Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5545 E. 2023/2329 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ bono↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ yasal faiz↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 26.09.2019 tarih, 2015/358 E. ve 2019/441 K. sayılı kararıyla davalı bankanın, davacıya karşı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sorumlu olduğu, davalı bankadaki, 30631425 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 5.077,35 TL, 430037725 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 857,00 TL, 30636021 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 56.044,00 TL olmak üzere davalı bankanın, davacıya karşı toplamda 61.978,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin19.10.2020 tarih, 2020/402 E. ve 2020/4233 K. sayılı kararı ile davacı, davadışı banka çalışanına hesabından işlem yapabilmesi için boş dekontlar verdiğini, ancak banka çalışanının izinsiz olarak hesabından para çekip kullandığını belirtmiş, davadışı banka çalışanı da dava dosyası kapsamında talimat yoluyla alınan beyanında, davacıya ait hesaplardan 87.300,00 TL kullandığını, ancak davacının zarara uğramaması için 100.000,00 TL’lik tahsil edilemediği anlaşılan senet verdiğini ifade etmiştir. Bankalar güven müesseseleridir. Boş imzalı dekontların banka çalışanına verilmesi de bu güvenin bir sonucudur. Bu nedenle, davadışı banka çalışanının da beyanı dikkate alınarak, mahkemece, 87.300,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın 61.978,35 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak dava dışı banka çalışanının da beyanı dikkate alınarak 87.300,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hesaplarındaki hareketlerden habersiz olduğuna dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, banka çalışanı ... vermiş olduğu ifadede de davacının hesabının davacının bilgisi dahilinde ortak hesap gibi kullanıldığını, davacının hesap cüzdanının ...'ın hesap cüzdanında bulunduğunu, davacının yanında çalışanlarına para ödediğini beyan ettiğini, bu nedenle davacı ile müvekkil bankanın personelinin şahsi ilişkisinden kaynaklanan bir durumdan dolayı bankanın sorumlu tutulması ve yükümlü kılınmasının hukuken mümkün olmayacağını, yargılamada tarafların kusur durumu ve oranları incelenmeden karar verildiğini, nitekim; ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesaplarına giren paralardan uzunca bir süre haberdar olmamasının mümkün olmayacağını, davacının hesap ekstreleri incelendiğinde tek bir miktarın banka çalışanı tarafından yatırılıp çekilerek sürekli tedavül ettirildiği, ancak bilirkişi raporunda bu durumun göz ardı edildiğini, davacının talep ettiği tutar gerçekte olmayan, sadece kayden hesaba yatırılan tutarlar olduğu için davacının faiz talebinin de yerinde olmadığı ayrıca avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu zira dava konusu olay haksız fiile ilişkin olduğundan haksız fiilden kaynaklanan alacaklara yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka çalışanı tarafından davacının hebasından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 5411 sayılı Kanun
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9215 E. 2013/22881 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fiktif işlem · adli tıp kurumu raporu · mükerrerlik · denetime elverişlilik · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… çıkmasından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 TL senet alıp takibe geçtiği, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların «mükerrer» hesaplandığı, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiği, banka çalışanı tarafından hesaplardan «fiktif işlemler» yapıldığı, hesaba her girdi «kaydı» olan paranın davacı tarafından yatırılmadığı, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kulla …
… esaplarında yapılan işlemlere ait fişlerin hangi tarihlere ve hangi işlemlere ait olduğu belirlenmeli, bu kapsamda hangi işlemlerin fişinin olmadığı da açıklanmalı, «adli tıp kurumu raporu» ile imzasının davacıya ait olmadığı belirlenen fişlere ait işlemler ile diğer işlemlerin fiktif olarak yapılıp yapılmadıklarının saptanması, bu belirlemenin ardından yine bu hesaplara yatırılan paraların da incelemeye tabi tutulması, zira bu para yatırma işlemlerinin de fiktif olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bozma ilamındaki araştırma yükümlülüklerine uyulmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/265 E. 2010/6224 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fiktif işlem · denetime elverişli rapor · delillerin toplanmaması · mükerrerlik · denetime elverişlilik · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ileri sürdükleri «delillerin toplanarak», davacının hesabına gerçekten girdiği kabul edilen paralar ile banka çalışanı tarafından hesaptan usulsüz çekilen paraların belirlenmesi için mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor veya içinde bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan kişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalı vekilinin savunmasında ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarında ileri sürdüğü hususları karşılayan, «denetime elverişli rapor» alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… masından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 YTL senet alıp takibe geçtiğini, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların «mükerrer» hesaplandığını, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiğini, banka çalışanı tarafından hesaplardan «fiktif işlemler» yapıldığını, her hesaba girdi «kaydı» olan paranın davacı tarafından yatırılmadığını, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/402 E. 2020/4233 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 56.044,00 TL olmak üzere davalı bankanın, davacıya karşı toplamda 61.978,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
… rsonelinin şahsi ilişkisinden kaynaklanan bir durumdan dolayı bankanın sorumlu tutulması ve yükümlü kılınmasının hukuken mümkün olmayacağını, yargılamada tarafların «kusur» durumu ve oranları incelenmeden karar verildiğini, nitekim; ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesaplarına giren paralardan uzunca bir süre haberdar olmamasının mümkün olmayacağını, davacının hesap ekstreleri incelendiğinde tek bir miktarın banka çalışanı tarafından yatırılıp çekilerek sürekli tedavül ettirildiği, ancak bilirkişi raporunda bu durumun göz ardı edildiğini, davacının talep ettiği tutar gerçekte olmayan, sadece kayden hesaba yatırılan tutarlar olduğu için davacının faiz talebinin de yerinde olmadığı ayrıca «avans faizine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu zira dava konusu olay «haksız fiile» ilişkin olduğundan haksız fiilden kaynaklanan alacaklara «yasal faiz» uygulanması gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil
Benzer bu karardaKarar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5545 E. , 2023/2329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/55 Esas, 2021/183 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankada bulunan hesaplarından davalının çalışanı olan.....ın usulsüz olarak paralar çekerek zimmetine geçirdiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek 135.580,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hesaplarındaki hareketlerden haberdar olmadığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, banka çalışanı ... tarafından davacının hesabının davacının bilgisi dahilinde kendi hesabı gibi, ortak hesap gibi kullanıldığını, ...'ın ifadesinin bu yönde olduğunu, davacının hesap cüzdanının ...'ın çekmecesinde bulunduğunu, ...'ın davacının yanında çalışan yardımcıları ... ve ...'a çekinmeden hesaptan para ödediğini, ticaretle uğraşan ve aynı zamanda hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesaplarına giren paralardan uzunca bir süre haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davacının banka çalışanı ... hakkında bonoya dayalı takip başlattığını davacının davalı banka çalışanı ile alacak- borç ilişkisi bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla davacının hesaplarındaki usulsüz hareketlerden haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 26.09.2019 tarih, 2015/358 E. ve 2019/441 K. sayılı kararıyla davalı bankanın, davacıya karşı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre sorumlu olduğu, davalı bankadaki, 30631425 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 5.077,35 TL, 430037725 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 857,00 TL, 30636021 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 56.044,00 TL olmak üzere davalı bankanın, davacıya karşı toplamda 61.978,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin19.10.2020 tarih, 2020/402 E. ve 2020/4233 K. sayılı kararı ile davacı, davadışı banka çalışanına hesabından işlem yapabilmesi için boş dekontlar verdiğini, ancak banka çalışanının izinsiz olarak hesabından para çekip kullandığını belirtmiş, davadışı banka çalışanı da dava dosyası kapsamında talimat yoluyla alınan beyanında, davacıya ait hesaplardan 87.300,00 TL kullandığını, ancak davacının zarara uğramaması için 100.000,00 TL’lik tahsil edilemediği anlaşılan senet verdiğini ifade etmiştir. Bankalar güven müesseseleridir. Boş imzalı dekontların banka çalışanına verilmesi de bu güvenin bir sonucudur. Bu nedenle, davadışı banka çalışanının da beyanı dikkate alınarak, mahkemece, 87.300,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın 61.978,35 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak dava dışı banka çalışanının da beyanı dikkate alınarak 87.300,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hesaplarındaki hareketlerden habersiz olduğuna dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, banka çalışanı ... vermiş olduğu ifadede de davacının hesabının davacının bilgisi dahilinde ortak hesap gibi kullanıldığını, davacının hesap cüzdanının ...'ın hesap cüzdanında bulunduğunu, davacının yanında çalışanlarına para ödediğini beyan ettiğini, bu nedenle davacı ile müvekkil bankanın personelinin şahsi ilişkisinden kaynaklanan bir durumdan dolayı bankanın sorumlu tutulması ve yükümlü kılınmasının hukuken mümkün olmayacağını, yargılamada tarafların kusur durumu ve oranları incelenmeden karar verildiğini, nitekim; ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesaplarına giren paralardan uzunca bir süre haberdar olmamasının mümkün olmayacağını, davacının hesap ekstreleri incelendiğinde tek bir miktarın banka çalışanı tarafından yatırılıp çekilerek sürekli tedavül ettirildiği, ancak bilirkişi raporunda bu durumun göz ardı edildiğini, davacının talep ettiği tutar gerçekte olmayan, sadece kayden hesaba yatırılan tutarlar olduğu için davacının faiz talebinin de yerinde olmadığı ayrıca avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu zira dava konusu olay haksız fiile ilişkin olduğundan haksız fiilden kaynaklanan alacaklara yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka çalışanı tarafından davacının hebasından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 5411 sayılı Kanun
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932728400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz