Ortaklığından çıkarma | Pay devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/5410 E. 2019/4147 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı↗ karar nisabı↗ ortaklar kurulu kararı↗ dava şartı yokluğu↗ limited şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davalı ...'nun davacı şirket ortaklığından TTK'nın 640. maddesi gereğince çıkarılmasına, çıkarılan ortak davalı ...'na, davacı şirketteki %25 hissesinin ancak %20 hissesini iki yıl içinde elden çıkarmak koşulu ile şirkete devrine ve bu suretle davacı şirket tarafından iktisabına, davalıya ait bakiye şirket hissesinin davacı şirket tarafından iktisabında ise TTK'nın 612. maddesi gereğince davacı şirketin ortaklar kurulu yetkili olmakla ortaklar kurulunca alınacak karar ile belirlenmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, esasen davacı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 616/1-h ve 621/1-h bentleri çerçevesinde iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan ortaklar kurulu kararının karar nisabını taşımaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2320 E. 2020/295 K.
Ortak:limited şirket ortağı · dava şartı yokluğu · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, esasen davacı şirketin iki ortaklı bir «limited şirket» olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 616/1-h ve 621/1-h bentleri çerçevesinde iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan «ortaklar kurulu» kararının karar «nisabını» taşımaması nedeniyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddinin gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortağının» 6102 sayılı TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca «ortaklıktan çıkarılması» istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan değerlendirmede; Dairemizin 27/04/2017 tarihli 2017/130 E., 2017/«167» K. sayılı kararından sonra, ilk derece mahkemesince davacı tarafa yukarıda belirtilen mahiyette usulüne uygun olarak alınmış genel kurul kararını sunması yönünde «kesin süre» verildiği ve sonuçları «ihtar» edildiği halde, daha önce dosyada mevcut olan 20/06/2016 tarihli kararı sunmakla yetinildiği, bu durumda ilk derece mahkemesince davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» yönünde vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ayrıca TTK 616/1-h maddesi bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hali şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerinden biri olup, bir ortağın haklı sebeple «limited şirket ortaklığından çıkarılması» için genel kurul kararı alınmadan açılan davalarda eksikliğin giderilmesi için mahkemece şirkete verilen «kesin süreye» rağmen eksiklik giderilmez ise davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma · limited şirket ortaklığı · i̇i̇k 167 · ortaklıktan çıkarılma · esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · kesin süre · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «ortaklıktan çıkarılma» davası açılabilmesi için alınmış genel kurul kararının sunulması veya bu yönde usulüne uygun olarak karar alınması için davacı vekiline «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekilinin 20/06/2016 tarihinde alınan genel kurul kararının yeterli olduğunu belirterek başkaca bir karar sunmadığı, dava açıldıktan sonra 20/06/2016 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karar verildiği, ancak mahkeme kararı olmadan çıkarma işlemi yapılamayacağı, dolayısıyla bu kararın usulüne uygun olmadığı, dava şartının tamamlanamadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ayrıca TTK 616/1-h maddesi bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hali şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerinden biri olup, bir ortağın haklı sebeple «limited şirket ortaklığından çıkarılması» için genel kurul kararı alınmadan açılan davalarda eksikliğin giderilmesi için mahkemece şirkete verilen «kesin süreye» rağmen eksiklik giderilmez ise davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan değerlendirmede; Dairemizin 27/04/2017 tarihli 2017/130 E., 2017/«167» K. sayılı kararından sonra, ilk derece mahkemesince davacı tarafa yukarıda belirtilen mahiyette usulüne uygun olarak alınmış genel kurul kararını sunması yönünde «kesin süre» verildiği ve sonuçları «ihtar» edildiği halde, daha önce dosyada mevcut olan 20/06/2016 tarihli kararı sunmakla yetinildiği, bu durumda ilk derece mahkemesince davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» yönünde vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 640/1. maddesi uyarınca, şirket sözleşmesinde bir ortağın «ortaklıktan çıkarılması» için sebepler öngörülmemiş ve ortağın şirketten çıkarılmasına mesnet durum, vakıa «esas sözleşemede» öngörülen hallerden birinin kapsamına girmiyor ise, ilgili ortağın ortaklıktan çıkarılması mahkeme kararı ile mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1685 E. 2017/4592 K.
Ortak:limited şirket ortağı · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, esasen davacı şirketin iki ortaklı bir «limited şirket» olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 616/1-h ve 621/1-h bentleri çerçevesinde iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan «ortaklar kurulu» kararının karar «nisabını» taşımaması nedeniyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddinin gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu kararda2-Karşı dava; «limited şirket ortağının» şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de davalı şirket ortağı tarafından «limited şirketin» diğer ortağı ve müdürüne karşı, karşı dava açıldığından karşı dava tarihinde «şirket müdürü» olan ...’ın «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığından ...’a yönelik davanın reddi doğru ise de «limited şirketin ortağı» tarafından diğer ortağı olan ...’na karşı da «fesih» davası yöneltildiğinden husumet eksikliğinin bulunmadığı gözetilerek karşı davanın esasının incelenmesi gerekirken karşı davalı ...’na yönelik «şirketin feshi davası» yönünden de yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davalı/karşı davacının karşı davalı ...’na yönelik karşı davaya ilişkin temyiz itirazının kabulü ile karşı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi davası · haklı sebep · pasif husumet ehliyeti · şirketin feshi · şirket müdürü · husumet ehliyeti · pasif husumet · fesih
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de davalı şirket ortağı tarafından «limited şirketin» diğer ortağı ve müdürüne karşı, karşı dava açıldığından karşı dava tarihinde «şirket müdürü» olan ...’ın «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığından ...’a yönelik davanın reddi doğru ise de «limited şirketin ortağı» tarafından diğer ortağı olan ...’na karşı da «fesih» davası yöneltildiğinden husumet eksikliğinin bulunmadığı gözetilerek karşı davanın esasının incelenmesi gerekirken karşı davalı ...’na yönelik «şirketin feshi davası» yönünden de yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davalı/karşı davacının karşı davalı ...’na yönelik karşı davaya ilişkin temyiz itirazının kabulü ile karşı …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nin 640/3. maddesi ve 636/3. maddeleri uyarınca; «haklı sebepler» ile ortağın, şirket ortaklığından çıkartılmasının ancak şirket tarafından talep edilebileceği diğer yandan, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilebilmesi için davanın şirket «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerektiği gerekçesiyle her iki davanın da «usulden reddine» karar verilmiştir.
2-Karşı dava; «limited şirket ortağının» şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/5410 E. , 2019/4147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04/12/2015 gün ve 2013/314 - 2015/925 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/09/2017 gün ve 2016/1728 - 2017/4475 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kurucu ortakları arasında yer alan davalının, sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, şirketten aldığı borçları ödemediğini, şirketin bu alacaklarının tahsili için davalı aleyhine müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı ortağın uzun süredir şirket yönetimine ve toplantılara katılmadığını, davalının mahkeme kanalıyla şirketin feshini istediğini, ancak istemin mahkemece reddedildiğini, 06.05.2013 tarihinde şirket ortaklar kurulu toplantısında davalının şirket ortaklığından çıkarılması yönünde karar alındığını, davalının şirket ortağı olarak üstüne düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmediğini ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve davalıya ait olan payın müvekkili şirkete devrine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davalı ...'nun davacı şirket ortaklığından TTK'nın 640. maddesi gereğince çıkarılmasına, çıkarılan ortak davalı ...'na, davacı şirketteki %25 hissesinin ancak %20 hissesini iki yıl içinde elden çıkarmak koşulu ile şirkete devrine ve bu suretle davacı şirket tarafından iktisabına, davalıya ait bakiye şirket hissesinin davacı şirket tarafından iktisabında ise TTK'nın 612. maddesi gereğince davacı şirketin ortaklar kurulu yetkili olmakla ortaklar kurulunca alınacak karar ile belirlenmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, esasen davacı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 616/1-h ve 621/1-h bentleri çerçevesinde iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan ortaklar kurulu kararının karar nisabını taşımaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/514394700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz