Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14081 E. 2018/7502 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacaklısı hakkı↗ gemi sicili↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ rehin↗ kazanılmış hak↗ fatura↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında teslim edilen yakıtın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı geminin sicil maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin ... şehrinde yapılan yakıt teslimine ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bu bakımdan ... verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu, ... verilen yakıt bedeli yönünden ise gemi alacaklısı hakkının koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14851 E. 2013/16973 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · fatura · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin ... şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında «teslim» edilen yakıtın davacıya «gemi alacaklısı hakkı» vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı «geminin sicil» maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalara göre M/V ...gemisine yakıt tedarikinde bulunduğu, buna göre davalı tarafın «fatura» bedelini ödeme hususunda MÖHUK’nın 22'nci maddesine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 54.372,65 USD alacağın dava tarihinden itibaren kamu bankalarına USD cinsinden açılan bir yıl vadeli USD hesabına uygulanan yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve bu alacak için gemi üzerinde davacı lehine «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmiştir.
2 – Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ...isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen «fatura» bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1294 E. 2020/5781 K.
Ortak:gemi alacaklısı hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · kazanılmış hak · eksik inceleme · teslim · Deniz Ticaret
İncelediğiniz kararda2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında «teslim» edilen yakıtın davacıya «gemi alacaklısı hakkı» vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı «geminin sicil» maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin ... şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece 28.06.2011 tarihli ilk kararda olayın «yabancılık unsuru» içermesi nedeniyle MÖHUK’nun 22. maddesi uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» doğumunun, Geminin kayıtlı olduğu sicil yeri olan İtalyan Hukuku’na göre karara bağlanması gerektiği, buna göre 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nda "Zaruret halinde geminin muhafazası ya da yolculuğun devamı için kaptanın -aynı zamanda geminin işletmecisi olsa dahi- kanuni yetkisi dahilinde akdettiği sözleşmelerden, gerçekleştirdiği işlemlerden doğan alacakların, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı" bahşettiği, yakıt tedarikinin kaptan tarafından kanuni yetkisi dahilinde yolculuğun devamı için gerçekleştirildiği, bu yakıt tedarikinden doğan alacağın da İtalyan Hukuku’na göre davacıya gemi alacaklısı hakkı bahşedeceği yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamında davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “...yargılama sırasında davalı tarafça yapılan savunmada, davaya konu geminin bağlama limanının Cenova olduğu, dosya kapsamından faturalardan birinin Cenova şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu bildirildiği, ancak gerek karara dayanak alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde söz konusu savunma üzerinde durulmadığı, buna göre mahkemece davalı tarafça yapılan savunma kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı....” gerekçesiyle bozulmuştur.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, Silkeborg isimli gemiye Tuzla-İstanbul ve geminin bağlama limanı Cenova-İtalya’da yağ-yakıt tedarik edildiği halde bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması talep edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık unsuru
Benzer bu karardaMahkemece 28.06.2011 tarihli ilk kararda olayın «yabancılık unsuru» içermesi nedeniyle MÖHUK’nun 22. maddesi uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» doğumunun, Geminin kayıtlı olduğu sicil yeri olan İtalyan Hukuku’na göre karara bağlanması gerektiği, buna göre 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nda "Zaruret halinde geminin muhafazası ya da yolculuğun devamı için kaptanın -aynı zamanda geminin işletmecisi olsa dahi- kanuni yetkisi dahilinde akdettiği sözleşmelerden, gerçekleştirdiği işlemlerden doğan alacakların, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı" bahşettiği, yakıt tedarikinin kaptan tarafından kanuni yetkisi dahilinde yolculuğun devamı için gerçekleştirildiği, bu yakıt tedarikinden doğan alacağın da İtalyan Hukuku’na göre davacıya gemi alacaklısı hakkı bahşedeceği yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamında davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “...yargılama sırasında davalı tarafça yapılan savunmada, davaya konu geminin bağlama limanının Cenova olduğu, dosya kapsamından faturalardan birinin Cenova şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu bildirildiği, ancak gerek karara dayanak alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde söz konusu savunma üzerinde durulmadığı, buna göre mahkemece davalı tarafça yapılan savunma kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı....” gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1921 E. 2014/13011 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · fatura · Deniz Ticaret
İncelediğiniz kararda2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen «fatura» bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalara göre .... gemisine yakıt tedarikinde bulunduğu, buna göre davalı tarafın «fatura» bedelini ödeme hususunda MÖHUK’nın 22'nci maddesine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 54.372,65 USD alacağın dava tarihinden itibaren kamu bankalarına USD cinsinden açılan bir yıl vadeli USD hesabına uygulanan yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve bu alacak için gemi üzerinde davacı lehine «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14081 E. , 2018/7502 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/10/2015 tarih ve 2014/271-2015/914 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 27.11.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası pazarda faaliyet gösteren ve gemilere yakıt tedarik eden bir firma olduğunu, müvekkili tarafından ... isimli gemiye de yakıt sağlandığını, bunun karşılığında iki ayrı fatura düzenlendiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 54.372,65 USD tutarındaki alacak için gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın adı geçen gemiden karşılanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve söz konusu alacağa temerrüt halinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, düzenlenen faturanın müvekkili adına tanzim edilmediğini, fatura konusu alacağın bir kısmının geminin bağlama limanı olan Cenova’da tedarik edilen yakıta ilişkin olduğunu, bu haliyle adi alacak mahiyetinde olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında teslim edilen yakıtın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı geminin sicil maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin ... şehrinde yapılan yakıt teslimine ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bu bakımdan ... verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu, ... verilen yakıt bedeli yönünden ise gemi alacaklısı hakkının koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465138500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz