6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deniz Ticaret

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8429 E. 2013/7929 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
bir yıllık
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cevap süresi navlun bedeli ilk itiraz donatan navlun zamanaşımı def'i def'i hak düşürücü süre zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 197

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete ....07.2008 tarihli ödeme belgesi ile navlunu ödediği, 2008 Ekim ayı içerisinde taşımanın gerçekleşmemesi üzerine davacının ....2008 tarihinde başka bir donatan ile anlaşarak taşımayı yaptırdığı sabit olup davanın açıldığı ....07.2010 tarihi itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, peşin ödenen navlun bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 197. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur. Ancak, cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımının değerlendirilebilmesi için karşı tarafın, savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması şarttır.

Somut olayda davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunmamış, ....04.2011 tarihli davaya cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Davacı vekili ise, ....2011 tarihli dilekçe ile davalı vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olmadığını belirterek itiraz etmiştir.

Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılmayan ve usulüne uygun şekilde itiraza uğrayan zamanaşımı savunması esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2053 E. 2012/9504 K.

    Ortak: · zamanaşımı bir yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11871 E. 2010/2879 K.

    Ortak: · zamanaşımı bir yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1897 E. 2012/1055 K.

    Ortak: · zamanaşımı bir yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10115 E. 2013/8439 K.

    Ortak: · zamanaşımı bir yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Denkleştirme Tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7480 E. 2011/7186 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8429 E.  ,  2013/7929 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

51. Asliye Ticaret (... .... Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2011/118-2012/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ablution emtiasının ...'dan Sudan Limanı'na taşınması işinde acente olarak çalıştığı davalıya taşımaya ilişkin bedellerin gönderildiğini, yapılan havalenin 202.125 ... Dolarlık bölümünün deniz taşımasına dair navlun ücreti olduğunu ancak davalının bu bedeli taşımayı gerçekleştirecek şirkete ödemediğini, müvekkilinin ikinci defa 230.000 ... Dolar navlun ücreti ile ilk taşımadan 27.275 ... Doları fazladan navlun ödemesi yaptığını, ilk gönderilen navlun bedelinin davalı tarafça iade edilmediğini ileri sürerek, toplam 230.450 ... Dolarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete ....07.2008 tarihli ödeme belgesi ile navlunu ödediği, 2008 Ekim ayı içerisinde taşımanın gerçekleşmemesi üzerine davacının ....2008 tarihinde başka bir donatan ile anlaşarak taşımayı yaptırdığı sabit olup davanın açıldığı ....07.2010 tarihi itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, peşin ödenen navlun bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 197. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur. Ancak, cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımının değerlendirilebilmesi için karşı tarafın, savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması şarttır.

Somut olayda davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunmamış, ....04.2011 tarihli davaya cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Davacı vekili ise, ....2011 tarihli dilekçe ile davalı vekilinin zamanaşımı def'inin süresinde olmadığını belirterek itiraz etmiştir.

Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılmayan ve usulüne uygun şekilde itiraza uğrayan zamanaşımı savunması esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/509664100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.