Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1393 E. 2021/1311 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ ticaret sicili↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ haksız rekabet↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, evvelce verilen hükmün davalının KTS ibareli kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığı, tarafların faaliyet alanlarının benzer ve bağlantılı olduğu, doğrudan her iki şirketin ticaret unvanları farklı olmakla birlikte davalı ticaret unvanında davacı markasının çekirdek sözcük olarak ön planda kullanımının tüketiciler nezdinde iki firma arasında bağ ve bağlantılı şirketler olarak algılanması ve yanılmasının mümkün olduğu, bu halde davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkini koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine, diğer talepler konusunda yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve unvan terkini istemlerine ilişkin olup, Mahkemece davalının unvanında kılavuz sözcük olarak yer alan “KTS” ibaresinin davacının “KTS” ibareli markası ile iltibas oluşturacağından bahisle unvan terkini talebinin kabulüne, önceki kararın, “marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine” ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu talepler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde tescilli ticaret unvanının tescile uygun kullanılması markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gibi, markasal olarak kullanımın tescilli markaya tecavüz teşkil etmesi halinde bile 556 KHK m.62 hükmüne dayanılarak unvanın kılavuz sözcüğünün sicilden terkinine karar verilmesi mümkün değildir. Böyle bir durumda, tescilli ticaret unvan sahibinin, tabi olduğu yasal sınırlara çekilmesinin sağlanması suretiyle, bir diğer deyişle tecavüzün menine karar verilmesi ile uyuşmazlığın çözümü gerekli ve yeterlidir. Bu durumda mahkemece evvelce verilen kararın, davalının markasal kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden bahisle tecavüzün menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması da nazara alınarak unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/373 E. 2019/3442 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve unvan «terkini» istemlerine ilişkin olup, Mahkemece davalının unvanında kılavuz sözcük olarak yer alan “KTS” ibaresinin davacının “KTS” ibareli markası ile «iltibas» oluşturacağından bahisle unvan terkini talebinin kabulüne, önceki kararın, “marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine” ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu talepler yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, evvelce verilen hükmün davalının KTS ibareli kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine ve menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığı, tarafların faaliyet alanlarının benzer ve bağlantılı olduğu, doğrudan her iki şirketin ticaret unvanları farklı olmakla birlikte davalı ticaret unvanında davacı markasının çekirdek sözcük olarak ön planda kullanımının tüketiciler nezdinde iki firma arasında bağ ve bağlantılı şirketler olarak algılanması ve yanılmasının mümkün olduğu, bu halde davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin «ticaret sicil» kaydından «terkini» koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine, diğer talepler konusunda yeniden hüküm «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde tescilli «ticaret unvanının» tescile uygun kullanılması markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gibi, markasal olarak kullanımın tescilli markaya tecavüz teşkil etmesi halinde bile 556 KHK m.62 hükmüne dayanılarak unvanın kılavuz sözcüğünün sicilden terkinine karar verilmesi mümkün değildir.
Benzer bu kararda… -KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın «ilanına», davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işle …
Dava, «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, tanıtım ve üretim araçlarının toplatılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu kararda… -KTS” şeklindeki ibare esas alınarak her iki markanın benzer mallar kapsadığı, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, davalının bu yöndeki kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının “KTS” ibareli markası hakkındaki davalı yanca açılan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararı kesinleştiği, kullanıcılar nezdinde “KTS” ibaresinin gübre solüsyonları için marka haline geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 99/13286 sayılı “KTS” ibareli markaya vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesine, men'ine, tecavüz teşkil eden her türkü ürünün, tanıtım gereçlerinin kaldırılarak toplatılmasına, imhasına, kararın «ilanına», davalının davacıya ait “KTS” markasını kullanması fiilinin haksız olduğunun tespitine, 876,39 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işle …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1393 E. , 2021/1311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.11.2019 tarih ve 2018/624 E. - 2019/455 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin her türlü gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan, verimi ve üretim miktarını arttırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imalatı ve satışı ile iştigal eden, dünyada ve ülkemizde tanınmış bir kuruluş olduğunu, müvekkiline ait KTS markasının davalı yanca ticari unvanda haksız olarak kullanıldığını ileri sürerek davalının Kocaeli Ticaret Siciline kayıtlı, KTS Tarım Otomotiv İnşaat Nak. San. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı ticari işletmenin ticaret unvanında bulunan KTS ibaresinin kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzünün men'ine, ticaret unvanından ''KTS'' ibaresinin çıkartılmasına ve bu ibarenin davalının ticaret sicil kaydından da silinmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, KTS ibaresinin kimyasal bir madde olan Kallium Thio Sulphate ibaresinin başharflerinden oluştuğunu, bu ibarenin kimsenin kullanımına bırakılamayacağını, müvekkilinin “ktstarım” ibareli markaların sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, evvelce verilen hükmün davalının KTS ibareli kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığı, tarafların faaliyet alanlarının benzer ve bağlantılı olduğu, doğrudan her iki şirketin ticaret unvanları farklı olmakla birlikte davalı ticaret unvanında davacı markasının çekirdek sözcük olarak ön planda kullanımının tüketiciler nezdinde iki firma arasında bağ ve bağlantılı şirketler olarak algılanması ve yanılmasının mümkün olduğu, bu halde davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkini koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "KTS" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine, diğer talepler konusunda yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve unvan terkini istemlerine ilişkin olup, Mahkemece davalının unvanında kılavuz sözcük olarak yer alan “KTS” ibaresinin davacının “KTS” ibareli markası ile iltibas oluşturacağından bahisle unvan terkini talebinin kabulüne, önceki kararın, “marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine” ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu talepler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde tescilli ticaret unvanının tescile uygun kullanılması markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gibi, markasal olarak kullanımın tescilli markaya tecavüz teşkil etmesi halinde bile 556 KHK m.62 hükmüne dayanılarak unvanın kılavuz sözcüğünün sicilden terkinine karar verilmesi mümkün değildir.
Böyle bir durumda, tescilli ticaret unvan sahibinin, tabi olduğu yasal sınırlara çekilmesinin sağlanması suretiyle, bir diğer deyişle tecavüzün menine karar verilmesi ile uyuşmazlığın çözümü gerekli ve yeterlidir. Bu durumda mahkemece evvelce verilen kararın, davalının markasal kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden bahisle tecavüzün menine ilişkin kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması da nazara alınarak unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659853000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz