Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2076 E. 2019/3727 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gider avansı↗ vazgeçmiş sayılma↗ ihtarat↗ bilirkişi ücreti↗ delillerin toplanmaması↗ ara karar↗ kesin süre↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; delillerin toplanmasından sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece 10.11.2015 tarihli ilk celsede “Banka kredilerinden anlayan Ahmet Kani Özbaşak bilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, gider avansı eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık kesin süre verilmesine'' şeklinde ara karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında bilirkişi ücretinin yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekir. Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8044 E. 2018/1411 K.
Ortak:ihtarat · bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, «bilirkişi ücreti» için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddin …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan delil avansını verilen «kesin süreye» rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen «masrafları» yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Ancak, kural olarak, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan delil avansını verilen «kesin süreye» rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen «masrafları» yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. .../...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8787 E. 2016/4720 K.
Ortak:ihtarat · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir «ihtarat» yapılmadan verilen «kesin sürenin» sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · tebligat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3544 E. 2017/7597 K.
Ortak:vazgeçmiş sayılma · ihtarat · bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu karardaMahkemece 11.11.2014 tarihli 1. celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, bilirkişi olarak ... seçilmesine, bilirkişiye 600,00 TL ücret takdiri ile bu ücretin iki haftalık süre içerisinde davacı vekilince «depo» edilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine 03.02.2015 tarihli celsede ''Davacı vekiline geçen oturum belirlenen bilirkişi ücretini depo etmek üzere iki hafta yeniden ve «kesin süre» verilmesine, ücret yatırıldığı takdirde dosyanın seçilen bilirkişiye tevdiine'' karar verilmiş, kesin süre içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan …
Somut uyuşmazlıkta bozma gereğince «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için 11.11.2014 günlü oturumda «bilirkişi ücretini» «depo» etmek üzere davacı vekiline 2 haftalık «kesin süre» verilmiş, kesin sürede «ara» kararı gereğinin yerine getirilmemesi üzerine bu kez 03.02.2015 günlü oturumda mahkemece davacı vekiline ikinci kez ve 2 haftalık kesin süre verilmiştir.
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücretini» yatırmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · muhtıra · bozma sonrası karar · hakkın kötüye kullanılması · depo kararı · ihtar · dosya masrafı
Benzer bu kararda… emyiz incelenmesinde; mahkemece davacı asile ''...dosyanın Yargıtaya gönderilebilmesi için gerekli olan 80 TL gider avansının tebliği tarihinden itibaren 1 haftalık «kesin süre» içinde tamamlanması aksi halde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği..'' «ihtarını» içeren «muhtıraya» rağmen yasal süresi içerisinde temyiz posta «masrafının» yatırılmadığı gerekçesi ile HMK'nın 344/1. maddesi gereğince davacının temyiz talebinden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiş ise de, davacı tarafından temyiz dilekçesi ekinde yer alan 05.09.2014 tarihli PTT antetli belgeye göre davacı tarafından 100,00 TL gider avansının y …
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücretini» yatırmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiş ise de, süresi içerisinde gerekli temyiz «masrafının» yatırılmaması sebebiyle 17.09.2015 tarihli ek karar ile davacının temyiz talebinden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece 11.11.2014 tarihli 1. celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, bilirkişi olarak ... seçilmesine, bilirkişiye 600,00 TL ücret takdiri ile bu ücretin iki haftalık süre içerisinde davacı vekilince «depo» edilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine 03.02.2015 tarihli celsede ''Davacı vekiline geçen oturum belirlenen bilirkişi ücretini depo etmek üzere iki hafta yeniden ve «kesin süre» verilmesine, ücret yatırıldığı takdirde dosyanın seçilen bilirkişiye tevdiine'' karar verilmiş, kesin süre içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18669 E. 2013/17244 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu karardaAncak, böyle bir durumda «kesin sürenin» hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin «ara» kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının da ilgili tarafa «ihtar» edilmiş olması gerekir.
Ayrıca, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, özellik …
Somut olayda, taraf vekillerinin katıldığı 22.12.2011 tarihli oturumda mahkemece “…6100 sayılı HMK’nın 114-g 115/2 120/2 maddeleri gereğince 60.00 TL «tebligat» gideri, 300.00 TL «bilirkişi ücreti» ve 50.00 TL maktu gider olmak üzere toplam 410.00 TL gider avansının iki haftalık süre içerisinde vezneye yatırılması, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin «ihtarına»…” şeklinde, gider avansının yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» verilmiş ise de, sürenin kesin olduğu hususunun davacı vekiline hatırlatılmamış oluşu nedeniyle, verilen sürenin usulüne uygun olarak verilmiş kesin bir süre olmad …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · ihtar · tebligat · dosya masrafı
Benzer bu karardaSomut olayda, taraf vekillerinin katıldığı 22.12.2011 tarihli oturumda mahkemece “…6100 sayılı HMK’nın 114-g 115/2 120/2 maddeleri gereğince 60.00 TL «tebligat» gideri, 300.00 TL «bilirkişi ücreti» ve 50.00 TL maktu gider olmak üzere toplam 410.00 TL gider avansının iki haftalık süre içerisinde vezneye yatırılması, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin «ihtarına»…” şeklinde, gider avansının yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» verilmiş ise de, sürenin kesin olduğu hususunun davacı vekiline hatırlatılmamış oluşu nedeniyle, verilen sürenin usulüne uygun olarak verilmiş kesin bir süre olmad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK’nın 114-g ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartlarından olan gider avansının verilen iki haftalık «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, böyle bir durumda «kesin sürenin» hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin «ara» kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının da ilgili tarafa «ihtar» edilmiş olması gerekir.
Hakimin, bu «masrafların» yatırılması konusunda verdiği sürenin «kesin» olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, «kesin süreye» uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5359 E. 2014/9189 K.
Ortak:ihtarat · kesin süre · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaSöz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir «ihtarat» yapılmadan verilen «kesin sürenin» sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, 13.10.2011 tarihli celsede, yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g maddesi uyarınca yargılamanın sürdürülmesi için gerekli «tebligat», diğer işlemler ve dayandığı delillere ilişkin ...'nca yayınlanan tarifede belirlenen asgari giderleri yatırması için davacı vekiline usulüne uygun «ihtarat» yapılıp «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen belirlenen avansı yatırmadığı, geçerli bir «mazeret» de sunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115. maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle açılacak ve «derdest» tüm davalarda derhal uygulanması gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğundan usulen reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizc …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret · borcun üstlenilmesi · derdestlik · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, 13.10.2011 tarihli celsede, yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g maddesi uyarınca yargılamanın sürdürülmesi için gerekli «tebligat», diğer işlemler ve dayandığı delillere ilişkin ...'nca yayınlanan tarifede belirlenen asgari giderleri yatırması için davacı vekiline usulüne uygun «ihtarat» yapılıp «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen belirlenen avansı yatırmadığı, geçerli bir «mazeret» de sunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115. maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle açılacak ve «derdest» tüm davalarda derhal uygulanması gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğundan usulen reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizc …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, «borcu üstlenen» ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8332 E. 2022/5103 K.
Ortak:vazgeçmiş sayılma · bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · ihtar
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2076 E. , 2019/3727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/02/2016 tarih ve 2015/255-2016/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan 46.000.-TL, 105.000.-TL ve 50.000.-TL bedelli krediler kullandığını, 01.11.2010 tarihinde kullandığı 46.000.-TL bedelli kredi için aynı tarihte 920,00 TL kredi kullandırım komisyonu, 10.01.2010 tarihinde 105.000.-TL'lik kredi kullanımı sırasında 2.100.-TL kredi kullanım komisyonu, 15.11.2012 tarihinde kullandığı 50.000.-TL bedelli kredi kullanımı sırasında 59,00 TL kredi masraf tahsilatı, 80,96 TL kredi tahsis ücreti, 1.619,04 TL istihbarat ücreti adı altında tahsilatlar yapıldığını, anılan tahsilatlar yapılırken davacı ile sözleşmenin müzakere edilmediğini ve bilgi verilmediğini, yapılan kesintilerin 4077 sayılı Kanuna aykırı olduğunu, yapılan kesintilere ilişkin sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmediğini, anılan hükümlerin haksız şart niteliğinde olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.199,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının bilgisi dahilinde tahsilatların yapıldığını, yapılan kesintilerin kanuna ve sözleşmeye uygun olduğunu, 15.11.2012 tarihinde kullandırılan 50.000.-TL bedelli kredinin ticari kredi olduğunu, kullandırılan diğer kredilerin ise bireysel ihtiyaç kredileri olduğundan tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; delillerin toplanmasından sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece 10.11.2015 tarihli ilk celsede “Banka kredilerinden anlayan Ahmet Kani Özbaşak bilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, gider avansı eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık kesin süre verilmesine'' şeklinde ara karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında bilirkişi ücretinin yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekir. Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512820700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz