6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7778 E. 2011/1262 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hayat sigortası sigorta ettiren hakkaniyet ek prim fesih taahhütname ihtarname sigorta poliçesi i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 02.02.2005 tarihli hayat sigortası poliçesinin iptalini ve birikmiş 4.559,76 USD'nin

ödenmesini 22.01.2008 tarihli ihtarname ile istediği, hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-1 maddesinde “ üç yıl geçmeden sigorta ettiren sigortadan cayar veya taahhüde uymazsa verdiği primi veya bedeli sigortacıdan talep edemez”, C–6 iştira maddesinde “sigortacının en az 3 yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettiren talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorundadır” hükümlerinin yer aldığı, özel şartların 4/3. maddesinde “sigorta ettirilen tarafından sigortanın vadesinden önce bitirilmesi ve 3 tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değeri ödenecektir” denildiği, davacının ilk primi 04.02.2005 tarihinde, son primi 02.01.2008 tarihinde ödediği, genel şartların C-1 maddesinde “üç yıl geçmeden” ibaresine yer verildiği, C-6 maddesinde ise “iştira hakkının” düzenlendiği ve en az üç yıllık primi ödeyen sigortalının talepte bulunabileceği hükmünün yer aldığı, fesih veya cayma ile iştira hakkının farklı olup iştira hakkının sigortalayanın belirli kriterlere göre sigorta poliçesini iade etmesine karşılık ödemeyi ifade ettiği, iptal talebinin sigorta şirketine ulaştığı 25.02.2008 tarihi itibariyle üç yılın dolmasına 7 günlük bir süre kalsa da üç yıllık primin yatırıldığı ve başvurunun kabul edilmemesinin hakkaniyet ilkelerine de uygun düşmediği, davalının da takip miktarına itirazı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, üç yıllık prim ödemesinden sonra üç yılın dolmasına 7 gün kaldığında davalıya çektiği ihtarname ile sigorta poliçesinin iştirası talebinde bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemece davacının isteyebileceği tutarın ne olduğunun sigorta muhasebesi uzmanlığı bulunan bilirkişi vasıtasıyla incelettirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, sigorta hukuku ile bağdaşmayacak şekilde davacının ödemiş olduğu tüm primlerin iadesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10705 E. 2013/13271 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4617 E. 2013/6134 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8904 E. 2016/8789 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Poliçe özel şartları

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15269 E. 2013/21412 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7778 E.  ,  2011/1262 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

##

Taraflar arasında görülen davada Bolu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2009 tarih ve 2008/581 - 2009/409 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 02/02/2005 başlangıç tarihli dolara endeksli hayat sigorta poliçesi imzalandığını, üç yıllık primlerinin ödenmesi akabinde poliçenin iptali ile primlerin iadesi için 22/01/2008 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine başlatılan takibe itiraz edildiğini, cayma için üç yıllık sürenin dolması değil, üç yıllık pirimin ödenmiş olmasını arandığını ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının ihtarname ile üç yıllık prim tutarının aynen kendisine iadesini talebinin yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, hayat sigortası genel şartlarının C.1 bölümünde “üç yıl geçmeden sigorta ettiren sigortadan cayar veya taahhüdüne uymazsa verdiği primi veya bedeli sigortacıdan talep edemez” hükmünün bulunduğu ve üç yıl geçmemiş olduğundan sözleşmenin sigorta ettiren tarafından feshinden söz edilemeyeceği, TTK’nun 1325/2. maddesinde de aynı hükmün düzenlendiğini, 18/07/2007 tarihinde yürürlüğe giren hayat sigortası yönetmeliğinin 22/2. maddesinde “İştira süresi dolmadan fesih edilen sözleşmelerde fesih tarihine kadar ödenmiş tarife primlerinin varsa birikimine kalan kısımları ile birikim primine ilişkin kar payı karşılıklarının toplamı, söz konusu toplam tutar üzerinden yapılabilecek azami %3 oranındaki kesinti ve ilgili vergiler düşüldükten sonra sigorta ettirene iade edilir” hükmü bulunsa da bu hükmün 05/11/2007 tarihi öncesinde imzalanan sigorta sözleşmeleri için uygulanmayacağının da düzenlendiği, sözleşmenin 18/07/2007 tarihinden önce yürürlükte bulunan tarife ve kar payı teknik esaslarına dayalı olarak yapıldığını, kaldı ki davacının iştira talebinde bulunmadığını, tüm primlerin aynen iadesini istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 02.02.2005 tarihli hayat sigortası poliçesinin iptalini ve birikmiş 4.559,76 USD'nin

ödenmesini 22.01.2008 tarihli ihtarname ile istediği, hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-1 maddesinde “ üç yıl geçmeden sigorta ettiren sigortadan cayar veya taahhüde uymazsa verdiği primi veya bedeli sigortacıdan talep edemez”, C–6 iştira maddesinde “sigortacının en az 3 yıllık primi ödenmiş olan bir sigortayı sigorta ettiren talebi üzerine ve sigorta poliçesinin geri verilmesi karşılığında poliçede belirtilen şekilde satın almak zorundadır” hükümlerinin yer aldığı, özel şartların 4/3. maddesinde “sigorta ettirilen tarafından sigortanın vadesinden önce bitirilmesi ve 3 tam yıl prim ödenmesi halinde poliçenin kar paylı birikim değeri ödenecektir” denildiği, davacının ilk primi 04.02.2005 tarihinde, son primi 02.01.2008 tarihinde ödediği, genel şartların C-1 maddesinde “üç yıl geçmeden” ibaresine yer verildiği, C-6 maddesinde ise “iştira hakkının” düzenlendiği ve en az üç yıllık primi ödeyen sigortalının talepte bulunabileceği hükmünün yer aldığı, fesih veya cayma ile iştira hakkının farklı olup iştira hakkının sigortalayanın belirli kriterlere göre sigorta poliçesini iade etmesine karşılık ödemeyi ifade ettiği, iptal talebinin sigorta şirketine ulaştığı 25.02.2008 tarihi itibariyle üç yılın dolmasına 7 günlük bir süre kalsa da üç yıllık primin yatırıldığı ve başvurunun kabul edilmemesinin hakkaniyet ilkelerine de uygun düşmediği, davalının da takip miktarına itirazı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, üç yıllık prim ödemesinden sonra üç yılın dolmasına 7 gün kaldığında davalıya çektiği ihtarname ile sigorta poliçesinin iştirası talebinde bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemece davacının isteyebileceği tutarın ne olduğunun sigorta muhasebesi uzmanlığı bulunan bilirkişi vasıtasıyla incelettirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, sigorta hukuku ile bağdaşmayacak şekilde davacının ödemiş olduğu tüm primlerin iadesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014247500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.