Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4903 E. 2019/6639 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ para alacağı↗ pasif husumet ehliyeti↗ davanın konusu↗ aktif dava ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ek prim↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle hakkındaki dava reddedilen sigorta şirketi yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığı, poliçede "Dain ve Müterhin" olarak görünen 2148 sayılı Aydıncık Tarım Kredi Kooperatifinden alınan muvafakat belgesi ve davacı tarafından sunulan tarım kooperatifine borcu olmadığına dair belge ile davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporu ile toplam hasar tutarının 24.399,38 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...Ş yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 24.399,38 TL’nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı .... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı .... vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıya ait taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile dolu hasarına karşı sigortaladığını, riziko nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hasarın teminat kapsamında olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğini, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL prim iadesi ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunmuştur.
11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda 455 adet ağaçtaki toplam hasar bedelinin 24.399,35 TL olduğu, bu bedelden prim miktarının mahsubu ve kalan miktarın sigortalıya hasar olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece 11.01.2018 tarihli rapor hükme esas alınmışsa da, davalı savunmasının üzerinde durularak, davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı, ödeme bulunması halinde ise bu tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirmede bulunulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL'nin olay tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.02.2015 tarihli dilekçesi ile dava değerini 34.543,82 TL’ye yükseltmiştir.
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Ödenmesi” başlığı altında yer alan B.7. maddesinde kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiştir. (Dairemiz’in 11.10.2018 tarih 2016/12898-2018/6247 sayılı kararı)
YİBGK 24.05.2019 tarih 2017/8 -2019/3 sayılı kararında ise; "Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması hâlinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilecektir" yönünde karar verilmiştir.
Bu itibarla, kabul şekline göre mahkemece, davacının faiz talebi yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının bozma sebep ve şekline göre incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10953 E. 2014/17948 K.
Ortak:prim iadesi · ek prim · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davacıya ait taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile dolu «hasarına» karşı sigortaladığını, «riziko» nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hasarın «teminat kapsamında» olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğini, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL «prim iadesi» ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunmuştur.
11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda 455 adet ağaçtaki toplam «hasar» bedelinin 24.399,35 TL olduğu, bu bedelden «prim» miktarının mahsubu ve kalan miktarın sigortalıya hasar olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle hakkındaki dava reddedilen sigorta şirketi yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden bu davalı yönünden karar «verilmesine yer olmadığı», poliçede "Dain ve Müterhin" olarak görünen 2148 sayılı Aydıncık Tarım Kredi Kooperatifinden alınan «muvafakat» belgesi ve davacı tarafından sunulan tarım kooperatifine borcu olmadığına dair belge ile davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporu ile toplam «hasar» tutarının 24.399,38 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...Ş yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açıla …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zararın «sigorta poliçesi» kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 26.687,08 TL'nin («prim iadesi» düşüldükten sonra) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece, davalının beyan ettiği «prim iade» tutarı tazminattan «mahsup» edilmiş ise de; davacının, kendisine prim iadesi yapılmadığına yönelik beyanı karşısında mahkemece davalı Sigorta Şirketinden prim iadesi yapıldığına ilişkin deliller sorulmadan ve bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan prim iadesi yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · mahsup · kâr kaybı · ihbar
Benzer bu karardaAncak, davalı vekili «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece, davalının beyan ettiği «prim iade» tutarı tazminattan «mahsup» edilmiş ise de; davacının, kendisine prim iadesi yapılmadığına yönelik beyanı karşısında mahkemece davalı Sigorta Şirketinden prim iadesi yapıldığına ilişkin deliller sorulmadan ve bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan prim iadesi yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9614 E. 2012/16707 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davacıya ait taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile dolu «hasarına» karşı sigortaladığını, «riziko» nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hasarın «teminat kapsamında» olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğini, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL «prim iadesi» ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle hakkındaki dava reddedilen sigorta şirketi yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden bu davalı yönünden karar «verilmesine yer olmadığı», poliçede "Dain ve Müterhin" olarak görünen 2148 sayılı Aydıncık Tarım Kredi Kooperatifinden alınan «muvafakat» belgesi ve davacı tarafından sunulan tarım kooperatifine borcu olmadığına dair belge ile davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporu ile toplam «hasar» tutarının 24.399,38 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...Ş yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açıla …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taşınmazları üzerindeki elma ürününün, dolu hadisesinden kaynaklı miktar «kaybı» «hasarlarının», devlet destekli bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile «teminat» altına alındığı, davacı tarafça tazminat istemlerinin dayanağı olarak gösterilen eksper raporlarında, davacının elma ürününde dolu olayına bağlı kalite kaybının tespit edildiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının 3. maddesinde isteğe bağlı olarak «teminat kapsamına» alınacak haller ve kayıplar başlığı altında dolu riskinin ürün kalitesinde meydana getirdiği eksilmenin düzenlendiği, taraflar arasında akdedilen «sigorta sözleşmelerinde» ise kalite kaybı teminatına yer verilmediği, dolayısıyla davacı tarafça talep edilen zarar kaleminin teminat kapsamı dahilinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddin …
Her ne kadar davaya konu poliçelerde dolu riski «teminat kapsamına» alınmış ve kalite «kaybı» teminatı verilmemiş ise de, kalite kaybı dışındaki zararlar teminat kapsamında olduğundan, mahkemece sadece ekspertiz raporuna dayanılarak, davaya konu dolu riskinin kalite kaybı «hasarına» sebebiyet verdiğinin kabulü ile sonuca varılması doğru olmamıştır.
… r bilirkişi heyeti oluşturularak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık, denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının elma bahçesinde dolu nedeniyle oluşan «hasarın», kalite «kaybına» mı yoksa verim kaybına mı neden olduğunun ve varsa hangi kaybın, ne miktarda olduğunun tespit edilerek, varılacak sonuca göre, hasarın «teminat kapsamında» olup olmadığı ile tazmininin gerekip gerekmediği konusunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · kâr kaybı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taşınmazları üzerindeki elma ürününün, dolu hadisesinden kaynaklı miktar «kaybı» «hasarlarının», devlet destekli bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile «teminat» altına alındığı, davacı tarafça tazminat istemlerinin dayanağı olarak gösterilen eksper raporlarında, davacının elma ürününde dolu olayına bağlı kalite kaybının tespit edildiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının 3. maddesinde isteğe bağlı olarak «teminat kapsamına» alınacak haller ve kayıplar başlığı altında dolu riskinin ürün kalitesinde meydana getirdiği eksilmenin düzenlendiği, taraflar arasında akdedilen «sigorta sözleşmelerinde» ise kalite kaybı teminatına yer verilmediği, dolayısıyla davacı tarafça talep edilen zarar kaleminin teminat kapsamı dahilinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddin …
… r bilirkişi heyeti oluşturularak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık, denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının elma bahçesinde dolu nedeniyle oluşan «hasarın», kalite «kaybına» mı yoksa verim kaybına mı neden olduğunun ve varsa hangi kaybın, ne miktarda olduğunun tespit edilerek, varılacak sonuca göre, hasarın «teminat kapsamında» olup olmadığı ile tazmininin gerekip gerekmediği konusunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Meydana gelen «hasar» sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda, davacının elma ürününde, dolu yarası nedeniyle kalite «kaybı» olduğu tespit edilmiş, mahkemece anılan rapora itibar edilerek, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davaya konu poliçelerde dolu riski «teminat kapsamına» alınmış ve kalite «kaybı» teminatı verilmemiş ise de, kalite kaybı dışındaki zararlar teminat kapsamında olduğundan, mahkemece sadece ekspertiz raporuna dayanılarak, davaya konu dolu riskinin kalite kaybı «hasarına» sebebiyet verdiğinin kabulü ile sonuca varılması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15713 E. 2016/5039 K.
Ortak:hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davacıya ait taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile dolu «hasarına» karşı sigortaladığını, «riziko» nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hasarın «teminat kapsamında» olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğini, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL «prim iadesi» ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle hakkındaki dava reddedilen sigorta şirketi yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden bu davalı yönünden karar «verilmesine yer olmadığı», poliçede "Dain ve Müterhin" olarak görünen 2148 sayılı Aydıncık Tarım Kredi Kooperatifinden alınan «muvafakat» belgesi ve davacı tarafından sunulan tarım kooperatifine borcu olmadığına dair belge ile davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporu ile toplam «hasar» tutarının 24.399,38 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...Ş yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açıla …
11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda 455 adet ağaçtaki toplam «hasar» bedelinin 24.399,35 TL olduğu, bu bedelden «prim» miktarının mahsubu ve kalan miktarın sigortalıya hasar olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; poliçe ile «teminat» altına alınan ürünlerde bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere %30 dolu %30 fırtına «hasarı» olmak üzere %60 oluştuğu, davalının «daini mürtehine» «kısmi ödeme» yaptığı, karşılanmayan zararın mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... nolu poliçe kapsamında 1.322,64 TL, ... nolu poliçe kapsamında 33.34 TL, 3580943 nolu poliçe kapsamında 1.158,12 TL olmak üzere toplam 2.514,1 TL tazminatın davacı tarafından «hasar ihbarının» yapıldığı 27.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2- Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulü ile belirtilen tazminatların «hasar ihbar» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlıkların gi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · dain-i mürtehin · kısmi ödeme · temerrüt tarihi · ihbar · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; poliçe ile «teminat» altına alınan ürünlerde bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere %30 dolu %30 fırtına «hasarı» olmak üzere %60 oluştuğu, davalının «daini mürtehine» «kısmi ödeme» yaptığı, karşılanmayan zararın mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... nolu poliçe kapsamında 1.322,64 TL, ... nolu poliçe kapsamında 33.34 TL, 3580943 nolu poliçe kapsamında 1.158,12 TL olmak üzere toplam 2.514,1 TL tazminatın davacı tarafından «hasar ihbarının» yapıldığı 27.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2- Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulü ile belirtilen tazminatların «hasar ihbar» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlıkların gi …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5635 E. 2014/12546 K.
Ortak:prim iadesi · teminat kapsamı · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davacıya ait taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile dolu «hasarına» karşı sigortaladığını, «riziko» nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hasarın «teminat kapsamında» olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğini, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL «prim iadesi» ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunmuştur.
11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda 455 adet ağaçtaki toplam «hasar» bedelinin 24.399,35 TL olduğu, bu bedelden «prim» miktarının mahsubu ve kalan miktarın sigortalıya hasar olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle hakkındaki dava reddedilen sigorta şirketi yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden bu davalı yönünden karar «verilmesine yer olmadığı», poliçede "Dain ve Müterhin" olarak görünen 2148 sayılı Aydıncık Tarım Kredi Kooperatifinden alınan «muvafakat» belgesi ve davacı tarafından sunulan tarım kooperatifine borcu olmadığına dair belge ile davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporu ile toplam «hasar» tutarının 24.399,38 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...Ş yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açıla …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
3- Yine Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde fırtınanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9363 E. 2014/16902 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, starking delicious çeşidi elma için esas alınan ağaç başına 25 kg. verimin uygun olduğu, davalının «sigorta poliçesinden» kaynaklanan borcunu «ifa» ettiği ve davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, starking delicious çeşidi elma için esas alınan ağaç başına 25 kg. verimin uygun olduğu, davalının «sigorta poliçesinden» kaynaklanan borcunu «ifa» ettiği ve davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11523 E. 2018/3536 K.
Ortak:prim iadesi · ek prim · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davacıya ait taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile dolu «hasarına» karşı sigortaladığını, «riziko» nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hasarın «teminat kapsamında» olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğini, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL «prim iadesi» ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunmuştur.
11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda 455 adet ağaçtaki toplam «hasar» bedelinin 24.399,35 TL olduğu, bu bedelden «prim» miktarının mahsubu ve kalan miktarın sigortalıya hasar olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle hakkındaki dava reddedilen sigorta şirketi yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden bu davalı yönünden karar «verilmesine yer olmadığı», poliçede "Dain ve Müterhin" olarak görünen 2148 sayılı Aydıncık Tarım Kredi Kooperatifinden alınan «muvafakat» belgesi ve davacı tarafından sunulan tarım kooperatifine borcu olmadığına dair belge ile davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporu ile toplam «hasar» tutarının 24.399,38 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...Ş yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açıla …
Benzer bu kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç ikmali · hasar ihbarı · harcın ikmali · eksik harç · harcın tamamlanması · belirsiz alacak davası · ek mehil · muafiyet
Benzer bu karardaMahkemece, kabulüne karar verilen miktar için «harcın ikmali» hususunda davacıya «mehil» verilmediği gibi davacı tarafından da «eksik harç ikmal» edilmemiş olmasına rağmen «harcı tamamlattırılmayan» kısım için davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre sigorta bedeli üzerinden «muafiyet» tutarının indirilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda oluşan zarar tutarı üzerinden muafiyet tutarı hesaplanarak indirim yapılmıştır.
Mahkemece «muafiyet» indiriminin taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümleri dikkate alınarak sigorta bedeli üzerinden yapılması ve tazminatın buna göre belirlenmesi gerektiğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4903 E. , 2019/6639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/05/2018 tarih ve 2017/24-2018/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Gülnar İlçesi Yassıçayır Mevkiinde bulunan 132 Ada 317, 318, 338 ve 339 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile sigortaladığını, meydana gelen dolu hasarı ardından Gülnar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/8 D. İş sayılı dosyasından yapılan tespit ile ürünlerde %75 oranında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin olay tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.02.2015 tarihli dilekçesi ile dava değerini 34.543,82 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, ihbar sonrası yapılan ekspertiz çalışmalarında olay sonrasında %25 oranında hasar tespit edilmişse de hasarın teminat kapsamında olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğinin anlaşıldığını, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL prim iadesi yapıldığını ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle hakkındaki dava reddedilen sigorta şirketi yönünden bozma ilamında herhangi bir hususa değinilmediğinden bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığı, poliçede "Dain ve Müterhin" olarak görünen 2148 sayılı Aydıncık Tarım Kredi Kooperatifinden alınan muvafakat belgesi ve davacı tarafından sunulan tarım kooperatifine borcu olmadığına dair belge ile davacının aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporu ile toplam hasar tutarının 24.399,38 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...Ş yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...
yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 24.399,38 TL’nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı .... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı .... vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıya ait taşınmazlarda bulunan elma bahçesindeki ürünlerini 2725645, 2725709, 2725313, 2725799, 2725553, 2725748 numaralı poliçeler ile dolu hasarına karşı sigortaladığını, riziko nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hasarın teminat kapsamında olmayan fizyolojik nedenlerden ve ilaçlama eksikliklerinden kaynaklanan yoğun kara leke hastalığından meydana geldiğini, olay sonrasında 100 kg ağaç verimi olarak zeyil yapıldığını, sigortalıya 2.007,17 TL prim iadesi ve 4.200 TL hasar tazminatı ödendiğini savunmuştur.
11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda 455 adet ağaçtaki toplam hasar bedelinin 24.399,35 TL olduğu, bu bedelden prim miktarının mahsubu ve kalan miktarın sigortalıya hasar olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece 11.01.2018 tarihli rapor hükme esas alınmışsa da, davalı savunmasının üzerinde durularak, davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı, ödeme bulunması halinde ise bu tutarın tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirmede bulunulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL'nin olay tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.02.2015 tarihli dilekçesi ile dava değerini 34.543,82 TL’ye yükseltmiştir.
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Ödenmesi” başlığı altında yer alan B.7. maddesinde kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiştir. (Dairemiz’in 11.10.2018 tarih 2016/12898-2018/6247 sayılı kararı)
YİBGK 24.05.2019 tarih 2017/8 -2019/3 sayılı kararında ise; "Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması hâlinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilecektir" yönünde karar verilmiştir.
Bu itibarla, kabul şekline göre mahkemece, davacının faiz talebi yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının bozma sebep ve şekline göre incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı .... vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı .... ve davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlere, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/550309200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz