İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4617 E. 2013/6134 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe özel şartı↗ cayma hakkı↗ özel dava şartı↗ infazda tereddüt↗ hayat sigortası↗ sigorta ettiren↗ tanıma↗ tasdik kararı↗ sözleşmenin feshi↗ riziko↗ ek prim↗ infaz↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete sigorta poliçesinden dolayı prim ödediği, daha sonra sözleşmenin feshi üzerine ödediği primleri talep ettiği, sözleşme ve hukuk kuralları gereği davacının isteminin kabulü ile bilirkişilerin belirlediği rakamların hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile takip tarihi itibariyle ....503,00 TL (6.875,16 ... Doları) asıl alacak, 48,00 TL (31,46 ... Doları) işlemiş faiz olmak üzere ....551,06 TL (6.946,62 ... Doları) toplam alacak üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptali ile 4.201,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, hayat sigortası poliçesine dayalı olarak yapılan prim ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesi akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık primi ödenmiş olan sigorta poliçesinden cayma hakkının bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür. Mülga ...'nın 1327. maddesinde sigortacının en az ilk üç yıllık primi ödenmiş olan sigortayı, sigorta ettiren kimsenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye dayalı olarak poliçenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları'nın Satın Alma (İştira) başlıklı C.6. maddesinde sigortacının aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettirenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yine Poliçe Özel Şartlarının 4. maddesinde “İştira”nın tanımı yapılmış olup, iştiranın sigorta ettiren tarafından poliçenin vadesinden önce bitirilmesi ve üç tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değerinin ödeneceği, tahsil edilen primden Hazine Müsteşarlığı tarafından tasdik edilen teknik esaslar dahilinde riziko primi ve gider payları düşüldükten sonra kalan birikim priminin tasdikli teknik esaslar doğrultusunda değerlenmiş halinin kar paylı birikim değeri olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu sigorta poliçesinin tabi olduğu bu hükümlere göre poliçenin üç yıllık primi ödendikten sonra akdin sona erdirilmek istenmesi halinde sigorta ettirene ödenecek miktar ödediği tüm primlerin aynen iadesi olmayıp, anılan düzenlemeler uyarınca hesaplanacak kar paylı birikim değeri olduğunun anlaşılmasına göre, bu miktarın hesaplanması için sigorta ve aktüerya uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin tayin ve tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde ödenen primlerin aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacak hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden gösterilmiş olup, takibin hangi para cinsinden devam edeceğinin de gösterilmemiş olmasına göre kurulan bu hükmün infazda tereddüt yaratacak nitelikte olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10705 E. 2013/13271 K.
Ortak:infazda tereddüt · hayat sigortası · sigorta ettiren · ek prim · infaz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMülga ...'nın 1327. maddesinde sigortacının en az ilk üç yıllık «primi» ödenmiş olan sigortayı, «sigorta ettiren» kimsenin talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye dayalı olarak poliçenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları'nın Satın Alma (İştira) başlıklı C.6. maddesinde sigortacının aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettirenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yine Poliçe Özel Şartlarının 4. maddesinde “İştira”nın «tanımı» yapılmış olup, iştiranın sigorta ettiren tarafından poliçenin vadesinden önce bitirilmesi ve üç tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değerinin ödeneceği, tahsil edilen primden Hazine Müsteşarlığı tarafından «tasdik» edilen teknik esaslar dahilinde «riziko» primi ve gider payları düşüldükten sonra kalan birikim priminin tasdikli teknik esaslar doğrultusunda değerlenmiş halinin kar paylı birikim değeri olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu sigorta poliçesinin tabi olduğu bu hükümlere göre poliçenin üç yıllık primi ödendikten sonra akdin sona erdirilmek istenmesi halinde sigorta ettirene ödenecek miktar ödediği tüm primlerin aynen iadesi olmayıp, anılan düzenlemeler uyarınca hesaplanacak kar paylı birikim değeri olduğunun anlaşılmasına göre, bu miktarın hesaplanması için sigorta ve aktüerya uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin tayin ve tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde ödenen primlerin aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacak hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden gösterilmiş olup, takibin hangi para cinsinden devam edeceğinin de gösterilmemiş olmasına göre kurulan bu hükmün «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli «hayat sigortası poliçesi» akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigorta poliçesinden «cayma hakkının» bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu kararda1-Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
İştira, «primi» ödenen «sigorta poliçesinin» sigortacı tarafından satın alınmasıdır.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nemalandırma · sigorta sözleşmesi · icra takibine itiraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
1-Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından, üç yılı aşkın bir süre «hayat sigorta sözleşmesine» dayalı olarak ödenen primlerin tamamının iadesi istenilmiş, davalı ise «prim» iadesinin mümkün olmadığı, ancak iştira bedelinin istenebileceğini savunmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4619 E. 2013/5902 K.
Ortak:hayat sigortası · sözleşmenin feshi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDoları) toplam alacak üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptali ile 4.201,20 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete «sigorta poliçesinden» dolayı «prim» ödediği, daha sonra «sözleşmenin feshi» üzerine ödediği primleri talep ettiği, sözleşme ve hukuk kuralları gereği davacının isteminin kabulü ile bilirkişilerin belirlediği rakamların hüküm altına alınmas …
… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, sigorta aktüerya uzmanlığı bulunan başka bir bilirkişi kurulundan davalı vekilinin itirazlarını karşılayan ve Yargıtay «denetimine elverişli» ek rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. ...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «icra inkar tazmintına» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının «sözleşmenin feshi» üzerine ödediği primleri talep edebileceği, borç miktarının belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… aya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «hayat sigortasına» dayalı olarak ödenen primlerin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, ödenen tüm primle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · dahili dava
Benzer bu karardaOysa, davalı vekili hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı bilirkişilerin uzmanlık alanları «dahil» olmak üzere özellikle poliçe özel koşullarının değerlendirilmediği hususunda sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece, itiraz noktalarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi itiraz noktaları da «denetime elverişli» bir şekilde tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, sigorta aktüerya uzmanlığı bulunan başka bir bilirkişi kurulundan davalı vekilinin itirazlarını karşılayan ve Yargıtay «denetimine elverişli» ek rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. ...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «icra inkar tazmintına» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3555 E. 2013/3350 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta ettiren · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli «hayat sigortası poliçesi» akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigorta poliçesinden «cayma hakkının» bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür.
Mülga ...'nın 1327. maddesinde sigortacının en az ilk üç yıllık «primi» ödenmiş olan sigortayı, «sigorta ettiren» kimsenin talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye dayalı olarak poliçenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları'nın Satın Alma (İştira) başlıklı C.6. maddesinde sigortacının aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettirenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yine Poliçe Özel Şartlarının 4. maddesinde “İştira”nın «tanımı» yapılmış olup, iştiranın sigorta ettiren tarafından poliçenin vadesinden önce bitirilmesi ve üç tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değerinin ödeneceği, tahsil edilen primden Hazine Müsteşarlığı tarafından «tasdik» edilen teknik esaslar dahilinde «riziko» primi ve gider payları düşüldükten sonra kalan birikim priminin tasdikli teknik esaslar doğrultusunda değerlenmiş halinin kar paylı birikim değeri olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu sigorta poliçesinin tabi olduğu bu hükümlere göre poliçenin üç yıllık primi ödendikten sonra akdin sona erdirilmek istenmesi halinde sigorta ettirene ödenecek miktar ödediği tüm primlerin aynen iadesi olmayıp, anılan düzenlemeler uyarınca hesaplanacak kar paylı birikim değeri olduğunun anlaşılmasına göre, bu miktarın hesaplanması için sigorta ve aktüerya uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin tayin ve tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde ödenen primlerin aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacak hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden gösterilmiş olup, takibin hangi para cinsinden devam edeceğinin de gösterilmemiş olmasına göre kurulan bu hükmün «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ... «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve ...'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı «sigorta ettirenin» sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının ....982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle dava …
1-Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nun 1327'inci maddesi uyarınca sigortacının, en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigortayı, «sigorta ettirenin» talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir.
Birikimli Hayat Sigortası Özel Şartlarının 6'ıncı maddesi uyarınca da en az iki yıllık «primi» ödenmiş olan bir sigortanın, «sigorta ettirenin» talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» geri verilmesi karşılığında sigortacının satın alacağı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · prim iadesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ... «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve ...'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı «sigorta ettirenin» sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının ....982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle dava …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7778 E. 2011/1262 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta ettiren · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli «hayat sigortası poliçesi» akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigorta poliçesinden «cayma hakkının» bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür.
Mülga ...'nın 1327. maddesinde sigortacının en az ilk üç yıllık «primi» ödenmiş olan sigortayı, «sigorta ettiren» kimsenin talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye dayalı olarak poliçenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları'nın Satın Alma (İştira) başlıklı C.6. maddesinde sigortacının aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettirenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yine Poliçe Özel Şartlarının 4. maddesinde “İştira”nın «tanımı» yapılmış olup, iştiranın sigorta ettiren tarafından poliçenin vadesinden önce bitirilmesi ve üç tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değerinin ödeneceği, tahsil edilen primden Hazine Müsteşarlığı tarafından «tasdik» edilen teknik esaslar dahilinde «riziko» primi ve gider payları düşüldükten sonra kalan birikim priminin tasdikli teknik esaslar doğrultusunda değerlenmiş halinin kar paylı birikim değeri olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu sigorta poliçesinin tabi olduğu bu hükümlere göre poliçenin üç yıllık primi ödendikten sonra akdin sona erdirilmek istenmesi halinde sigorta ettirene ödenecek miktar ödediği tüm primlerin aynen iadesi olmayıp, anılan düzenlemeler uyarınca hesaplanacak kar paylı birikim değeri olduğunun anlaşılmasına göre, bu miktarın hesaplanması için sigorta ve aktüerya uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin tayin ve tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde ödenen primlerin aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacak hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden gösterilmiş olup, takibin hangi para cinsinden devam edeceğinin de gösterilmemiş olmasına göre kurulan bu hükmün «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 02.02.2005 tarihli «hayat sigortası poliçesinin» iptalini ve birikmiş 4.559,76 USD'nin ödenmesini 22.01.2008 tarihli «ihtarname» ile istediği, hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-1 maddesinde “ üç yıl geçmeden «sigorta ettiren» sigortadan cayar veya «taahhüde» uymazsa verdiği «primi» veya bedeli sigortacıdan talep edemez”, C–6 iştira maddesinde “sigortacının en az 3 yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettiren talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorundadır” hükümlerinin yer aldığı, özel şartların 4/3. maddesinde “sigorta ettirilen tarafından sigortanın vadesinden önce bitirilmesi ve 3 tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değeri ödenecektir” denildiği, davacının ilk primi 04.02.2005 tarihinde, «son» primi 02.01.2008 tarihinde ödediği, genel şartların C-1 maddesinde “üç yıl geçmeden” ibaresine yer verildiği, C-6 maddesinde ise “iştira hakkının” düzenlendiği ve en az üç yıllık primi ödeyen sigortalının talepte bulunabileceği hükmünün yer aldığı, «fesih» veya cayma ile iştira hakkının farklı olup iştira hakkının sigortalayanın belirli kriterlere göre sigorta poliçesini iade etmesine karşılık ödemeyi ifade ettiği, iptal talebinin sigorta şirketine ulaştığı 25.02.2008 tarihi itibariyle üç yılın dolmasına 7 günlük bir süre kalsa da üç yıllık primin yatırıldığı ve başvurunun kabul edilmemesinin «hakkaniyet» ilkelerine de uygun düşmediği, davalının da takip miktarına itirazı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, üç yıllık «prim» ödemesinden sonra üç yılın dolmasına 7 gün kaldığında davalıya çektiği «ihtarname» ile «sigorta poliçesinin» iştirası talebinde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · fesih · taahhütname · ihtarname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 02.02.2005 tarihli «hayat sigortası poliçesinin» iptalini ve birikmiş 4.559,76 USD'nin ödenmesini 22.01.2008 tarihli «ihtarname» ile istediği, hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-1 maddesinde “ üç yıl geçmeden «sigorta ettiren» sigortadan cayar veya «taahhüde» uymazsa verdiği «primi» veya bedeli sigortacıdan talep edemez”, C–6 iştira maddesinde “sigortacının en az 3 yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettiren talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorundadır” hükümlerinin yer aldığı, özel şartların 4/3. maddesinde “sigorta ettirilen tarafından sigortanın vadesinden önce bitirilmesi ve 3 tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değeri ödenecektir” denildiği, davacının ilk primi 04.02.2005 tarihinde, «son» primi 02.01.2008 tarihinde ödediği, genel şartların C-1 maddesinde “üç yıl geçmeden” ibaresine yer verildiği, C-6 maddesinde ise “iştira hakkının” düzenlendiği ve en az üç yıllık primi ödeyen sigortalının talepte bulunabileceği hükmünün yer aldığı, «fesih» veya cayma ile iştira hakkının farklı olup iştira hakkının sigortalayanın belirli kriterlere göre sigorta poliçesini iade etmesine karşılık ödemeyi ifade ettiği, iptal talebinin sigorta şirketine ulaştığı 25.02.2008 tarihi itibariyle üç yılın dolmasına 7 günlük bir süre kalsa da üç yıllık primin yatırıldığı ve başvurunun kabul edilmemesinin «hakkaniyet» ilkelerine de uygun düşmediği, davalının da takip miktarına itirazı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, üç yıllık «prim» ödemesinden sonra üç yılın dolmasına 7 gün kaldığında davalıya çektiği «ihtarname» ile «sigorta poliçesinin» iştirası talebinde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4614 E. 2013/6179 K.
Ortak:hayat sigortası · ek prim · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDoları) toplam alacak üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptali ile 4.201,20 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli «hayat sigortası poliçesi» akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigorta poliçesinden «cayma hakkının» bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/8005 Esas sayılı takip dosyasındaki takibin takip tarihi itibari ile 31.624, 98 TL «asıl alacak», 1.356,84 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 32.981,82 TL üzerinden devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptaline, ....649,99 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan, 30.77 TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, sigorta aktüerya uzmanlığı bulunan başka bir bilirkişi kurulundan davalı vekilinin itirazlarını karşılayan ve Yargıtay «denetimine elverişli» ek rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. ...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «icra inkar tazmintına» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının «primlerini» talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · dahili dava
Benzer bu karardaOysa, davalı vekili hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı bilirkişilerin uzmanlık alanları «dahil» olmak üzere özellikle poliçe özel koşullarının değerlendirilmediği hususunda sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece, itiraz noktalarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi itiraz noktaları da «denetime elverişli» bir şekilde tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, sigorta aktüerya uzmanlığı bulunan başka bir bilirkişi kurulundan davalı vekilinin itirazlarını karşılayan ve Yargıtay «denetimine elverişli» ek rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. ...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «icra inkar tazmintına» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4625 E. 2013/5934 K.
Ortak:infazda tereddüt · hayat sigortası · sigorta ettiren · ek prim · infaz · işlemiş faiz · asıl alacak · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMülga ...'nın 1327. maddesinde sigortacının en az ilk üç yıllık «primi» ödenmiş olan sigortayı, «sigorta ettiren» kimsenin talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye dayalı olarak poliçenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları'nın Satın Alma (İştira) başlıklı C.6. maddesinde sigortacının aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettirenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yine Poliçe Özel Şartlarının 4. maddesinde “İştira”nın «tanımı» yapılmış olup, iştiranın sigorta ettiren tarafından poliçenin vadesinden önce bitirilmesi ve üç tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değerinin ödeneceği, tahsil edilen primden Hazine Müsteşarlığı tarafından «tasdik» edilen teknik esaslar dahilinde «riziko» primi ve gider payları düşüldükten sonra kalan birikim priminin tasdikli teknik esaslar doğrultusunda değerlenmiş halinin kar paylı birikim değeri olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu sigorta poliçesinin tabi olduğu bu hükümlere göre poliçenin üç yıllık primi ödendikten sonra akdin sona erdirilmek istenmesi halinde sigorta ettirene ödenecek miktar ödediği tüm primlerin aynen iadesi olmayıp, anılan düzenlemeler uyarınca hesaplanacak kar paylı birikim değeri olduğunun anlaşılmasına göre, bu miktarın hesaplanması için sigorta ve aktüerya uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin tayin ve tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde ödenen primlerin aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacak hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden gösterilmiş olup, takibin hangi para cinsinden devam edeceğinin de gösterilmemiş olmasına göre kurulan bu hükmün «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli «hayat sigortası poliçesi» akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigorta poliçesinden «cayma hakkının» bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «hayat sigorta poliçesi» düzenlendiği, davacının «prim» ödemesi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi feshettiği, ... olduğu primleri talep etmesinde haklı bulunduğu, alacağın belirlendiği, miktarının basit bir hesapla tayin edilebileceği, «inkar tazminatı» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın ....769,53 TL (7.122....
USD) «asıl alacak» ve 31.27 TL (20.68 USD) «işlemiş faiz» üzerinden devamına, 4.320.00 TL «inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nemalandırma · can sigortası · lehdar · sigorta sözleşmesi · icra takibine itiraz · üçüncü kişi · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda1-Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Şti. olduğunun anlaşıldığı, «sigorta sözleşmesinin» akdedilmesinden sonra düzenli şekilde Dolara endeksli «primlerinin» ödendiği, bu ödemenin üç yılı aştığı, davacının 07.09.2009 tarihli «ihtarnamesiyle» sonraki primleri ödeyemeyeceğini ve akdi feshettiğini bildirerek, ... olduğu prim ile kar paylı birikim tutarını talep ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Esasen, somut uyuşmazlığa konu «sigorta sözleşmesinin» genel şartlarının A.1 maddesinde de sigortalı, «sigorta ettiren» ve «lehdarın» tanımları yapılmış, hak ve yetkileri belirlenmiştir.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4613 E. 2013/5933 K.
Ortak:infazda tereddüt · hayat sigortası · sigorta ettiren · ek prim · infaz · işlemiş faiz · asıl alacak · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMülga ...'nın 1327. maddesinde sigortacının en az ilk üç yıllık «primi» ödenmiş olan sigortayı, «sigorta ettiren» kimsenin talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye dayalı olarak poliçenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları'nın Satın Alma (İştira) başlıklı C.6. maddesinde sigortacının aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettirenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yine Poliçe Özel Şartlarının 4. maddesinde “İştira”nın «tanımı» yapılmış olup, iştiranın sigorta ettiren tarafından poliçenin vadesinden önce bitirilmesi ve üç tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değerinin ödeneceği, tahsil edilen primden Hazine Müsteşarlığı tarafından «tasdik» edilen teknik esaslar dahilinde «riziko» primi ve gider payları düşüldükten sonra kalan birikim priminin tasdikli teknik esaslar doğrultusunda değerlenmiş halinin kar paylı birikim değeri olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu sigorta poliçesinin tabi olduğu bu hükümlere göre poliçenin üç yıllık primi ödendikten sonra akdin sona erdirilmek istenmesi halinde sigorta ettirene ödenecek miktar ödediği tüm primlerin aynen iadesi olmayıp, anılan düzenlemeler uyarınca hesaplanacak kar paylı birikim değeri olduğunun anlaşılmasına göre, bu miktarın hesaplanması için sigorta ve aktüerya uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin tayin ve tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde ödenen primlerin aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacak hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden gösterilmiş olup, takibin hangi para cinsinden devam edeceğinin de gösterilmemiş olmasına göre kurulan bu hükmün «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli «hayat sigortası poliçesi» akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigorta poliçesinden «cayma hakkının» bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «hayat sigorta poliçesi» düzenlendiği, davacının «prim» ödemesi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi feshettiği, ... olduğu primleri talep etmesinde haklı bulunduğu, alacağın belirlendiği, miktarının basit bir hesapla tayin edilebileceği, «inkar tazminatı» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın ....999.71 TL (7.274.46 USD) «asıl alacak» ve 31.95 TL(...
Dava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
O halde, iştira bedelinin hesaplanmasına ilişkin olarak, poliçe hükümleri ile anılan tarife ve talimatnameler değerlendirilmeden ödenen «primin» aynen iade edilmesinin gerektiği yönünde görüş bildiren ve uzman olmayan kişilerce düzenlenmiş bulunan rapora itibar edilerek karar verilmesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuştur. ...- Temyize konu dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, takibin Türk Lirası üzerinden mi yoksa USD üzerinden mi veyahut USD'nin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden mi devamına karar verildiği açık olarak belirtilmeden «infazda tereddüde» neden olacak şekilde hüküm kurulması da yine kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nemalandırma · can sigortası · lehdar · sigorta sözleşmesi · icra takibine itiraz · üçüncü kişi · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Şti. olduğunun anlaşıldığı, «sigorta sözleşmesinin» akdedilmesinden sonra düzenli şekilde Dolara endeksli «primlerinin» ödendiği, bu ödemenin üç yılı aştığı, davacının 07.09.2009 tarihli «ihtarnamesiyle» sonraki primleri ödeyemeyeceğini ve akdi feshettiğini bildirerek, ... olduğu prim ile kâr paylı birikim tutarını talep ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Esasen, somut uyuşmazlığa konu «sigorta sözleşmesinin» genel şartlarının A.1 maddesinde de sigortalı, «sigorta ettiren» ve «lehdarın» tanımları yapılmış, hak ve yetkileri belirlenmiştir.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10902 E. 2014/3233 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta ettiren · sözleşmenin feshi · ek prim · işlemiş faiz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete «sigorta poliçesinden» dolayı «prim» ödediği, daha sonra «sözleşmenin feshi» üzerine ödediği primleri talep ettiği, sözleşme ve hukuk kuralları gereği davacının isteminin kabulü ile bilirkişilerin belirlediği rakamların hüküm altına alınmas …
… mamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak yapılan «prim» ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli «hayat sigortası poliçesi» akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigorta poliçesinden «cayma hakkının» bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı sigorta şirketi ile dolara endeksli yatırım «hayat sigorta poliçesi» imzaladığı ve 16.806,08 USD poliçe «primi» ödediği, poliçenin iptal edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının aldığı primleri davacıya geri ödemesinin gerektiği, genel hukuk kurallarına göre «ihtarname» ile «temerrütten» sonra da faizden ve «masraflardan» sorumlu olduğu, borç miktarı belli veya basit bir hesapla belirlenebilir «para borcu» olup, itiraz üzerine takip durduğundan davacının «icra inkar tazminat» talebinin kabul edilebilir bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.806,08 USD (25.252,81 TL) alacak aslı, 80.57 USD (121,06 TL) «işlemiş faiz», 82,87 TL İhtarname gideri, 3.57 TL ihtarname giderinin işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptaline; 10.101,00 TL icra in …
Dava, «hayat sigortası sözleşmesinin feshi» nedeniyle «sigorta ettiren» tarafından «prim alacağının» iadesi için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında «hayat sigortası poliçesinin» düzenlendiği, bu kapsamda davacı «sigorta ettiren» tarafından, sözleşme dahilinde 3 yılı aşan bir süre zarfında «prim» ödemesi yapıldığı çekişmesizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nemalandırma · para borcu · prim alacağı · sigorta sözleşmesi · icra takibine itiraz · fesih · ihtarname · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı sigorta şirketi ile dolara endeksli yatırım «hayat sigorta poliçesi» imzaladığı ve 16.806,08 USD poliçe «primi» ödediği, poliçenin iptal edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının aldığı primleri davacıya geri ödemesinin gerektiği, genel hukuk kurallarına göre «ihtarname» ile «temerrütten» sonra da faizden ve «masraflardan» sorumlu olduğu, borç miktarı belli veya basit bir hesapla belirlenebilir «para borcu» olup, itiraz üzerine takip durduğundan davacının «icra inkar tazminat» talebinin kabul edilebilir bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.806,08 USD (25.252,81 TL) alacak aslı, 80.57 USD (121,06 TL) «işlemiş faiz», 82,87 TL İhtarname gideri, 3.57 TL ihtarname giderinin işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptaline; 10.101,00 TL icra in …
Dava, «hayat sigortası sözleşmesinin feshi» nedeniyle «sigorta ettiren» tarafından «prim alacağının» iadesi için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça «fesih» nedeniyle «prim» ödemelerinin iadesi talep edilmişse de dosya içinde örneği mevcut Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.1 ve C.6 yan başlıklı hükümleri gereğince, «sigorta sözleşmesinin feshi» halinde prim ödemesinin 3 yılın altında olması durumunda, ödenen primlerin iadesi mümkün değilken, prim ödeme süresinin 3 yılın üzerinde olması halinde, «sigorta ettirenin» iştira hakkının doğduğu düzenlenmiş olup, yine taraflar arasındaki poliçesinin eki mahiyetinde olan özel şartların 4. maddesinin “İştira” başlıklı 3. bendinden de anlaşılacağı üzere, iştira hakkı, sigorta ettiren tarafından ödenen primlerin sigorta şirketi tarafından belli usullerle değerlendirilip «nemalandırılması» ile oluşmakta olup, özelliği gereği, uzun süreli ödenen primlere bağlı olarak iştira bedelinin artması da doğaldır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafça «hayat sigortası sözleşmesi» kapsamında ancak iştira bedelinin talep edilebileceği göz önüne alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak, ödenen primlerin iadesi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4617 E. , 2013/6134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....11.2010 tarih ve 2010/130-2010/409 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 01 Nisan 2004 başlangıç tarihli “Dolara Endeksli Yatırımlı Hayat Sigorta Poliçesi” imzalandığını, sözkonusu sigorta poliçesine istinaden müvekkilinin primleri ödediğini, poliçenin iptali ile ödenmiş bulunan primlerin iadesi için müvekkili tarafından 30 Haziran 2009 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak davalının primleri iade etmediğini, başlatılan icra takibine karşı da itirazda bulunduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, sigorta ettirene en az ... yıllık primi ödendikten sonra cayma imkanı tanındığını, bu cayma hakkına binaen sigortacının poliçeyi satın almaya ve primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe özel şartlarında mevcut tanıma göre iştira bedelinin poliçenin kar paylı birikim değeri olması karşısında davacının ödenmiş primlerin aynen iadesi yolundaki talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacının %40’dan aşağı olmamak üzere tazminatla mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete sigorta poliçesinden dolayı prim ödediği, daha sonra sözleşmenin feshi üzerine ödediği primleri talep ettiği, sözleşme ve hukuk kuralları gereği davacının isteminin kabulü ile bilirkişilerin belirlediği rakamların hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile takip tarihi itibariyle ....503,00 TL (6.875,16 ... Doları) asıl alacak, 48,00 TL (31,46 ... Doları) işlemiş faiz olmak üzere ....551,06 TL (6.946,62 ... Doları) toplam alacak üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptali ile 4.201,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, hayat sigortası poliçesine dayalı olarak yapılan prim ödemelerinin poliçenin iptali nedeniyle iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 01.04.2004 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesi akdedilmiş olup, davacı en az ... yıllık primi ödenmiş olan sigorta poliçesinden cayma hakkının bulunduğunu, bu durumda sigortacının sigorta poliçesini satın alarak primleri iade etmeye mecbur olduğunu ileri sürmüştür. Mülga ...'nın 1327. maddesinde sigortacının en az ilk üç yıllık primi ödenmiş olan sigortayı, sigorta ettiren kimsenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye dayalı olarak poliçenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları'nın Satın Alma (İştira) başlıklı C.6.
maddesinde sigortacının aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettirenin talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yine Poliçe Özel Şartlarının 4. maddesinde “İştira”nın tanımı yapılmış olup, iştiranın sigorta ettiren tarafından poliçenin vadesinden önce bitirilmesi ve üç tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değerinin ödeneceği, tahsil edilen primden Hazine Müsteşarlığı tarafından tasdik edilen teknik esaslar dahilinde riziko primi ve gider payları düşüldükten sonra kalan birikim priminin tasdikli teknik esaslar doğrultusunda değerlenmiş halinin kar paylı birikim değeri olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu sigorta poliçesinin tabi olduğu bu hükümlere göre poliçenin üç yıllık primi ödendikten sonra akdin sona erdirilmek istenmesi halinde sigorta ettirene ödenecek miktar ödediği tüm primlerin aynen iadesi olmayıp, anılan düzenlemeler uyarınca hesaplanacak kar paylı birikim değeri olduğunun anlaşılmasına göre, bu miktarın hesaplanması için sigorta ve aktüerya uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin tayin ve tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde ödenen primlerin aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Öte yandan, mahkemece hüküm altına alınan alacak hem TL cinsinden hem de yabancı para cinsinden gösterilmiş olup, takibin hangi para cinsinden devam edeceğinin de gösterilmemiş olmasına göre kurulan bu hükmün infazda tereddüt yaratacak nitelikte olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (...) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/494312400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz