İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3422 E. 2017/2120 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1530↗ karşılıklı borç yükleyen sözleşme↗ temerrüt tarihi↗ ifa↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davada konu edilen alacak miktarının 46.685,22 USD olup, takip tarihinin 30/01/2013 tarihi olduğu ve dosyadaki mevcut gerek belgelerden gerekse bilirkişi incelemesinden 01/02/2013 tarihinde yapılan ödemenin 81.923,22 USD olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından icra takip dosyasında işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de davalının temerrüdü takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresinde içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başlamış olduğu, bu nedenle davacı vekili tarafından belirtilen yakıt teyit yazısında belirtilen hususların her iki tarafça imzalanan herhangi bir sözleşme olmadığı için temerrüt açısından geçerli sayılamayacağı gerekçesi ile davanın ve davalının koşulları oluşmayan % 20 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin davalı şirkete ait gemiye yakıt tedarikinden doğan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline istemine ilişkindir.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelere ilişkin ifa sırası, 6098 sayılı Kanun'un 97. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Aynı Kanun'un 207/2. maddesi de sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları hükmünü haizdir.
Ayrıca, tarih itibariyle davada uygulanması mümkün olan 6102 s. TTK'nın 1530 maddesinde de mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlenmiştir.
Bu itibarla taraflar arasındaki satım akdinde aynı anda ifa kuralının aksinin yani veresiye bir satımın karalaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, temerrüt tarihinin hesaplanmasında yukarıda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş temerrüt faizinin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1044 E. 2022/5160 K.
Ortak:temerrüt tarihi · ifa · işlemiş faiz · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu itibarla taraflar arasındaki satım akdinde aynı anda «ifa» kuralının aksinin yani veresiye bir satımın karalaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, «temerrüt tarihinin» hesaplanmasında yukarıda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş «temerrüt faizinin» belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davada konu edilen alacak miktarının 46.685,22 USD olup, takip tarihinin 30/01/2013 tarihi olduğu ve dosyadaki mevcut gerek belgelerden gerekse «bilirkişi incelemesinden» 01/02/2013 tarihinde yapılan ödemenin 81.923,22 USD olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından icra takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdü» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresinde içerisinde yapıldığı ve davalının …
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelere ilişkin «ifa» sırası, 6098 sayılı Kanun'un 97. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince, davalı vekilinin «işlemiş faize» de itiraz ettiği, davalının takipten önce usulüne uygun şekilde «temerrüde» düşürüldüğünün davacı taraça ispatlanamadığı, bu halde «temerrüt tarihi» takip tarihi olacağından «asıl alacak» dışında işlemiş faize yönelik davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı, o nedenle davalının takibe ve borca yaptığı itirazının haklı olduğu, mahkemece yanılg …
Bilindiği üzere TBK 207/2. maddesindeki “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda «ifa» etmekle yükümlüdürler.” hükmünden çıkan «karine» uyarınca aynı anda ifa gereği ödemenin peşin olduğu kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · ispat yükü · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle asıl alacağın %20'si olan 28.163,50 TL üzerinden «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince, davalı vekilinin «işlemiş faize» de itiraz ettiği, davalının takipten önce usulüne uygun şekilde «temerrüde» düşürüldüğünün davacı taraça ispatlanamadığı, bu halde «temerrüt tarihi» takip tarihi olacağından «asıl alacak» dışında işlemiş faize yönelik davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı, o nedenle davalının takibe ve borca yaptığı itirazının haklı olduğu, mahkemece yanılg …
Yapılan yargılama sonucunda «ispat yükünün» peşin ödediğini belirten davalıda olduğu, davalının bu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere TBK 207/2. maddesindeki “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda «ifa» etmekle yükümlüdürler.” hükmünden çıkan «karine» uyarınca aynı anda ifa gereği ödemenin peşin olduğu kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14081 E. 2018/7502 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu itibarla taraflar arasındaki satım akdinde aynı anda «ifa» kuralının aksinin yani veresiye bir satımın karalaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, «temerrüt tarihinin» hesaplanmasında yukarıda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş «temerrüt faizinin» belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin ... şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · gemi sicili · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · kazanılmış hak · fatura · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında «teslim» edilen yakıtın davacıya «gemi alacaklısı hakkı» vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı «geminin sicil» maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Bu bakımdan ... verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine «kazanılmış hak» oluştuğu, ... verilen yakıt bedeli yönünden ise «gemi alacaklısı hakkının» koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen «fatura» bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14608 E. 2010/6868 K.
Ortak:ifa · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu itibarla taraflar arasındaki satım akdinde aynı anda «ifa» kuralının aksinin yani veresiye bir satımın karalaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, «temerrüt tarihinin» hesaplanmasında yukarıda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş «temerrüt faizinin» belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davada konu edilen alacak miktarının 46.685,22 USD olup, takip tarihinin 30/01/2013 tarihi olduğu ve dosyadaki mevcut gerek belgelerden gerekse «bilirkişi incelemesinden» 01/02/2013 tarihinde yapılan ödemenin 81.923,22 USD olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından icra takip dosyasında «işlemiş faiz» talebinde bulunulmuş ise de davalının «temerrüdü» takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresinde içerisinde yapıldığı ve davalının …
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelere ilişkin «ifa» sırası, 6098 sayılı Kanun'un 97. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «protokol» gereğince işyerinin demirbaşlarıyla birlikte «teslimi» edimini yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, davalıya «ihtar» göndererek davalıyı işyeri ve demirbaşları teslim alması konusunda «temerrüde» düşürmediğini, edimini yerine getirmeyen davacının davalıdan edimini «ifa» etmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
BK.81. maddesi "Mütekabil «taahhütler», muhtevi olan bir akdin ifasını talep eden kimse, akdin şartları ve mahiyetine nazaran bir ecelden istifade hakkını haiz olmadıkça kendi borcunu «ifa» etmiş veya ifasını teklif eylemiş olması lazımdır." düzenlemesini getirmiştir.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde edimlerin aynı anda «ifa» edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · ticari işletme · protokol · ihtar · taahhütname · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «protokol» gereğince işyerinin demirbaşlarıyla birlikte «teslimi» edimini yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, davalıya «ihtar» göndererek davalıyı işyeri ve demirbaşları teslim alması konusunda «temerrüde» düşürmediğini, edimini yerine getirmeyen davacının davalıdan edimini «ifa» etmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticari işletme» devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
BK.81. maddesi "Mütekabil «taahhütler», muhtevi olan bir akdin ifasını talep eden kimse, akdin şartları ve mahiyetine nazaran bir ecelden istifade hakkını haiz olmadıkça kendi borcunu «ifa» etmiş veya ifasını teklif eylemiş olması lazımdır." düzenlemesini getirmiştir.
Bu sözleşmeyle, alıcı satış bedelini ödemek satıcıda işyerini sözleşmede kararlaştırılan şartlarda davalıya «teslim» etmekle yükümlüdür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3422 E. , 2017/2120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/11/2015 tarih ve 2014/1283-2015/448 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/04/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yakıt alım ve satımı alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu ve gemilere de yakıt tedarik ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait ... gemisine yakıt tedarik edilmiş olup, yakıt tedarikine ilişkin olarak yakıt teslim makbuzu tanzim edildiğini, müvekkili tarafından gönderilen yakıt teyit yazısında "... ve müştereken yada müteselsilen donatan / işleten / işletme mühendisi - kiralayan ve ... tedarik etmiş olduğunuz yakıtın bedelinden bu teyidin alınmasından başlayarak herhangi bir kesinti olmaksızın tüm bedelden sorumludur" ifadesine yer verildiği ve vadenin yakıtın teslim tarihi olarak belirlenmiş olduğu ve işbu vadenin kesin vade olduğunu gösterdiğini, davalının yakıt teyit yazısına aykırı şekilde borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalının kendileri aleyhine takip başlatılamayacağını, borca ve faize itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı ... Firması'nın, ... gemisi donatanı ve işleteni ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olmadığına, davanın husumet yokluğundan reddini, geminin donatanı ve işleteni firmanın Türkiye'de şubesi olmadığını, yurtdışı kaynaklı bir firma olmasından dolayı borcun acente olarak kendilerinden talep edilmesinin yanlış olduğunu, acenteye karşı dava açılabilmesinin temel şartının dava konusu uyuşmazlığın acentenin aracılık ettiği bir uyuşmazlıktan doğmuş olması gerektiğini, dava dilekçesinde dava konusu borç ile ilgili bir takım ödemelerin yapıldığının belirtilip, bu ödemelerin kimin tarafından ne kadar ve neye karşılık yapıldığının açıklanmadığını, bakiye borç olan 46.685,22 USD'nin tahsilinin talep edilip fahiş bir faiz uygulandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davada konu edilen alacak miktarının 46.685,22 USD olup, takip tarihinin 30/01/2013 tarihi olduğu ve dosyadaki mevcut gerek belgelerden gerekse bilirkişi incelemesinden 01/02/2013 tarihinde yapılan ödemenin 81.923,22 USD olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından icra takip dosyasında işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de davalının temerrüdü takip tarihi ile başlamış olup, takip tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığı, yapılan ödemelerin takibe itiraz süresinde içerisinde yapıldığı ve davalının temerrüdünün takip tarihi ile başlamış olduğu, bu nedenle davacı vekili tarafından belirtilen yakıt teyit yazısında belirtilen hususların her iki tarafça imzalanan herhangi bir sözleşme olmadığı için temerrüt açısından geçerli sayılamayacağı gerekçesi ile davanın ve davalının koşulları oluşmayan % 20 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin davalı şirkete ait gemiye yakıt tedarikinden doğan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline istemine ilişkindir.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelere ilişkin ifa sırası, 6098 sayılı Kanun'un 97. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Aynı Kanun'un 207/2. maddesi de sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları hükmünü haizdir.
Ayrıca, tarih itibariyle davada uygulanması mümkün olan 6102 s. TTK'nın 1530 maddesinde de mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlenmiştir.
Bu itibarla taraflar arasındaki satım akdinde aynı anda ifa kuralının aksinin yani veresiye bir satımın karalaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, temerrüt tarihinin hesaplanmasında yukarıda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş temerrüt faizinin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357986500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz