6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2053 E. 2012/9504 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Zamanaşımı
1 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cevap süresi ilk itiraz zamanaşımı defi yetki itirazı zamanaşımı def'i taşıma sözleşmesi def'i yetki zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 47. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 197. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur. Ancak, cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımının değerlendirilebilmesi için karşı tarafın, savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması şarttır.

Somut olayda davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunmamış, 03.06.2010 tarihli dilekçe ile yetki itirazı ile birlikte zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı vekili ise, duruşma öncesi 21.06.2010 tarihli dilekçe ile davalı vekilinin zamanaşımı definin süresinde olmadığını belirterek itiraz etmiştir.

Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılmayan ve usulüne uygun şekilde itiraza uğrayan zamanaşımı savunması esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Deniz Ticaret

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8429 E. 2013/7929 K.

    Ortak: · zamanaşımı 1 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Denkleştirme Tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7480 E. 2011/7186 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1897 E. 2012/1055 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı 1 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15170 E. 2012/20393 K.

    Ortak: · zamanaşımı 1 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10115 E. 2013/8439 K.

    Ortak: · zamanaşımı 1 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14046 E. 2018/7314 K.

    Ortak: · zamanaşımı 1 yıllık

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2053 E.  ,  2012/9504 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/07/2010 tarih ve 2010/142-2010/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin çalışmış olduğu şirketin almış olduğu iş nedeniyle müvekkilini yurtdışına götürmek istediğini, bunun için pasaportun işveren şirketin İstanbul’daki adresine gönderilmek üzere davalıya teslim ettiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline ait pasaportun içinde bulunduğu zarfın alıcısına ulaştırılmadığını ileri sürerek, 15.000,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte zamanaşımı definde bulunmuştur.

Mahkemece, dosya kapsamına göre 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 47. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 197. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur. Ancak, cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımının değerlendirilebilmesi için karşı tarafın, savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması şarttır.

Somut olayda davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunmamış, 03.06.2010 tarihli dilekçe ile yetki itirazı ile birlikte zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı vekili ise, duruşma öncesi 21.06.2010 tarihli dilekçe ile davalı vekilinin zamanaşımı definin süresinde olmadığını belirterek itiraz etmiştir.

Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılmayan ve usulüne uygun şekilde itiraza uğrayan zamanaşımı savunması esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059655700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.