Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8044 E. 2018/1411 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtarat↗ bilirkişi ücreti↗ ara karar↗ kesin süre↗ bilirkişi incelemesi↗ dosya masrafı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansını verilen kesin süreye rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen masrafları yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı, asıl ve birleşen davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, şirket tarafından ortağı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi ücreti için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık kesin süre verilmesine'' şeklinde ara karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, kural olarak, kesin süreye ilişkin ara kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekmektedir. Mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık olarak anlatılmamış ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verileceği ve gerektiğinde davanın reddedilebileceği açıkça bildirilmeden ve yine davacı vekilinin bu yöndeki itirazları da dikkate alınmadan asıl ve birleşen davanın esası hakkında karar verilmiştir. Bu durumda, söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8787 E. 2016/4720 K.
Ortak:ihtarat · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, «bilirkişi ücreti» için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddin …
Ancak, kural olarak, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ta …
Mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık olarak anlatılmamış ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verileceği ve gerektiğinde davanın reddedilebileceği açıkça bildirilmeden ve yine davacı vekilinin bu yöndeki itirazları da dikkate alınmadan asıl ve birleşen davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · tebligat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2076 E. 2019/3727 K.
Ortak:ihtarat · bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, «bilirkişi ücreti» için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddin …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan delil avansını verilen «kesin süreye» rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen «masrafları» yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Ancak, kural olarak, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ta …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · vazgeçmiş sayılma · delillerin toplanmaması · istirdat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmeleri» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18669 E. 2013/17244 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, «bilirkişi ücreti» için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddin …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan delil avansını verilen «kesin süreye» rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen «masrafları» yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Ancak, kural olarak, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ta …
Benzer bu karardaAncak, böyle bir durumda «kesin sürenin» hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin «ara» kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının da ilgili tarafa «ihtar» edilmiş olması gerekir.
Ayrıca, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, özellik …
Hakimin, bu «masrafların» yatırılması konusunda verdiği sürenin «kesin» olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, «kesin süreye» uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · ihtar · tebligat
Benzer bu karardaSomut olayda, taraf vekillerinin katıldığı 22.12.2011 tarihli oturumda mahkemece “…6100 sayılı HMK’nın 114-g 115/2 120/2 maddeleri gereğince 60.00 TL «tebligat» gideri, 300.00 TL «bilirkişi ücreti» ve 50.00 TL maktu gider olmak üzere toplam 410.00 TL gider avansının iki haftalık süre içerisinde vezneye yatırılması, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin «ihtarına»…” şeklinde, gider avansının yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» verilmiş ise de, sürenin kesin olduğu hususunun davacı vekiline hatırlatılmamış oluşu nedeniyle, verilen sürenin usulüne uygun olarak verilmiş kesin bir süre olmad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK’nın 114-g ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartlarından olan gider avansının verilen iki haftalık «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, böyle bir durumda «kesin sürenin» hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin «ara» kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının da ilgili tarafa «ihtar» edilmiş olması gerekir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3544 E. 2017/7597 K.
Ortak:ihtarat · bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, «bilirkişi ücreti» için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddin …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan delil avansını verilen «kesin süreye» rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen «masrafları» yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Ancak, kural olarak, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ta …
Benzer bu karardaMahkemece 11.11.2014 tarihli 1. celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, bilirkişi olarak ... seçilmesine, bilirkişiye 600,00 TL ücret takdiri ile bu ücretin iki haftalık süre içerisinde davacı vekilince «depo» edilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine 03.02.2015 tarihli celsede ''Davacı vekiline geçen oturum belirlenen bilirkişi ücretini depo etmek üzere iki hafta yeniden ve «kesin süre» verilmesine, ücret yatırıldığı takdirde dosyanın seçilen bilirkişiye tevdiine'' karar verilmiş, kesin süre içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan …
Somut uyuşmazlıkta bozma gereğince «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için 11.11.2014 günlü oturumda «bilirkişi ücretini» «depo» etmek üzere davacı vekiline 2 haftalık «kesin süre» verilmiş, kesin sürede «ara» kararı gereğinin yerine getirilmemesi üzerine bu kez 03.02.2015 günlü oturumda mahkemece davacı vekiline ikinci kez ve 2 haftalık kesin süre verilmiştir.
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücretini» yatırmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · usul ekonomisi · muhtıra · bozma sonrası karar · hakkın kötüye kullanılması · depo kararı · ihtar
Benzer bu kararda… emyiz incelenmesinde; mahkemece davacı asile ''...dosyanın Yargıtaya gönderilebilmesi için gerekli olan 80 TL gider avansının tebliği tarihinden itibaren 1 haftalık «kesin süre» içinde tamamlanması aksi halde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği..'' «ihtarını» içeren «muhtıraya» rağmen yasal süresi içerisinde temyiz posta «masrafının» yatırılmadığı gerekçesi ile HMK'nın 344/1. maddesi gereğince davacının temyiz talebinden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiş ise de, davacı tarafından temyiz dilekçesi ekinde yer alan 05.09.2014 tarihli PTT antetli belgeye göre davacı tarafından 100,00 TL gider avansının y …
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücretini» yatırmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiş ise de, süresi içerisinde gerekli temyiz «masrafının» yatırılmaması sebebiyle 17.09.2015 tarihli ek karar ile davacının temyiz talebinden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece 11.11.2014 tarihli 1. celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, bilirkişi olarak ... seçilmesine, bilirkişiye 600,00 TL ücret takdiri ile bu ücretin iki haftalık süre içerisinde davacı vekilince «depo» edilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine 03.02.2015 tarihli celsede ''Davacı vekiline geçen oturum belirlenen bilirkişi ücretini depo etmek üzere iki hafta yeniden ve «kesin süre» verilmesine, ücret yatırıldığı takdirde dosyanın seçilen bilirkişiye tevdiine'' karar verilmiş, kesin süre içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4527 E. 2014/11109 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · maddi ve manevi tazminat · görevsizlik kararı · fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu ihtilafın, faydalı model devir ve tescil işlemi ile bu kapsamdaki sözleşmeden kaynaklı «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olduğundan «görevli» mahkemenin «fikri sınai haklar hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 17.04.2013 tarihli ortaklığın sonlandırılmasına ilişkin «protokol» hükümlerine, davalının uymaması sonucu uğranılan zararın tazmini ve yine anılan protokol gereği davacıya devri gereken faydalı model belgesinin davacıya devri isteminden kaynaklanmakta olup, somut olayda 551 sayılı KHK'nın 146. maddesinde belirtilen nitelikte bir uyuşmazlık bulunmadığından davada genel mahkeme «görevli» olduğundan «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8044 E. , 2018/1411 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/03/2016 tarih ve 2015/479-2016/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davalının müvekkil şirketin %5 hisseli ortağı olduğunu, davalının oğlu olan . ... da geri kalan şirket hisselerinin sahibi bulunduğunu, müvekkili şirketin “milli piyango şans oyunları bayisi” işlettiğini, 2008-2009 yılları arasında farklı dönemlerde elde edilen bayi gelirlerinden toplam 28.284,10 TL'nin davalı tarafından .....bulunan şirket hesabından davalıya ait .... hesaba usulsüz olarak aktarıldığını, ayrıca davalının müvekkili şirkete 25.370,00 TL tutarında mal satmış gibi göstererek fatura düzenlediğini, bu suretle müvekkil şirketten kendi nam ve hesabına mal çıkışı yaptığını, ancak fatura borcunun davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin bu alacakları için başlatılan icra takiplerine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek asıl ve birleşen davada davalının icra takiplerine vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davacı şirket müdürü olan müvekkilinin oğlunun şirketi kötü idare ettiğini, müvekkilinin gerek şirket gerekse oğlunun ailesi için para ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcunun olmadığını aksine müvekkilinin davacı şirketten alacaklı olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansını verilen kesin süreye rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen masrafları yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı, asıl ve birleşen davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, şirket tarafından ortağı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi ücreti için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık kesin süre verilmesine'' şeklinde ara karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, kural olarak, kesin süreye ilişkin ara kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekmektedir.
Mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık olarak anlatılmamış ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verileceği ve gerektiğinde davanın reddedilebileceği açıkça bildirilmeden ve yine davacı vekilinin bu yöndeki itirazları da dikkate alınmadan asıl ve birleşen davanın esası hakkında karar verilmiştir. Bu durumda, söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının asıl ve birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407894600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz