Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8787 E. 2016/4720 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtarat↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ tebligat↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve tebligat ücretlerini yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davacının ara kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ...- ... kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye ibraz edilmesi yönünde ara karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kural olarak, mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir
iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekir. Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ara karar 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11411 E. 2018/6082 K.
Ortak:ara karar · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · tebligat · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8044 E. 2018/1411 K.
Ortak:ihtarat · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, «bilirkişi ücreti» için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddin …
Ancak, kural olarak, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ta …
Mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık olarak anlatılmamış ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verileceği ve gerektiğinde davanın reddedilebileceği açıkça bildirilmeden ve yine davacı vekilinin bu yöndeki itirazları da dikkate alınmadan asıl ve birleşen davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; asıl ve birleşen davacının «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan delil avansını verilen «kesin süreye» rağmen yatırmadığı, verilen kesin sürenin ön görülen «masrafları» yatırmak için yeterli bir süre olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda 16.09.2015 tarihli celsede ''Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapılması için dosyada «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına, «bilirkişi ücreti» için toplam 1.050,00 TL’nin yatırılması konusunda davacı vekiline dört haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından ücretin yatırılmaması üzerine, yazılı şekilde ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · usulden reddi · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · çek · ilan
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2076 E. 2019/3727 K.
Ortak:ihtarat · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Benzer bu kararda… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir «ihtarat» yapılmadan verilen «kesin sürenin» sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · vazgeçmiş sayılma · bilirkişi ücreti · delillerin toplanmaması · istirdat · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «delillerin toplanmasından» sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verildiği, verilen «kesin süreye» rağmen «bilirkişi ücreti» yatırılmamış olduğu, davacının tek delili olan «bilirkişi incelemesinden» «vazgeçmiş sayılmasına» karar verildiği, bunun dışında dosyada ispata yarar bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmeleri» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
… ilirkişisine dosyanın tevdiine, bilirkişiye raporunu düzenlemesi bakımından bir aylık süre verilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisi için 750,00 TL ücret takdirine, «gider avansı» eksik olduğundan 900.-TL'nin davacılar vekilince karşılanmasına, bu konuda iki haftalık «kesin süre» verilmesine'' şeklinde «ara» karar tesis edilmiş, davacı tarafa verilen kesin süre zarfında «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması üzerine kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8787 E. , 2016/4720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2012 tarih ve 2012/138-2012/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun ... tarafından işleme alındığını ve yapılan ilana ... şirketi tarafından itiraz edildiği, ... nin itirazları reddettiğini, bu red kararına karşı davalı Şirket tarafından yeniden itiraz edildiği ve itirazların ... ... tarafından incelendiğini, ... tarafından bir kısım malların başvurudan çıkarıldığını; bu kararın haksız şekilde verildiğini ileri sürerek müvekkili şirkete ait 2009/63290 başvuru numaralı ''...'' ibareli markanın kısmen reddine ilişkin 24 Nisan 2012 tarihli 2012-M-892 sayılı ... kararının iptaline ve kısmen reddedilerek başvurunun mal listesinden çıkarılan ''pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar kekler, karamle dolgulu şekerleme ve çikolatalar.
Dondurmalar, yenebilir buzlar'' sınıflarında da tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; açılan davanın yerinde olmadığını, ... kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu söyleyerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalıya tebligat yapılamamış olduğundan davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve tebligat ücretlerini yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davacının ara kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ...- ... kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye ibraz edilmesi yönünde ara karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kural olarak, mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir
iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekir. Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA; ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221508800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz