Ticaret Sicili Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7964 E. 2013/6976 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ana sözleşme değişikliği↗ ticari işletme↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ticaret unvanı↗ fesih↗ limited şirket↗ taşıyan↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, limited şirket ana sözleşmesindeki değişikliklerinin onaylanması, tescil ve ilanı istemine ilişkindir. Mahkemece, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (...)'nın 503/.... maddesi yollaması ile aynı kanunun 271. maddesi hükmü uyarınca, limited şirketlerin kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
...'nın 271. maddesinde, anonim ortaklıkların mevzu ve maksadı düzenlenmiştir. Buna göre, yasa tarafından yasak edilmeyen her türlü ekonomik amaç ve konular, ortaklığın konusu olarak öngörülebilir. Bu kural, aynı zamanda, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun ... ve 20. maddelerini doğrulayan özel bir düzenlemedir. Aksine bir konunun benimsenmesi, ...'nın 274. maddesi uyarınca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın fesih davası açmasına neden olur (Eriş, Gönen; Ticari İşletme ve Şirketler, cilt ..., .... baskı, s. 1639).
Dosyada bulunan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün B.14.0.İTG.0...00.01./090.05.01/6336 372 sayılı yazısında, dedektiflik hizmeti verilmesiyle ilgili yasal düzenleme bulunmadığı bildirilmiş, ayrıca, ...'nın 48. maddesi ile üçüncü şahıslarda yanlış kanaat meydana gelmesine mahal verecek mahiyette ilavelerin ticaret unvanında bulunamayacağı açıklanmıştır.
Bu durumda, davaya konu "dedektiflik hizmeti"nin kanunen yasak olup olmadığı tartışılmaksızın, Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı faaliyet kod listesinde dedektiflik büroları hizmetlerinin yer almasının, dedektif ibaresini taşıyan ticaret unvanlarının ve derneklerin mevcut olduğunu belirten bilirkişi raporundaki açıklamalar esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14142 E. 2012/4340 K.
Ortak:ticaret unvanı · taşıyan
İncelediğiniz kararda… olmadığı tartışılmaksızın, Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı faaliyet kod listesinde dedektiflik büroları hizmetlerinin yer almasının, dedektif ibaresini «taşıyan» «ticaret unvanlarının» ve derneklerin mevcut olduğunu belirten bilirkişi raporundaki açıklamalar esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozul …
Benzer bu kararda2) Ancak, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek dedektiflik ünvanının kullanılmasını «kısıtlamaya» ve yasaklamaya dayanak mevzuat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; dosyada bulunan Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün B.14.0.İTG.0.10.00.01./090.05.01/6336 372 sayılı yazısında dedektiflik hizmeti verilmesiyle ilgili yasal düzenleme bulunmadığı bildirilmiş, Türk Ticaret Kanunun 48. maddesinde “Tacirin hüviyeti ve işletmenin genişlik ve ehemmiyeti yahut mali durumu hakkında üçüncü şahıslarda yanlış bir kanaatin meydana gelmesine mahal verecek mahiyette veya hakikata yahut amme intizamına aykırı olmamak şartiyle her «ticaret unvanına», işletmenin mahiyetini gösteren veya unvanda zikredilen kimselerin hüviyetlerini belirten yahut muhayyel adlardan ibaret olan ilaveler yapılabilir...” düzenlemesin …
… eğerlendirilmeksizin, yine Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı faaliyet kod listesinde dedektiflik büroları hizmetlerinin yer almasının, dedektif ibaresini «taşıyan» ticaret ünvanlarının ve derneklerin mevcut olduğunu belirten bilirkişi raporundaki açıklamaların kanun hükmüne rağmen davanın reddine ne derecede etkili olduğu tar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık
Benzer bu kararda… beyan edildiği, Avukatlık Kanunun 35. maddesine aykırı bir durumun bulunmadığı, dedektiflik unvanının uygulamada veya ticaret unvanında kullanılmasında herhangi bir «kısıtlama» veya yasaklamaya dayanak mevzuat bulunmadığı, davalı şirketin faaliyet konusunun dedektiflik hizmeti olmasının ve unvanında bu ibarenin kullanılmasının yasaya ve u …
2) Ancak, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek dedektiflik ünvanının kullanılmasını «kısıtlamaya» ve yasaklamaya dayanak mevzuat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; dosyada bulunan Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün B.14.0.İTG.0.10.00.01./090.05.01/6336 372 sayılı yazısında dedektiflik hizmeti verilmesiyle ilgili yasal düzenleme bulunmadığı bildirilmiş, Türk Ticaret Kanunun 48. maddesinde “Tacirin hüviyeti ve işletmenin genişlik ve ehemmiyeti yahut mali durumu hakkında üçüncü şahıslarda yanlış bir kanaatin meydana gelmesine mahal verecek mahiyette veya hakikata yahut amme intizamına aykırı olmamak şartiyle her «ticaret unvanına», işletmenin mahiyetini gösteren veya unvanda zikredilen kimselerin hüviyetlerini belirten yahut muhayyel adlardan ibaret olan ilaveler yapılabilir...” düzenlemesin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7597 E. 2010/9566 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1820 E. 2023/4200 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iade faturası · delil değerlendirmesi · ortaklık sözleşmesi · tefrik · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · kamu düzeni · ıslah
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas …
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça satılan dedektörlerin ayıplı olduğunu, bu ayıbın davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, «mükerrer» şekilde ödeme yapılmak zorunda kalındığını, «iade faturasının» davacı tarafça kötü niyetli olarak kendi «defterlerine» kayıt edilmediğini, tanıklarının dinlenilmediğini, delillerinin toplanmadığını belirterek, kararı istinaf etmiştir.
2.Davacı vekili 22.01.2018 tarihli dilekçesi ile davayı, itirazın iptali talebi ile birlikte 50.000,00 USD alacak taleplerinin olduğunu belirterek «ıslah» etmiştir.
Şti. ile aralarında iş «ortaklığı sözleşmesi» olduğunu, bu nedenle davacının alacağının iş ortaklığı sözleşmesine göre yarısının asli müdahile ait olduğunu belirterek alacak talep etmiştir.
3 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3055 E. 2023/7145 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… ktifi ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet PARA asıl unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan PARA ibaresinin «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu ve bu ibarenin taraf markalarında ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, diğer bir deyişle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… an itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının tescilli olduğu sınıflar yönünden «ayırt ediciliklerinin» yüksek olduğunu, bu yönde emsal yargı kararlarının bulunduğunu, müvekkil markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ve başvurunun tescilinin «haksız rekabete» yol açacağını ileri sürerek 2018-M-1894 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… fi ibareli marka başvurusu ile davacının PARA asli unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada ortak olarak yer alan PARA ibaresinin toplumun bütün kesiminde alışveriş için değişim aracı olarak kullanılan, «ayırt ediciliği» yok denecek kadar az olan bir ibare olması karşısında taraf markalarında bütünsel açıdan benzerlik oluşmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvur …
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalarda PARA ibaresinin ortak olarak yer almasının müvekkili başvurusunun tesciline engel olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4308 E. 2015/13589 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · teminat
Benzer bu kararda… sı gibi kanuna uygun olmayan bir sonucun çıkacağı, işveren mali mesuliyet sigortasının 1.maddesinde sosyal sigortalar kanununa tabi işçilerden söz edilmekte olduğu, «teminatın kapsamının» sigortalı sayılan işçiler veya işçiler şeklinde yer almadığı, kanunen yasaklanmış bir fiilin teminat altına alınamayacağı gözetildiğinde davacı talebinin teminat d …
-
Elektronik cihaz sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13662 E. 2017/6329 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · bozma sonrası karar · sigorta teminatı · teminat kapsamı · havale · sigorta poliçesi · hasar · teminat
Benzer bu kararda… servis raporlarında arızanın devam ettiği, giderilemediği ve arızanın sigorta tarihi olan 16/10/2008 tarihinden önce de var olduğunun anlaşıldığı, davacı isteminin «sigorta teminatı kapsamı» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «bozma sonrası» alınan 29.07.13 «havale» tarihli bilirkişi raporu ve aynı heyetten alınan ek raporda, poliçe tanzim tarihinden önce 28.07.08 tarihinde düzenlenen servis raporundaki arıza ile davaya konu 17.03.09 tarihli servis raporundaki arızanın aynı arıza olmayıp, bu arızanın sigorta tanzim tarihi olan 16.10.08 tarihinden önce mevcut olmadığının belirtildiği; buna rağmen 02.04.14 havale tarihli «son» bilirkişi raporu ve aynı heyetten alınan ek raporda ise, 28.07.08 tarihinde düzenlenen servis raporunda davaya konu dedektör arızasını gösteren bulgular bulunduğu, arızanın devam ettiği ve giderilmediği, arızanın sigorta tanzim tarihinden önce de var olduğu, bu sebeple talebin «teminat kapsamı» dışında olduğunun belirtildiği, bu haliyle her iki heyetten alınan raporlar arasında çelişkinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, elektronik cihaz «sigorta poliçesine» dayalı «hasar» tazminatı istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7964 E. , 2013/6976 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/172-2011/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili şirketin unvanı ile ana sözleşmesinin amaç ve konu maddesinin, şirket unvan ve meşgalesinden özel dedektiflik hizmetleri çıkarılmadığı için tescil ve ilan edilmediğini, "özel dedektiflik" hizmetleri ibaresinin ... hükümlerine aykırı ve tescili engelleyici bir ifade olmadığını ileri sürerek, Ticaret Sicil Memurluğu'na yaptıkları şirket ana sözleşmesi değişikliklerinin onaylanması ile tescil ve ilan edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yürürlükte bulunan ilgili mevzuat gereği özel güvenlik hizmetleri dışında ticari faaliyet olarak dedektiflik hizmeti verilmesine olanak sağlayacak yasal bir düzenleme bulunmadığını, yapılan işlemin ...’nın 34. ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 28. maddesine uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 6762 sayılı ...’nın 503/.... maddesi yollaması ile aynı kanunun 271. maddesi uyarınca limited şirketlerin kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulabileceğinden özel dedektiflik hizmetlerinin yürütülmesi amacı ile limited şirket kurulabileceği, bu amaçla ticaret siciline tescil işlemlerinin gerçekleştirilebileceği, şirketin ticaret unvanında "özel dedektiflik hizmetleri" ifadesinin yer alabileceği, faaliyet konularına "özel dedektiflik hizmetleri"nin de dahil edilebileceği ve davacının ana sözleşme değişikliğine ilişkin kararlarının tescil ve ilanının mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket ana sözleşmesindeki değişikliklerinin onaylanması, tescil ve ilanı istemine ilişkindir. Mahkemece, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (...)'nın 503/.... maddesi yollaması ile aynı kanunun 271. maddesi hükmü uyarınca, limited şirketlerin kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
...'nın 271. maddesinde, anonim ortaklıkların mevzu ve maksadı düzenlenmiştir. Buna göre, yasa tarafından yasak edilmeyen her türlü ekonomik amaç ve konular, ortaklığın konusu olarak öngörülebilir. Bu kural, aynı zamanda, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun ... ve 20. maddelerini doğrulayan özel bir düzenlemedir. Aksine bir konunun benimsenmesi, ...'nın 274. maddesi uyarınca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın fesih davası açmasına neden olur (Eriş, Gönen; Ticari İşletme ve Şirketler, cilt ..., .... baskı, s. 1639).
Dosyada bulunan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün B.14.0.İTG.0...00.01./090.05.01/6336 372 sayılı yazısında, dedektiflik hizmeti verilmesiyle ilgili yasal düzenleme bulunmadığı bildirilmiş, ayrıca, ...'nın 48. maddesi ile üçüncü şahıslarda yanlış kanaat meydana gelmesine mahal verecek mahiyette ilavelerin ticaret unvanında bulunamayacağı açıklanmıştır.
Bu durumda, davaya konu "dedektiflik hizmeti"nin kanunen yasak olup olmadığı tartışılmaksızın, Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı faaliyet kod listesinde dedektiflik büroları hizmetlerinin yer almasının, dedektif ibaresini taşıyan ticaret unvanlarının ve derneklerin mevcut olduğunu belirten bilirkişi raporundaki açıklamalar esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495488900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz