İtirazın iptali | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4613 E. 2013/5933 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nemalandırma↗ can sigortası↗ infazda tereddüt↗ lehdar↗ hayat sigortası↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ icra takibine itiraz↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ olumsuz oy↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ feragat↗ limited şirket↗ taahhütname↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, davacının prim ödemesi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi feshettiği, ... olduğu primleri talep etmesinde haklı bulunduğu, alacağın belirlendiği, miktarının basit bir hesapla tayin edilebileceği, inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın ....999.71 TL (7.274.46 USD) asıl alacak ve 31.95 TL(... USD) işlemiş faiz üzerinden devamına, 4.399.88 TL inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hayat sigorta sözleşmesi uyarınca ödenen primin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinden sigortalının davacı, sigortacının davalı, sigorta ettirenin ise davanın ihbar edildiği Gezpen Bolcam Doğ. Ltd. Şti. olduğunun anlaşıldığı, sigorta sözleşmesinin akdedilmesinden sonra düzenli şekilde Dolara endeksli primlerinin ödendiği, bu ödemenin üç yılı aştığı, davacının 07.09.2009 tarihli ihtarnamesiyle sonraki primleri ödeyemeyeceğini ve akdi feshettiğini bildirerek, ... olduğu prim ile kâr paylı birikim tutarını talep ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Dava konusu sigorta poliçesinin zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, can sigortasının en önemli grubunu oluşturan hayat sigortasında sigortacı, prim ödeme karşılığında sigorta ettirene veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir. Hayat sigorta sözleşmesinin diğer tarafına da sigorta ettiren denilmektedir. Sigorta ettiren, prim ödeme dahil olmak üzere sigorta sözleşmesiyle sigortacıya karşı yükümlülük altına giren kişidir. Gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sigorta ettiren olmasına engel hal bulunmamaktadır. Sigorta ettiren her zaman sigortalı olmayabilir. Başka bir anlatımla, sigortalının veya lehdarın sigorta ettiren dışında başka kimse olması mümkündür. Bu halde, sigortalının veya lehdarın sigortacıya karşı maddi bir taahhüdü bulunmamaktadır. Sigorta sözleşmesinin özel hükümleri, tamamen sigorta ettirenin iradesine göre tayin edilir. Sigorta ettirenin sigortalı olması hali dışında, sigortalının veya lehdarın değiştirilmesi, poliçenin ücretsiz hale getirilmesi, iştira, sigortacıdan ödünç alma gibi yetkiler, sigorta ettirene aittir. Esasen, somut uyuşmazlığa konu sigorta sözleşmesinin genel şartlarının A.1 maddesinde de sigortalı, sigorta ettiren ve lehdarın tanımları yapılmış, hak ve yetkileri belirlenmiştir.
Somut olayda davalı sigortacıya çekilen ihtarname içeriği, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, üç yılı aşkın primi ödenen poliçenin sigortacı davalı tarafından satın alınması (iştira) istenmiştir. İştira istemi, hayat sigortasında sigorta ettireninin bir hakkı olup, sigorta ettirenin sigorta sözleşmesine son vermek suretiyle, sigortacının nemalandırdığı meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir. Dava konusu olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 1327. maddesi ve uyuşmazlığa konu sigorta poliçesinin zorunlu unsuru bulunan genel şartların C.6 maddesi uyarınca şartları oluştuğu takdirde davalı sigortacının poliçeyi belirlenen koşullarda satın alması, başka bir ifadeyle iştira etmesi zorunludur. İştira hakkının kullanılması, anılan kanun maddesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin genel şartları hükümleri birlikte dikkate alındığında kural olarak sigorta ettirene aittir. Ancak, doktrinde üçüncü kişinin lehdar tayini hallerinde, sigorta ettirenin lehdarı değiştirme hakkından feragat etmiş ve sigorta poliçesini de lehdara teslim etmiş olması koşullarının varlığında bu hakkın lehdar tarafından da kullanılabileceği kabul edilmektedir (Bkz. Atabek, R.; Sigorta Hukuku, ... 1950, sh. 346 ve devamı).
Dava konusu olayda davalı vekili davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, sigorta sözleşmesinde sigorta ettirenin davanın ihbar edildiği dava dışı limited şirket bulunduğunu ve davacının primlerin iadesini talep hakkının olmadığını savunmuştur. Ancak, mahkemece aktif dava ehliyetinin yokluğuna ilişkin bu savunma üzerinde hiç durulmamış, anılan itiraz
olumlu ya da olumsuz şekilde bir karara bağlanılmamıştır. Bu durum karşısında, davalı vekilinin davacının aktif dava ehliyeti olmadığı yönündeki savunması değerlendirilmeden yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, temel alınan bu rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi görüş bildirenler de hayat sigortacılığı alanında uzman kişiler değildir. İştira bedeli, ödenen primlerin aynen karşılığı anlamına gelmemektedir. İştira bedelinin nasıl hesaplanacağı yönünde olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nında açık bir düzenleme yoktur. Sigorta sözleşmesinde iştira bedelinin nasıl hesaplanacağı belirlenebilir. Burada da hüküm bulunmadığı takdirde Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Talimat ve Tarifeleri dikkate alınacaktadır. O halde, iştira bedelinin hesaplanmasına ilişkin olarak, poliçe hükümleri ile anılan tarife ve talimatnameler değerlendirilmeden ödenen primin aynen iade edilmesinin gerektiği yönünde görüş bildiren ve uzman olmayan kişilerce düzenlenmiş bulunan rapora itibar edilerek karar verilmesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
...- Temyize konu dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, takibin Türk Lirası üzerinden mi yoksa USD üzerinden mi veyahut USD'nin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden mi devamına karar verildiği açık olarak belirtilmeden infazda tereddüde neden olacak şekilde hüküm kurulması da yine kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4625 E. 2013/5934 K.
Ortak:nemalandırma · can sigortası · infazda tereddüt · lehdar · hayat sigortası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · İtirazın iptali, Tazminat
İncelediğiniz karardaDava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
1-Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10705 E. 2013/13271 K.
Ortak:nemalandırma · infazda tereddüt · hayat sigortası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · icra takibine itiraz · infaz · İtirazın iptali, Tazminat
İncelediğiniz kararda1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
Dava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
Benzer bu kararda1-Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
Somut olayda, davacı tarafından, üç yılı aşkın bir süre «hayat sigorta sözleşmesine» dayalı olarak ödenen primlerin tamamının iadesi istenilmiş, davalı ise «prim» iadesinin mümkün olmadığı, ancak iştira bedelinin istenebileceğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı
Benzer bu kararda4-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «icra inkar tazminatına» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3555 E. 2013/3350 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta ettiren · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «hayat sigorta poliçesi» düzenlendiği, davacının «prim» ödemesi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi feshettiği, ... olduğu primleri talep etmesinde haklı bulunduğu, alacağın belirlendiği, miktarının basit bir hesapla tayin edilebileceği, «inkar tazminatı» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın ....999.71 TL (7.274.46 USD) «asıl alacak» ve 31.95 TL(...
1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ... «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve ...'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı «sigorta ettirenin» sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının ....982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle dava …
1-Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nun 1327'inci maddesi uyarınca sigortacının, en az ... yıllık «primi» ödenmiş olan sigortayı, «sigorta ettirenin» talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» iadesi karşılığında poliçede yazılı cetvele göre satın almaya veya sigorta poliçesi üzerinden ödünç para vermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir.
Birikimli Hayat Sigortası Özel Şartlarının 6'ıncı maddesi uyarınca da en az iki yıllık «primi» ödenmiş olan bir sigortanın, «sigorta ettirenin» talebi üzerine ve «sigorta poliçesinin» geri verilmesi karşılığında sigortacının satın alacağı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · prim iadesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ... «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve ...'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı «sigorta ettirenin» sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının ....982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle dava …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10902 E. 2014/3233 K.
Ortak:nemalandırma · hayat sigortası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · ihtarname
İncelediğiniz kararda1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
İştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
Şti. olduğunun anlaşıldığı, «sigorta sözleşmesinin» akdedilmesinden sonra düzenli şekilde Dolara endeksli «primlerinin» ödendiği, bu ödemenin üç yılı aştığı, davacının 07.09.2009 tarihli «ihtarnamesiyle» sonraki primleri ödeyemeyeceğini ve akdi feshettiğini bildirerek, ... olduğu prim ile kâr paylı birikim tutarını talep ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası sözleşmesinin feshi» nedeniyle «sigorta ettiren» tarafından «prim alacağının» iadesi için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı sigorta şirketi ile dolara endeksli yatırım «hayat sigorta poliçesi» imzaladığı ve 16.806,08 USD poliçe «primi» ödediği, poliçenin iptal edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının aldığı primleri davacıya geri ödemesinin gerektiği, genel hukuk kurallarına göre «ihtarname» ile «temerrütten» sonra da faizden ve «masraflardan» sorumlu olduğu, borç miktarı belli veya basit bir hesapla belirlenebilir «para borcu» olup, itiraz üzerine takip durduğundan davacının «icra inkar tazminat» talebinin kabul edilebilir bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.806,08 USD (25.252,81 TL) alacak aslı, 80.57 USD (121,06 TL) «işlemiş faiz», 82,87 TL İhtarname gideri, 3.57 TL ihtarname giderinin işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptaline; 10.101,00 TL icra in …
Davacı tarafça «fesih» nedeniyle «prim» ödemelerinin iadesi talep edilmişse de dosya içinde örneği mevcut Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.1 ve C.6 yan başlıklı hükümleri gereğince, «sigorta sözleşmesinin feshi» halinde prim ödemesinin 3 yılın altında olması durumunda, ödenen primlerin iadesi mümkün değilken, prim ödeme süresinin 3 yılın üzerinde olması halinde, «sigorta ettirenin» iştira hakkının doğduğu düzenlenmiş olup, yine taraflar arasındaki poliçesinin eki mahiyetinde olan özel şartların 4. maddesinin “İştira” başlıklı 3. bendinden de anlaşılacağı üzere, iştira hakkı, sigorta ettiren tarafından ödenen primlerin sigorta şirketi tarafından belli usullerle değerlendirilip «nemalandırılması» ile oluşmakta olup, özelliği gereği, uzun süreli ödenen primlere bağlı olarak iştira bedelinin artması da doğaldır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · prim alacağı · sözleşmenin feshi · fesih · icra inkar tazminatı · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı sigorta şirketi ile dolara endeksli yatırım «hayat sigorta poliçesi» imzaladığı ve 16.806,08 USD poliçe «primi» ödediği, poliçenin iptal edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının aldığı primleri davacıya geri ödemesinin gerektiği, genel hukuk kurallarına göre «ihtarname» ile «temerrütten» sonra da faizden ve «masraflardan» sorumlu olduğu, borç miktarı belli veya basit bir hesapla belirlenebilir «para borcu» olup, itiraz üzerine takip durduğundan davacının «icra inkar tazminat» talebinin kabul edilebilir bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.806,08 USD (25.252,81 TL) alacak aslı, 80.57 USD (121,06 TL) «işlemiş faiz», 82,87 TL İhtarname gideri, 3.57 TL ihtarname giderinin işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, davalının bu kısma yaptığı itirazın iptaline; 10.101,00 TL icra in …
Dava, «hayat sigortası sözleşmesinin feshi» nedeniyle «sigorta ettiren» tarafından «prim alacağının» iadesi için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça «fesih» nedeniyle «prim» ödemelerinin iadesi talep edilmişse de dosya içinde örneği mevcut Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.1 ve C.6 yan başlıklı hükümleri gereğince, «sigorta sözleşmesinin feshi» halinde prim ödemesinin 3 yılın altında olması durumunda, ödenen primlerin iadesi mümkün değilken, prim ödeme süresinin 3 yılın üzerinde olması halinde, «sigorta ettirenin» iştira hakkının doğduğu düzenlenmiş olup, yine taraflar arasındaki poliçesinin eki mahiyetinde olan özel şartların 4. maddesinin “İştira” başlıklı 3. bendinden de anlaşılacağı üzere, iştira hakkı, sigorta ettiren tarafından ödenen primlerin sigorta şirketi tarafından belli usullerle değerlendirilip «nemalandırılması» ile oluşmakta olup, özelliği gereği, uzun süreli ödenen primlere bağlı olarak iştira bedelinin artması da doğaldır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15269 E. 2013/21412 K.
Ortak:hayat sigortası · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «hayat sigorta poliçesi» düzenlendiği, davacının «prim» ödemesi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi feshettiği, ... olduğu primleri talep etmesinde haklı bulunduğu, alacağın belirlendiği, miktarının basit bir hesapla tayin edilebileceği, «inkar tazminatı» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın ....999.71 TL (7.274.46 USD) «asıl alacak» ve 31.95 TL(...
Dava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının 3 «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve TTK'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı ... ettirenin sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının 3.982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · prim iadesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının 3 «sigorta poliçesinin» iptal edilmesini istenmiş ise de «poliçe özel şartları» dikkate alındığında iptalin söz konusu olamayacağı, "Hayat Sigortası Genel Şartları" C-6 maddesi ve TTK'nın 1327. maddesi doğrultusunda davacı ... ettirenin sigorta «primlerinin iadesi» talebinin iştira istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken iştira tutarı toplamının 3.982,77 USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8904 E. 2016/8789 K.
Ortak:nemalandırma · hayat sigortası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİştira istemi, «hayat sigortasında» «sigorta ettireninin» bir hakkı olup, sigorta ettirenin «sigorta sözleşmesine» «son» vermek suretiyle, sigortacının «nemalandırdığı» meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir.
1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesi» uyarınca ödenen «primin» tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu «sigorta poliçesinin» zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, «can sigortasının» en önemli grubunu oluşturan «hayat sigortasında» sigortacı, «prim» ödeme karşılığında «sigorta ettirene» veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında «hayat sigortası sözleşmesinin» düzenlendiği, bu kapsamda davacı ... ettiren tarafından sözleşme dahilinde üç yıl süre zarfında «prim» ödemesi yapıldığı çekişmesizdir.
Genel Şartlarının C.... ve C.... . yan başlıklı hükümleri gereğince, «sigorta sözleşmesinin feshi» halinde «prim» ödemesinin ... yılın altında olması durumunda, ödenen primlerin iadesi mümkün değilken, prim ödeme süresinin ... yılın üzerinde olması halinde, «sigorta ettirenin» iştira hakkının doğduğu düzenlenmiş olup dosya içerisinde mevcut ........08 tarihli Sigorta İştira Talep ve İbranamesi başlıklı belgede de davacı ... ettirenin işt …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki poliçe ve sözleşmede ödenen «primin» ne kadarının sigorta ne kadarının «masraf» ve risk primi kesintisi olduğunun belirtilmediği, davalının tek taraflı belirleme yoluna gittiği, davacının davalı tarafından yanıltıldığı, dönem sonu «kar payının» masraf kesintisi başlıklı bedeller düşüldükten sonra hesaplanmak suretiyle gizlendiği ve bu şekilde karın «son» derece düşük tutulduğu, davacının ödemiş olduğu prim miktarının ....460,76 TL olduğu, bu bedelden ....212,28 TL’nin davalı ... şirketi tarafından davacıya iade edildiği, davacıya iade edilmesi gereken bakiye primin ....251,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak ....250,72 TL'nin 06/.../2008 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsilsine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · sözleşmenin feshi · ticari faiz · kâr payı · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki poliçe ve sözleşmede ödenen «primin» ne kadarının sigorta ne kadarının «masraf» ve risk primi kesintisi olduğunun belirtilmediği, davalının tek taraflı belirleme yoluna gittiği, davacının davalı tarafından yanıltıldığı, dönem sonu «kar payının» masraf kesintisi başlıklı bedeller düşüldükten sonra hesaplanmak suretiyle gizlendiği ve bu şekilde karın «son» derece düşük tutulduğu, davacının ödemiş olduğu prim miktarının ....460,76 TL olduğu, bu bedelden ....212,28 TL’nin davalı ... şirketi tarafından davacıya iade edildiği, davacıya iade edilmesi gereken bakiye primin ....251,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak ....250,72 TL'nin 06/.../2008 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsilsine karar verilmiştir.
Genel Şartlarının C.... ve C.... . yan başlıklı hükümleri gereğince, «sigorta sözleşmesinin feshi» halinde «prim» ödemesinin ... yılın altında olması durumunda, ödenen primlerin iadesi mümkün değilken, prim ödeme süresinin ... yılın üzerinde olması halinde, «sigorta ettirenin» iştira hakkının doğduğu düzenlenmiş olup dosya içerisinde mevcut ........08 tarihli Sigorta İştira Talep ve İbranamesi başlıklı belgede de davacı ... ettirenin işt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4613 E. , 2013/5933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....11.2010 tarih ve 2010/131-2010/410 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 'Dolara Endeksli Yatırımlı Hayat Sigorta Poliçesi' sözleşmesi imzalandığını, primlerini düzenli şekilde ödediğini, poliçenin iptali ile ödenen primlerin iadesi istemli ihtarname keşide edildiğini, ödeme yapılmadığını, tahsili için başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta ettirenin dava dışı şirket olduğunu, davacının primleri talep hakkı bulunmadığını, ödenen primlerin aynen iadesinin mümkün olmadığını, inkar tazminatı koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, davacının prim ödemesi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi feshettiği, ... olduğu primleri talep etmesinde haklı bulunduğu, alacağın belirlendiği, miktarının basit bir hesapla tayin edilebileceği, inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın ....999.71 TL (7.274.46 USD) asıl alacak ve 31.95 TL(... USD) işlemiş faiz üzerinden devamına, 4.399.88 TL inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hayat sigorta sözleşmesi uyarınca ödenen primin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinden sigortalının davacı, sigortacının davalı, sigorta ettirenin ise davanın ihbar edildiği Gezpen Bolcam Doğ. Ltd. Şti. olduğunun anlaşıldığı, sigorta sözleşmesinin akdedilmesinden sonra düzenli şekilde Dolara endeksli primlerinin ödendiği, bu ödemenin üç yılı aştığı, davacının 07.09.2009 tarihli ihtarnamesiyle sonraki primleri ödeyemeyeceğini ve akdi feshettiğini bildirerek, ... olduğu prim ile kâr paylı birikim tutarını talep ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Dava konusu sigorta poliçesinin zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.... maddesinde de açıklandığı üzere, can sigortasının en önemli grubunu oluşturan hayat sigortasında sigortacı, prim ödeme karşılığında sigorta ettirene veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir. Hayat sigorta sözleşmesinin diğer tarafına da sigorta ettiren denilmektedir. Sigorta ettiren, prim ödeme dahil olmak üzere sigorta sözleşmesiyle sigortacıya karşı yükümlülük altına giren kişidir. Gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sigorta ettiren olmasına engel hal bulunmamaktadır.
Sigorta ettiren her zaman sigortalı olmayabilir. Başka bir anlatımla, sigortalının veya lehdarın sigorta ettiren dışında başka kimse olması mümkündür. Bu halde, sigortalının veya lehdarın sigortacıya karşı maddi bir taahhüdü bulunmamaktadır. Sigorta sözleşmesinin özel hükümleri, tamamen sigorta ettirenin iradesine göre tayin edilir. Sigorta ettirenin sigortalı olması hali dışında, sigortalının veya lehdarın değiştirilmesi, poliçenin ücretsiz hale getirilmesi, iştira, sigortacıdan ödünç alma gibi yetkiler, sigorta ettirene aittir. Esasen, somut uyuşmazlığa konu sigorta sözleşmesinin genel şartlarının A.1 maddesinde de sigortalı, sigorta ettiren ve lehdarın tanımları yapılmış, hak ve yetkileri belirlenmiştir.
Somut olayda davalı sigortacıya çekilen ihtarname içeriği, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, üç yılı aşkın primi ödenen poliçenin sigortacı davalı tarafından satın alınması (iştira) istenmiştir. İştira istemi, hayat sigortasında sigorta ettireninin bir hakkı olup, sigorta ettirenin sigorta sözleşmesine son vermek suretiyle, sigortacının nemalandırdığı meblağın (riyazi ihtiyatın) kendisine verilmesini talep etmesidir. Dava konusu olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 1327. maddesi ve uyuşmazlığa konu sigorta poliçesinin zorunlu unsuru bulunan genel şartların C.6 maddesi uyarınca şartları oluştuğu takdirde davalı sigortacının poliçeyi belirlenen koşullarda satın alması, başka bir ifadeyle iştira etmesi zorunludur.
İştira hakkının kullanılması, anılan kanun maddesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin genel şartları hükümleri birlikte dikkate alındığında kural olarak sigorta ettirene aittir. Ancak, doktrinde üçüncü kişinin lehdar tayini hallerinde, sigorta ettirenin lehdarı değiştirme hakkından feragat etmiş ve sigorta poliçesini de lehdara teslim etmiş olması koşullarının varlığında bu hakkın lehdar tarafından da kullanılabileceği kabul edilmektedir (Bkz. Atabek, R.; Sigorta Hukuku, ... 1950, sh. 346 ve devamı).
Dava konusu olayda davalı vekili davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, sigorta sözleşmesinde sigorta ettirenin davanın ihbar edildiği dava dışı limited şirket bulunduğunu ve davacının primlerin iadesini talep hakkının olmadığını savunmuştur. Ancak, mahkemece aktif dava ehliyetinin yokluğuna ilişkin bu savunma üzerinde hiç durulmamış, anılan itiraz
olumlu ya da olumsuz şekilde bir karara bağlanılmamıştır. Bu durum karşısında, davalı vekilinin davacının aktif dava ehliyeti olmadığı yönündeki savunması değerlendirilmeden yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, temel alınan bu rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi görüş bildirenler de hayat sigortacılığı alanında uzman kişiler değildir. İştira bedeli, ödenen primlerin aynen karşılığı anlamına gelmemektedir. İştira bedelinin nasıl hesaplanacağı yönünde olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nında açık bir düzenleme yoktur. Sigorta sözleşmesinde iştira bedelinin nasıl hesaplanacağı belirlenebilir. Burada da hüküm bulunmadığı takdirde Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Talimat ve Tarifeleri dikkate alınacaktadır. O halde, iştira bedelinin hesaplanmasına ilişkin olarak, poliçe hükümleri ile anılan tarife ve talimatnameler değerlendirilmeden ödenen primin aynen iade edilmesinin gerektiği yönünde görüş bildiren ve uzman olmayan kişilerce düzenlenmiş bulunan rapora itibar edilerek karar verilmesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
...- Temyize konu dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, takibin Türk Lirası üzerinden mi yoksa USD üzerinden mi veyahut USD'nin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden mi devamına karar verildiği açık olarak belirtilmeden infazda tereddüde neden olacak şekilde hüküm kurulması da yine kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1), (...) ve (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle inkar tazminatına yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489575800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz