6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1897 E. 2012/1055 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
son hamil cevap süresi ciro silsilesi ilk itiraz yetki itirazı haksız eylem ciro zamanaşımı def'i olumsuz oy def'i hamil keşideci yetki çek zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 2

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, HUMK'nun 2l nci maddesi uyarınca haksız eylemin yapıldığı yer mahkemesinin davaya bakmaya yetkili bulunduğu, davalı ...'ın yetki itirazının bu yönden yerinde görülmediği, dava konusu çekteki ciro silsilesine göre son hamilin davacı şirket olduğu, davalı ...'ın, çekin haksız eylem sonucu davacı...'ın elinden alınmasından ve iade edilmemesinden sorumlu olmayacağının öne sürülemeyeceği, davalı ...'ın da çek bedelinden keşideci ve davalı ... ile birlikte sorumlu olduğu, davalı ...'ın çekin keşidecisi olduğu gerekçesiyle davacı şirket tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı...'ın açtığı dava ile davacı şirketin davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan ... vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, mümeyyiz anılan davalı vekili tarafından süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir.İtirazlardan farklı olarak diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir.HUMK.nun 197 nci maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur.Ancak,cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı savunmasının değerlendirilebilmesi, karşı tarafın savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmaması koşuluna bağlıdır.Somut olayda davacı vekili, yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def’ine derhal karşı koymamış, bu husus mahkemece değerlendirilmemiştir.O halde, mahkemece bu konuda denetlenebilir biçimde olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2053 E. 2012/9504 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Deniz Ticaret

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8429 E. 2013/7929 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/455 E. 2011/7726 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10115 E. 2013/8439 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1897 E.  ,  2012/1055 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVACILAR 1-....

2-Kadir Dolan

Vekilleri : Av. ...

DAVALILAR 1-...

Vekili : Av. ...

2-...

3-...

4-...

5-...

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/07/2009 tarih ve 2007/394-2009/352 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.01.2012 gününde davacılar vekilinin duruşmadan vazgeçme dilekçeside dikkate alınarak duruşmadan vazgeçilmiş olmakla, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili Kadir adına kayıtlı olan kamyonun satılmak üzere davalı ...’ın oto galerisine teslim edildiğini, kamyonun anılan davalı tarafından davalı ...’a satıldığını, kamyon bedeli olarak davacıya 18.000,00 TL nakit ödeme yapıldığını, ayrıca biri 1.000,00 TL bedelli, diğeri 26.000,00 TL bedelli iki adet çek verildiğini, 1.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından tahsil edildiğini, keşidecisi davalı ... olan 26.000-TL. bedelli çekin ise 05/01/2005 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine davacı ...'ın davalı ... ile görüştüğünü, çek bedelini ...’in ödeyeceğinin bildirildiğini, ...’in bedelini ödeyeceğini söyleyerek çeki davacıdan aldığını ve çeki davacıya iade etmediği gibi bedelini de ödemediğini, bu kişinin gerçekte davalı ...

olduğunun tespit edildiğini, davalı ... ‘nin hile ve desise ile çeki davacıdan alıp iade etmeyerek suç işlediğini ileri sürerek, 26.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin yerleşim yeri adresi itibariyle davaya bakma yetkisinin Kartal Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, davacı şirketin söz konusu alacakla bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin aracı olduğunu, dava konusu çeki sadece alıcıyı tanıması nedeniyle hatıra binaen imzaladığını, borcun zamanaşımına uğradığını, borç ilişkisinin davacı ..... ile alıcı ... arasında olduğunu savunarak, davanın yetki, zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.

Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

.../...

2010/1897

2012/1055

-2-

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, HUMK'nun 2l nci maddesi uyarınca haksız eylemin yapıldığı yer mahkemesinin davaya bakmaya yetkili bulunduğu, davalı ...'ın yetki itirazının bu yönden yerinde görülmediği, dava konusu çekteki ciro silsilesine göre son hamilin davacı şirket olduğu, davalı ...'ın, çekin haksız eylem sonucu davacı...'ın elinden alınmasından ve iade edilmemesinden sorumlu olmayacağının öne sürülemeyeceği, davalı ...'ın da çek bedelinden keşideci ve davalı ... ile birlikte sorumlu olduğu, davalı ...'ın çekin keşidecisi olduğu gerekçesiyle davacı şirket tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı...'ın açtığı dava ile davacı şirketin davalılar ...

ve ... aleyhine açtığı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan ... vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, mümeyyiz anılan davalı vekili tarafından süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir.İtirazlardan farklı olarak diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir.HUMK.nun 197 nci maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur.Ancak,cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı savunmasının değerlendirilebilmesi, karşı tarafın savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmaması koşuluna bağlıdır.Somut olayda davacı vekili, yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def’ine derhal karşı koymamış, bu husus mahkemece değerlendirilmemiştir.O halde, mahkemece bu konuda denetlenebilir biçimde olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalılardan ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

13.02.2012 - SK

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007814300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.