Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/16 E. 2018/5974 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ ticaret sicili↗ taşıyan↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı şirkete ait 99/0132286 nolu ''...'' markasının 1 nolu sınıftaki emtiaları (potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile kaydının yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı ticaret unvanının tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret
sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicil kaydından silinmesine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı taşıyan her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, uyuşmazlık konusu marka hakkına tecavüz eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak, mahkemece ... ibaresinin davalının tescilli ticaret unvanından terkinine de karar verilmiştir. 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli ticaret unvanının sicile tescil edildiği hali ile kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturmaz. Bu bakımdan, davalı ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan ... ibaresinin kullanımının 6102 sayılı ...’nın 54. ve devamı maddeleri kapsamında dürüstlük kurallarına aykırı ve karışıklığa yol açmak suretiyle haksız rekabet oluşturacak bir ibare olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın sadece marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerin varlığından bahisle ticaret unvanında yer alan KTS ibaresinin de terkinine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7260 E. 2023/1728 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şti. eliyle Türkiye pazarında sattığını, bu markaların müvekkiline ait olduğunu bilen davalının, müvekkiline ait KTS markalarının aynısını ve/veya «iltibas» yaratacak düzeyde çok yakın benzerlerini imal edip "www.volertarim.com" adlı internet sitesinde satışa arz ettiğini, bu durumun mahkeme eliyle tespit edildiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının, müvekkiline ait "KTS" markası ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunun ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit edildiğini, davalı her ne kadar kanunu dolanmak gayesi ile KTS ibaresinin önüne "VOLAGRO " ibaresini eklemiş ise de büyük puntolarla ve baskın şekilde kullanılan "KTS" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını, ayrıca davalının bu ürünleri satmasını sağlayan unsurun da ürün ambalajlarında yer alan "KTS" ibaresi olduğunu, davalı tarafın, KTS markasının davacıya ait olduğunu bile bile sırf davacının markasının tanınmışlığından istifade etmek gayesiyle kötü niyetle taklit markalı malları imal edip satışa sunduğunu, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men ve refine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… k düzeyde benzer olduğu, "KTS" ibaresinin doğrudan belirli bir gübre ürününün tanımlayıcı adı veya kısaltması olmadığı, dolayısıyla davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu, "VOLAGRO KTS" markası altında ticari amaçlı satış yapılıp yapılmadığı hususunun web sitesinin kapsam ve içeriğinden anlaşılmadığı, davalının "KTS" veya "VOLAGRO KTS" şeklinde faturalandırması mevcut olmadığı gibi "potasyum tiyosülfat" ürününün de satışa konu olduğunun tespit edilemediği, bu haliyle «iltibas» yaratan işaretin kullanımı nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, davalının eylemlerinin devam ettiği süre, elde ettiği gelir, markanın gelirin oluşumuna etkisi, markanın bilinirliği, gücü, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile «kusurun» ağırlığı, markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi, ürünlerin orijinal olması gibi unsurlar nazara alınarak bir bedel belirlenmesi gerektiği, davalının markayı davacıdan izin ve lisans alarak kullanması halinde yıllık ödemek zorunda kalacağı rakamın taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL'den aşağı olmayacağı, «maddi tazminatın» 1.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümleri gereğince, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği, eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğu, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü «ibraz» olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında 2.500,00 TL manevî tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin, davacıya ait KTS markasını ürün ambalajlarında ve web sayfalarında kullanmasının davacının markadan doğan hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men ve ref'i ile ortadan kaldırılmasına, 1.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · vekalet ücreti takdiri · şikayet · hakkaniyet · reeskont faizi · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince beş yıldır söz konusu ürün, üretilip satışa sunulmadığından müvekkili aleyhine «maddi tazminata» hükmedilmesinin doğru olmadığını, «bilirkişi incelemesi» ile de bu durumun sübut bulduğunu, aynı iddia nedeniyle müvekkili hakkında «şikayette» bulunulduğunu, Cumhuriyet Savcılığınca «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, üretimi ve satışı yapılmayan bir ürün nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesinin de mümkün olmadığını, "KTS" ibaresinin bir kısaltma olarak kullanıldığını, bu nedenle kimsenin tekeline bırakılamayacağını, bu ibarenin marka olma vasfının da bulunmadığını, bu durumda davacının «marka hakkına tecavüzden» söz edilemeyeceğini, mahkemece müvekkili aleyhine fazla «vekalet ücreti takdir» edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… k düzeyde benzer olduğu, "KTS" ibaresinin doğrudan belirli bir gübre ürününün tanımlayıcı adı veya kısaltması olmadığı, dolayısıyla davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu, "VOLAGRO KTS" markası altında ticari amaçlı satış yapılıp yapılmadığı hususunun web sitesinin kapsam ve içeriğinden anlaşılmadığı, davalının "KTS" veya "VOLAGRO KTS" şeklinde faturalandırması mevcut olmadığı gibi "potasyum tiyosülfat" ürününün de satışa konu olduğunun tespit edilemediği, bu haliyle «iltibas» yaratan işaretin kullanımı nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, davalının eylemlerinin devam ettiği süre, elde ettiği gelir, markanın gelirin oluşumuna etkisi, markanın bilinirliği, gücü, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile «kusurun» ağırlığı, markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi, ürünlerin orijinal olması gibi unsurlar nazara alınarak bir bedel belirlenmesi gerektiği, davalının markayı davacıdan izin ve lisans alarak kullanması halinde yıllık ödemek zorunda kalacağı rakamın taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL'den aşağı olmayacağı, «maddi tazminatın» 1.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümleri gereğince, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği, eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğu, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü «ibraz» olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında 2.500,00 TL manevî tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin, davacıya ait KTS markasını ürün ambalajlarında ve web sayfalarında kullanmasının davacının markadan doğan hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men ve ref'i ile ortadan kaldırılmasına, 1.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi'nin 27.11.2019 tarih, 2019/264-7545 E.K. sayılı ilamı), Mahkemece tespit edilen «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, takdir edilen manevi tazminatın da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun görüldüğü, somut olayda objektif dava birleşmesinin olduğu ve b …
Şti. eliyle Türkiye pazarında sattığını, bu markaların müvekkiline ait olduğunu bilen davalının, müvekkiline ait KTS markalarının aynısını ve/veya «iltibas» yaratacak düzeyde çok yakın benzerlerini imal edip "www.volertarim.com" adlı internet sitesinde satışa arz ettiğini, bu durumun mahkeme eliyle tespit edildiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının, müvekkiline ait "KTS" markası ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunun ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit edildiğini, davalı her ne kadar kanunu dolanmak gayesi ile KTS ibaresinin önüne "VOLAGRO " ibaresini eklemiş ise de büyük puntolarla ve baskın şekilde kullanılan "KTS" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını, ayrıca davalının bu ürünleri satmasını sağlayan unsurun da ürün ambalajlarında yer alan "KTS" ibaresi olduğunu, davalı tarafın, KTS markasının davacıya ait olduğunu bile bile sırf davacının markasının tanınmışlığından istifade etmek gayesiyle kötü niyetle taklit markalı malları imal edip satışa sunduğunu, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men ve refine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/373 E. 2019/3442 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
Benzer bu kararda… -KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın «ilanına», davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işle …
Dava, «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5218 E. 2023/5220 K.
Ortak:taşıyan
İncelediğiniz kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · kesin hüküm
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirket marka başvurusu ile davacı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraz aşamasında dayandığı tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, dava konusu başvuruda davacı markasının ürün içeriğini gösterir şekilde kullanımının olması nedeniyle başvurunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir başvuru olduğunu ispata yeterli olmadığı gibi davalı başvurusunun da davacı markasına benzer olmadığı ve davacı markasının davalı başvurusundaki kullanım şekli …
Mahkemece de markalar arasında «iltibas» bulunmadığı ve «kötüniyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Dava konusu ''KTS'' ibaresinin Latince kimyasal ürün isminin kısaltması olarak algılanmasına karşılık, tanımlayıcı işaret sayılması yönünde «kesin» bir görüş oluşmadığı, bununla birlikte, bu işaretin bir an için tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş olsa bile, markanın başvuru tarihi olan 1999 ve tescil tarihi olan 2001 tarihinden bu yana kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığının kabulü gerekmektedir.
… TS ibaresinin müvekkil adına tescilli ve yasal korumaya haiz olup, işbu markanın müvekkilin izni ve onayı olmaksızın, bu marka ile ürün imalatı, satışa arzı ve/veya «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde tescile konu edilmesi 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğ …
3 benzer karar daha
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Men'i dava | Haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2849 E. 2024/5241 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
Benzer bu kararda… ğinin taraflarınca tespit edildiğini, davalı taraf markasına "HBL" ibaresini eklemiş olsa da markadaki baskın unsurun "KTS" ibaresi olduğunu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, «iltibas» yarattığını, müvekkilini ciddi maddi ve manevi zarara soktuğunu ileri sürerek, davalı şirketin "KTS" markasını ürün ambalajlarında, sair tanıtma vasıtalarında, web sayfalarında vb. yerlerde kullanmasının, haksız olduğunun hükmen tespitine ve davalının böylece vaki «haksız rekabetinin» men’ine, davalının, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle benzeri mallar ve hizmetler üzerinde "KTS" markalarını dava edilen şekliyle kullan …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, meni ve refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2018/373 E., 2019/3442 K. sayılı ilamının da karar düzeltme aşamasında kaldırıldığı ve markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» oluştuğunu tespit eden İlk Derece Mahkemesi kararının onandığı, somut uyuşmazlık bakımından markaya hakkına tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtarname · dahili dava · iltibas
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "HBL KTS" isimli ürünün tescil geçerlilik süresinin dolduğunu, «yenilenmediğini» ve satışta olmadığını, internet sitesi üzerinden yapılan «delil tespitinde» de fiiliyatta satış yapıldığına ve ürünün hâlâ üretildiğine dair bir tespitin bulunmadığını, tescil tarihi esas alındığında davanın 5 yıllık süreden sonra açıldığını, davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkiline yapılmış bir uyarı bulunmadığını, piyasada "KTS" markasını kullanan pek çok firma bulunduğunu,, "KTS" ibaresinin bitkiler için kullanılan Potasyum Tiyosulfat kimyasal bileşiminin kısaltması olduğunu, müvekkilinin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fırkasına göre dürüst ticari kullanım kapsamında olduğunu, «iltibas» riskinin bulunmadığını, çiftçinin geçim kaynağı için etkin madde olan bir üründe yanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ist …
… r kısaltma olduğunu, zayıf ve tamamlayıcı bir unsur olduğunu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, söz konusu ürünün satışta olmadığını, davadan önce müvekkiline «ihtarname» ile uyarı yapılmadığını, çiftçilerin kullandıkları ürünle ilgili bilgi sahibi olduğunu, bu sebeple «iltibas» riskinin de bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ğinin taraflarınca tespit edildiğini, davalı taraf markasına "HBL" ibaresini eklemiş olsa da markadaki baskın unsurun "KTS" ibaresi olduğunu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, «iltibas» yarattığını, müvekkilini ciddi maddi ve manevi zarara soktuğunu ileri sürerek, davalı şirketin "KTS" markasını ürün ambalajlarında, sair tanıtma vasıtalarında, web sayfalarında vb. yerlerde kullanmasının, haksız olduğunun hükmen tespitine ve davalının böylece vaki «haksız rekabetinin» men’ine, davalının, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle benzeri mallar ve hizmetler üzerinde "KTS" markalarını dava edilen şekliyle kullan …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11072 E. 2018/3274 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · taşıyan · ilan · haksız rekabet · Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
İncelediğiniz kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının tescilli markası ile aynı ibareyi «taşıyan» ‘....’ ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
Ancak, davacının 2013/23817 sayılı ‘.... ’ ibareli 39. sınıfta tescilli markasının başvuru tarihinin 15/05/2013, tescil tarihinin 12.02.2014 olduğu, davalının «ticaret unvanının» ise 25/01/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat · terkin · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, marka tecavüzü nedeniyle belirlenecek «maddi tazminatın» marka lisans bedeli üzerinden hesaplanmasını talep etmiş olup, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan takdiren maddi tazminata hükmedilmiş ise de mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin olarak marka lisans bedelinin rapor veya ek rapor alınarak belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminata göre manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta «eksik inceleme» ile tazminat tayini doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, daha sonra tescil edilen markaya istinaden daha önceden tescil edilen davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkin» edilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1393 E. 2021/1311 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ticaret sicili · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, evvelce verilen hükmün davalının KTS ibareli kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine ve menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığı, tarafların faaliyet alanlarının benzer ve bağlantılı olduğu, doğrudan her iki şirketin ticaret unvanları farklı olmakla birlikte davalı ticaret unvanında davacı markasının çekirdek sözcük olarak ön planda kullanımının tüketiciler nezdinde iki firma arasında bağ ve bağlantılı şirketler olarak algılanması ve yanılmasının mümkün olduğu, bu halde davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin «ticaret sicil» kaydından «terkini» koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine, diğer talepler konusunda yeniden hüküm «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve unvan «terkini» istemlerine ilişkin olup, Mahkemece davalının unvanında kılavuz sözcük olarak yer alan “KTS” ibaresinin davacının “KTS” ibareli markası ile «iltibas» oluşturacağından bahisle unvan terkini talebinin kabulüne, önceki kararın, “marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine” ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu talepler yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde tescilli «ticaret unvanının» tescile uygun kullanılması markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gibi, markasal olarak kullanımın tescilli markaya tecavüz teşkil etmesi halinde bile 556 KHK m.62 hükmüne dayanılarak unvanın kılavuz sözcüğünün sicilden terkinine karar verilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve unvan «terkini» istemlerine ilişkin olup, Mahkemece davalının unvanında kılavuz sözcük olarak yer alan “KTS” ibaresinin davacının “KTS” ibareli markası ile «iltibas» oluşturacağından bahisle unvan terkini talebinin kabulüne, önceki kararın, “marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine” ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu talepler yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, evvelce verilen hükmün davalının KTS ibareli kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine ve menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığı, tarafların faaliyet alanlarının benzer ve bağlantılı olduğu, doğrudan her iki şirketin ticaret unvanları farklı olmakla birlikte davalı ticaret unvanında davacı markasının çekirdek sözcük olarak ön planda kullanımının tüketiciler nezdinde iki firma arasında bağ ve bağlantılı şirketler olarak algılanması ve yanılmasının mümkün olduğu, bu halde davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin «ticaret sicil» kaydından «terkini» koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine, diğer talepler konusunda yeniden hüküm «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece evvelce verilen kararın, davalının markasal kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinden bahisle tecavüzün menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması da nazara alınarak unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/16 E. , 2018/5974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2016 tarih ve 2012/811-2016/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin her türlü gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan, verimi ve üretim miktarını arttırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imalatı ve satışı ile iştigal eden, dünyada ve ülkemizde tanınmış bir kuruluş olduğunu, müvekkiline ait ... markasının davalı yanca ticari unvanda haksız olarak kullanıldığını ileri sürerek davalının ... Ticaret Siciline kayıtlı, ... Tarım Otomotiv İnşaat Nak. San. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı ticari işletmenin ticaret unvanında bulunan ... ibaresinin kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzünün men'ine, ticaret unvanından ''... '' ibaresinin çıkartılmasına ve bu ibarenin davalının ticaret sicil kaydından da silinmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... ibaresinin kimyasal bir madde olan ... ibaresinin başharflerinden oluştuğunu, bu ibarenin kimsenin kullanımına bırakılamayacağını, müvekkilinin “...” ibareli markaların sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı şirkete ait 99/0132286 nolu ''...'' markasının 1 nolu sınıftaki emtiaları (potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile kaydının yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1.
sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı ticaret unvanının tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret
sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicil kaydından silinmesine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı taşıyan her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, uyuşmazlık konusu marka hakkına tecavüz eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak, mahkemece ... ibaresinin davalının tescilli ticaret unvanından terkinine de karar verilmiştir. 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli ticaret unvanının sicile tescil edildiği hali ile kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturmaz. Bu bakımdan, davalı ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan ... ibaresinin kullanımının 6102 sayılı ...’nın 54. ve devamı maddeleri kapsamında dürüstlük kurallarına aykırı ve karışıklığa yol açmak suretiyle haksız rekabet oluşturacak bir ibare olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın sadece marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerin varlığından bahisle ticaret unvanında yer alan KTS ibaresinin de terkinine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/444285100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz