Fesihname
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3885 E. 2019/1756 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fesihname↗ ttk 555↗ özen ve bağlılık yükümlülüğü↗ bağlılık yükümlülüğü↗ ttk 630↗ şirket müdürünün azli↗ istinaf kanun yolu↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ azil↗ dolaylı zarar↗ temsil yetkisi↗ kötüleme↗ yönetici sorumluluğu↗ haklı sebep↗ şirket müdürlüğü↗ özen yükümlülüğü↗ rekabet yasağı↗ zamanaşımı defi↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ kanun yolu↗ bayilik sözleşmesi↗ kira sözleşmesi↗ şirket zararı↗ istinaf incelemesi↗ oy yasağı↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ harç↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şirket müdürünün azline, ihtara konu olaylar 01/07/2012 tarihinden sonra meydana geldiğinden, yeni TTK uygulanması gerektiği, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep etme hakkının bulunduğu, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarla ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul edileceği, somut olayda şirket müdürü olan ...'nun davacının da miras yolu ile hissedar olduğu davalı şirketin asıl faaliyetinin bulunduğu akaryakıt istasyonunun kira sözleşmesini ve bayilik sözleşmesini fesih ederek, eşi ve kendisine ait olan diğer bir şirket ile aynı gün yeni bir sözleşme yaptığı ve kira sözleşmesini de yeni şirkete devrettiği, bu devirle davalının şirket faaliyetini tamamen sonlandıracak bir hale sokmuş olduğu, tüm işletmeyi diğer şirkete devrettiği, bu durumun şirket müdürünün hem özen yükümlülüğünün ağır bir şekilde ihlali hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnendiği, bağlılık yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği, TTK 630. maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, şirket müdürünün azli için hakli sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle ...'nun müdürlük görevinden azline, davacı tazminatın kendi adına ödenmesini istediği, ... zararın gerçekleşmesi halinde de şirketin zararı olduğu, ancak zararın şirkete ödetilmesi talebiyle açılabileceği, somut olayda davanın açılması için ortaklar kurulu kararı alınmadığı gibi, tazminat isteminin şirket adına talep edilmediği, yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'na karşı açılan tazminat davasının reddine, bu işlemlerin yapılmasında davacının ortak olduğu şirket aleyhine bilerek hareket edildiği, danışıklı olarak bu işlemler yapıldığı, muvazaa bulunduğu yönünde bir delil sunulmadığı, bu nedenle diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde, şirketin münferit yetkilisi bulunan davalı ... babasının ölümü tarihlerine tesadüf edecek şekilde eşi ile birlikte ortağı bulunduğu KRM limited şirketinin unvanını13.7.2012 tarihinde ...... Petrol Enerji ..ltd. şirketi olarak değiştirerek tescil ettirdiği, babasının vefat ettiği 20.7.2012 tarihinde kira sözleşmesinin diğer şirkete devrini şirket tüzel kişiliğinin talep ettiği, 01.08.2012 tarihi itibariyle taşınmazda diğer şirket kiracı ve bayii vasfı ile faaliyete başlamış, tarafların paydaş bulunduğu şirket ise işletme hakkını kaybettiği, Shell Turcas ile olan bayilik sözleşmesi ise 2015 yılında sona erecek iken tüm borç ve haklar baki kalmak üzere yeni sözleşme akdedileceğinden 16.08.2012 tarihinde fesihname imzalanarak 16.08.2012 tarihinde yeni sözleşme ... Petrol Enerji ... Ltd. Şti. ile imzalanmış ve böylelikle şirket hem kiracılık, hem bayilik sözleşmesinin tarafı olmaktan çıkmış ve murisin şirketinin, davalı ...'un şirketi ...Petrol Enerji..Ltd.Şti yerini almış böylelikle davalı ... münferit imza yetkisini yetkilisi olduğu şirket aleyhine kullanarak, davacının paydaşı olmadığı, davalı ve eşine ait diğer şirkete aktardığı, bu işlemleri nedeniyle bağlılık ve özen yükümünü, rekabet yasağını ihlal etmesi nedeniyle şirket müdürlüğünden azline karar veren mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğu, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceği, azil davasının azli istenen müdüre yöneltileceğinin yerleşik yargı uygulaması olduğu, 16.8.2012 tarihinde yeni bayilik sözleşmesi imzalandığı, davanın 12.9.2014 tarihinde açıldığı, şirketin haklarının devredildiğini ve oluşan zararı davacının 12.9.2012 tarihinden önceki bir zamanda öğrendiği yolunda bir delil olmadığından davalının zamanaşımı defii yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, diğer davalılar idare ile Shell şirketinin davacının miras yolu ile ortak olduğu şirketin zararının oluşmasına iştirak ettikleri anlaşılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine, ancak TTK. 555/1 maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davanın TTK'nın 555/1 maddesinde yazılı yetkiye istinaden ortak tarafından açılmış bir dava olduğu, bu sebeple TTK 341 (yeni TTK 479/3-c maddesi) gereği ortak tarafından açılan sorumluluk davasında ortaklar genel kurulunun iznine gerek bulunmadığı, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açtığı, dava dilekçesinin; sonuç ve istem başlıklı 4. no'lu bendinde davalının hileli işlemleri sonucu oluşan zararın ... şirketine ödenmesini talep etmesi nedeniyle, davalı ...'nun işlemleri nedeniyle ilk derece mahkemesince alınan 18.01.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sözleşmelerin dava dışı şirkete aktarılmasından dolayı 2012 ve 2013 yılları kârının 631.785.-TL bulunduğunun tesbit edildiği, davacı vekilinin zararın şirkete ödenmesine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/444 esas ve 2016/1035 karar sayılı davanın reddine ilişkin II.)-1 no'lu bendin kaldırılmasına, 30.000.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak ... Petrol Ltd. Şti.'ye ödenmesine, 1.536,95 TL bakiye harç ile 7.131,20 TL masrafın davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince kısmen esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle azli ile şirketin ve şirket ortağının doğrudan ve dolaylı zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, şirket müdürünün azli talebi yönünden davanın kabulüne, tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Tarafların istinaf kanun yolu başvurusunun, istinaf dairesince kısmen kabulü üzerine, yukarıda
yazılı şekilde tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 3.600 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine dair esastan karar verildiği, bu sebeple davacının taleplerinin bir kısmının reddedildiği anlaşılmakla, bu durumda istinaf mahkemesince, yargılama giderlerinin tamamının davalı ... üzerine bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şirket müdürünün azline, «ihtara» konu olaylar 01/07/2012 tarihinden sonra meydana geldiğinden, yeni TTK uygulanması gerektiği, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep etme hakkının bulunduğu, yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarla ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul edileceği, somut olayda «şirket müdürü» olan ...'nun davacının da miras yolu ile hissedar olduğu davalı şirketin asıl faaliyetinin bulunduğu akaryakıt istasyonunun «kira sözleşmesini» ve «bayilik sözleşmesini» «fesih» ederek, eşi ve kendisine ait olan diğer bir şirket ile aynı gün yeni bir sözleşme yaptığı ve kira sözleşmesini de yeni şirkete devrettiği, bu devirle davalının şirket faaliyetini tamamen sonlandıracak bir hale sokmuş olduğu, tüm işletmeyi diğer şirkete devrettiği, bu durumun şirket müdürünün hem «özen yükümlülüğünün» ağır bir şekilde ihlali hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnendiği, bağlılık yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği, TTK 630. maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, «şirket müdürünün azli» için hakli sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle ...'nun müdürlük görevinden azline, davacı tazminatın kendi adına ödenmesini istediği, ... zararın gerçekleşmesi halinde de «şirketin zararı» olduğu, ancak zararın şirkete ödetilmesi talebiyle açılabileceği, somut olayda davanın açılması için «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı gibi, tazminat isteminin şirket adına talep edilmediği, yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'na karşı açılan tazminat davasının reddine, bu işlemlerin yapılmasında davacının ortak olduğu şirket aleyhine bilerek hareket edildiği, danışıklı olarak bu işlemler yapıldığı, «muvazaa» bulunduğu yönünde bir delil sunulmadığı, bu nedenle diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile imzalanmış ve böylelikle şirket hem kiracılık, hem «bayilik sözleşmesinin» tarafı olmaktan çıkmış ve murisin şirketinin, davalı ...'un şirketi ...Petrol Enerji..Ltd.Şti yerini almış böylelikle davalı ... münferit imza «yetkisini» yetkilisi olduğu şirket aleyhine kullanarak, davacının paydaşı olmadığı, davalı ve eşine ait diğer şirkete aktardığı, bu işlemleri nedeniyle bağlılık ve özen yükümünü, «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle «şirket müdürlüğünden» azline karar veren mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğu, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceği, «azil» davasının azli istenen müdüre yöneltileceğinin yerleşik yargı uygulaması olduğu, 16.8.2012 tarihinde yeni bayilik sözleşmesi imzalandığı, davanın 12.9.2014 tarihinde açıldığı, şirketin haklarının devredildiğini ve oluşan zararı davacının 12.9.2012 tarihinden önceki bir zamanda öğrendiği yolunda bir delil olmadığından davalının «zamanaşımı defii» yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, diğer davalılar idare ile Shell şirketinin davacının miras yolu ile ortak olduğu «şirketin zararının» oluşmasına iştirak ettikleri anlaşılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine, ancak TTK.
Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde», şirketin münferit yetkilisi bulunan davalı ... babasının ölümü tarihlerine tesadüf edecek şekilde eşi ile birlikte ortağı bulunduğu KRM «limited şirketinin» unvanını13.7.2012 tarihinde ......
Benzer bu kararda6102 sayılı ...'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Bu durumda, davacıların, öncelikle «şirket müdürünün azli» veya «temsil» «yetkisinin» sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13526 E. 2018/4741 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şirket müdürünün azline, «ihtara» konu olaylar 01/07/2012 tarihinden sonra meydana geldiğinden, yeni TTK uygulanması gerektiği, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep etme hakkının bulunduğu, yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarla ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul edileceği, somut olayda «şirket müdürü» olan ...'nun davacının da miras yolu ile hissedar olduğu davalı şirketin asıl faaliyetinin bulunduğu akaryakıt istasyonunun «kira sözleşmesini» ve «bayilik sözleşmesini» «fesih» ederek, eşi ve kendisine ait olan diğer bir şirket ile aynı gün yeni bir sözleşme yaptığı ve kira sözleşmesini de yeni şirkete devrettiği, bu devirle davalının şirket faaliyetini tamamen sonlandıracak bir hale sokmuş olduğu, tüm işletmeyi diğer şirkete devrettiği, bu durumun şirket müdürünün hem «özen yükümlülüğünün» ağır bir şekilde ihlali hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnendiği, bağlılık yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği, TTK 630. maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, «şirket müdürünün azli» için hakli sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle ...'nun müdürlük görevinden azline, davacı tazminatın kendi adına ödenmesini istediği, ... zararın gerçekleşmesi halinde de «şirketin zararı» olduğu, ancak zararın şirkete ödetilmesi talebiyle açılabileceği, somut olayda davanın açılması için «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı gibi, tazminat isteminin şirket adına talep edilmediği, yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'na karşı açılan tazminat davasının reddine, bu işlemlerin yapılmasında davacının ortak olduğu şirket aleyhine bilerek hareket edildiği, danışıklı olarak bu işlemler yapıldığı, «muvazaa» bulunduğu yönünde bir delil sunulmadığı, bu nedenle diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile imzalanmış ve böylelikle şirket hem kiracılık, hem «bayilik sözleşmesinin» tarafı olmaktan çıkmış ve murisin şirketinin, davalı ...'un şirketi ...Petrol Enerji..Ltd.Şti yerini almış böylelikle davalı ... münferit imza «yetkisini» yetkilisi olduğu şirket aleyhine kullanarak, davacının paydaşı olmadığı, davalı ve eşine ait diğer şirkete aktardığı, bu işlemleri nedeniyle bağlılık ve özen yükümünü, «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle «şirket müdürlüğünden» azline karar veren mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğu, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceği, «azil» davasının azli istenen müdüre yöneltileceğinin yerleşik yargı uygulaması olduğu, 16.8.2012 tarihinde yeni bayilik sözleşmesi imzalandığı, davanın 12.9.2014 tarihinde açıldığı, şirketin haklarının devredildiğini ve oluşan zararı davacının 12.9.2012 tarihinden önceki bir zamanda öğrendiği yolunda bir delil olmadığından davalının «zamanaşımı defii» yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, diğer davalılar idare ile Shell şirketinin davacının miras yolu ile ortak olduğu «şirketin zararının» oluşmasına iştirak ettikleri anlaşılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine, ancak TTK.
Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde», şirketin münferit yetkilisi bulunan davalı ... babasının ölümü tarihlerine tesadüf edecek şekilde eşi ile birlikte ortağı bulunduğu KRM «limited şirketinin» unvanını13.7.2012 tarihinde ......
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Bu durumda, davacının, öncelikle «şirket müdürünün azli» veya «temsil» «yetkisinin» sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · sözleşmeden doğan dava · denetime elverişlilik · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaBu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK 436. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu gözetilerek, davacının dayandığı deliller toplanmak ve davacı tarafından ileri sürülen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «denetime elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şirket müdürünün azline, «ihtara» konu olaylar 01/07/2012 tarihinden sonra meydana geldiğinden, yeni TTK uygulanması gerektiği, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep etme hakkının bulunduğu, yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarla ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul edileceği, somut olayda «şirket müdürü» olan ...'nun davacının da miras yolu ile hissedar olduğu davalı şirketin asıl faaliyetinin bulunduğu akaryakıt istasyonunun «kira sözleşmesini» ve «bayilik sözleşmesini» «fesih» ederek, eşi ve kendisine ait olan diğer bir şirket ile aynı gün yeni bir sözleşme yaptığı ve kira sözleşmesini de yeni şirkete devrettiği, bu devirle davalının şirket faaliyetini tamamen sonlandıracak bir hale sokmuş olduğu, tüm işletmeyi diğer şirkete devrettiği, bu durumun şirket müdürünün hem «özen yükümlülüğünün» ağır bir şekilde ihlali hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnendiği, bağlılık yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği, TTK 630. maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, «şirket müdürünün azli» için hakli sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle ...'nun müdürlük görevinden azline, davacı tazminatın kendi adına ödenmesini istediği, ... zararın gerçekleşmesi halinde de «şirketin zararı» olduğu, ancak zararın şirkete ödetilmesi talebiyle açılabileceği, somut olayda davanın açılması için «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı gibi, tazminat isteminin şirket adına talep edilmediği, yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'na karşı açılan tazminat davasının reddine, bu işlemlerin yapılmasında davacının ortak olduğu şirket aleyhine bilerek hareket edildiği, danışıklı olarak bu işlemler yapıldığı, «muvazaa» bulunduğu yönünde bir delil sunulmadığı, bu nedenle diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile imzalanmış ve böylelikle şirket hem kiracılık, hem «bayilik sözleşmesinin» tarafı olmaktan çıkmış ve murisin şirketinin, davalı ...'un şirketi ...Petrol Enerji..Ltd.Şti yerini almış böylelikle davalı ... münferit imza «yetkisini» yetkilisi olduğu şirket aleyhine kullanarak, davacının paydaşı olmadığı, davalı ve eşine ait diğer şirkete aktardığı, bu işlemleri nedeniyle bağlılık ve özen yükümünü, «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle «şirket müdürlüğünden» azline karar veren mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğu, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceği, «azil» davasının azli istenen müdüre yöneltileceğinin yerleşik yargı uygulaması olduğu, 16.8.2012 tarihinde yeni bayilik sözleşmesi imzalandığı, davanın 12.9.2014 tarihinde açıldığı, şirketin haklarının devredildiğini ve oluşan zararı davacının 12.9.2012 tarihinden önceki bir zamanda öğrendiği yolunda bir delil olmadığından davalının «zamanaşımı defii» yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, diğer davalılar idare ile Shell şirketinin davacının miras yolu ile ortak olduğu «şirketin zararının» oluşmasına iştirak ettikleri anlaşılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine, ancak TTK.
Mahkemece, «şirket müdürünün azli» talebi yönünden davanın kabulüne, tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5893 E. 2016/2550 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · azil · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · limited şirket · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şirket müdürünün azline, «ihtara» konu olaylar 01/07/2012 tarihinden sonra meydana geldiğinden, yeni TTK uygulanması gerektiği, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep etme hakkının bulunduğu, yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarla ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul edileceği, somut olayda «şirket müdürü» olan ...'nun davacının da miras yolu ile hissedar olduğu davalı şirketin asıl faaliyetinin bulunduğu akaryakıt istasyonunun «kira sözleşmesini» ve «bayilik sözleşmesini» «fesih» ederek, eşi ve kendisine ait olan diğer bir şirket ile aynı gün yeni bir sözleşme yaptığı ve kira sözleşmesini de yeni şirkete devrettiği, bu devirle davalının şirket faaliyetini tamamen sonlandıracak bir hale sokmuş olduğu, tüm işletmeyi diğer şirkete devrettiği, bu durumun şirket müdürünün hem «özen yükümlülüğünün» ağır bir şekilde ihlali hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnendiği, bağlılık yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği, TTK 630. maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, «şirket müdürünün azli» için hakli sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle ...'nun müdürlük görevinden azline, davacı tazminatın kendi adına ödenmesini istediği, ... zararın gerçekleşmesi halinde de «şirketin zararı» olduğu, ancak zararın şirkete ödetilmesi talebiyle açılabileceği, somut olayda davanın açılması için «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı gibi, tazminat isteminin şirket adına talep edilmediği, yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'na karşı açılan tazminat davasının reddine, bu işlemlerin yapılmasında davacının ortak olduğu şirket aleyhine bilerek hareket edildiği, danışıklı olarak bu işlemler yapıldığı, «muvazaa» bulunduğu yönünde bir delil sunulmadığı, bu nedenle diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile imzalanmış ve böylelikle şirket hem kiracılık, hem «bayilik sözleşmesinin» tarafı olmaktan çıkmış ve murisin şirketinin, davalı ...'un şirketi ...Petrol Enerji..Ltd.Şti yerini almış böylelikle davalı ... münferit imza «yetkisini» yetkilisi olduğu şirket aleyhine kullanarak, davacının paydaşı olmadığı, davalı ve eşine ait diğer şirkete aktardığı, bu işlemleri nedeniyle bağlılık ve özen yükümünü, «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle «şirket müdürlüğünden» azline karar veren mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğu, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceği, «azil» davasının azli istenen müdüre yöneltileceğinin yerleşik yargı uygulaması olduğu, 16.8.2012 tarihinde yeni bayilik sözleşmesi imzalandığı, davanın 12.9.2014 tarihinde açıldığı, şirketin haklarının devredildiğini ve oluşan zararı davacının 12.9.2012 tarihinden önceki bir zamanda öğrendiği yolunda bir delil olmadığından davalının «zamanaşımı defii» yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, diğer davalılar idare ile Shell şirketinin davacının miras yolu ile ortak olduğu «şirketin zararının» oluşmasına iştirak ettikleri anlaşılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine, ancak TTK.
Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde», şirketin münferit yetkilisi bulunan davalı ... babasının ölümü tarihlerine tesadüf edecek şekilde eşi ile birlikte ortağı bulunduğu KRM «limited şirketinin» unvanını13.7.2012 tarihinde ......
Benzer bu kararda2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün, birleşen davalı şirketi iyi yönettiği, şirketin kar elde ettiği, ihtilafın davacının eşi... ile şirketin diğer ortağı ve davalının eşi olan... arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı, müdürlükten «azil» için haklı nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · sözleşmeden doğan dava · temlik · haciz · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Davacının, dava dışı bankaya olan borcu, davalı müdür tarafından «temlik» alınmış, daha sonra da bu borcun tahsili için başlatılan icra takibinde davacının söz konusu şirket hissesine «haciz» konulması talep edilmiş ve bu talep kabul edilerek davacının şirket hissesi haczedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12858 E. 2018/4217 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şirket müdürünün azline, «ihtara» konu olaylar 01/07/2012 tarihinden sonra meydana geldiğinden, yeni TTK uygulanması gerektiği, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep etme hakkının bulunduğu, yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarla ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul edileceği, somut olayda «şirket müdürü» olan ...'nun davacının da miras yolu ile hissedar olduğu davalı şirketin asıl faaliyetinin bulunduğu akaryakıt istasyonunun «kira sözleşmesini» ve «bayilik sözleşmesini» «fesih» ederek, eşi ve kendisine ait olan diğer bir şirket ile aynı gün yeni bir sözleşme yaptığı ve kira sözleşmesini de yeni şirkete devrettiği, bu devirle davalının şirket faaliyetini tamamen sonlandıracak bir hale sokmuş olduğu, tüm işletmeyi diğer şirkete devrettiği, bu durumun şirket müdürünün hem «özen yükümlülüğünün» ağır bir şekilde ihlali hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnendiği, bağlılık yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği, TTK 630. maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, «şirket müdürünün azli» için hakli sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle ...'nun müdürlük görevinden azline, davacı tazminatın kendi adına ödenmesini istediği, ... zararın gerçekleşmesi halinde de «şirketin zararı» olduğu, ancak zararın şirkete ödetilmesi talebiyle açılabileceği, somut olayda davanın açılması için «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı gibi, tazminat isteminin şirket adına talep edilmediği, yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'na karşı açılan tazminat davasının reddine, bu işlemlerin yapılmasında davacının ortak olduğu şirket aleyhine bilerek hareket edildiği, danışıklı olarak bu işlemler yapıldığı, «muvazaa» bulunduğu yönünde bir delil sunulmadığı, bu nedenle diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile imzalanmış ve böylelikle şirket hem kiracılık, hem «bayilik sözleşmesinin» tarafı olmaktan çıkmış ve murisin şirketinin, davalı ...'un şirketi ...Petrol Enerji..Ltd.Şti yerini almış böylelikle davalı ... münferit imza «yetkisini» yetkilisi olduğu şirket aleyhine kullanarak, davacının paydaşı olmadığı, davalı ve eşine ait diğer şirkete aktardığı, bu işlemleri nedeniyle bağlılık ve özen yükümünü, «rekabet yasağını» ihlal etmesi nedeniyle «şirket müdürlüğünden» azline karar veren mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğu, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceği, «azil» davasının azli istenen müdüre yöneltileceğinin yerleşik yargı uygulaması olduğu, 16.8.2012 tarihinde yeni bayilik sözleşmesi imzalandığı, davanın 12.9.2014 tarihinde açıldığı, şirketin haklarının devredildiğini ve oluşan zararı davacının 12.9.2012 tarihinden önceki bir zamanda öğrendiği yolunda bir delil olmadığından davalının «zamanaşımı defii» yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, diğer davalılar idare ile Shell şirketinin davacının miras yolu ile ortak olduğu «şirketin zararının» oluşmasına iştirak ettikleri anlaşılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine, ancak TTK.
Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde», şirketin münferit yetkilisi bulunan davalı ... babasının ölümü tarihlerine tesadüf edecek şekilde eşi ile birlikte ortağı bulunduğu KRM «limited şirketinin» unvanını13.7.2012 tarihinde ......
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir.
Bu durumda, davacının, öncelikle «şirket müdürünün azli» veya «temsil» «yetkisinin» sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · kayyım atanması · kayyım · sözleşmeden doğan dava · uyuşmazlık konusu · protokol · kötü niyet
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
… a kapsamına göre; davacının % 55 hisse ile davalı şirketin 17.03.2014 tarihinden itibaren ortağı ve 14.08.2012-27.02.2015 tarihleri arasında münferit imzaya yetkili «şirket müdürü» olduğu, 19.03.2014 tarihli «protokole» göre davacının davalı şirketteki ortaklığının sembolik bir ortaklık olduğu, davacının müdürlükten ayrılmasından yaklaşık 3,5 ay sonra işbu davanın açıldığı, davalı müdürün herhangi bir «kötü niyetinin», haksız veya kusurlu eylemi veya ihmalinin bulunmadığı, şirketin amacına uygun ve iyi yönetildiği, zaten davadan kısa süre öncesine kadar da davalı şirketin tek ye …
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ispatlandığı ve davalı «şirket müdürünün azli» yönünden haklı sebeplerin oluştuğu gözetilerek, davalı şirket müdürünün haklı nedenle azline ve davalı şirkete «kayyım atanmasına» karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3885 E. , 2019/1756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/12/2016 tarih ve 2014/444 E. - 2016/1035 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabul - esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen 27/04/2017 tarih ve 2017/147-2017/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı ile davalı ...'nun kardeş olduğu ve babaları ...'nun adını taşıyan şirkette ortak olduklarını, babalarının ... Petrol Ltd. Şti'ni kurarak ve şirket adına bayilik sözleşmesi imzalayarak işletmeye devam ettiğini, ...'nun şirketin hissedarı ve münferit imza yetkilisi olduğunu, aynı zamanda eşi Şöhret Karamahmutoğlu ile birlikte ortak olduğu ...... Petrol Enerji ... Ltd. Şti'nin sahibi olduğunu, ... Petrol Ltd. Şti ile Shell&Turcas arasındaki bayilik sözleşmesini münferit yetkisini kullanarak feshettiğini, aynı şekilde Büyükşehir Belediyesi ile kira mukavelesini de feshettiğini veya devrettiğini, davalının bu fiili sebebiyle ... Petrol Ltd. Şti. ve müvekkiline zarar verdiğini, davalının müdürlük görevini suistimal ettiğini, davalı ...'nun ...
Petrol Ltd. Şti'nin müdürlüğünden azledilmesini, müvekkilinin veraseten ortağı olduğu ... Petrol Ltd. Şti’nin... Shell Benzin İstasyonunun işletme hakkı ile davalı müdür ...'nun hileli muamelesi sonucu elinden alınması ve diğer davalıların buna cevaz vermesi sebebiyle uğranılan zarara mahsuben şimdilik 30.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 30.000 TL'nın de ...... Petrol Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; davada ... Petrol Ltd. Şti'ne husumet yöneltmediğini, oysa davanın ... Petrol Ltd. Şti'ne de karşı açılması gerektiğini, huzurdaki davanın şirket denetçileri tarafından açılması gerektiğini veya yönetici olmayan ortakların bu konuda bir karar alması gerektiğini, davacının davasının hukuki sebebini açıklamadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin cevaplarında ise kira sözleşmesinin süresinin sona erdiğinden dolayı sözleşmenin sona erdiğini, müvekkilinin ...
Petrol Ltd. Şti'ni herhangi bir şekilde zarara uğratmadığını, kira sözleşmesinin süresi sona ermesinden dolayı benzin istasyonunu çalıştıramadığını, davacının 30.000 TL zararının tazminini talep ettiğini, davacının iddiaları incelendiğinde kendisinin doğrudan bir zararının bulunmadığını, davacının doğrudan doğruya kendisine tazminat isteminin hukuki bir alt yapısının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın... İlçesinde bulunması nedeniyle... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, şirket ortaklarının kendi aralarındaki ihtilafta, husumet ve kusurun idareye atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Shell& Turcas Petrol vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin muvazaalı işlemlere hiçbir şekilde taraf olmadığını, tesisin ... Petrol Enerji Turizm İnş Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti'ne devredilmesi sebebiyle ve kendi talebi üzerine 28/08/2012 tarihli ve 2564 sayılı Başkanlık Oluru ile lisansın iptal edildiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şirket müdürünün azline, ihtara konu olaylar 01/07/2012 tarihinden sonra meydana geldiğinden, yeni TTK uygulanması gerektiği, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep etme hakkının bulunduğu, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarla ve şirket sözleşmesinden ... yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul edileceği, somut olayda şirket müdürü olan ...'nun davacının da miras yolu ile hissedar olduğu davalı şirketin asıl faaliyetinin bulunduğu akaryakıt istasyonunun kira sözleşmesini ve bayilik sözleşmesini fesih ederek, eşi ve kendisine ait olan diğer bir şirket ile aynı gün yeni bir sözleşme yaptığı ve kira sözleşmesini de yeni şirkete devrettiği, bu devirle davalının şirket faaliyetini tamamen sonlandıracak bir hale sokmuş olduğu, tüm işletmeyi diğer şirkete devrettiği, bu durumun şirket müdürünün hem özen yükümlülüğünün ağır bir şekilde ihlali hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnendiği, bağlılık yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği, TTK 630.
maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, şirket müdürünün azli için hakli sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle ...'nun müdürlük görevinden azline, davacı tazminatın kendi adına ödenmesini istediği, ... zararın gerçekleşmesi halinde de şirketin zararı olduğu, ancak zararın şirkete ödetilmesi talebiyle açılabileceği, somut olayda davanın açılması için ortaklar kurulu kararı alınmadığı gibi, tazminat isteminin şirket adına talep edilmediği, yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'na karşı açılan tazminat davasının reddine, bu işlemlerin yapılmasında davacının ortak olduğu şirket aleyhine bilerek hareket edildiği, danışıklı olarak bu işlemler yapıldığı, muvazaa bulunduğu yönünde bir delil sunulmadığı, bu nedenle diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde, şirketin münferit yetkilisi bulunan davalı ... babasının ölümü tarihlerine tesadüf edecek şekilde eşi ile birlikte ortağı bulunduğu KRM limited şirketinin unvanını13.7.2012 tarihinde ...... Petrol Enerji ..ltd. şirketi olarak değiştirerek tescil ettirdiği, babasının vefat ettiği 20.7.2012 tarihinde kira sözleşmesinin diğer şirkete devrini şirket tüzel kişiliğinin talep ettiği, 01.08.2012 tarihi itibariyle taşınmazda diğer şirket kiracı ve bayii vasfı ile faaliyete başlamış, tarafların paydaş bulunduğu şirket ise işletme hakkını kaybettiği, Shell Turcas ile olan bayilik sözleşmesi ise 2015 yılında sona erecek iken tüm borç ve haklar baki kalmak üzere yeni sözleşme akdedileceğinden 16.08.2012 tarihinde fesihname imzalanarak 16.08.2012 tarihinde yeni sözleşme ...
Petrol Enerji ... Ltd. Şti. ile imzalanmış ve böylelikle şirket hem kiracılık, hem bayilik sözleşmesinin tarafı olmaktan çıkmış ve murisin şirketinin, davalı ...'un şirketi ...Petrol Enerji..Ltd.Şti yerini almış böylelikle davalı ... münferit imza yetkisini yetkilisi olduğu şirket aleyhine kullanarak, davacının paydaşı olmadığı, davalı ve eşine ait diğer şirkete aktardığı, bu işlemleri nedeniyle bağlılık ve özen yükümünü, rekabet yasağını ihlal etmesi nedeniyle şirket müdürlüğünden azline karar veren mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğu, TTK'nın 630/2 maddesi gereğince, her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceği, azil davasının azli istenen müdüre yöneltileceğinin yerleşik yargı uygulaması olduğu, 16.8.2012 tarihinde yeni bayilik sözleşmesi imzalandığı, davanın 12.9.2014 tarihinde açıldığı, şirketin haklarının devredildiğini ve oluşan zararı davacının 12.9.2012 tarihinden önceki bir zamanda öğrendiği yolunda bir delil olmadığından davalının zamanaşımı defii yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, diğer davalılar idare ile Shell şirketinin davacının miras yolu ile ortak olduğu şirketin zararının oluşmasına iştirak ettikleri anlaşılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine, ancak TTK.
555/1 maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davanın TTK'nın 555/1 maddesinde yazılı yetkiye istinaden ortak tarafından açılmış bir dava olduğu, bu sebeple TTK 341 (yeni TTK 479/3-c maddesi) gereği ortak tarafından açılan sorumluluk davasında ortaklar genel kurulunun iznine gerek bulunmadığı, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açtığı, dava dilekçesinin; sonuç ve istem başlıklı 4. no'lu bendinde davalının hileli işlemleri sonucu oluşan zararın ... şirketine ödenmesini talep etmesi nedeniyle, davalı ...'nun işlemleri nedeniyle ilk derece mahkemesince alınan 18.01.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sözleşmelerin dava dışı şirkete aktarılmasından dolayı 2012 ve 2013 yılları kârının 631.785.-TL bulunduğunun tesbit edildiği, davacı vekilinin zararın şirkete ödenmesine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/444 esas ve 2016/1035 karar sayılı davanın reddine ilişkin II.)-1 no'lu bendin kaldırılmasına, 30.000.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak ... Petrol Ltd. Şti.'ye ödenmesine, 1.536,95 TL bakiye harç ile 7.131,20 TL masrafın davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince kısmen esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle azli ile şirketin ve şirket ortağının doğrudan ve dolaylı zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, şirket müdürünün azli talebi yönünden davanın kabulüne, tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Tarafların istinaf kanun yolu başvurusunun, istinaf dairesince kısmen kabulü üzerine, yukarıda
yazılı şekilde tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 3.600 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine dair esastan karar verildiği, bu sebeple davacının taleplerinin bir kısmının reddedildiği anlaşılmakla, bu durumda istinaf mahkemesince, yargılama giderlerinin tamamının davalı ... üzerine bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... iadesine, 04/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492115900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz