Ttk 1530
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4740 E. 2019/4095 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1530↗ tbk 207↗ kesin vade↗ temerrüt ihtarı↗ itiraz süresi↗ teslim tarihi↗ donatan↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ ifa↗ tbk 99↗ işlemiş faiz↗ vade↗ ihbar↗ ihtar↗ taahhütname↗ tacir↗ temerrüt↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, yakıt bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken ya da müteselsilen donatan/işleten/işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiğini ve vadenin yakıtın teslim tarihi olarak belirlenmiş olduğunu ve işbu vadenin kesin vade olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece, takip dosyasında işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de davalının temerrüdünün takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüt söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresi içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başladığı, bu nedenle davacı vekili tarafından dayanılan yakıt teyit yazısında belirtilen hususların her iki tarafça imzalanan herhangi bir sözleşme olmadığından temerrüt açısından geçerli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 13.04.2017 tarih, 2016/3422 E. 2017/2120 K. sayılı ilamı ile 6098 sayılı TBK’nın 97, 207/2 ve 6102 sayılı TTK’nın 1530. maddelerine atıf yapılmak suretiyle yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş ise de dava ve takip konusu faturalar 27.01.2011 tarihli, davacının dayandığı yakıt teyit yazısı 25.01.2011 tarihli olup somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 182/2. maddesi hükmünde aksine adet veya sözleşme bulunmadıkça aynı anda ifa prensibi getirilmiştir. Anılan hüküm uyarınca alacak aynı gün muaccel hale gelmektedir. Ancak yine aynı Kanunun 101 maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde temerrüde düşen borçlunun şartların varlığı halinde faiz de ödeyeceği düzenlenmiştir.Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 20/3. maddesine göre; “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek… maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır."
Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de mahkemece de isabetli olarak ifade edildiği üzere alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş ödenmesi gereken borcun miktarını gösteren bir temerrüt ihtarı bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca müttefikan tayin edilmiş olduğu da kanıtlanamadığına göre temerrüt takip tarihinde gerçekleşeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.04.2017 tarih, 2016/3422 E. 2017/2120 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2214 E. 2014/9725 K.
Ortak:muacceliyet · vade · ihbar · ihtar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak yine aynı Kanunun 101 maddesi uyarınca borcun «ifa» edileceği gün müttefikan tayin edilmiş olmadıkça «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının «ihtarı» ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde «temerrüde» düşen borçlunun şartların varlığı halinde faiz de ödeyeceği düzenlenmiştir.Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 20/3. maddesine göre; “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek… maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır." Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de mahkemece de isabetli olarak ifade edildiği üzere alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş ödenmesi gereken borcun miktarını gösteren bir «temerrüt ihtarı» bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca müttefikan tayin edilmiş olduğu da kanıtlanamadığına göre temerrüt takip tarihinde gerçekleşeceğinden davacı v …
… pılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken ya da müteselsilen «donatan»/işleten/işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiğini ve «vadenin» yakıtın «teslim tarihi» olarak belirlenmiş olduğunu ve işbu vadenin «kesin vade» olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece, takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdünün» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüt söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe «itiraz süresi» içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başladığı, bu nedenle davacı vekili tarafından dayanılan yakıt teyit yazısında belirtilen hususları …
Anılan hüküm uyarınca alacak aynı gün «muaccel» hale gelmektedir.
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · faiz başlangıç tarihi · temerrüt tarihi · denetime elverişlilik · reeskont faizi · rücu · fesih · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Somut olayda, «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2554 E. 2014/9724 K.
Ortak:muacceliyet · vade · ihbar · ihtar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak yine aynı Kanunun 101 maddesi uyarınca borcun «ifa» edileceği gün müttefikan tayin edilmiş olmadıkça «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının «ihtarı» ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde «temerrüde» düşen borçlunun şartların varlığı halinde faiz de ödeyeceği düzenlenmiştir.Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 20/3. maddesine göre; “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek… maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır." Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de mahkemece de isabetli olarak ifade edildiği üzere alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş ödenmesi gereken borcun miktarını gösteren bir «temerrüt ihtarı» bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca müttefikan tayin edilmiş olduğu da kanıtlanamadığına göre temerrüt takip tarihinde gerçekleşeceğinden davacı v …
… pılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken ya da müteselsilen «donatan»/işleten/işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiğini ve «vadenin» yakıtın «teslim tarihi» olarak belirlenmiş olduğunu ve işbu vadenin «kesin vade» olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece, takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdünün» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüt söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe «itiraz süresi» içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başladığı, bu nedenle davacı vekili tarafından dayanılan yakıt teyit yazısında belirtilen hususları …
Anılan hüküm uyarınca alacak aynı gün «muaccel» hale gelmektedir.
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · faiz başlangıç tarihi · temerrüt tarihi · denetime elverişlilik · reeskont faizi · rücu · fesih · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Somut olayda, «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 03.09.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3422 E. 2017/2120 K.
Ortak:ifa · işlemiş faiz · temerrüt
İncelediğiniz kararda… pılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken ya da müteselsilen «donatan»/işleten/işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiğini ve «vadenin» yakıtın «teslim tarihi» olarak belirlenmiş olduğunu ve işbu vadenin «kesin vade» olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece, takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdünün» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüt söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe «itiraz süresi» içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başladığı, bu nedenle davacı vekili tarafından dayanılan yakıt teyit yazısında belirtilen hususları …
Ancak yine aynı Kanunun 101 maddesi uyarınca borcun «ifa» edileceği gün müttefikan tayin edilmiş olmadıkça «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının «ihtarı» ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde «temerrüde» düşen borçlunun şartların varlığı halinde faiz de ödeyeceği düzenlenmiştir.Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 20/3. maddesine göre; “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek… maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır." Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de mahkemece de isabetli olarak ifade edildiği üzere alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş ödenmesi gereken borcun miktarını gösteren bir «temerrüt ihtarı» bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca müttefikan tayin edilmiş olduğu da kanıtlanamadığına göre temerrüt takip tarihinde gerçekleşeceğinden davacı v …
2017/2120 K. sayılı ilamı ile 6098 sayılı TBK’nın 97, 207/2 ve 6102 sayılı TTK’nın 1530. maddelerine atıf yapılmak suretiyle yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş ise de dava ve takip konusu faturalar 27.01.2011 tarihli, davacının dayandığı yakıt teyit yazısı 25.01.2011 tarihli olup somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 182/2. maddesi hükmünde aksine adet veya sözleşme bulunmadıkça aynı anda «ifa» prensibi getirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davada konu edilen alacak miktarının 46.685,22 USD olup, takip tarihinin 30/01/2013 tarihi olduğu ve dosyadaki mevcut gerek belgelerden gerekse «bilirkişi incelemesinden» 01/02/2013 tarihinde yapılan ödemenin 81.923,22 USD olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından icra takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdü» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresinde içerisinde yapıldığı ve davalının …
Bu itibarla taraflar arasındaki satım akdinde aynı anda «ifa» kuralının aksinin yani veresiye bir satımın karalaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, «temerrüt tarihinin» hesaplanmasında yukarıda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş «temerrüt faizinin» belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelere ilişkin «ifa» sırası, 6098 sayılı Kanun'un 97. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · temerrüt faizi · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla taraflar arasındaki satım akdinde aynı anda «ifa» kuralının aksinin yani veresiye bir satımın karalaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, «temerrüt tarihinin» hesaplanmasında yukarıda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş «temerrüt faizinin» belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davada konu edilen alacak miktarının 46.685,22 USD olup, takip tarihinin 30/01/2013 tarihi olduğu ve dosyadaki mevcut gerek belgelerden gerekse «bilirkişi incelemesinden» 01/02/2013 tarihinde yapılan ödemenin 81.923,22 USD olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından icra takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdü» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresinde içerisinde yapıldığı ve davalının …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14081 E. 2018/7502 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… pılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken ya da müteselsilen «donatan»/işleten/işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiğini ve «vadenin» yakıtın «teslim tarihi» olarak belirlenmiş olduğunu ve işbu vadenin «kesin vade» olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece, takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdünün» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüt söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe «itiraz süresi» içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başladığı, bu nedenle davacı vekili tarafından dayanılan yakıt teyit yazısında belirtilen hususları …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında «teslim» edilen yakıtın davacıya «gemi alacaklısı hakkı» vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı «geminin sicil» maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin ... şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · gemi sicili · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · kazanılmış hak · fatura · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında «teslim» edilen yakıtın davacıya «gemi alacaklısı hakkı» vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı «geminin sicil» maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu bakımdan ... verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine «kazanılmış hak» oluştuğu, ... verilen yakıt bedeli yönünden ise «gemi alacaklısı hakkının» koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen «fatura» bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2116 E. 2014/9032 K.
Ortak:muacceliyet · vade · ihbar · ihtar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak yine aynı Kanunun 101 maddesi uyarınca borcun «ifa» edileceği gün müttefikan tayin edilmiş olmadıkça «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının «ihtarı» ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde «temerrüde» düşen borçlunun şartların varlığı halinde faiz de ödeyeceği düzenlenmiştir.Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 20/3. maddesine göre; “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek… maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır." Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de mahkemece de isabetli olarak ifade edildiği üzere alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş ödenmesi gereken borcun miktarını gösteren bir «temerrüt ihtarı» bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca müttefikan tayin edilmiş olduğu da kanıtlanamadığına göre temerrüt takip tarihinde gerçekleşeceğinden davacı v …
… pılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken ya da müteselsilen «donatan»/işleten/işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiğini ve «vadenin» yakıtın «teslim tarihi» olarak belirlenmiş olduğunu ve işbu vadenin «kesin vade» olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece, takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdünün» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüt söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe «itiraz süresi» içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başladığı, bu nedenle davacı vekili tarafından dayanılan yakıt teyit yazısında belirtilen hususları …
Anılan hüküm uyarınca alacak aynı gün «muaccel» hale gelmektedir.
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · temerrüt tarihi · rücu · fesih · temerrüt faizi · ihtarname · dosya masrafı · dahili dava
Benzer bu kararda… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme «masrafları» hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4740 E. , 2019/4095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23/11/2015 gün ve 2014/1283 - 2015/448 sayılı kararı bozan Daire'nin 13/04/2017 gün ve 2016/3422 - 2017/2120 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yakıt alım ve satımı alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu ve gemilere de yakıt tedarik ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait Mına gemisine yakıt tedarik edilmiş olup, yakıt tedarikine ilişkin olarak yakıt teslim makbuzu tanzim edildiğini, müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken yada müteselsilen donatan / işleten / işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiği ve vadenin yakıtın teslim tarihi olarak belirlenmiş olduğu ve işbu vadenin kesin vade olduğunu gösterdiğini, davalının yakıt teyit yazısına aykırı şekilde borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalının kendileri aleyhine takip başlatılamayacağını, borca ve faize itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, yakıt bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "FT Odın ve müştereken ya da müteselsilen donatan/işleten/işletme mühendisi - kiralayan ve Petrolifera Tankers SPA tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiğini ve vadenin yakıtın teslim tarihi olarak belirlenmiş olduğunu ve işbu vadenin kesin vade olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece, takip dosyasında işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de davalının temerrüdünün takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüt söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresi içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başladığı, bu nedenle davacı vekili tarafından dayanılan yakıt teyit yazısında belirtilen hususların her iki tarafça imzalanan herhangi bir sözleşme olmadığından temerrüt açısından geçerli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 13.04.2017 tarih, 2016/3422 E. 2017/2120 K. sayılı ilamı ile 6098 sayılı TBK’nın 97, 207/2 ve 6102 sayılı TTK’nın 1530. maddelerine atıf yapılmak suretiyle yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş ise de dava ve takip konusu faturalar 27.01.2011 tarihli, davacının dayandığı yakıt teyit yazısı 25.01.2011 tarihli olup somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 182/2. maddesi hükmünde aksine adet veya sözleşme bulunmadıkça aynı anda ifa prensibi getirilmiştir. Anılan hüküm uyarınca alacak aynı gün muaccel hale gelmektedir. Ancak yine aynı Kanunun 101 maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde temerrüde düşen borçlunun şartların varlığı halinde faiz de ödeyeceği düzenlenmiştir.Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 20/3.
maddesine göre; “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek… maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır."
Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de mahkemece de isabetli olarak ifade edildiği üzere alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş ödenmesi gereken borcun miktarını gösteren bir temerrüt ihtarı bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca müttefikan tayin edilmiş olduğu da kanıtlanamadığına göre temerrüt takip tarihinde gerçekleşeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.04.2017 tarih, 2016/3422 E. 2017/2120 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.04.2017 tarih, 2016/3422 E. 2017/2120 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 15,20 TL'nin davacıdan alınmasına, 23/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517265100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz