Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4292 E. 2023/5061 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin haklı feshi↗ haklı fesih↗ haksız fesih↗ mahrum kalınan kâr↗ birim fiyat↗ zilyetlik↗ kazanç kaybı↗ sözleşmenin ihlali↗ yoksun kalınan kâr↗ keşif↗ ticari işletme↗ kâr mahrumiyeti↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ bayilik sözleşmesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ mirasçılık↗ fesih↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ ticari defter↗ ıslah↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 26.08.2013 tarih, 2009/296 E. ve 2013/128 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.11.2017 tarih, 2016/4434 E. ve 2017/6609 K. sayılı kararıyla ''...1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, İpragaz tüp bayiliği sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle cezai şart alacağı ile yoksun kalınan kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir bayilik sözleşmesi yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği kazanç kaybının bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan kâr kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3- Depozito bedeli bakımından da taraflar arasındaki dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle davalıya teslim edilen ve iade edilen tüpler bakımından varsa tarafların ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle, bu mümkün olmadığı takdirde davalının ticari işletme kapasitesi dikkate alınarak teslim ve iade edilmesi gereken tüp adedi belirlenerek depozito bedeli takdiri gerekirken mahkemece sözleşme dışı dönemi de kapsayacak şekilde belirleme yapılması doğru görülmemiştir.
4- Sözleşmenin haklı feshi nedeniyle 24. maddede yer alan cezai şart miktarı belirlenirken, son bir yıl içinde bayii tarafından alınan en yüksek aya ait ton miktarı ile fesih tarihindeki 12. kg tüplü LPG'nin perakende satış fiyatı baz alınarak çarpıma esas tüp adeti bulunduktan sonra yine bulunan tüp adedinin de belirlenmeye esas alınan perakende satış fiyatı ile çarpımı ile belirlenen tutarın cezai şart olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı suretle yapılan hesaplama ve taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde cezai şart takdiri doğru görülmemiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi heyet raporunda davacının söz konusu aylık bu geliri elde etmek için yapmış olacağı faaliyet giderleri diğer bir ifade ile bu kazancı elde etmek için yapacağı masrafların ise gelir tablosu değerlerine göre bulunan oranları uygulandığı takdirde 8 gün için faaliyet kârı neticesi elde edeceği kâr'ın 319,93 TL olarak hesap edildiği, davacı yanın 2005-2008 yılları alımları ve davacı tarafından bildirilen 14.04.2008 tarihli İpragaz firmasına ait 01-Sat 196 no.lu tamimi ile bayilerine bildirdiği depozito bedelleri uyarınca boş tüp birim fiyatlarına göre, tespit edilen 349 adet tüp bedelinin 4.392,00 TL olduğu hesaplandığı, davalının 32.581,55 TL depozito tüp alacağı bulunması neticesinde, davacının alacağının bulunmayacağı, dava tarihindeki 12 kg tüp satış fiyatına göre haksız fesihten doğan cezai şart bedelinin madde 24'e göre 106.212,50 TL olarak hesaplandığının tespit edildiği, davacı tarafından dava ve ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 50.000,00 TL cezai şart alacağı talebinde bulunulduğu, davalının ihtarname ile dava konusu yapılan tüm talepler ve miktar yönünden davadan evvel temerrüde düşürüldüğü sabit olmadığından faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 319,93 TL kâr kaybı alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte mirasçı davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 50.000,00 TL cezai şart alacağının 10.000,00 TL'sine 16.04.2009 dava tarihinden ve 40.000,00 TL'sine de 10.12.2010 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte mirasçı davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kâr mahrumiyetine ilişkin talepleri hakkında 19.02.2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir bayilik sözleşmesi yapılmış olması sebebi ile yalnızca 8 gün için kâr kaybı alacağına hükmedildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını, kâr mahrumiyeti hesabının sözleşmenin olağan bitiş tarihi üzerinden hesaplanması gerektiğini, tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yalnızca dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması hukuka aykırı olup, ayrıca sektörel uygulamalara da uygun olmadığını, müvekkili şirketin önceki bayilik dönemlerinde teslim etmiş olduğu tüp bedellerine ilişkin alacağı doğmazken, bahsi geçen aynı tüpler dolayısıyla doğmuş olan depozito tüp alacaklarının dikkate alınmasının çelişkili olduğunu ileri sürerek kâr mahrumiyeti alacağının kısmen kabulü ile tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sözleşmeyi ihlal etmediğini, davacının haksız fesih ile talep ettiği ceza şartların hukuka ve olaya aykırı olduğunu, davalı yargılama sırasında vefat ettiğinden davaya kanuni mirasçılara karşı devam edilip mirasçılar aleyhinde hüküm kurulmuş olup ceza şart sorumluluğunun mirasçılara yöneltilemeyeceğini, davacının kâr kaybı bulunmadığını, davacının sözleşmenin 24. maddesine dayanarak öne sürdüğü cezai şart talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda sözleşmenin 24. maddesine dayanılarak hesaplanan cezai şartın miktarı sözleşme hükmüne aykırı şekilde ve fahiş miktarda hesaplanmış olup mahkemenin bu hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek cezai şart talebinin tamamının kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece sözleşme hükmünün hatalı değerlendirildiğini, davacı yanın sözleşmenin 24. maddesine dayalı cezai şart talebinin müvekkilin ekonomik yönden mahvına sebebiyet verecek tutarda olduğu hususunun gözetilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İpragaz tüp bayiliği sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle cezai şart alacağı ile yoksun kalınan kâr ve depozito bedeli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1074 E. 2019/5781 K.
Ortak:haklı fesih · mahrum kalınan kâr · zilyetlik · keşif · kâr mahrumiyeti · cari hesap · bayilik sözleşmesi · fesih · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kâr «mahrumiyetine» ilişkin talepleri hakkında 19.02.2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapılmış olması «sebebi» ile yalnızca 8 gün için kâr «kaybı» alacağına hükmedildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını, kâr mahrumiyeti hesabının sözleşmenin olağan bitiş tarihi üzerinden hesaplanması gerektiğini, tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yalnızca dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması hukuka aykırı olup, ayrıca sektörel uygulamalara da uygun olmadığını, müvekkili şirketin önceki bayilik dönemlerinde «teslim» etmiş olduğu tüp bedellerine ilişkin alacağı doğmazken, bahsi geçen aynı tüpler dolayısıyla doğmuş olan depozito tüp alacaklarının dikkate alınmasının çelişkili ol …
2- Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği «kazanç kaybının» bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan kâr kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… na kendisini ... olarak tanıtan kişinin başka marka tüp siparişi aldığını ve getirdiğini, getirilen araçta da aynı telefon numarası olduğunun görüldüğünü, davalının «keşif» yapılan işyerine de aynı telefon numarasının yazılı olduğunun görüldüğünü, davalının bu tutumunun sözleşmeye aykırı olup «haklı fesih» «sebebi» teşkil ettiğini, 11.02.2009 tarihli «ihtarname» ile sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davalı tarafın «zilyetliği» altında bulunan müvekkil şirkete iade etmesi gereken LPG tüpleri nedeniyle sözleşmenin 25. maddesi gereğince toplamda 281.536 TL, sözleşmenin 24. maddesine göre haklı fesih nedeniyle 107.404,00 TL, sözleşmesinin 23. maddesine göre «mahrum kalınan» fesih tarihi olan 11.02.2009 tarihinden sözleşmenin sona erme tarihi olan 21.06.2009'a kadar 4 ay 10 günlük kâr «kaybının» 20.795,00 TL olduğu, davalının 5.960,61 TL «cari hesap» borcu olduğunu ve 32.581,55 TL depozito alacağı olduğunu iddia ederek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş, davasının «ıslah» etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4434 E. 2017/6609 K.
Ortak:sözleşmenin haklı feshi · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · ticari işletme · kâr mahrumiyeti · ticari defter kayıtları · bayilik sözleşmesi · cezai şart · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği «kazanç kaybının» bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan kâr kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, ... tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 21.06.2004 tarihli 5 yıllık «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmenin 3/b maddesi gereğince davalının rekabet etmemeyi üstlendiği, davalıya ait olduğu anlaşılan 226 814 11 04 numaralı hattın davalı tarafından 30.01.2009 tarihinde aynı adresteki ...'a devredildiği Telekom yazısından anlaşıldığı, sözleşmenin 3/e maddesinin ihlal edildiği, müşteri tarafından benimsenen bir telefon numarasının ... korumasında olmasının makul olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshine dair 11.02.2009 tarihinde «ihtarname» gönderdiği, yapılan hesaplamada «sözleşmenin feshi» ile sözleşme bitim tarihine kadar davacının kâr «mahrumiyetinin» 5.159,00 TL olduğu, davacının geri vermediği tüpler için depozito «mahsup» edildiğinde 142.210,45 TL tüp depozitosu «cezai şart» talep hakkı ve 106.183,50 TL cezai şart talep etme hakkı olduğu, davacının cezai şart alacağının 106.183,50 TL olarak tespit edildiği ancak davalı talebi doğrultusunda ve yine borçlunun mahvına sebep olmamak kaydıyla 50.000,00 TL cezai şart alacağının fahiş olmadığı ve bu miktarın hüküm altına alınabileceği, 5.159,00 TL kâr «kaybı» alacağının talep edilebileceği, iade edilmeyen tüpler için 142.210,45 TL tüp depozitosu cezai şartı talep edebileceği ancak davacı talebiyle bağlı kalınarak 44.841,00 TL üzerinden alacağın kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalılar davadan önce «temerrüde» düşürülmediğinden 5.159,00 TL kâr kaybı, 50.000,00 TL cezai şart alacağı, 44.841,00 TL tüp iade bedelinden doğan alacağın dava tarihinden ve artırılan kısım için «ıslah» tarihinden itibaren değişik oranlı «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği «kazanç kaybının» bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan «kar kaybına» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · sözleşmenin feshi · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 21.06.2004 tarihli 5 yıllık «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmenin 3/b maddesi gereğince davalının rekabet etmemeyi üstlendiği, davalıya ait olduğu anlaşılan 226 814 11 04 numaralı hattın davalı tarafından 30.01.2009 tarihinde aynı adresteki ...'a devredildiği Telekom yazısından anlaşıldığı, sözleşmenin 3/e maddesinin ihlal edildiği, müşteri tarafından benimsenen bir telefon numarasının ... korumasında olmasının makul olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshine dair 11.02.2009 tarihinde «ihtarname» gönderdiği, yapılan hesaplamada «sözleşmenin feshi» ile sözleşme bitim tarihine kadar davacının kâr «mahrumiyetinin» 5.159,00 TL olduğu, davacının geri vermediği tüpler için depozito «mahsup» edildiğinde 142.210,45 TL tüp depozitosu «cezai şart» talep hakkı ve 106.183,50 TL cezai şart talep etme hakkı olduğu, davacının cezai şart alacağının 106.183,50 TL olarak tespit edildiği ancak davalı talebi doğrultusunda ve yine borçlunun mahvına sebep olmamak kaydıyla 50.000,00 TL cezai şart alacağının fahiş olmadığı ve bu miktarın hüküm altına alınabileceği, 5.159,00 TL kâr «kaybı» alacağının talep edilebileceği, iade edilmeyen tüpler için 142.210,45 TL tüp depozitosu cezai şartı talep edebileceği ancak davacı talebiyle bağlı kalınarak 44.841,00 TL üzerinden alacağın kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalılar davadan önce «temerrüde» düşürülmediğinden 5.159,00 TL kâr kaybı, 50.000,00 TL cezai şart alacağı, 44.841,00 TL tüp iade bedelinden doğan alacağın dava tarihinden ve artırılan kısım için «ıslah» tarihinden itibaren değişik oranlı «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği «kazanç kaybının» bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan «kar kaybına» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8660 E. 2013/13282 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… vacıya ait 846 adet mutfak tüpünü toplayarak ticaretini yapmak üzere, diğer davalı ...'a ait araç ile taşıtma eyleminin TTK'nın 57/10. maddesi çerçevesinde özel bir «haksız rekabet» hali olduğu, davacı şirketin bu tüpleri piyasaya dağıttığı sırada depozito bedeli alarak bir kısım maliyetini telafi ettiği, 12 kg'lik LPG tüp maliyetinin 33,00 TL …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17382 E. 2014/18599 K.
Ortak:mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi · cezai şart · ihtarname · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kâr «mahrumiyetine» ilişkin talepleri hakkında 19.02.2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir «bayilik sözleşmesi» yapılmış olması «sebebi» ile yalnızca 8 gün için kâr «kaybı» alacağına hükmedildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını, kâr mahrumiyeti hesabının sözleşmenin olağan bitiş tarihi üzerinden hesaplanması gerektiğini, tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yalnızca dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması hukuka aykırı olup, ayrıca sektörel uygulamalara da uygun olmadığını, müvekkili şirketin önceki bayilik dönemlerinde «teslim» etmiş olduğu tüp bedellerine ilişkin alacağı doğmazken, bahsi geçen aynı tüpler dolayısıyla doğmuş olan depozito tüp alacaklarının dikkate alınmasının çelişkili ol …
2- Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… rkişi heyet raporunda davacının söz konusu aylık bu geliri elde etmek için yapmış olacağı faaliyet giderleri diğer bir ifade ile bu kazancı elde etmek için yapacağı «masrafların» ise gelir tablosu değerlerine göre bulunan oranları uygulandığı takdirde 8 gün için faaliyet kârı neticesi elde edeceği kâr'ın 319,93 TL olarak hesap edildiği, davacı yanın 2005-2008 yılları alımları ve davacı tarafından bildirilen 14.04.2008 tarihli İpragaz firmasına ait 01-Sat 196 no.lu tamimi ile bayilerine bildirdiği depozito bedelleri uyarınca boş tüp «birim fiyatlarına» göre, tespit edilen 349 adet tüp bedelinin 4.392,00 TL olduğu hesaplandığı, davalının 32.581,55 TL depozito tüp alacağı bulunması neticesinde, davacının alacağının bulunmayacağı, dava tarihindeki 12 kg tüp satış fiyatına göre haksız fesihten doğan «cezai şart» bedelinin madde 24'e göre 106.212,50 TL olarak hesaplandığının tespit edildiği, davacı tarafından dava ve «ıslah» dilekçesi ile birlikte toplam 50.000,00 TL cezai şart alacağı talebinde bulunulduğu, davalının «ihtarname» ile dava konusu yapılan tüm talepler ve miktar yönünden davadan evvel «temerrüde» düşürüldüğü sabit olmadığından faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 319,93 TL kâr «kaybı» alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte «mirasçı» davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 50.000,00 TL cezai şart alacağının 10.000,00 TL'sine 16.04.2009 dava tarihinden ve 40. …
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf davalı bayinin bayilik faaliyetine gereken özeni göstermediğini, satışların düştüğünü iddia etmiş ise de «bayilik sözleşmesi» ve MK’nın 2. maddesi uyarınca önce davalı bayiyi uyarıp gerekli önlemleri alması ve satışlarını artırması için uygun bir «mehil» vermesi gerektiği, bunları yapmadan aynı bölgede ikinci bir bayilik ihdas etmenin «dürüstlük kuralı» ve sözleşmeden kaynaklanan sadakat borcuna aykırı olduğu, ikinci bayinin 14.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı, 04.02.2011 tarihinde de davacının, davalıya «ihtarname» çekerek “2011 Ocak ayında davalının alımlarındaki azalmanın %45,34 seviyesine çıktığını” «ihtar» ettiği, bu tarih aralığında davalı-karşı davacının bayiliğine yakın bir yerde ikinci bayilik açılması ile davalının alımlarının bu miktarda azalmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, bayilik sözleşmesinin 2. maddesinde davacıya davalınınki ile aynı bölgede ikinci bayilik ihdas etme hakkı tanınmış ise de bunun sonucu olarak davalının satışlarında düşme olacağı doğal olduğundan davalıya ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden davacı-karşı davalının «kar mahrumiyeti» ve «cezai şart» talep edemeyeceği, davacı 6180 adet tüp için tüp depozito bedeli talep etmiş ise de talep konusu tüplerin «teslim» edildiğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacı bayi İ...A.Ş’den daha önce ödediği depozito bedelini talep etmiş ise de tüp olmadan tüpgaz bayiliği işi yapılması h …
Şti. vekili karşı dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile «mahrum kalınan» kar için şimdilik 5.000,00 TL, haksız olarak nakde çevrilen 25.000 TL’lik «teminat mektubundan» dolayı şimdilik 5.000,00 TL ve depozito bedeli ödenmesine karşılık müvekkiline «teslim» edilmeyen tüplerden dolayı şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiştir.
A.Ş’nin davalı-karşı davacıdan aldığı 25.000 TL’lik «teminat mektubunu» nakde çevirip davalının hesabından düştüğü, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edildiğinden teminat bedelini davacıdan istemekte haklı olduğu, davalı-karşı davacı tüm «maddi tazminat» talepleri için harcını yatırarak 11.000 TL talepte bulunduğundan ve «teminat alacağı» 24.000 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak teminat alacağı yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı-karşı davacı «kar mahrumiyeti» talep etmiş ise de bu talebini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı-karşı davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 11.000,00 TL’nin faizi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat alacağı · talep aşımı · kar mahrumiyeti · ek mehil · teminat mektubu · dürüstlük kuralı · ihtar · maddi tazminat
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf davalı bayinin bayilik faaliyetine gereken özeni göstermediğini, satışların düştüğünü iddia etmiş ise de «bayilik sözleşmesi» ve MK’nın 2. maddesi uyarınca önce davalı bayiyi uyarıp gerekli önlemleri alması ve satışlarını artırması için uygun bir «mehil» vermesi gerektiği, bunları yapmadan aynı bölgede ikinci bir bayilik ihdas etmenin «dürüstlük kuralı» ve sözleşmeden kaynaklanan sadakat borcuna aykırı olduğu, ikinci bayinin 14.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı, 04.02.2011 tarihinde de davacının, davalıya «ihtarname» çekerek “2011 Ocak ayında davalının alımlarındaki azalmanın %45,34 seviyesine çıktığını” «ihtar» ettiği, bu tarih aralığında davalı-karşı davacının bayiliğine yakın bir yerde ikinci bayilik açılması ile davalının alımlarının bu miktarda azalmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, bayilik sözleşmesinin 2. maddesinde davacıya davalınınki ile aynı bölgede ikinci bayilik ihdas etme hakkı tanınmış ise de bunun sonucu olarak davalının satışlarında düşme olacağı doğal olduğundan davalıya ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden davacı-karşı davalının «kar mahrumiyeti» ve «cezai şart» talep edemeyeceği, davacı 6180 adet tüp için tüp depozito bedeli talep etmiş ise de talep konusu tüplerin «teslim» edildiğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacı bayi İ...A.Ş’den daha önce ödediği depozito bedelini talep etmiş ise de tüp olmadan tüpgaz bayiliği işi yapılması h …
A.Ş’nin davalı-karşı davacıdan aldığı 25.000 TL’lik «teminat mektubunu» nakde çevirip davalının hesabından düştüğü, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edildiğinden teminat bedelini davacıdan istemekte haklı olduğu, davalı-karşı davacı tüm «maddi tazminat» talepleri için harcını yatırarak 11.000 TL talepte bulunduğundan ve «teminat alacağı» 24.000 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak teminat alacağı yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı-karşı davacı «kar mahrumiyeti» talep etmiş ise de bu talebini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı-karşı davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 11.000,00 TL’nin faizi …
Şti’nin «teminat mektubu» ile ilgi talebinin şimdilik 5.000,00 TL ile sınırlı olduğu nazara alınmadan «talep aşımı» yaratacak şekilde “davalı-karşı davacı tüm «maddi tazminat» talepleri için harcını yatırarak 11.000 TL talepte bulunduğundan ve «teminat alacağı» da 24.000 TL olduğundan karşı davanın kabulü ile 11.000 TL’nin tahsiline” şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Şti. vekili karşı dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile «mahrum kalınan» kar için şimdilik 5.000,00 TL, haksız olarak nakde çevrilen 25.000 TL’lik «teminat mektubundan» dolayı şimdilik 5.000,00 TL ve depozito bedeli ödenmesine karşılık müvekkiline «teslim» edilmeyen tüplerden dolayı şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14546 E. 2014/3775 K.
Ortak:yoksun kalınan kâr · e-defter
İncelediğiniz kararda2- Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Depozito bedeli bakımından da taraflar arasındaki dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle davalıya «teslim» edilen ve iade edilen tüpler bakımından varsa tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmek suretiyle, bu mümkün olmadığı takdirde davalının «ticari işletme» kapasitesi dikkate alınarak teslim ve iade edilmesi gereken tüp adedi belirlenerek depozito bedeli takdiri gerekirken mahkemece sözleşme dışı dönemi de kapsayacak …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İpragaz tüp «bayiliği sözleşmesinin haklı feshi» nedeniyle «cezai şart» alacağı ile «yoksun kalınan» kâr ve depozito bedeli istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Mahkemece verilen karar katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir.
3-Mahkemece, «yoksun kalınan» kazancın hesabında dava konusu tüplerin 1 yıllık süre ile dolaşımdan çekilmesine dayalı olarak hesap yapılmış ise de, tazminatın hesabında asıl olanın «gerçek zararın» belirlenmesi olduğundan «maddi tazminat» hesabının dava konusu tüplerin ele geçirilme tarihi ile dava tarihi arasındaki süreç göz önüne alınarak belirlenmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · depo kararı · ihtiyati tedbir · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaA.Ş. «depo» ve işlerinde «ihtiyati tedbir» konulan 222 adet LPG tüpünün imha edilmek suretiyle vaki «haksız rekabetin» men-ine, kesinleşmeden sonra karar özetinin «ilanına», 6.000 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte tahsiline, davacının manevi tazminat talebi haklarının saklı kalmasına karar verilmiştir.
… L, tüp maliyetleri ve depozito bedelleri nedeniyle uğradığı zararın ise 2.115,96 TL olmak üzere toplam 10.014,84 TL zararının olduğu gerekçesiyle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ve men-i ile «maddi tazminat» davasının kabulü ile davalı Milangaz A.Ş'nin «depo» ve işyerinde davacı A.
3-Mahkemece, «yoksun kalınan» kazancın hesabında dava konusu tüplerin 1 yıllık süre ile dolaşımdan çekilmesine dayalı olarak hesap yapılmış ise de, tazminatın hesabında asıl olanın «gerçek zararın» belirlenmesi olduğundan «maddi tazminat» hesabının dava konusu tüplerin ele geçirilme tarihi ile dava tarihi arasındaki süreç göz önüne alınarak belirlenmesi gerekir.
A.Ş’ye ait çeşitli tip ve büyüklükte 222 adet boş LPG tüpü bulundurulması eyleminin TTK’nın 56. ve 57. maddesi gereğince «haksız rekabet» ve markaya tecavüz olduğunun tespitine, davalı M.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4292 E. , 2023/5061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/611 Esas, 2022/9 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar murisi ile 21.06.2004 tarihli ve 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının gaz satışlarının sürekli düştüğünü, bunun üzerine yapılan araştırmada davalının bir başka LPG Dağıtım Şirketinin tüpleri ile satış yaptığının görüldüğünü, bunun üzerine Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/11 D.İş. sayılı dosyasından ve Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespitlerde İpragaz bayiliği için tüp siparişinde kullanılan 811 11 04 numaralı telefondan tüp siparişi yapıldığını, telefona kendisini ... olarak tanıtan kişinin başka marka tüp siparişi aldığını ve getirdiğini, getirilen araçta da aynı telefon numarası olduğunun görüldüğünü, davalının keşif yapılan işyerine de aynı telefon numarasının yazılı olduğunun görüldüğünü, davalının bu tutumunun sözleşmeye aykırı olup haklı fesih sebebi teşkil ettiğini, 11.02.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davalı tarafın zilyetliği altında bulunan müvekkil şirkete iade etmesi gereken LPG tüpleri nedeniyle sözleşmenin 25.
maddesi gereğince toplamda 281.536,00 TL, sözleşmenin 24. maddesine göre haklı fesih nedeniyle 107.404,00 TL, sözleşmesinin 23. maddesine göre mahrum kalınan fesih tarihi olan 11.02.2009 tarihinden sözleşmenin sona erme tarihi olan 21.06.2009'a kadar 4 ay 10 günlük kâr kaybının 20.795,00 TL olduğu, davalının 5.960,61 TL cari hesap borcu olduğunu ve 32.581,55 TL depozito alacağı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren avans faizi oranı üzerinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 100.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı fesih şartları oluşmadığını, davalının davaya konu tüplerin müvekkiline verildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu miktarda tüpün herhangi bir yerde saklanamayacağını, davalının tek taraflı düzenlediği belgelerin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 26.08.2013 tarih, 2009/296 E. ve 2013/128 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.11.2017 tarih, 2016/4434 E. ve 2017/6609 K. sayılı kararıyla ''...1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, İpragaz tüp bayiliği sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle cezai şart alacağı ile yoksun kalınan kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir bayilik sözleşmesi yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği kazanç kaybının bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan kâr kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3- Depozito bedeli bakımından da taraflar arasındaki dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle davalıya teslim edilen ve iade edilen tüpler bakımından varsa tarafların ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle, bu mümkün olmadığı takdirde davalının ticari işletme kapasitesi dikkate alınarak teslim ve iade edilmesi gereken tüp adedi belirlenerek depozito bedeli takdiri gerekirken mahkemece sözleşme dışı dönemi de kapsayacak şekilde belirleme yapılması doğru görülmemiştir.
4- Sözleşmenin haklı feshi nedeniyle 24. maddede yer alan cezai şart miktarı belirlenirken, son bir yıl içinde bayii tarafından alınan en yüksek aya ait ton miktarı ile fesih tarihindeki 12. kg tüplü LPG'nin perakende satış fiyatı baz alınarak çarpıma esas tüp adeti bulunduktan sonra yine bulunan tüp adedinin de belirlenmeye esas alınan perakende satış fiyatı ile çarpımı ile belirlenen tutarın cezai şart olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı suretle yapılan hesaplama ve taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde cezai şart takdiri doğru görülmemiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi heyet raporunda davacının söz konusu aylık bu geliri elde etmek için yapmış olacağı faaliyet giderleri diğer bir ifade ile bu kazancı elde etmek için yapacağı masrafların ise gelir tablosu değerlerine göre bulunan oranları uygulandığı takdirde 8 gün için faaliyet kârı neticesi elde edeceği kâr'ın 319,93 TL olarak hesap edildiği, davacı yanın 2005-2008 yılları alımları ve davacı tarafından bildirilen 14.04.2008 tarihli İpragaz firmasına ait 01-Sat 196 no.lu tamimi ile bayilerine bildirdiği depozito bedelleri uyarınca boş tüp birim fiyatlarına göre, tespit edilen 349 adet tüp bedelinin 4.392,00 TL olduğu hesaplandığı, davalının 32.581,55 TL depozito tüp alacağı bulunması neticesinde, davacının alacağının bulunmayacağı, dava tarihindeki 12 kg tüp satış fiyatına göre haksız fesihten doğan cezai şart bedelinin madde 24'e göre 106.212,50 TL olarak hesaplandığının tespit edildiği, davacı tarafından dava ve ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 50.000,00 TL cezai şart alacağı talebinde bulunulduğu, davalının ihtarname ile dava konusu yapılan tüm talepler ve miktar yönünden davadan evvel temerrüde düşürüldüğü sabit olmadığından faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 319,93 TL kâr kaybı alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte mirasçı davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 50.000,00 TL cezai şart alacağının 10.000,00 TL'sine 16.04.2009 dava tarihinden ve 40.000,00 TL'sine de 10.12.2010 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte mirasçı davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kâr mahrumiyetine ilişkin talepleri hakkında 19.02.2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir bayilik sözleşmesi yapılmış olması sebebi ile yalnızca 8 gün için kâr kaybı alacağına hükmedildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını, kâr mahrumiyeti hesabının sözleşmenin olağan bitiş tarihi üzerinden hesaplanması gerektiğini, tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yalnızca dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması hukuka aykırı olup, ayrıca sektörel uygulamalara da uygun olmadığını, müvekkili şirketin önceki bayilik dönemlerinde teslim etmiş olduğu tüp bedellerine ilişkin alacağı doğmazken, bahsi geçen aynı tüpler dolayısıyla doğmuş olan depozito tüp alacaklarının dikkate alınmasının çelişkili olduğunu ileri sürerek kâr mahrumiyeti alacağının kısmen kabulü ile tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sözleşmeyi ihlal etmediğini, davacının haksız fesih ile talep ettiği ceza şartların hukuka ve olaya aykırı olduğunu, davalı yargılama sırasında vefat ettiğinden davaya kanuni mirasçılara karşı devam edilip mirasçılar aleyhinde hüküm kurulmuş olup ceza şart sorumluluğunun mirasçılara yöneltilemeyeceğini, davacının kâr kaybı bulunmadığını, davacının sözleşmenin 24. maddesine dayanarak öne sürdüğü cezai şart talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda sözleşmenin 24. maddesine dayanılarak hesaplanan cezai şartın miktarı sözleşme hükmüne aykırı şekilde ve fahiş miktarda hesaplanmış olup mahkemenin bu hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek cezai şart talebinin tamamının kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece sözleşme hükmünün hatalı değerlendirildiğini, davacı yanın sözleşmenin 24.
maddesine dayalı cezai şart talebinin müvekkilin ekonomik yönden mahvına sebebiyet verecek tutarda olduğu hususunun gözetilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İpragaz tüp bayiliği sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle cezai şart alacağı ile yoksun kalınan kâr ve depozito bedeli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/968051100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz