Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2116 E. 2014/9032 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlunun temerrüdü↗ temerrüt tarihi↗ muacceliyet↗ rücu↗ fesih↗ vade↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ taahhütname↗ ihtarname↗ tacir↗ dosya masrafı↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacının Gümüşhane Kuşakkaya TV verici istasyonuna ait enerji nakil hattı ve trafosunun AG çıkışından davacı kurumun bilgisi dışında enerji kullandırdığı, bu yönde taraflar arasında herhangi bir ihtilafın olmadığı, davalı ...'ın hat katılım bedelini
.../...
-2-
belirlememesinden ötürü elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 8/2. maddesindeki kıstaslara göre alacağın belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV dahil 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, temerrüt tarihi olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği ihtar yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul
edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme masrafları hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadiyle yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır. BK'nın 101. maddesi uyarınca da muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Aksi takdirde davadan önce temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda, temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez.Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 3.9.2008 tarihli yazı esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2214 E. 2014/9725 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · temerrüt tarihi · muacceliyet · rücu · fesih · vade · ihbar · temerrüt faizi · Alacak
İncelediğiniz kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · denetime elverişlilik · reeskont faizi
Benzer bu kararda… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2554 E. 2014/9724 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · temerrüt tarihi · muacceliyet · rücu · fesih · vade · ihbar · temerrüt faizi · Alacak
İncelediğiniz kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · denetime elverişlilik · reeskont faizi
Benzer bu kararda… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2215 E. 2014/9461 K.
Ortak:ihtar · ihtarname · dosya masrafı · dahili dava · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme «masrafları» hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulun …
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Benzer bu kararda… slara göre kullanım bedelinin belirlenmesinin gerektiği, bilirkişi heyetince açıklanan usule uygun biçimde bu bedelin tespit edildiği, davacının davalıya gönderdiği «ihtar» yazısında belirlenen 30 günlük süre de gözetildiğinde davalının 04.10.2008 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davalı ...
2-Ancak, davacı tarafça davalıya gönderilen 03.09.2008 tarihli «ihtarnamede», ödenmesi istenilen miktar açıkça gösterilmemiş olup bu ihtarname ile davalının «temerrüde» düştüğü kabul edilemeyeceğinden hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, kararın …
D yönünden verilen karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.135,36 TL'nin 04.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaD yönünden verilen karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.135,36 TL'nin 04.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15791 E. 2014/4592 K.
Ortak:rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Benzer bu karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · zamanaşımı defi · cari hesap · zamanaşımı def'i · def'i · havale · zamanaşımı · e-defter
Benzer bu kararda1-Asıl davada, davalı «zamanaşımı def»'inde bulunmuş olup, taraflar arasında da 6762 sayılı TTK'nın 87. maddesi anlamında geçerli bir «cari hesap sözleşmesinin» varlığı kanıtlanamamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile «zamanaşımı definin» reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davacı yanın davalıdan 28.281,36 Euro alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, davacı konumunda olan ve asıl davada davalı olan şirketin «defter» sunmadığı ve ayrıca dava dışı Galata şirketinin defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, birleşen davada davacının davası kanıtlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2206 E. 2014/9330 K.
Ortak:temerrüt tarihi · ihtarname · dosya masrafı · dahili dava · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Somut olayda, «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmed …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme «masrafları» hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulun …
Benzer bu kararda… in 8. maddesinin 2. fıkrasındaki kıstaslara göre belirlenmesi gerekip, bilirkişi raporunda bu yönde hesaplama yapıldığı, davalı ...'ın, davacı tarafından gönderilen «ihtarname» ile «temerrüde» düşürüldüğü, davalı ... hakkında verilen red kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ...yönünden davanın kısmen kabulü ile KDV «dahil» olmak üzere 1.862,98 TL'nin 04.09.2008 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte daalıdan tahsiline, fazlaya yönelik talebin reddine karar …
2-Ancak, davacı tarafça davalılardan ...'a gönderilen ve hat katılım «payının» hesaplanarak ödenmesi talebini içeren yazı esas alınarak «temerrüt tarihi» belirlenmiş ise de, ödenmesi istenen alacak miktarının belirtilmediği söz konusu yazı davalıyı temerrüde düşürmeye elverişli bulunmadığından, dava tarihinden itiba …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece benimsenerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda işletme bakım «masrafı» yapıldığının ve miktarının ispatlanamadığının belirtilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ...vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı tarafça davalılardan ...'a gönderilen ve hat katılım «payının» hesaplanarak ödenmesi talebini içeren yazı esas alınarak «temerrüt tarihi» belirlenmiş ise de, ödenmesi istenen alacak miktarının belirtilmediği söz konusu yazı davalıyı temerrüde düşürmeye elverişli bulunmadığından, dava tarihinden itiba …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2116 E. , 2014/9032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/363-2013/1176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kurumun mülkiyetinde bulunan enerji nakil hatlarından, kurumun muvafakatinin alınması ve hat katılım payı ödenmesi koşuluyla elektrik dağıtımı yapan kuruluşlarca üçüncü kişilere müstakil abonelikler tesis edilebileceğini, müstakil aboneliklerle enerji nakil hatlarının kullanılması karşılığında müvekkil kurumun yönetim kurulunca belirlenen tarifeye göre hesaplanan hat katılım payının ve bakım işletme masraflarının müvekkil kuruma ödenmesinin gerektiğini, bu kapsamda Gümüşhane Kuşakkaya TV istasyonundan davalı ... aracılığı ile hat katılım payı ve bakım işletme masrafı ödenmeksizin diğer davalı ...'na 09.11.2007- 30.07.2008 tarihleri arasında müvekkilinin bilgisi dışında ve yasal prosedüre uyulmaksızın müstakil abonelik tesis edildiğini belirterek şimdilik KDV hariç 3.420,00 TL'nin 09.11.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ve diğer ferileri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, söz konusu enerji nakil branşman hatlarının bir kısmının müvekkili tarafından diğer abonelere elektrik enerjisi sağlamak için kullanıldığını, bu hatların bakım ve onarımlarının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini ve karşılığında davacıdan bedel talep edilmediğini, söz konusu hatların davacıya ait olduğunun da kanıtlanmadığını, müvekkilinin davacıya hat katılım payı ödemek zorunda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacının Gümüşhane Kuşakkaya TV verici istasyonuna ait enerji nakil hattı ve trafosunun AG çıkışından davacı kurumun bilgisi dışında enerji kullandırdığı, bu yönde taraflar arasında herhangi bir ihtilafın olmadığı, davalı ...'ın hat katılım bedelini
.../...
-2-
belirlememesinden ötürü elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 8/2. maddesindeki kıstaslara göre alacağın belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV dahil 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, temerrüt tarihi olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği ihtar yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul
edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme masrafları hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadiyle yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır. BK'nın 101. maddesi uyarınca da muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir.
Aksi takdirde davadan önce temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda, temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez.Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 3.9.2008 tarihli yazı esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "4.9.2008" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “29.7.2009" ibaresinin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354465100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz