Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/373 E. 2019/3442 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait marka ile davalının tescil talebi reddedilen 2010/65832 numaralı marka başvurusundaki “AGROFOL 420-KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın ilanına, davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkemece, davalının kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi uyarınca dürüstce ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez. Somut olayda davalının fiili marka kullanımı gözetildiğinde; davalının “KTS” (Potasyum Tiyosülfat-Kalyum Tiyosülfat) ibaresini tanımlayıcı olarak kullandığı anlaşılmakla söz konusu kullanım, 556 sayılı KHK’nın 12 maddesi uyarınca dürüst ticari kullanım kapsamında olup tanımlayıcı ibarelerin kullanımı kimsenin tekeline bırakılamayacağından ve bu yöndeki 28.03.2012 ile 13.05.2013 tarihli bilirkişi raporlarına itibar olunmaksızın yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5218 E. 2023/5220 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · kesin hüküm
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirket marka başvurusu ile davacı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraz aşamasında dayandığı tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, dava konusu başvuruda davacı markasının ürün içeriğini gösterir şekilde kullanımının olması nedeniyle başvurunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir başvuru olduğunu ispata yeterli olmadığı gibi davalı başvurusunun da davacı markasına benzer olmadığı ve davacı markasının davalı başvurusundaki kullanım şekli …
Mahkemece de markalar arasında «iltibas» bulunmadığı ve «kötüniyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Dava konusu ''KTS'' ibaresinin Latince kimyasal ürün isminin kısaltması olarak algılanmasına karşılık, tanımlayıcı işaret sayılması yönünde «kesin» bir görüş oluşmadığı, bununla birlikte, bu işaretin bir an için tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş olsa bile, markanın başvuru tarihi olan 1999 ve tescil tarihi olan 2001 tarihinden bu yana kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığının kabulü gerekmektedir.
… TS ibaresinin müvekkil adına tescilli ve yasal korumaya haiz olup, işbu markanın müvekkilin izni ve onayı olmaksızın, bu marka ile ürün imalatı, satışa arzı ve/veya «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde tescile konu edilmesi 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğ …
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7260 E. 2023/1728 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… -KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın «ilanına», davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işle …
Dava, «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şti. eliyle Türkiye pazarında sattığını, bu markaların müvekkiline ait olduğunu bilen davalının, müvekkiline ait KTS markalarının aynısını ve/veya «iltibas» yaratacak düzeyde çok yakın benzerlerini imal edip "www.volertarim.com" adlı internet sitesinde satışa arz ettiğini, bu durumun mahkeme eliyle tespit edildiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının, müvekkiline ait "KTS" markası ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunun ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit edildiğini, davalı her ne kadar kanunu dolanmak gayesi ile KTS ibaresinin önüne "VOLAGRO " ibaresini eklemiş ise de büyük puntolarla ve baskın şekilde kullanılan "KTS" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını, ayrıca davalının bu ürünleri satmasını sağlayan unsurun da ürün ambalajlarında yer alan "KTS" ibaresi olduğunu, davalı tarafın, KTS markasının davacıya ait olduğunu bile bile sırf davacının markasının tanınmışlığından istifade etmek gayesiyle kötü niyetle taklit markalı malları imal edip satışa sunduğunu, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men ve refine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… k düzeyde benzer olduğu, "KTS" ibaresinin doğrudan belirli bir gübre ürününün tanımlayıcı adı veya kısaltması olmadığı, dolayısıyla davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu, "VOLAGRO KTS" markası altında ticari amaçlı satış yapılıp yapılmadığı hususunun web sitesinin kapsam ve içeriğinden anlaşılmadığı, davalının "KTS" veya "VOLAGRO KTS" şeklinde faturalandırması mevcut olmadığı gibi "potasyum tiyosülfat" ürününün de satışa konu olduğunun tespit edilemediği, bu haliyle «iltibas» yaratan işaretin kullanımı nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, davalının eylemlerinin devam ettiği süre, elde ettiği gelir, markanın gelirin oluşumuna etkisi, markanın bilinirliği, gücü, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile «kusurun» ağırlığı, markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi, ürünlerin orijinal olması gibi unsurlar nazara alınarak bir bedel belirlenmesi gerektiği, davalının markayı davacıdan izin ve lisans alarak kullanması halinde yıllık ödemek zorunda kalacağı rakamın taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL'den aşağı olmayacağı, «maddi tazminatın» 1.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümleri gereğince, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği, eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğu, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü «ibraz» olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında 2.500,00 TL manevî tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin, davacıya ait KTS markasını ürün ambalajlarında ve web sayfalarında kullanmasının davacının markadan doğan hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men ve ref'i ile ortadan kaldırılmasına, 1.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · vekalet ücreti takdiri · şikayet · hakkaniyet · reeskont faizi · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince beş yıldır söz konusu ürün, üretilip satışa sunulmadığından müvekkili aleyhine «maddi tazminata» hükmedilmesinin doğru olmadığını, «bilirkişi incelemesi» ile de bu durumun sübut bulduğunu, aynı iddia nedeniyle müvekkili hakkında «şikayette» bulunulduğunu, Cumhuriyet Savcılığınca «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, üretimi ve satışı yapılmayan bir ürün nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesinin de mümkün olmadığını, "KTS" ibaresinin bir kısaltma olarak kullanıldığını, bu nedenle kimsenin tekeline bırakılamayacağını, bu ibarenin marka olma vasfının da bulunmadığını, bu durumda davacının «marka hakkına tecavüzden» söz edilemeyeceğini, mahkemece müvekkili aleyhine fazla «vekalet ücreti takdir» edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… k düzeyde benzer olduğu, "KTS" ibaresinin doğrudan belirli bir gübre ürününün tanımlayıcı adı veya kısaltması olmadığı, dolayısıyla davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu, "VOLAGRO KTS" markası altında ticari amaçlı satış yapılıp yapılmadığı hususunun web sitesinin kapsam ve içeriğinden anlaşılmadığı, davalının "KTS" veya "VOLAGRO KTS" şeklinde faturalandırması mevcut olmadığı gibi "potasyum tiyosülfat" ürününün de satışa konu olduğunun tespit edilemediği, bu haliyle «iltibas» yaratan işaretin kullanımı nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, davalının eylemlerinin devam ettiği süre, elde ettiği gelir, markanın gelirin oluşumuna etkisi, markanın bilinirliği, gücü, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile «kusurun» ağırlığı, markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi, ürünlerin orijinal olması gibi unsurlar nazara alınarak bir bedel belirlenmesi gerektiği, davalının markayı davacıdan izin ve lisans alarak kullanması halinde yıllık ödemek zorunda kalacağı rakamın taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL'den aşağı olmayacağı, «maddi tazminatın» 1.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümleri gereğince, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği, eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğu, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü «ibraz» olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında 2.500,00 TL manevî tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin, davacıya ait KTS markasını ürün ambalajlarında ve web sayfalarında kullanmasının davacının markadan doğan hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men ve ref'i ile ortadan kaldırılmasına, 1.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi'nin 27.11.2019 tarih, 2019/264-7545 E.K. sayılı ilamı), Mahkemece tespit edilen «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, takdir edilen manevi tazminatın da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun görüldüğü, somut olayda objektif dava birleşmesinin olduğu ve b …
Şti. eliyle Türkiye pazarında sattığını, bu markaların müvekkiline ait olduğunu bilen davalının, müvekkiline ait KTS markalarının aynısını ve/veya «iltibas» yaratacak düzeyde çok yakın benzerlerini imal edip "www.volertarim.com" adlı internet sitesinde satışa arz ettiğini, bu durumun mahkeme eliyle tespit edildiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının, müvekkiline ait "KTS" markası ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunun ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit edildiğini, davalı her ne kadar kanunu dolanmak gayesi ile KTS ibaresinin önüne "VOLAGRO " ibaresini eklemiş ise de büyük puntolarla ve baskın şekilde kullanılan "KTS" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını, ayrıca davalının bu ürünleri satmasını sağlayan unsurun da ürün ambalajlarında yer alan "KTS" ibaresi olduğunu, davalı tarafın, KTS markasının davacıya ait olduğunu bile bile sırf davacının markasının tanınmışlığından istifade etmek gayesiyle kötü niyetle taklit markalı malları imal edip satışa sunduğunu, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men ve refine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/16 E. 2018/5974 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… -KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın «ilanına», davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işle …
Dava, «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · uyuşmazlık konusu · ticaret sicili · taşıyan · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
Bu bakımdan, davalı «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü olan ... ibaresinin kullanımının 6102 sayılı ...’nın 54. ve devamı maddeleri kapsamında «dürüstlük kurallarına» aykırı ve karışıklığa yol açmak suretiyle «haksız rekabet» oluşturacak bir ibare olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
2 benzer karar daha
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Men'i dava | Haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2849 E. 2024/5241 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… -KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın «ilanına», davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işle …
Dava, «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ğinin taraflarınca tespit edildiğini, davalı taraf markasına "HBL" ibaresini eklemiş olsa da markadaki baskın unsurun "KTS" ibaresi olduğunu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, «iltibas» yarattığını, müvekkilini ciddi maddi ve manevi zarara soktuğunu ileri sürerek, davalı şirketin "KTS" markasını ürün ambalajlarında, sair tanıtma vasıtalarında, web sayfalarında vb. yerlerde kullanmasının, haksız olduğunun hükmen tespitine ve davalının böylece vaki «haksız rekabetinin» men’ine, davalının, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle benzeri mallar ve hizmetler üzerinde "KTS" markalarını dava edilen şekliyle kullan …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, meni ve refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2018/373 E., 2019/3442 K. sayılı ilamının da karar düzeltme aşamasında kaldırıldığı ve markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» oluştuğunu tespit eden İlk Derece Mahkemesi kararının onandığı, somut uyuşmazlık bakımından markaya hakkına tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtarname · dahili dava · iltibas
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "HBL KTS" isimli ürünün tescil geçerlilik süresinin dolduğunu, «yenilenmediğini» ve satışta olmadığını, internet sitesi üzerinden yapılan «delil tespitinde» de fiiliyatta satış yapıldığına ve ürünün hâlâ üretildiğine dair bir tespitin bulunmadığını, tescil tarihi esas alındığında davanın 5 yıllık süreden sonra açıldığını, davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkiline yapılmış bir uyarı bulunmadığını, piyasada "KTS" markasını kullanan pek çok firma bulunduğunu,, "KTS" ibaresinin bitkiler için kullanılan Potasyum Tiyosulfat kimyasal bileşiminin kısaltması olduğunu, müvekkilinin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fırkasına göre dürüst ticari kullanım kapsamında olduğunu, «iltibas» riskinin bulunmadığını, çiftçinin geçim kaynağı için etkin madde olan bir üründe yanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ist …
… r kısaltma olduğunu, zayıf ve tamamlayıcı bir unsur olduğunu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, söz konusu ürünün satışta olmadığını, davadan önce müvekkiline «ihtarname» ile uyarı yapılmadığını, çiftçilerin kullandıkları ürünle ilgili bilgi sahibi olduğunu, bu sebeple «iltibas» riskinin de bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ğinin taraflarınca tespit edildiğini, davalı taraf markasına "HBL" ibaresini eklemiş olsa da markadaki baskın unsurun "KTS" ibaresi olduğunu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, «iltibas» yarattığını, müvekkilini ciddi maddi ve manevi zarara soktuğunu ileri sürerek, davalı şirketin "KTS" markasını ürün ambalajlarında, sair tanıtma vasıtalarında, web sayfalarında vb. yerlerde kullanmasının, haksız olduğunun hükmen tespitine ve davalının böylece vaki «haksız rekabetinin» men’ine, davalının, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle benzeri mallar ve hizmetler üzerinde "KTS" markalarını dava edilen şekliyle kullan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1393 E. 2021/1311 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… -KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın «ilanına», davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işle …
Dava, «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve unvan «terkini» istemlerine ilişkin olup, Mahkemece davalının unvanında kılavuz sözcük olarak yer alan “KTS” ibaresinin davacının “KTS” ibareli markası ile «iltibas» oluşturacağından bahisle unvan terkini talebinin kabulüne, önceki kararın, “marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine” ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu talepler yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, evvelce verilen hükmün davalının KTS ibareli kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine ve menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığı, tarafların faaliyet alanlarının benzer ve bağlantılı olduğu, doğrudan her iki şirketin ticaret unvanları farklı olmakla birlikte davalı ticaret unvanında davacı markasının çekirdek sözcük olarak ön planda kullanımının tüketiciler nezdinde iki firma arasında bağ ve bağlantılı şirketler olarak algılanması ve yanılmasının mümkün olduğu, bu halde davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin «ticaret sicil» kaydından «terkini» koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine, diğer talepler konusunda yeniden hüküm «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde tescilli «ticaret unvanının» tescile uygun kullanılması markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gibi, markasal olarak kullanımın tescilli markaya tecavüz teşkil etmesi halinde bile 556 KHK m.62 hükmüne dayanılarak unvanın kılavuz sözcüğünün sicilden terkinine karar verilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · ticaret sicili · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, evvelce verilen hükmün davalının KTS ibareli kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine ve menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığı, tarafların faaliyet alanlarının benzer ve bağlantılı olduğu, doğrudan her iki şirketin ticaret unvanları farklı olmakla birlikte davalı ticaret unvanında davacı markasının çekirdek sözcük olarak ön planda kullanımının tüketiciler nezdinde iki firma arasında bağ ve bağlantılı şirketler olarak algılanması ve yanılmasının mümkün olduğu, bu halde davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin «ticaret sicil» kaydından «terkini» koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine, diğer talepler konusunda yeniden hüküm «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve unvan «terkini» istemlerine ilişkin olup, Mahkemece davalının unvanında kılavuz sözcük olarak yer alan “KTS” ibaresinin davacının “KTS” ibareli markası ile «iltibas» oluşturacağından bahisle unvan terkini talebinin kabulüne, önceki kararın, “marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine” ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu talepler yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde tescilli «ticaret unvanının» tescile uygun kullanılması markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gibi, markasal olarak kullanımın tescilli markaya tecavüz teşkil etmesi halinde bile 556 KHK m.62 hükmüne dayanılarak unvanın kılavuz sözcüğünün sicilden terkinine karar verilmesi mümkün değildir.
Böyle bir durumda, tescilli «ticaret unvan» sahibinin, tabi olduğu yasal sınırlara çekilmesinin sağlanması suretiyle, bir diğer deyişle tecavüzün menine karar verilmesi ile uyuşmazlığın çözümü gerekli ve yeterlidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/373 E. , 2019/3442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
. ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25/03/2015 tarih ve 2010/7-2015/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi ve üretim miktarını artırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imalatı ve satışı ile iştigal eden bir kuruluş olduğunu, yurt dışında ve 1999 yılından itibaren de 99/13286 numara ile tescilli “KTS” ibareli markasıyla ülkemizde faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini ve markanın müvekkiline ait olduğunu bilmesine rağmen müvekkiline ait “KTS” ibareli markası ile aynı ve iltibas yaratacak derecede benzer marka ile ürünlerini imal edip satışa arz ettiğini, davalının, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak amacı ile markasını taklit ettiğini, bu sebeple müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek marka hakkına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin, tanıtma vasıtalarının ve benzeri tüm emtianın kaldırılmasını, toplatılmasını, imhasını, 10.000,00 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tüm dünyada ve ülkemizde tarım sektöründe “KTS” ibaresinin potasyum tiyosülfat aktif ham maddesinin kısaltılmış hali olarak kullanıldığını, piyasada aynı ham maddeden üretilen tüm ürünlerde çeşitli büyüklükte kullanıldığını, müvekkiline ait ürünün tescillendirilen marka isminin “AGROFOL 420 S” olduğunu ve markanın altında aktif ham maddenin ismi ve yanında bulunan kısaltılmış hali olan “K.T.S” ibaresinin yazılı olduğunu, “KTS” ibaresinin marka olarak kullanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait marka ile davalının tescil talebi reddedilen 2010/65832 numaralı marka başvurusundaki “AGROFOL 420-KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın ilanına, davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkemece, davalının kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi uyarınca dürüstce ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez. Somut olayda davalının fiili marka kullanımı gözetildiğinde;
davalının “KTS” (Potasyum Tiyosülfat-Kalyum Tiyosülfat) ibaresini tanımlayıcı olarak kullandığı anlaşılmakla söz konusu kullanım, 556 sayılı KHK’nın 12 maddesi uyarınca dürüst ticari kullanım kapsamında olup tanımlayıcı ibarelerin kullanımı kimsenin tekeline bırakılamayacağından ve bu yöndeki 28.03.2012 ile 13.05.2013 tarihli bilirkişi raporlarına itibar olunmaksızın yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508388800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz