Alacak | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1820 E. 2023/4200 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iade faturası↗ delil değerlendirmesi↗ ortaklık sözleşmesi↗ tefrik↗ kamu düzenine aykırılık↗ mükerrerlik↗ kamu düzeni↗ esastan ret↗ iflas↗ ıslah↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1127 E., 2018/733 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin cari hesaptan kaynaklanan alacağının ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak 170.000,00 USD yönünden itiraz edildiğini belirterek şimdilik 120.000,00 USD alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 22.01.2018 tarihli dilekçesi ile davayı, itirazın iptali talebi ile birlikte 50.000,00 USD alacak taleplerinin olduğunu belirterek ıslah etmiştir.
3.Davaya asli müdahil olarak katılan Doğa Tek...Ltd. Şti vekili dilekçesinde; davacı Ülkem Ltd. Şti. ile aralarında iş ortaklığı sözleşmesi olduğunu, bu nedenle davacının alacağının iş ortaklığı sözleşmesine göre yarısının asli müdahile ait olduğunu belirterek alacak talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kısmi dava olarak bu davanın açılamayacağını, davacının ticari ilişki kapsamında verdiği malzemelerin ayıplı olduğunu ve yenisiyle değiştirildiğini, bu icra takibi ile birlikte davalının iki kez ödeme yapmak zorunda kalacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların üzerinde mutabık olduğu sipariş emri üzerine davacının davalıya 50 adet dedektör sattığı, bu dedektörlerin davalı tarafça ayıplı olduğu ve yenisi ile değiştirildiği iddiasının yazılı delillerle kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı tarafın 50 adet metal dedektör bedelini davacıya ödemek zorunda olduğu, davacının itirazın iptali davasını 120.000,00 USD üzerinde açtığı, davasını daha sonra ıslah ederek 50.000,00 USD daha alacak talebinde bulunduğu, ancak itirazın iptali davasının açıldıktan ve yasal süre olan bir yıllık süreden sonra yapılan ıslah talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, asli müdahilin davasının ise alacağın dayanağı iş emrinde alacaklı olarak davacının yer aldığı gerekçesiyle bu davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklarının zamanaşımına uğramadığını, alacak talebine ilişkin en azından tefrik kararı verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti hesaplanırken karar tarihindeki dolar kurunun esas alınması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça satılan dedektörlerin ayıplı olduğunu, bu ayıbın davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, mükerrer şekilde ödeme yapılmak zorunda kalındığını, iade faturasının davacı tarafça kötü niyetli olarak kendi defterlerine kayıt edilmediğini, tanıklarının dinlenilmediğini, delillerinin toplanmadığını belirterek, kararı istinaf etmiştir.
3.Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile asli müdahilin iş ortaklığının bulunduğunu, sözleşmeye göre davacının alacağının yarısının asli müdahile ait olduğunu, davacının bu konuda noter huzurunda verdiği beyanla asli müdahilin alacak talebini kabul ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre istinafa başvuran tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davaya konu icra takibi nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, asli müdahilin alacak talebinin haklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14142 E. 2012/4340 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · ticaret unvanı · taşıyan
Benzer bu kararda2) Ancak, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek dedektiflik ünvanının kullanılmasını «kısıtlamaya» ve yasaklamaya dayanak mevzuat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; dosyada bulunan Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün B.14.0.İTG.0.10.00.01./090.05.01/6336 372 sayılı yazısında dedektiflik hizmeti verilmesiyle ilgili yasal düzenleme bulunmadığı bildirilmiş, Türk Ticaret Kanunun 48. maddesinde “Tacirin hüviyeti ve işletmenin genişlik ve ehemmiyeti yahut mali durumu hakkında üçüncü şahıslarda yanlış bir kanaatin meydana gelmesine mahal verecek mahiyette veya hakikata yahut amme intizamına aykırı olmamak şartiyle her «ticaret unvanına», işletmenin mahiyetini gösteren veya unvanda zikredilen kimselerin hüviyetlerini belirten yahut muhayyel adlardan ibaret olan ilaveler yapılabilir...” düzenlemesin …
… beyan edildiği, Avukatlık Kanunun 35. maddesine aykırı bir durumun bulunmadığı, dedektiflik unvanının uygulamada veya ticaret unvanında kullanılmasında herhangi bir «kısıtlama» veya yasaklamaya dayanak mevzuat bulunmadığı, davalı şirketin faaliyet konusunun dedektiflik hizmeti olmasının ve unvanında bu ibarenin kullanılmasının yasaya ve u …
… eğerlendirilmeksizin, yine Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı faaliyet kod listesinde dedektiflik büroları hizmetlerinin yer almasının, dedektif ibaresini «taşıyan» ticaret ünvanlarının ve derneklerin mevcut olduğunu belirten bilirkişi raporundaki açıklamaların kanun hükmüne rağmen davanın reddine ne derecede etkili olduğu tar …
-
Ticaret Sicili Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7964 E. 2013/6976 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ana sözleşme değişikliği · ticaret unvanı · fesih · limited şirket · taşıyan · ilan
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» «ana sözleşmesindeki değişikliklerinin» onaylanması, tescil ve «ilanı» istemine ilişkindir.
… olmadığı tartışılmaksızın, Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı faaliyet kod listesinde dedektiflik büroları hizmetlerinin yer almasının, dedektif ibaresini «taşıyan» «ticaret unvanlarının» ve derneklerin mevcut olduğunu belirten bilirkişi raporundaki açıklamalar esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozul …
Mahkemece, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (...)'nın 503/.... maddesi yollaması ile aynı kanunun 271. maddesi hükmü uyarınca, «limited şirketlerin» kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. ...'nın 271. maddesinde, anonim ortaklıkların mevzu ve maksadı düzenlenmiştir.
Aksine bir konunun benimsenmesi, ...'nın 274. maddesi uyarınca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın «fesih» davası açmasına neden olur (Eriş, Gönen; Ticari İşletme ve Şirketler, cilt ..., .... baskı, s.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1820 E. , 2023/4200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/601 Esas, 2021/2224 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1127 E., 2018/733 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin cari hesaptan kaynaklanan alacağının ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak 170.000,00 USD yönünden itiraz edildiğini belirterek şimdilik 120.000,00 USD alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 22.01.2018 tarihli dilekçesi ile davayı, itirazın iptali talebi ile birlikte 50.000,00 USD alacak taleplerinin olduğunu belirterek ıslah etmiştir.
3.Davaya asli müdahil olarak katılan Doğa Tek...Ltd. Şti vekili dilekçesinde; davacı Ülkem Ltd. Şti. ile aralarında iş ortaklığı sözleşmesi olduğunu, bu nedenle davacının alacağının iş ortaklığı sözleşmesine göre yarısının asli müdahile ait olduğunu belirterek alacak talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kısmi dava olarak bu davanın açılamayacağını, davacının ticari ilişki kapsamında verdiği malzemelerin ayıplı olduğunu ve yenisiyle değiştirildiğini, bu icra takibi ile birlikte davalının iki kez ödeme yapmak zorunda kalacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların üzerinde mutabık olduğu sipariş emri üzerine davacının davalıya 50 adet dedektör sattığı, bu dedektörlerin davalı tarafça ayıplı olduğu ve yenisi ile değiştirildiği iddiasının yazılı delillerle kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı tarafın 50 adet metal dedektör bedelini davacıya ödemek zorunda olduğu, davacının itirazın iptali davasını 120.000,00 USD üzerinde açtığı, davasını daha sonra ıslah ederek 50.000,00 USD daha alacak talebinde bulunduğu, ancak itirazın iptali davasının açıldıktan ve yasal süre olan bir yıllık süreden sonra yapılan ıslah talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, asli müdahilin davasının ise alacağın dayanağı iş emrinde alacaklı olarak davacının yer aldığı gerekçesiyle bu davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklarının zamanaşımına uğramadığını, alacak talebine ilişkin en azından tefrik kararı verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti hesaplanırken karar tarihindeki dolar kurunun esas alınması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça satılan dedektörlerin ayıplı olduğunu, bu ayıbın davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, mükerrer şekilde ödeme yapılmak zorunda kalındığını, iade faturasının davacı tarafça kötü niyetli olarak kendi defterlerine kayıt edilmediğini, tanıklarının dinlenilmediğini, delillerinin toplanmadığını belirterek, kararı istinaf etmiştir.
3.Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile asli müdahilin iş ortaklığının bulunduğunu, sözleşmeye göre davacının alacağının yarısının asli müdahile ait olduğunu, davacının bu konuda noter huzurunda verdiği beyanla asli müdahilin alacak talebini kabul ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre istinafa başvuran tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davaya konu icra takibi nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, asli müdahilin alacak talebinin haklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933691500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz