Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6972 E. 2013/22060 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icazet↗ denetime elverişlilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, tediye fişi ile tediye fişlerinde imza bulunmayan işlemler nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka vekilince cevap dilekçesinde ve aşamalarda, banka müfettiş raporundan bahsedilerek, davacının dava konusu hesaptaki giriş ve çıkışlardan haberdar olduğu, yapılan işlemlerin bilgisi dahilinde olmadığını ileri sürmesinin mümkün bulunmadığı ileri sürülmüş, ancak mahkemece bu savunma üzerinde yeterince durulmamıştır. Bilirkişi raporunda, dava konusu işlemlerden başka davacının aynı hesaptan yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı, var ise bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı ve davacının dava konusu işlemlerden bilgisi veya icazetinin olup olmadığının, hesap üzerinde yapılacak inceleme ile döküm halinde, ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde açıklanması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5342 E. 2011/16119 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · imza incelemesi · bilirkişi raporuna itiraz · havale · taşıyan · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaTeftiş Kurulu Başkanlığınca müşteri imzalarını «taşıyan» dekont ve tediye fişleri üzerinde yaptırılan «imza incelemesi» raporlarına itibar edilerek yargılama aşamasında imza incelemesi yapılmadan karar verilmiş; davacı vekilince 27/10/2009 «havale» tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesi ile, davalı Banka tarafından dosyaya «ibraz» edilen sekiz adet tediye fişi üzerinde bulunan imzaların davacıya ait olmadığı iddia edilerek, tarih ve miktarları açıkça belirtilen tediye fişleri üzerinde bilirk …
Bu itibarla, mahkemece davacı vekilinin itiraz ve talep dilekçesi nazara alınarak üzerlerinde bulunan imzaların davacıya ait olmadığı iddia edilen evraklar üzerinde bilirkişi vasıtasıyla usulüne uygun «imza incelemesi» yapılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek «eksik inceleme» ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, davacı tarafından bankaya yatırılan paraların banka çalışanının «zimmetine» geçirilmesi sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için «ibraz» edilen evraklar üzerindeki müşteri imzalarının davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10880 E. 2012/2177 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · ticari kredi sözleşmesi · güven kurumu · zimmet · teamül · ticari kredi · hile · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılar arasında daha önceden düzenlenen genel «ticari kredi sözleşmesi» bulunduğu ancak, davaya konu alacak miktarının, davalıların bilgisi dışında davacı banka çalışanı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde ortaya çıktığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davacı iddiası ile bu iddiaları büyük oranda destekleyen ve itibar edilmeyen bilirkişi raporunda her ne kadar kredi çekilen dekont üzerinde davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu gerekçesiyle davalıların sorumlu olacağı belirtilmiş ise de salt, dekonttaki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, söz konusu dekonttaki imzanın «hile» ve benzeri usulsüz yollarla alınmamış olması gerektiği, dosya kapsamında toplanan delillerden bahse konu tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, zira; Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka «görevlisi» ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde «zimmet» fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, bu imzalı boş tediye fişlerinden birinin de davalıya ait olduğu, davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığının sabit olduğu, banka çalışanı ...'nun intihar etmeden önce düzenlediği ve bizzat kendi eli ürünü olduğu tespit edilen "Bana ait kredileri işaretledim" şeklinde not düştüğü 07/01/2007 tarihli kredi fihristinde davalı müşterinin de işaretli bulunduğu, davacı bankanın bir «güven kurumu» olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden kural olarak sorumlu olduğu, faaliyetlerinin mevzuata, iç düzenlemelerine ve «bankacılık teamüllerine» uygun olarak yürütülmesini sürekli denetlenmesi gerektiğinden sorumlu müdür ve yardımcı diğer personelin haricinde kredi komitesinin varlığı da göz önünde tutulduğ …
Dava, «ticari kredi sözleşmesine» dayalı olduğu ileri sürülen banka alacağının tahsili istemine ilişkindir.
… e bahsi geçen bu borç para verme iradesinin hangi tarihte hangi işlemle gerçekleştiğinin tespitiyle, şirket hesabından banka çalışanınca kendi namına para çekmesine «muvafakatle» imzalandığı beyan edilen boş tediye fişinin kullanılmasının davaya konu kredi işlemine etkisi tartışılıp, borç verme iradesindeki para miktarıyla davalıların davaya konu kredi kullanılmasından sorumlu olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6972 E. , 2013/22060 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 tarih ve 2008/45-2012/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından 2005 yılının 3. ayından itibaren dava dışı banka çalışanı ...tarafından, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında çeşitli miktarlarda paralar çekilip yatırıldığını, bu hususun davalı banka müfettişlerince yapılan inceleme sonunda tespit edilerek banka çalışanları hakkında cezai soruşturmaya başlanıldığını, davalı bankanın kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin hesabından imzası taklit edilmek suretiyle çekilen paraların, hesaptan çekildikleri tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 09.07.2012 tarihinde talebini 281.729.77 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, bankalarında bir takım usulsüz işlemlerin gerçekleştirildiğinin doğru olduğunu ancak, davacının hesabında usulsüzlüklerin bulunmadığını, davacının söz konusu işlemler hakkında açık veya zımni bir kabulünün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hesabından zimmet fiilinin gerçekleştirildiğinin ceza mahkemesi kararı ile tespit edildiği, güven kurumu olan bankanın adam çalıştırmasından ötürü kusursuz sorumluluğunun bulunup basiretli tacir olma yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğu, davalı banka müfettişlerince de tespit edildiği üzere tediye fişlerinin bulunmaması ve bazı tediye fişlerinin imzasız olmasının davalı banka açısından ağır bir kusur olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının hesabından yapılan usulsüz tediye işlemleri nedeniyle davalıdan 187.850,00 TL asıl alacak ve dava tarihi olan 30.01.2008 tarihinden itibaren işleyen 93.879,77 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 281.729,77 TL’nin davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, tediye fişi ile tediye fişlerinde imza bulunmayan işlemler nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka vekilince cevap dilekçesinde ve aşamalarda, banka müfettiş raporundan bahsedilerek, davacının dava konusu hesaptaki giriş ve çıkışlardan haberdar olduğu, yapılan işlemlerin bilgisi dahilinde olmadığını ileri sürmesinin mümkün bulunmadığı ileri sürülmüş, ancak mahkemece bu savunma üzerinde yeterince durulmamıştır. Bilirkişi raporunda, dava konusu işlemlerden başka davacının aynı hesaptan yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı, var ise bu işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı ve davacının dava konusu işlemlerden bilgisi veya icazetinin olup olmadığının, hesap üzerinde yapılacak inceleme ile döküm halinde, ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde açıklanması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 15.061,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568916200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz