takibe geçtiği, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların «mükerrer» hesaplandığı, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiği, banka çalışanı tarafından hesaplardan «fiktif işlemler» yapıldığı, hesaba her girdi «kaydı» olan paranın davacı tarafından yatırılmadığı, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kulla …
… esaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmeli, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığı da açıklanmalı, «adli tıp kurumu raporu» ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, zira bu para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bozma ilamındaki araştırma yükümlülüklerine uyulmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… masından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 YTL senet alıp takibe geçtiğini, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların «mükerrer» hesaplandığını, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiğini, banka çalışanı tarafından hesaplardan «fiktif işlemler» yapıldığını, her hesaba girdi «kaydı» olan paranın davacı tarafından yatırılmadığını, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kul …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ileri sürdükleri «delillerin toplanarak», davacının hesabına gerçekten girdiği kabul edilen paralar ile banka çalışanı tarafından hesaptan usulsüz çekilen paraların belirlenmesi için mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor veya içinde bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan kişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalı vekilinin savunmasında ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarında ileri sürdüğü hususları karşılayan, «denetime elverişli rapor» alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · delillerin toplanmaması
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ileri sürdükleri «delillerin toplanarak», davacının hesabına gerçekten girdiği kabul edilen paralar ile banka çalışanı tarafından hesaptan usulsüz çekilen paraların belirlenmesi için mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor veya içinde bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan kişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalı vekilinin savunmasında ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarında ileri sürdüğü hususları karşılayan, «denetime elverişli rapor» alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5545 E. 2023/2329 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · yasal faiz · kusur · avans faizi
Benzer bu kararda… rsonelinin şahsi ilişkisinden kaynaklanan bir durumdan dolayı bankanın sorumlu tutulması ve yükümlü kılınmasının hukuken mümkün olmayacağını, yargılamada tarafların «kusur» durumu ve oranları incelenmeden karar verildiğini, nitekim; ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesaplarına giren paralardan uzunca bir süre haberdar olmamasının mümkün olmayacağını, davacının hesap ekstreleri incelendiğinde tek bir miktarın banka çalışanı tarafından yatırılıp çekilerek sürekli tedavül ettirildiği, ancak bilirkişi raporunda bu durumun göz ardı edildiğini, davacının talep ettiği tutar gerçekte olmayan, sadece kayden hesaba yatırılan tutarlar olduğu için davacının faiz talebinin de yerinde olmadığı ayrıca «avans faizine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu zira dava konusu olay «haksız fiile» ilişkin olduğundan haksız fiilden kaynaklanan alacaklara «yasal faiz» uygulanması gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
… hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 56.044,00 TL olmak üzere davalı bankanın, davacıya karşı toplamda 61.978,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18721 E. 2015/4751 K.
Ortak:adli tıp kurumu raporu · denetime elverişlilik · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… esaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmeli, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığı da açıklanmalı, «adli tıp kurumu raporu» ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, zira bu para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bozma ilamındaki araştırma yükümlülüklerine uyulmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… esaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmesi, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığının açıklanması, «adli tıp kurumu raporu» ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait . işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması bozma «sebebi» yapılmıştır.
Mahkemece anılan hususlarda bankacılardan oluşacak bilirkişilerden alınacak «denetime elverişli» raporla bir değerlendirme yapılması gerekirken denetime elverişli olmayan raporun hükme esas alınması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu kararda… esaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmesi, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığının açıklanması, «adli tıp kurumu raporu» ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait . işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması bozma «sebebi» yapılmıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
Karar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6972 E. 2013/22060 K.
Ortak:denetime elverişlilik · Alacak
İncelediğiniz kararda… esaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmeli, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığı da açıklanmalı, «adli tıp kurumu raporu» ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, zira bu para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bozma ilamındaki araştırma yükümlülüklerine uyulmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… şka davacının aynı hesaptan yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı, var ise bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı ve davacının dava konusu işlemlerden bilgisi veya «icazetinin» olup olmadığının, hesap üzerinde yapılacak inceleme ile döküm halinde, ayrıntılı ve «denetime elverişli» şekilde açıklanması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet
Benzer bu kararda… şka davacının aynı hesaptan yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı, var ise bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı ve davacının dava konusu işlemlerden bilgisi veya «icazetinin» olup olmadığının, hesap üzerinde yapılacak inceleme ile döküm halinde, ayrıntılı ve «denetime elverişli» şekilde açıklanması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9215 E. , 2013/22881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/07/2012 tarih ve 2010/414-2012/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesaplarından davalının çalışanı olan Saim Şamaral'ın usulsüz olarak paralar çekerek zimmetine geçirdiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 135.580 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka çalışanı tarafından hesaplardan çekilen paralara ilişkin davacının muvafakatinin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka çalışanı ...l'ın davalı bankanın servis yetkilisi olarak görev yaptığı, değişik zamanlarda mudilerin hesaplarından tediye fişi düzenlemek, banka müşterileri adına kredi açmak suretiyle banka paralarını usulsüz olarak temellük ettiği, davacının hesabından çekilen toplam tutarın (davacının hesaplarından çekilip sonradan yatırılan miktarlar düşüldükten sonra) 55.164 TL olduğu, davalı bankanın müşterilerince kendisine emanet edilen paraları korumak, kayıtlarını ayrıntılı bir şekilde yapmak ve gerekli iç denetimlerini yapmakla yükümlü olduğu, davalı bankanın bu yükümlülüklerine aykırı davrandığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle 55.164 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanı tarafından davacının hebasından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak inceleme yapıldığı ve buna göre karar verildiği belirtilmiş ise de, Dairemizin bozma ilamında açıklanan hususlar yeterince irdelenmemiş, bu yönde araştırma yapılmamış ve denetime olanak vermeyen bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmuştur.
Dairemiz bozmasında da belirlendiği üzere, taraflar arasındaki çekişme, davacının hesabından çekildiği iddia edilen paranın miktarı konusunda toplanmaktadır. Buna ilişkin olarak, davacıya ait hesap cüzdanının çalışanın çekmecesinde çıktığı, davacının bu nedenle çekilen paralardan haberdar olduğu, usulsüz işlemlerin ortaya çıkmasından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 TL senet alıp takibe geçtiği, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların mükerrer hesaplandığı, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiği, banka çalışanı tarafından hesaplardan fiktif işlemler yapıldığı, hesaba her girdi kaydı olan paranın davacı tarafından yatırılmadığı, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kullanmadığını, hesaba ne kadar para yatırdığını bilmediğini, ancak hesabında 89.000 TL olduğunu söylediği, buna rağmen 135.580 TL alacaklı olunduğuna ilişkin dava açıldığı, ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesabını takip etmemesinin, hesabına giren ve çıkan paralardan habersiz olduğunu söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki davacı taraf itirazlarının dikkate alınması gerektiği bozma ilamında belirlenmiş ve bu yönde bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekliliğine işaret edilmiştir.
Ne var ki mahkemece bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporları bu itirazları karşılamaktan uzak olduğu gibi denetime de imkan vermemektedir.
Bu itibarla yukarıda ayrıntısına yer verilen davalı taraf itirazlarıyla birlikte öncelikle davacının davalı banka nezdinde bulunan hesapları ayrı ayrı belirlenerek bu hesapların ne zaman açıldığı ve hangi tarihlerde ne gibi işlem gördüğü açıklanmalı, davacının hesaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmeli, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığı da açıklanmalı, adli tıp kurumu raporu ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, zira bu para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bozma ilamındaki araştırma yükümlülüklerine uyulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565324500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz