Ticari itibar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3387 E. 2019/5693 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibar↗ kişilik hakları↗ görevsizlik kararı↗ sulh↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 23/05/2007 tarihinde yürürlüğe giren İnternet ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde, yayın içeriği nedeniyle hakları ihlal edildiğini iddia eden kişi ya da kişilerin hangi usullerle ve hangi mercilere yayın durdurma talebinde bulunacakları aşamalarla belirlenmiş; belirlenen makam ve merciler arasında sadece yayına içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısı ile sonraki aşamada Sulh Ceza Mahkemeleri görevli kılındığı gerekçesiyle açılan davanın 5651 sayılı Yasa'nın 9/1-2 maddeleri gereğince mahkemenin görevsiz olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı-asil temyiz etmiştir.
1-Dava, ticari itibarı, güvenirliği ve kişilik haklarını zedelemeye yönelik internet yolu ile yapılan duyurunun önlenmesi istemine ilişkindir. İddianın bu ileri sürülüş biçimi itibariyle TTK'nın 54 vd. maddeleri kapsamında değerlendirilip Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan ve somut olaya uygulanması mümkün bulunmayan gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7306 E. 2014/9849 K.
Ortak:kişilik hakları · görevsizlik kararı · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… acakları aşamalarla belirlenmiş; belirlenen makam ve merciler arasında sadece yayına içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısı ile sonraki aşamada Sulh Ceza Mahkemeleri «görevli» kılındığı gerekçesiyle açılan davanın 5651 sayılı Yasa'nın 9/1-2 maddeleri gereğince mahkemenin «görevsiz» olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «ticari itibarı», güvenirliği ve «kişilik haklarını» zedelemeye yönelik internet yolu ile yapılan duyurunun önlenmesi istemine ilişkindir.
İddianın bu ileri sürülüş biçimi itibariyle TTK'nın 54 vd. maddeleri kapsamında değerlendirilip Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan ve somut olaya uygulanması mümkün bulunmayan gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 5651 sayılı Yasa'da, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarının saldırıya» uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin düzenlendiği, bu Yasa'nın 4721 sayılı MK'ya göre özel yasa durumunda olduğundan 5651 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, anılan Yasa'ya göre de «görevli» mahkemenin «sulh» ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarına saldırıya» uğranması durumunda hangi ve usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin 5651 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmişse de, 6102 sayılı TTK'nın 58. maddesinde «haksız rekabet» fiilinin basın yoluyla işlenmesi durumundaki sorumluluk hali düzenlemiştir.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · usulden reddi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, 5651 sayılı Yasa'da, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarının saldırıya» uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin düzenlendiği, bu Yasa'nın 4721 sayılı MK'ya göre özel yasa durumunda olduğundan 5651 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, anılan Yasa'ya göre de «görevli» mahkemenin «sulh» ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarına saldırıya» uğranması durumunda hangi ve usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin 5651 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmişse de, 6102 sayılı TTK'nın 58. maddesinde «haksız rekabet» fiilinin basın yoluyla işlenmesi durumundaki sorumluluk hali düzenlemiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Davacı, davada davalının içerik sağlayıcı olduğu internet sitesinde kendisi hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgiler içeren haber yapıldığını iddia ederek 6102 Sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine dayanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13384 E. 2014/19869 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · ihtarname · haksız rekabet · husumet
Benzer bu karardaDava dilekçesi ekinde davacı tarafından davalılara 08.10.2012 tarihinde «ihtarname» düzenlenerek gönderildiği ayrıca dosyada mevcut bilirkişi raporunda da davalıların teknik anlamda «erişimi engelleyebilmelerinin» mümkün olduğu mütalaa edilmiştir.
… araştırma sorumluluğu bulunmadığı, sorumluluğun içerik sağlayıcıda olduğu hükme bağlandığından davacı tarafça TTK'nın 54. maddesi gereğince açılan davada davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» durdurulması, maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 5651 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca yer sağlayıcı olan davalılar yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyeti araştırmakla yükümlü olmamakla birlikte, aynı maddenin 2. fıkrasına göre aynı kanunun 8 ve 9. maddeleri uyarınca «ihtarname» tebliğ edilmesi ve teknik olarak imkan bulunması ölçüsünde yer sağlayıcı hukuka aykırı içeriği kaldırmakla yükümlüdür.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17415 E. 2013/16871 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · haksız fiil · yasal faiz · haksız rekabet · husumet
Benzer bu karardaHaber Ajansı A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihi olan 12.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… lı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yolu İle İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Yasada yer alan düzenlemelerin davalıların «pasif husumet» durumlarının tespiti açısından esas alındığı, davalı ...Ş.’nin içerik sağlayıcı olduğu, internet ortamında sunduğu içerik dolayısı ile sorumlu olduğu, davalılardan …
2.Dava, basın yoluyla işlenen «haksız rekabet» eylemi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6838 E. 2024/8636 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · erişimin engellenmesi · kamu düzeni · marka hakkına tecavüz · ihtar · ihtarname · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaDeğerlendirme Dava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti ile ref ve men'ine ve dava konusu internet sitesine «erişimin engellenmesi» istemine ilişkindir.
… nin marka haklarına tecavüz ettiklerini davalının ise söz konusu internet sitesinin yer sağlayıcısı konumunda olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğunu belirterek «haksız rekabetin» ve marka tecavüzünün tespiti ile ref ve menine, dava konusu internet sitesine «erişimin engellenmesine» karar verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti talebi ile maddi durumun ortadan kaldırılması ve önlenmesi hususları da talep edilmiş, davalı yer sağlayıcısına maddi durumun ortadan kaldırılması hususunda «ihtarname» gönderilmemiştir.
… nin ''www.zimaszincir.com'' olduğu, her iki internet site konusunun ''zincir'' olduğu, davalı tarafından kullanılan sitenin davacıya ait tescilli markası karşısında «iltibas» oluşturduğu, davacının tescilli markasına tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, tüm bu durumlardan davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/618 E. 2019/8167 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aracı hizmet sağlayıcı · yaklaşık ispat · erişimin engellenmesi · makul süre · illiyet bağı · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ihtar
Benzer bu kararda… hukuka aykırı içeriği aynı kanunun 8. ve 9.maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü bulunduğu, somut uyuşmazlığın konusunu oluşturan “«marka hakkına tecavüz»” ya da “«haksız rekabet»” suçlarının ise 5651 sayılı Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde sayılan, yayından çıkarılması ya da «erişimin engellenmesi» kararı verilebilecek suçlardan olmadığı, öte yandan “Rota” ibaresinin «ayırt edicilik» gücü zayıf olan bir ibare olduğu, “Rota” markasının doğrudan davacı ile ilişkilendirilebilecek nitelikte tanınmış bir marka olmadığı, dava konusu kullanımların dav …
Dava, davalıya ait www.zingat.com isimli internet sitesinde davacıya ait “Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” ibareli «ticaret unvanı» ve “ROTA” ibareli markalar ile «iltibas» oluşturacak şekilde yayın ve «ilanlar» yapıldığı iddiasıyla, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… n 5. maddesine göre yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı, «marka hakkına tecavüz» ya da «haksız rekabet» suçlarının 5651 sayılı Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde sayılan, yayından çıkarılması ya da «erişimin engellenmesi» kararı verilebilecek suçlardan olmadığı, “Rota” ibaresinin «ayırt edicilik» gücü zayıf olan bir ibare olduğu, “Rota” markasının doğrudan davacı ile ilişkilendirilebilecek nitelikte tanınmış bir marka olmadığı, dava konusu kullanımların dav …
… la İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesi ile yer sağlayıcı ve «aracı hizmet sağlayıcıların», tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3387 E. , 2019/5693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01/04/2014 tarih ve 2013/328-2014/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı asil tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'ın karşı taraf şirketin ortağı ve yöneticisi ...'ndan TEOL Dil Eğitim Merkezi Ordu Şubesi isimli işyerini bedelini ödemek suretiyle devir aldığını, karşı tarafın www.teol.biz adresinde de müvekkilinin işlettiği dil kursunun işyerinin adres ve telefonlarının yer almakta olduğunu, ancak karşı tarafın www.teol.com.tr internet sitesinde "Yasal duyurudur. Ordu ilinde TEOL markasını kullanan dil kursu firması TEOL DİL OKULLARI zincirinin şubesi değildir. Buraya gidecek öğrencilerin yaşayabileceği sorunlar içi teol markasının hukuki mesuliyet ve garantisi yoktur. Markamızı iznimiz dışında kullanan firma hakkında gerekli işlemler başlatılmıştır.” şeklinde yayın yapıldığını, TPMK'de TEOL'ün açılımı olan Teaching English On Line markasının müvekkili adına kayıtlı ve tescilli olduğunu, bu nedenlerle www.teol.com.tr adresinde Ordu Şubesi başlığı altında yayınlanan ve müvekkilinin ticari itibarını, güvenirliliğini ve kişilik haklarını zedelemeye yönelik yanıltıcı beyanların öncelikle yayınının ihtiyati tedbirden durdurulmasına ve neticeten bu haksız yayınların kaldırılmasına, yargılama sonunda aynı internet sitesinde hüküm kısmının yayınlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, özetle, davaya ilişkin yetkili mahkemenin Trabzon mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğunun, ticaret mahkemesi olduğunu, müvekkilinin devir sözleşmesinin tarafı dahi olmadığının, müvekkili şirkete ait bir Ordu şubesinin olmadığını, müvekkili şirket ile davacı yanın işyeri arasında hukuken bir bağlantı olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 23/05/2007 tarihinde yürürlüğe giren İnternet ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde, yayın içeriği nedeniyle hakları ihlal edildiğini iddia eden kişi ya da kişilerin hangi usullerle ve hangi mercilere yayın durdurma talebinde bulunacakları aşamalarla belirlenmiş; belirlenen makam ve merciler arasında sadece yayına içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısı ile sonraki aşamada Sulh Ceza Mahkemeleri görevli kılındığı gerekçesiyle açılan davanın 5651 sayılı Yasa'nın 9/1-2 maddeleri gereğince mahkemenin görevsiz olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı-asil temyiz etmiştir.
1-Dava, ticari itibarı, güvenirliği ve kişilik haklarını zedelemeye yönelik internet yolu ile yapılan duyurunun önlenmesi istemine ilişkindir. İddianın bu ileri sürülüş biçimi itibariyle TTK'nın 54 vd. maddeleri kapsamında değerlendirilip Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan ve somut olaya uygulanması mümkün bulunmayan gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547692600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz