Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2214 E. 2014/9725 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlunun temerrüdü↗ faiz başlangıç tarihi↗ temerrüt tarihi↗ muacceliyet↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ rücu↗ fesih↗ vade↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ taahhütname↗ ihtarname↗ tacir↗ dosya masrafı↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacının Gümüşhane Kuşakkaya TV verici istasyonuna ait enerji nakil hattı ve trafosunun AG çıkışında davacı kurumun bilgisi dışında enerji kullandığı, kullanılan enerjinin davalı ...'ın hat katılım bedelini belirlememesinden ötürü Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 8/2'nci maddesindeki kıstaslara
.../...
-2-
göre hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere denetime elverişli olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV dahil 1.862,98 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve faizin başlangıç tarihine yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme masrafları hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadiyle yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır. BK'nın 101. maddesi uyarınca da muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Aksi takdirde davadan önce temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda, temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez. Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 3.9.2008 tarihli yazı esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2554 E. 2014/9724 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · faiz başlangıç tarihi · temerrüt tarihi · muacceliyet · denetime elverişlilik · reeskont faizi · rücu · fesih · Alacak
İncelediğiniz kararda… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Benzer bu kararda… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2116 E. 2014/9032 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · temerrüt tarihi · muacceliyet · rücu · fesih · vade · ihbar · temerrüt faizi · Alacak
İncelediğiniz kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15791 E. 2014/4592 K.
Ortak:rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Benzer bu karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · zamanaşımı defi · cari hesap · zamanaşımı def'i · def'i · havale · zamanaşımı · e-defter
Benzer bu kararda1-Asıl davada, davalı «zamanaşımı def»'inde bulunmuş olup, taraflar arasında da 6762 sayılı TTK'nın 87. maddesi anlamında geçerli bir «cari hesap sözleşmesinin» varlığı kanıtlanamamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile «zamanaşımı definin» reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davacı yanın davalıdan 28.281,36 Euro alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, davacı konumunda olan ve asıl davada davalı olan şirketin «defter» sunmadığı ve ayrıca dava dışı Galata şirketinin defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, birleşen davada davacının davası kanıtlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2206 E. 2014/9330 K.
Ortak:temerrüt tarihi · ihtarname · dosya masrafı · dahili dava · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez.
Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 3.9.2008 tarihli yazı esas alınarak «temerrüt tarihinin» belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… in 8. maddesinin 2. fıkrasındaki kıstaslara göre belirlenmesi gerekip, bilirkişi raporunda bu yönde hesaplama yapıldığı, davalı ...'ın, davacı tarafından gönderilen «ihtarname» ile «temerrüde» düşürüldüğü, davalı ... hakkında verilen red kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ...yönünden davanın kısmen kabulü ile KDV «dahil» olmak üzere 1.862,98 TL'nin 04.09.2008 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte daalıdan tahsiline, fazlaya yönelik talebin reddine karar …
2-Ancak, davacı tarafça davalılardan ...'a gönderilen ve hat katılım «payının» hesaplanarak ödenmesi talebini içeren yazı esas alınarak «temerrüt tarihi» belirlenmiş ise de, ödenmesi istenen alacak miktarının belirtilmediği söz konusu yazı davalıyı temerrüde düşürmeye elverişli bulunmadığından, dava tarihinden itiba …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece benimsenerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda işletme bakım «masrafı» yapıldığının ve miktarının ispatlanamadığının belirtilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ...vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı tarafça davalılardan ...'a gönderilen ve hat katılım «payının» hesaplanarak ödenmesi talebini içeren yazı esas alınarak «temerrüt tarihi» belirlenmiş ise de, ödenmesi istenen alacak miktarının belirtilmediği söz konusu yazı davalıyı temerrüde düşürmeye elverişli bulunmadığından, dava tarihinden itiba …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2088 E. 2014/9225 K.
Ortak:dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz kararda1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme «masrafları» hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulun …
Benzer bu kararda… n 8/2. maddesindeki kıstaslara göre belirlenmesi gerektiği, buna göre davacının talep edebileceği hat katılım bedelinin 601,68 TL olduğu, davacının işletme ve bakım «masrafları» yaptığını ispatlayamadığı davanın kısmen kabulü ile 601,68 TL'nin 04/09/2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline fazla istemin reddine, diğer davalı yönünden verilen hüküm kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
3-Ancak mahkemece, davacı tarafça işletme ve bakım «masrafı» yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle işletme ve bakım masraflarına yönelik talep reddedilmişse de davacı taraf, davaya konu enerji nakil hatlarının maliki olup, 24.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere söz konusu hatların işletme ve bakım masrafları hat sahibi tarafından karşılanmaktadır.
Bu durumda, mahkemece Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 28. maddesi uyarınca elektrik «dağıtım» şirketlerinin işletme ve bakım «masraflarını» da içeren iletim sistemi kullanım fiyatını tüketicilerden tahsil etme imkanına sahip bulundukları gözetilerek davalı dağıtım şirketinin, davaya konu enerji nakil h …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · kâr dağıtımı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n 8/2. maddesindeki kıstaslara göre belirlenmesi gerektiği, buna göre davacının talep edebileceği hat katılım bedelinin 601,68 TL olduğu, davacının işletme ve bakım «masrafları» yaptığını ispatlayamadığı davanın kısmen kabulü ile 601,68 TL'nin 04/09/2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline fazla istemin reddine, diğer davalı yönünden verilen hüküm kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1-HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
Bu durumda, mahkemece Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 28. maddesi uyarınca elektrik «dağıtım» şirketlerinin işletme ve bakım «masraflarını» da içeren iletim sistemi kullanım fiyatını tüketicilerden tahsil etme imkanına sahip bulundukları gözetilerek davalı dağıtım şirketinin, davaya konu enerji nakil h …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2215 E. 2014/9461 K.
Ortak:reeskont faizi · ihtar · ihtarname · dosya masrafı · dahili dava · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme «masrafları» hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulun …
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Benzer bu kararda… slara göre kullanım bedelinin belirlenmesinin gerektiği, bilirkişi heyetince açıklanan usule uygun biçimde bu bedelin tespit edildiği, davacının davalıya gönderdiği «ihtar» yazısında belirlenen 30 günlük süre de gözetildiğinde davalının 04.10.2008 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davalı ...
D yönünden verilen karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.135,36 TL'nin 04.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça davalıya gönderilen 03.09.2008 tarihli «ihtarnamede», ödenmesi istenilen miktar açıkça gösterilmemiş olup bu ihtarname ile davalının «temerrüde» düştüğü kabul edilemeyeceğinden hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, kararın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2214 E. , 2014/9725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2013 tarih ve 2012/1166-2013/1178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mülkiyetindeki verici istasyonlarının enerji nakil hatlarından muvafakat alınmak ve katılım payı ödenmek koşuluyla elektrik dağıtımı yapan kuruluşlarca üçüncü kişilere müstakil abonelikler tesis edilebildiğini, davalı tarafından 03.04.2002 ila 30.07.2008 tarihleri arasında ... isimli firmaya müvekkilinden habersiz ve izinsiz müstakil abonelik tesis edilerek enerji kullandırıldığını, katılım payının ise ödenmediğini, bu tür enerji nakil hatlarından faydalanmak isteyenler için düzenlenen tarife doğrultusunda davalının hat katılım payı ve bakım işletme masrafından kaynaklanan 4.366,46 TL ana para borcunun bulunduğunu ileri sürerek 4.366,46 TL'nin 03.04.2002 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ve KDV'si ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan hatların bakım ve onarımının müvekkili tarafından yapıldığını, davada istenen miktarın çok üzerinde bakım ve onarım masrafı yapılmasına rağmen davacıdan bir ücret talep edilmediğini, hatların mülkiyetinin kanıtlanamadığını, davacının kamulaştırma yapmadan ve mülk edinmeden bir bedel talep edemeyeceğini, bu hususta bir protokolün bulunmadığını, davacının kendi tarifesine göre bedel isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacının Gümüşhane Kuşakkaya TV verici istasyonuna ait enerji nakil hattı ve trafosunun AG çıkışında davacı kurumun bilgisi dışında enerji kullandığı, kullanılan enerjinin davalı ...'ın hat katılım bedelini belirlememesinden ötürü Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 8/2'nci maddesindeki kıstaslara
.../...
-2-
göre hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere denetime elverişli olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV dahil 1.862,98 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve faizin başlangıç tarihine yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme masrafları hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadiyle yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır. BK'nın 101. maddesi uyarınca da muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir.
Aksi takdirde davadan önce temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda, temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez. Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 3.9.2008 tarihli yazı esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "4.9.2008" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “29.7.2009" ibaresinin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377121400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz