6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/265 E. 2010/6224 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiktif işlem denetime elverişli rapor delillerin toplanmaması mükerrerlik denetime elverişlilik cy/cy kaydı eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalı bankanın çalışanı tarafından davacının hesabından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Çekişme, davacının hesabından çekildiği iddia edilen paranın miktarı konusunda toplanmaktadır.

Davacı vekili, müvekkilinin hesabından çekilen paranın 135.580 YTL olduğunu, davalı taraf ise kendi iç idari soruşturma raporuna göre banka çalışanı tarafından davacı hesabı üzerinde yapılan usulsüz işlemlerin 55.164 YTL olduğunu savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise usulsüz işlemlerin 190.085 YTL olduğu belirtilmiştir.

Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı, davacıya ait hesap cüzdanının çalışanın çekmecesinde çıktığı, davacının bu nedenle çekilen paralardan haberdar olduğu, usulsüz işlemlerin ortaya çıkmasından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 YTL senet alıp takibe geçtiğini, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların mükerrer hesaplandığını, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiğini, banka çalışanı tarafından hesaplardan fiktif işlemler yapıldığını, her hesaba girdi kaydı olan paranın davacı tarafından yatırılmadığını, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kullanmadığını, hesaba ne kadar para yatırdığını bilmediğini, ancak hesabında 89.000 YTL olduğunu söylediğini, buna rağmen 135.580 YTL alacaklı olunduğuna ilişkin dava açıldığını, ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesabını takip etmemesinin, hesabına giren ve çıkan paralardan habersiz olduğunu söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek itirazlarda bulunmuştur.

Mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar üzerinde durulmadan, bu konuda yeni bir bilirkişi heyetinden veya aynı heyetten ek rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, gerçekten de, davalı vekilinin savunmasında ve bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlarında belirttiği hususlar davanın esasına ilişkin olup, ciddi itirazlardır. Bu itibarla, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ileri sürdükleri delillerin toplanarak, davacının hesabına gerçekten girdiği kabul edilen paralar ile banka çalışanı tarafından hesaptan usulsüz çekilen paraların belirlenmesi için mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor veya içinde bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan kişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalı vekilinin savunmasında ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarında ileri sürdüğü hususları karşılayan, denetime elverişli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9215 E. 2013/22881 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5545 E. 2023/2329 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/265 E.  ,  2010/6224 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.07.2008 tarih ve 2006/177-2008/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesaplarından davalının çalışanı olan Saim Şamaral tarafından usulsüz olarak paralar çekilerek zimmetine geçirdiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 135.580 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, banka çalışanı tarafından hesaplardan çekilen paralara ilişkin davacının muvafakatinin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalı bankanın çalışanı tarafından davacının hesabından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Çekişme, davacının hesabından çekildiği iddia edilen paranın miktarı konusunda toplanmaktadır.

Davacı vekili, müvekkilinin hesabından çekilen paranın 135.580 YTL olduğunu, davalı taraf ise kendi iç idari soruşturma raporuna göre banka çalışanı tarafından davacı hesabı üzerinde yapılan usulsüz işlemlerin 55.164 YTL olduğunu savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise usulsüz işlemlerin 190.085 YTL olduğu belirtilmiştir.

Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı, davacıya ait hesap cüzdanının çalışanın çekmecesinde çıktığı, davacının bu nedenle çekilen paralardan haberdar olduğu, usulsüz işlemlerin ortaya çıkmasından sonra davacının çalışandan çekilen paraların karşılığı olarak 100.000 YTL senet alıp takibe geçtiğini, bilirkişi raporunda hesaba giren bir kısım paraların mükerrer hesaplandığını, ayrıca çalışanın görevden ayrılmasından sonra hesaba geçen bir kısım paraların da zarar kapsamında değerlendirildiğini, banka çalışanı tarafından hesaplardan fiktif işlemler yapıldığını, her hesaba girdi kaydı olan paranın davacı tarafından yatırılmadığını, davacının banka müfettişlerine verdiği ifadesinde hesap cüzdanının nerede olduğunu bilmediğini, hesap cüzdanını kullanmadığını, hesaba ne kadar para yatırdığını bilmediğini, ancak hesabında 89.000 YTL olduğunu söylediğini, buna rağmen 135.580 YTL alacaklı olunduğuna ilişkin dava açıldığını, ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesabını takip etmemesinin, hesabına giren ve çıkan paralardan habersiz olduğunu söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek itirazlarda bulunmuştur.

Mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar üzerinde durulmadan, bu konuda yeni bir bilirkişi heyetinden veya aynı heyetten ek rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, gerçekten de, davalı vekilinin savunmasında ve bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlarında belirttiği hususlar davanın esasına ilişkin olup, ciddi itirazlardır. Bu itibarla, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ileri sürdükleri delillerin toplanarak, davacının hesabına gerçekten girdiği kabul edilen paralar ile banka çalışanı tarafından hesaptan usulsüz çekilen paraların belirlenmesi için mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor veya içinde bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan kişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalı vekilinin savunmasında ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarında ileri sürdüğü hususları karşılayan, denetime elverişli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021458900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.