Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1074 E. 2019/5781 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı fesih↗ mahrum kalınan kâr↗ zilyetlik↗ keşif↗ kâr mahrumiyeti↗ cari hesap↗ bayilik sözleşmesi↗ fesih↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ ıslah↗ ihtarname↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2018/1074 E. , 2019/5781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16/07/2013 gün ve 2009/296 - 2013/128 sayılı kararı bozan Daire'nin 27/11/2017 gün ve 2016/4434 - 2017/6609 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar murisi ile 21.06.2004 tarihli ve 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının gaz satışlarının sürekli düştüğünü, bunun üzerine yapılan araştırmada davalının bir başka LPG Dağıtım Şirketinin tüpleri ile satış yaptığının görüldüğünü, bunun üzerine Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/11 D.İş. sayılı dosyasından ve Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespitlerde İpragaz bayiliği için tüp siparişinde kullanılan 811 11 04 numaralı telefondan tüp siparişi yapıldığını, telefona kendisini ... olarak tanıtan kişinin başka marka tüp siparişi aldığını ve getirdiğini, getirilen araçta da aynı telefon numarası olduğunun görüldüğünü, davalının keşif yapılan işyerine de aynı telefon numarasının yazılı olduğunun görüldüğünü, davalının bu tutumunun sözleşmeye aykırı olup haklı fesih sebebi teşkil ettiğini, 11.02.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davalı tarafın zilyetliği altında bulunan müvekkil şirkete iade etmesi gereken LPG tüpleri nedeniyle sözleşmenin 25. maddesi gereğince toplamda 281.536 TL, sözleşmenin 24. maddesine göre haklı fesih nedeniyle 107.404,00 TL, sözleşmesinin 23. maddesine göre mahrum kalınan fesih tarihi olan 11.02.2009 tarihinden sözleşmenin sona erme tarihi olan 21.06.2009'a kadar 4 ay 10 günlük kâr kaybının 20.795,00 TL olduğu, davalının 5.960,61 TL cari hesap borcu olduğunu ve 32.581,55 TL depozito alacağı olduğunu iddia ederek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş, davasının ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4292 E. 2023/5061 K.
Ortak:haklı fesih · mahrum kalınan kâr · zilyetlik · keşif · kâr mahrumiyeti · cari hesap · bayilik sözleşmesi · fesih · Alacak
İncelediğiniz kararda… na kendisini ... olarak tanıtan kişinin başka marka tüp siparişi aldığını ve getirdiğini, getirilen araçta da aynı telefon numarası olduğunun görüldüğünü, davalının «keşif» yapılan işyerine de aynı telefon numarasının yazılı olduğunun görüldüğünü, davalının bu tutumunun sözleşmeye aykırı olup «haklı fesih» «sebebi» teşkil ettiğini, 11.02.2009 tarihli «ihtarname» ile sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davalı tarafın «zilyetliği» altında bulunan müvekkil şirkete iade etmesi gereken LPG tüpleri nedeniyle sözleşmenin 25. maddesi gereğince toplamda 281.536 TL, sözleşmenin 24. maddesine göre haklı fesih nedeniyle 107.404,00 TL, sözleşmesinin 23. maddesine göre «mahrum kalınan» fesih tarihi olan 11.02.2009 tarihinden sözleşmenin sona erme tarihi olan 21.06.2009'a kadar 4 ay 10 günlük kâr «kaybının» 20.795,00 TL olduğu, davalının 5.960,61 TL «cari hesap» borcu olduğunu ve 32.581,55 TL depozito alacağı olduğunu iddia ederek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş, davasının «ıslah» etmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kâr «mahrumiyetine» ilişkin talepleri hakkında 19.02.2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapılmış olması «sebebi» ile yalnızca 8 gün için kâr «kaybı» alacağına hükmedildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını, kâr mahrumiyeti hesabının sözleşmenin olağan bitiş tarihi üzerinden hesaplanması gerektiğini, tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yalnızca dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması hukuka aykırı olup, ayrıca sektörel uygulamalara da uygun olmadığını, müvekkili şirketin önceki bayilik dönemlerinde «teslim» etmiş olduğu tüp bedellerine ilişkin alacağı doğmazken, bahsi geçen aynı tüpler dolayısıyla doğmuş olan depozito tüp alacaklarının dikkate alınmasının çelişkili ol …
2- Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği «kazanç kaybının» bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan kâr kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin haklı feshi · haksız fesih · birim fiyat · kazanç kaybı · sözleşmenin ihlali · yoksun kalınan kâr · ticari işletme · ticari defter kayıtları
Benzer bu kararda2- Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Depozito bedeli bakımından da taraflar arasındaki dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle davalıya «teslim» edilen ve iade edilen tüpler bakımından varsa tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmek suretiyle, bu mümkün olmadığı takdirde davalının «ticari işletme» kapasitesi dikkate alınarak teslim ve iade edilmesi gereken tüp adedi belirlenerek depozito bedeli takdiri gerekirken mahkemece sözleşme dışı dönemi de kapsayacak …
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının «sözleşmeyi ihlal» etmediğini, davacının «haksız fesih» ile talep ettiği ceza şartların hukuka ve olaya aykırı olduğunu, davalı yargılama sırasında vefat ettiğinden davaya kanuni «mirasçılara» karşı devam edilip mirasçılar aleyhinde hüküm kurulmuş olup «ceza şart» sorumluluğunun mirasçılara yöneltilemeyeceğini, davacının kâr «kaybı» bulunmadığını, davacının sözleşmenin 24. maddesine dayanarak öne sürdüğü cezai şart talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8660 E. 2013/13282 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… vacıya ait 846 adet mutfak tüpünü toplayarak ticaretini yapmak üzere, diğer davalı ...'a ait araç ile taşıtma eyleminin TTK'nın 57/10. maddesi çerçevesinde özel bir «haksız rekabet» hali olduğu, davacı şirketin bu tüpleri piyasaya dağıttığı sırada depozito bedeli alarak bir kısım maliyetini telafi ettiği, 12 kg'lik LPG tüp maliyetinin 33,00 TL …
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7540 E. 2011/550 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, bayisi olmadığı halde markası davacıya ait LPG tüplerini dolu olarak bulundurmasının «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle, haksız rekabetin tespitine, menine, tüplerin imhasına ve «ilana», 1.000,00 TL manevi tazminat ile 2.638,80 TL «maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacının «ticaret unvanı» ve markasına vaki tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
O halde, mahkemece, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına ihtiyaç duyulduğuna göre, tüp sektöründe uzman bir bilirkişi seçilerek sektördeki uygulamalar da dikkate alınarak küçük ve büyük tüplerin yılda kaç …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4434 E. 2017/6609 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi · fesih · kâr kaybı · ıslah · ihtarname · Alacak
İncelediğiniz kararda… na kendisini ... olarak tanıtan kişinin başka marka tüp siparişi aldığını ve getirdiğini, getirilen araçta da aynı telefon numarası olduğunun görüldüğünü, davalının «keşif» yapılan işyerine de aynı telefon numarasının yazılı olduğunun görüldüğünü, davalının bu tutumunun sözleşmeye aykırı olup «haklı fesih» «sebebi» teşkil ettiğini, 11.02.2009 tarihli «ihtarname» ile sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davalı tarafın «zilyetliği» altında bulunan müvekkil şirkete iade etmesi gereken LPG tüpleri nedeniyle sözleşmenin 25. maddesi gereğince toplamda 281.536 TL, sözleşmenin 24. maddesine göre haklı fesih nedeniyle 107.404,00 TL, sözleşmesinin 23. maddesine göre «mahrum kalınan» fesih tarihi olan 11.02.2009 tarihinden sözleşmenin sona erme tarihi olan 21.06.2009'a kadar 4 ay 10 günlük kâr «kaybının» 20.795,00 TL olduğu, davalının 5.960,61 TL «cari hesap» borcu olduğunu ve 32.581,55 TL depozito alacağı olduğunu iddia ederek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş, davasının «ıslah» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 21.06.2004 tarihli 5 yıllık «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmenin 3/b maddesi gereğince davalının rekabet etmemeyi üstlendiği, davalıya ait olduğu anlaşılan 226 814 11 04 numaralı hattın davalı tarafından 30.01.2009 tarihinde aynı adresteki ...'a devredildiği Telekom yazısından anlaşıldığı, sözleşmenin 3/e maddesinin ihlal edildiği, müşteri tarafından benimsenen bir telefon numarasının ... korumasında olmasının makul olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshine dair 11.02.2009 tarihinde «ihtarname» gönderdiği, yapılan hesaplamada «sözleşmenin feshi» ile sözleşme bitim tarihine kadar davacının kâr «mahrumiyetinin» 5.159,00 TL olduğu, davacının geri vermediği tüpler için depozito «mahsup» edildiğinde 142.210,45 TL tüp depozitosu «cezai şart» talep hakkı ve 106.183,50 TL cezai şart talep etme hakkı olduğu, davacının cezai şart alacağının 106.183,50 TL olarak tespit edildiği ancak davalı talebi doğrultusunda ve yine borçlunun mahvına sebep olmamak kaydıyla 50.000,00 TL cezai şart alacağının fahiş olmadığı ve bu miktarın hüküm altına alınabileceği, 5.159,00 TL kâr «kaybı» alacağının talep edilebileceği, iade edilmeyen tüpler için 142.210,45 TL tüp depozitosu cezai şartı talep edebileceği ancak davacı talebiyle bağlı kalınarak 44.841,00 TL üzerinden alacağın kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalılar davadan önce «temerrüde» düşürülmediğinden 5.159,00 TL kâr kaybı, 50.000,00 TL cezai şart alacağı, 44.841,00 TL tüp iade bedelinden doğan alacağın dava tarihinden ve artırılan kısım için «ıslah» tarihinden itibaren değişik oranlı «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği «kazanç kaybının» bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan «kar kaybına» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, ... tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin haklı feshi · kar kaybı · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · ticari işletme · ticari defter kayıtları · sözleşmenin feshi · cezai şart
Benzer bu kararda2- Dava, ... tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 21.06.2004 tarihli 5 yıllık «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmenin 3/b maddesi gereğince davalının rekabet etmemeyi üstlendiği, davalıya ait olduğu anlaşılan 226 814 11 04 numaralı hattın davalı tarafından 30.01.2009 tarihinde aynı adresteki ...'a devredildiği Telekom yazısından anlaşıldığı, sözleşmenin 3/e maddesinin ihlal edildiği, müşteri tarafından benimsenen bir telefon numarasının ... korumasında olmasının makul olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshine dair 11.02.2009 tarihinde «ihtarname» gönderdiği, yapılan hesaplamada «sözleşmenin feshi» ile sözleşme bitim tarihine kadar davacının kâr «mahrumiyetinin» 5.159,00 TL olduğu, davacının geri vermediği tüpler için depozito «mahsup» edildiğinde 142.210,45 TL tüp depozitosu «cezai şart» talep hakkı ve 106.183,50 TL cezai şart talep etme hakkı olduğu, davacının cezai şart alacağının 106.183,50 TL olarak tespit edildiği ancak davalı talebi doğrultusunda ve yine borçlunun mahvına sebep olmamak kaydıyla 50.000,00 TL cezai şart alacağının fahiş olmadığı ve bu miktarın hüküm altına alınabileceği, 5.159,00 TL kâr «kaybı» alacağının talep edilebileceği, iade edilmeyen tüpler için 142.210,45 TL tüp depozitosu cezai şartı talep edebileceği ancak davacı talebiyle bağlı kalınarak 44.841,00 TL üzerinden alacağın kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalılar davadan önce «temerrüde» düşürülmediğinden 5.159,00 TL kâr kaybı, 50.000,00 TL cezai şart alacağı, 44.841,00 TL tüp iade bedelinden doğan alacağın dava tarihinden ve artırılan kısım için «ıslah» tarihinden itibaren değişik oranlı «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği «kazanç kaybının» bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan «kar kaybına» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3- Depozito bedeli bakımından da taraflar arasındaki dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle davalıya «teslim» edilen ve iade edilen tüpler bakımından varsa tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmek suretiyle, bu mümkün olmadığı takdirde davalının «ticari işletme» kapasitesi dikkate alınarak teslim ve iade edilmesi gereken tüp adedi belirlenerek depozito bedeli takdiri gerekirken mahkemece sözleşme dışı dönemi de kapsayacak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14546 E. 2014/3775 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · gerçek zarar · depo kararı · ihtiyati tedbir · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · e-defter
Benzer bu karardaA.Ş. «depo» ve işlerinde «ihtiyati tedbir» konulan 222 adet LPG tüpünün imha edilmek suretiyle vaki «haksız rekabetin» men-ine, kesinleşmeden sonra karar özetinin «ilanına», 6.000 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte tahsiline, davacının manevi tazminat talebi haklarının saklı kalmasına karar verilmiştir.
… L, tüp maliyetleri ve depozito bedelleri nedeniyle uğradığı zararın ise 2.115,96 TL olmak üzere toplam 10.014,84 TL zararının olduğu gerekçesiyle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ve men-i ile «maddi tazminat» davasının kabulü ile davalı Milangaz A.Ş'nin «depo» ve işyerinde davacı A.
3-Mahkemece, «yoksun kalınan» kazancın hesabında dava konusu tüplerin 1 yıllık süre ile dolaşımdan çekilmesine dayalı olarak hesap yapılmış ise de, tazminatın hesabında asıl olanın «gerçek zararın» belirlenmesi olduğundan «maddi tazminat» hesabının dava konusu tüplerin ele geçirilme tarihi ile dava tarihi arasındaki süreç göz önüne alınarak belirlenmesi gerekir.
A.Ş’ye ait çeşitli tip ve büyüklükte 222 adet boş LPG tüpü bulundurulması eyleminin TTK’nın 56. ve 57. maddesi gereğince «haksız rekabet» ve markaya tecavüz olduğunun tespitine, davalı M.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1074 E. , 2019/5781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16/07/2013 gün ve 2009/296 - 2013/128 sayılı kararı bozan Daire'nin 27/11/2017 gün ve 2016/4434 - 2017/6609 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar murisi ile 21.06.2004 tarihli ve 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının gaz satışlarının sürekli düştüğünü, bunun üzerine yapılan araştırmada davalının bir başka LPG Dağıtım Şirketinin tüpleri ile satış yaptığının görüldüğünü, bunun üzerine Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/11 D.İş. sayılı dosyasından ve Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespitlerde İpragaz bayiliği için tüp siparişinde kullanılan 811 11 04 numaralı telefondan tüp siparişi yapıldığını, telefona kendisini ... olarak tanıtan kişinin başka marka tüp siparişi aldığını ve getirdiğini, getirilen araçta da aynı telefon numarası olduğunun görüldüğünü, davalının keşif yapılan işyerine de aynı telefon numarasının yazılı olduğunun görüldüğünü, davalının bu tutumunun sözleşmeye aykırı olup haklı fesih sebebi teşkil ettiğini, 11.02.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davalı tarafın zilyetliği altında bulunan müvekkil şirkete iade etmesi gereken LPG tüpleri nedeniyle sözleşmenin 25.
maddesi gereğince toplamda 281.536 TL, sözleşmenin 24. maddesine göre haklı fesih nedeniyle 107.404,00 TL, sözleşmesinin 23. maddesine göre mahrum kalınan fesih tarihi olan 11.02.2009 tarihinden sözleşmenin sona erme tarihi olan 21.06.2009'a kadar 4 ay 10 günlük kâr kaybının 20.795,00 TL olduğu, davalının 5.960,61 TL cari hesap borcu olduğunu ve 32.581,55 TL depozito alacağı olduğunu iddia ederek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş, davasının ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538301300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz